Ertuğrul Tuncer
AYNI ŞEYLERİ TEKRAR SÖYLÜYORUZ; ESAS OLAN KÜRESEL ASGARİ VERGİDİR.
YURT İÇİ ASGARİ KURUMLAR VERGİSİNİN MASUM VE GEREKLİ İSTİSNALARI ETKİLEMEKTEN BAŞKA ROLÜ OLAMAZ
Asgari Kurumlar Vergisi uygulamasının başlaması nedeniyle yine MuhasebeTR de yayınlanan Mayıs ayındaki yazımızda; yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasının “Fantastik” bir çalışma olduğunu, mevcut kurumlar vergisi oranları ile zaten bir şeyin değişmeyeceğini, AKV de esas amacın, çok uluslu şirketlerin, sömürgeci anlayışla yaptığı kazanç kaydırmalarına disiplin getirmek olduğunu, bu anlayışın yurt içinde ancak istisna ve indirimler açısından etkili olabileceğini anlatmaya çalışmıştık.
Yazıdaki ifadeyle ;
““Kökü dışarda” uzantısı içerde ÇUİ’lerde konsolidasyon yurt dışında gerçekleştiği için o kaynaktan gelecek telafi edici vergi tutarının doğruluğu da ayrı bir konu. (ABD zaten resti çekti )
Bu konuda, Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli kuruluşlar düşünülerek yerel AKV uygulaması getirildi ise bu “izana” şapka çıkartılır.
Umarım, 2026 yılı sonunda, yerel asgari kurumlar vergisinden sağlanan hasılat kayıtlara yansır ve başarılı bir işlem yapıldığı anlaşılır. Biz de, utançtan sokağa çıkamaz oluruz.” Demiştik.
O günden bu yana iki temel değişiklik oldu;
Bu arada 2025 yılı KV Beyannameleri verildi ve muhtemelen sonuçlar istatistikler yayınlanacak hale geldi. Yurt içi asgari kurumlar Vergisi uygulamasıyla ne kadar “ilave hasılat” sağlandığına dair bir veri olmadığı için, başımız dik “sokağa çıkmaya” devam ediyoruz.
OECD’nin asıl amacına uygun olan Küresel Asgari Kurumlar Vergisi konusunda (Bu vergi uygulaması 2024 yılında başladığı için elde bazı ön veriler bulunmaktadır) ilk provizyonlarda da öyle coşkulu bir açıklama bulunmamaktadır.
Son olarak yayınlanan “Economic Impact Assessment of the Global Minimum Tax” başlıklı OECD yayınında, mealen ;
“ Side-by-Side paket uygulaması da dahil olmak üzere küresel Asgari Kurumlar vergisi üzerindeki çalışmalar ve değerlendirmelere göre, çok uluslu şirketler, kendi vergi planlamaları, metodolojileri, beklentileri konusunda “ayak değiştirmenin” yollarını aramaya başlamışlardır.
Aynı zamanda bu küresel uygulama, uluslararası vergisel konulardaki işbirliğini güçlendiren ve kazanç kaydırma çabalarının azaltılması konusunda etkin olmaya başlamıştır.
İlk yıl (2024) olmasına rağmen efektif KV Oranı % 1-2 kadar artış göstermiştir. ( Efektif oranın, net kazanç kısmına fiilen uygulanan oranı ifade ettiğini hatırlayalım.) Bu oran artışı, yüksek vergi hasılatı yaratmakla beraber, ilk bulgular, bu durumun, yatırım ve istihdam konusunda kısa vadede olumsuz etki (Advers Etki) gösterdiğine dair bir bulgu mevcut değildir. “ denilmektedir.
Bu açıklamalar iki açıdan önem taşımaktadır;
Fark ettiyseniz OECD, ne sistem açıklamalarında ne de değerlendirmelerinde yurt içi minimum kurumlar vergisi ile ilgilenmemektedir.
Yazımızın ana konusu Yerel Asgari Kurumlar Vergisi uygulamasının, (en az %15 oranında olan ve gelecek dönemlerde artarak uygulanacak) özellikle üretim ve ihracat yapan şirketlerdeki vergi indirimine bağlı olarak sorunlar yaratabilecek bir hal aldığını vurgulamaktır.
“Vergi hasılatını artırabilme hevesiyle” getirilen bu uygulamadan ne kadar yarar sağlanacağına dair merakımız halen devam ediyor.
Endişemiz;
Yazdıklarımda haksız çıkıp mahcup olmaya dünden razıyım.
22.07.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.