Cahit Durak
Türkiye’nin yurt dışında faaliyet gösteren inşaat ve taahhüt şirketleri, uluslararası müteahhitlik sektöründeki güçlü konumunu korumaya devam ediyor. Nitekim Engineering News-Record (ENR) tarafından Ağustos 2026’da yayımlanan “Top 250 International Contractors” listesinde 48 Türk şirketi yer aldı. Türkiye, bu sayı ile 75 şirketle ilk sırada bulunan Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer aldı.
Konu yurtdışı müteahhitleri olduğunda, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yurtdışında elde edilen gelirlerin Türkiye’ye transferinde bazı soru işaretleri olabiliyor.
Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kurumların yurt dışından elde ettikleri iştirak kazançları, belli koşullar altında kurumlar vergisinden istisna edildiği yazılı olsa da Bu bent, iştirak, bağlı ortaklık işlemlerini kapsadığından bu yazımızda, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 5/1-h maddesine daha çok değinmiş olacağız. İlgili madde ile, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerin Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikalinde, kazançların tam istisna olması durumu, merkez ve yurtdışı şantiye arasındaki para hareketleri ve yabancı ülkelerde edinilen kazançların türkiye’de hangi usüllerle beyan edileceği kavramlarını aşağıdaki soru ve cevaplarla açıklığa kavuşturmaya çalışacağız.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-h maddesi, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan ve Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançları kurumlar vergisinden istisna etmektedir.
Dolayısıyla bir faaliyetin 5/1-h kapsamında değerlendirilebilmesi bakımından temel olarak;
gerekmektedir.
Burada özellikle işin fiili niteliği önem taşımaktadır. Sözleşmede yalnızca “montaj hizmeti” ifadesinin bulunması, tek başına 5/1-h istisnasından yararlanmak için yeterli değildir. Ekipmanın veya yapısal unsurun yurt dışında kurulması, parçaların birleştirilmesi, sistemin monte edilerek çalışır hale getirilmesi ve montaj faaliyetinin gerektirdiği işçiliğin yurt dışında gerçekleştirilmesi gibi fiili unsurların bulunması gerekir.
Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığının 17.02.2012 tarihli ve B. 07.1. GİB. 4.06.16.01-125[5-11/4]-214 sayılı özelgesinde, yurt dışındaki montaj işi kapsamında kullanılan malzemelerin Türkiye’den ihraç edilmesinden elde edilen kazancın, yurt dışı montaj işinden elde edilen kazanç olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu nedenle yalnızca Türkiye’den mal satılması veya malın yurt dışına ihraç edilmesi, tek başına yurt dışında gerçekleştirilen montaj faaliyeti olarak kabul edilmemelidir.
Merkez ile yurt dışındaki şantiye arasındaki mal, hizmet ve para hareketlerinin birbirinden ayrıştırılarak izlenmesi önemlidir. Özellikle şantiye adına yapılan giderler ile merkez-şantiye arasındaki parasal hareketlerin aynı hesap mantığı içerisinde takip edilmemesi gerekir.
Örneğin merkez tarafından Kenya şantiyesi adına 1.000.000 TL tutarında malzeme alınmışsa, işlemin niteliğine göre merkezde önce şantiye adına yapılan harcama olarak takip edilmesi ve daha sonra yurt dışındaki işyerine yansıtılması mümkündür.
| Hesap Kodu | Hesap Adı | Borç | Alacak |
|---|---|---|---|
| 198 | Diğer Dönen Varlıklar / 198.01 Kenya Şantiyesi Adına Yapılan Harcamalar | 1.000.000 | |
| 320 | Satıcılar | 1.000.000 | |
| Malzeme alış kaydı | |||
| Hesap Kodu | Hesap Adı | Borç | Alacak |
|---|---|---|---|
| 393 | Merkez ve Şubeler Cari Hesabı | 1.000.000 | |
| 198 | Diğer Dönen Varlıklar | 1.000.000 |
Ancak burada kullanılacak hesapların ve kayıt yönteminin şirketin muhasebe sistemi, işlemin hukuki niteliği ve malın yurt dışına gönderilip gönderilmediği dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Esas olan, merkez tarafından karşılanan giderler ile merkez-şantiye arasındaki gerçek para hareketlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
1 Seri No. lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde de Türkiye’deki merkez ile yurt dışındaki işyeri arasındaki mal ve hizmet hareketleri ile para hareketlerinin ayrı ayrı izlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Tebliğe göre merkez ile yurt dışındaki işyeri arasındaki gerçek alacak ve borç niteliğindeki hareketler ile diğer para hareketlerinin niteliğine göre ayrı değerlendirme yapılmalıdır.
Merkez tarafından şantiyeye mal gönderilmesi halinde ise işlemin yalnızca “gider yansıtması” olarak değil, yapılan işlemin ticari ve muhasebesel niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir. Örnekte, doğrudan yansıtma unsuru olduğu gibi, merkezlerin yurt dışındaki işlemleri yürütürken bir kâr payı gözetmesi de önem arz etmektedir. Bu durumda, yapılan her işleme merkez kâr payının da eklenerek yurt dışındaki şubeye fatura edildiği bir senaryo oluşturmak, Merkezin ticari faaliyetini sürdürmesi için emsal bir değerde kar avantajı sağlayabilecektir.
Bu durumda söz konusu malzemenin, doğrudan yansıtılacak bir gider unsuru olarak değil, şirketin ticari malı olarak değerlendirilmesi daha uygun olacaktır. Malzemenin, Gümrük Çıkış Beyanı düzenlenerek yurt dışına gönderilmesinin ardından ilgili tutarın Gelir Hesabına intikal ettirilmesi; buna karşılık malzemenin edinilmesi ve yurt dışına gönderilmesine ilişkin maliyetlerin ise Hizmet Maliyeti Hesabında izlenmesi, muhasebe uygulamaları açısından daha sağlıklı ve sistematik bir yaklaşım olacaktır.
Yurt dışında elde edilen dövizin Türkiye’ye transfer edilmesi ile yurt dışı faaliyet kazancının Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi aynı kavram değildir.
KVK 5/1-h bakımından kazancın Türkiye’ye fiilen getirilmesi zorunlu değildir. İstisnadan yararlanmak için kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi yeterlidir.
Bu nedenle merkez ile yurt dışı şantiye arasında;
Bu işlemler transferlere konu olsa da kazanç kavramında doğru bir ayrım için şu sorulara hazır olmamız gerekir.
Bu anlamda, para transferi ile kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikali birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Nitekim B. 07.1. GİB. 4.06.16.01-125[5-11/4]-214 sayılı özelgede de Kazanç kavramının doğru bir şekilde ayrılarak, Türkiye'de genel sonuç hesaplarında gösterilmesinin yeterli olduğunu anlamaktayız.
KVK 5/1-g'deki yurt dışı iştirak/işyeri kazançları ile 5/1-h'deki yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmet kazançlarını birbirine karıştırmamak gerekir. 5/1-g kapsamında vergi oranı ve Türkiye'ye transfer şartları söz konusuyken, 5/1-h kapsamındaki yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmet kazançları için Tebliğ açıkça vergi yükü oranına bakılmaksızın istisna uygulamasından söz etmektedir. Dolayısıyla 5/1-h bakımından aranmakta, 5/1-g açısından da %15 vergi yükü şartı oluşmayacaktır.
Yurt dışında tamamlanan projelerden elde edilen kazancın Türkiye’ye döviz olarak getirilmesi halinde, bu dövizin değerlemesinden kaynaklanan kur farklarının nasıl değerlendirileceğine bir örnek olarak;
| Açıklama | Tutar |
|---|---|
| Proje kazancı | 1.000.000 USD |
| Kazancın kayda alındığı tarihte kur | 30 TL |
| Türkiye’ye transfer tarihinde kur | 35 TL |
| Kur farkı | 5.000.000 TL ((1.000.000 x (35-30)) |
Yukarıdaki örnekte, 5.000.000 TL'lik Kur farkı için; 1 Seri No. lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 5.9.5.1 bölümünde, yurt dışında tamamlanan işlerden doğan kazancın Türkiye’ye getirilmesi halinde yabancı paraların değerlemesinden kaynaklanan kur farklarının istisna kazançla lişkilendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
KVK 5/1-h uygulamasında temel nokta, yurt dışı kazancın Türkiye’ye fiziken transfer edilmesi değil, Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesidir. Dolayısıyla kazancın Türkiye’ye getirilmemesi, tek başına istisnadan yararlanmaya engel değildir. Yurt dışındaki kazanç Türkiye’de genel sonuç hesaplarına doğru şekilde aktarılmışsa istisna uygulanabilir.
Örneğin Kenya projesine ilişkin hesaplama aşağıdaki gibi olabilir:
| Açıklama | Tutar (TL) |
|---|---|
| Kenya Projesi Hasılatı | 50.000.000 |
| Malzeme Maliyeti | (14.000.000) |
| Personel Giderleri | (6.000.000) |
| Taşeron Giderleri | (5.000.000) |
| Diğer Proje Giderleri | (3.000.000) |
| Yurt Dışı Faaliyet Kazancı | 22.000.000 |
Bu durumda, gerekli şartların sağlanması ve kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi kaydıyla 22.000.000 TL tutarındaki yurt dışı faaliyet kazancının KVK 5/1-h kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilmesi gündeme gelecektir.
Sonuç olarak yurt dışı inşaat faaliyetlerinde “para nereden nereye gönderildi? ” sorusu ile “kazanç nerede ve nasıl oluştu? ” sorusunun birbirinden ayrılması gerekir. Merkez ile şantiye arasındaki para hareketlerinin doğru muhasebeleştirilmesi, proje gelir ve giderlerinin ayrıştırılması ve yurt dışı kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına doğru şekilde intikal ettirilmesi, KVK 5/1-h istisnasının sağlıklı uygulanması açısından temel unsurlardır.
11.09.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.