Ertuğrul Tuncer
Sorunun düz mantıkla verilecek cevabı “evet” olacaktır. Çünkü aslı vergiden istisna olan bir kâğıda atıf yapan kâğıdın da istisna olabilmesi “makul ve mantıklı” görülebilmektedir. Zira atıfta bulunan kâğıt kendisi normal olarak damga vergisine tabi değilse bile, atıfta bulunduğu kâğıdın hükümlerine tabi olacaktır. Bu nedenle ana kâğıt vergiden istisna edilmiş veya vergi oranı sıfır olarak belirlenmişse, ona atıfta bulunan kâğıt, ana kâğıdın bir parçası olacaktır.
Konu, kâğıtlar ve damga vergisi olunca olayın o kadar da düz mantıkla cevaplanacak kadar basit olmadığını görüyoruz.
Bir karara varmadan önce şu üç hususu göz önünde bulundurmamız gerekmektedir;
Bu özelliklere bakarak, Damga Vergisi Kanunu açısından vergilenecek kağıdın “isminin” son derece önemli olduğunu rahatça söyleyebiliriz.
Tam da bu ön açıklamalara uygun bir “Bakanlık Görüşü” üzerinden hareket ederek damga vergisinin nasıl oynak bir zeminde uygulandığını göstermeye çalışacağız.
(A) şirketi ile (B) şirketi arasında bir "Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi" imzalanmıştır.
Normalde, Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı bölümünün A-17 fıkrasında yapı denetimi hizmet sözleşmelerinin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Ne var ki, 2017/9973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile (17) numaralı bentte yer alan, “yapı denetimi hizmet sözleşmelerine” "0" (sıfır) nispetinde damga vergisi uygulanacağı karara bağlanmıştır. Dolayısıyla, yukarıda sözünü ettiğimiz, (A) ve (B) şirketleri arasında imzalanan “yapı denetim sözleşmesi” -noter tasdikli bile olsa- üzerinden damga vergisi hesaplanmayacaktır.
Denetim hizmeti için sözleşme imzalanan yapım işinin gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından, (A) Şirketi (B ) şirketi ile yaptığı sözleşmenin tek taraflı feshedilmesine karar vermiştir.
Bu amaçla düzenlenen ve Noter üzerinden karşı tarafa iletilecek bir “fesih ihbarnamesi” düzenlenmiş ve Bakanlığa, “Sıfır oranda damga vergisine tabi bir kağıda ilişkin olarak düzenlenen bu "Fesih İhbarnamesinin de " sıfır oranında vergiye tabi olup olamayacağı” sorulmuştur.
Bakanlığın görüşüne geçmeden önce bir anekdot bilgi verelim.
Damga vergisi Kanunu’nda vergiye tabi kağıtların doğrudan tanımı veya tarifi yer almamaktadır. Kanunun 1 inci maddesinde;
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler”
ifadesi kullanılmak suretiyle, kağıtların (Belgelerin) genel tanımı yapılmaktadır. Listede yer alan kağıtların hukuki yapısı ve içeriği, esas olarak, düzenlenmesine yol açan kendi hukukuna göre tanımlanmaktadır.
Bu nedenledir ki, Kanunun 4. Maddesinde;
“Kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılır.
Mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınır.” Denilmektedir.
Örneğin, “sözleşme” Damga Vergisi Kanununda vergiye tabi kağıt olarak belirtilir ancak, sözleşmenin tanımı yapılmaz. Zira, sözleşme Medeni Hukukun konusudur.
Aynı şekilde, I sayılı Listenin A/5 fıkrasında yer alan “fesihnameler” ifadesinde de fesihnamelerin ne şekilde bir kağıt olduğu açıklanmaz. Bu tanımın içeriği bir başka Kanunun konusudur. .
Buna göre, Yasada tanımı bulunmayan herhangi bir kağıdın damga vergisinin konusuna girip girmeyeceğinde tereddüt hasıl olduğunda, kağıdın vergiye tabi olup olmayacağının tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacak ve “adı konulacaktır” .
Bu bilgileri şu nedenle vermek zorunda kalıyoruz;
Yukarıda belirttiğimiz gibi, “ mahiyeti tayin edilmek istenilen bir kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete” bakılacaktır.
Ancak, bu ifade, kendisi “Listede” ismen yer almayan kağıtlar içindir. Kağıdın ismi listede zaten mevcutsa, - başka bir kağıda yapılan atıflar bulunsa bile - müstakilen vergileme konusu olacaktır. Dolayısıyla hükümlerde bir çelişki yoktur. Sadece sonraki kağıdın atıfta bulunduğu kağıdın hükmünü ve hukukunu ne kadar etkilediği birlikte değerlendirilir.
Normal olarak, ikisi de ayrı kağıtlar mahiyetinde olduğundan, verginin tayininde ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir. Bakanlık da olayı değerlendirirken belge/kağıt isimlerini esas almaktadır. Vergi İdaresinin bu konuyla ilgili olarak verdiği görüşü ( 25.02.2026 tarihli, E-97895701-155[2025/193]-280887 sayılı ) şöyledir;
“ 13/3/2017 tarih ve 2017/9973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, yapı denetimi hizmet sözleşmelerine binde "0" (sıfır) oranının uygulanacağına karar verilirken, fesihnamelere dair bu yönde bir karar verilmemiştir.” Bu nedenle;
- İki şirket arasında imzalanan "Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi"ne, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-17 fıkrası ve Bakanlar Kurulu Kararı gereğince damga vergisi nispetinin "0" (sıfır) olarak uygulanacak,
- Ancak sözleşmenin feshedilmesine ilişkin olarak Şirketiniz tarafından düzenlenmiş olan ve mahiyeti itibarıyla fesihname olarak değerlendirilen "Fesih İhbarnamesi" başlıklı kağıt, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A-5 fıkrası uyarınca nispi damga vergisine tabi tutulacaktır.
Bakanlığın görüşü bu şekilde olup iki ayrı konuda dikkatimizi çekmektedir.
17.08.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.