BASINDAN YAZILAR
İsrafın Faturasını Vatandaş Ödeyecek / Yusuf Keleş - MuhasebeTR

İsrafın Faturasını Vatandaş Ödeyecek / Yusuf Keleş

 Seçim çalışmalarının sona ereceği bu haftadan itibaren Maliye’nin sıkıştırmalarına hazırlıklı olun.

 

 

Paylaş

 

 

 

Tweetle

 

 

 

Paylaş

 

 

 

Gönder

 

 

 

Yazdır

 

 

A

A

 

 

Yapılan üç seçim nedeniyle son iki yıldır seçim ekonomisi uygulanan ve vergisel faaliyetlerini neredeyse asgariye indiren Maliye, seçimden sonra şirketlerin ve vatandaşın yakasına yapışacak. Özellikle son dönemde AKP içerisinden bakanlık ve milletvekilliği yapmış kişilerin de itiraf ettiği üzere devlette çok yüksek miktarda israf yapılıyor. Muhalefet partilerinin asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşlara yönelik vaatleri için “kaynak yok, nasıl gerçekleştireceksiniz bu vaatleri” diyerek itiraz eden hükümet yetkilileri, devlet kasasından günde iki mitingi, sarayları, sarayların donatılmasını, at çiftliklerini, bol maaşlı danışmanları, belediyeleri ve seçim endeksli yardımları fonlamaktan geri kalmıyor. Yanı başımızdaki ülkede yaşanan trajedi sebebiyle ülkemize kaçan ve insanlık namına üstlenmek zorunda kaldığımız mültecilerin yaşaması ve belirli standardı yakalaması için yapılması gereken harcamalar, o ülkede savaşan muhaliflere ve terör örgütlerine TIR’larla gönderilen silahlar ve saymakla bitmeyecek sayıda yolsuzlukları finanse etmek de Hazine’ye ekstra bir yük oluşturuyor.

Muhatabı için artık utanç sebebi olan makam aracı tartışmasında Cumhurbaşkanı, ihaleyi biraz daha artırarak Diyanet İşleri Başkanı’na uçak tahsis edeceğini söyledi. Bunun yanında belediye iktisadi teşekküllerinin denetlenmemesi ve sürekli görev zararı bildirmeleri de bütçeye ayrı bir yük getiriyor. 2015 yılı bütçe gerçekleştirme rakamlarında daha şimdiden sapmaların olduğu görülüyor. Bu hesapsız icraatın sonuçları sene sonunda daha net görülecektir. Bütün bu gelişmeler yaşanırken bakanlığının son günlerini geçiren Maliye Bakanı, bu masrafların çerez parası meblağında olduğu savunmasını yapıyor. İşin doğrusu bu açıklamayı duyunca kulaklarıma inanamadım. Bu tür bir açıklamayı yapacak en son bakan Sayın Şimşek olmalıydı. Çünkü yakın bir zamanda aynı ifadeleri kullandığı için görevinden istifa etmek zorunda kalan Gelir İdaresi başkanı bu bakanlıkta çalışıyordu. Kaldı ki benim de yakinen tanıdığım o başkan Gelir İdaresi’nde idarecilik yapan en dürüst ve kabiliyetli başkanlardan birisiydi.

YÜK ARTTI, YENİ VERGİLER GELEBİLİR

Giderleri bu derece artan devletin gelirleri de çok parlak değil. Büyüme rakamlarındaki düşüş, devletin toplayacağı vergilerin de beklenen seviyede artmaması, dolayısıyla düşmesi anlamına geliyor. Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi tahsilinde azalma görülüyor. İthalde alınan KDV ve lüks tüketimden alınan ÖTV’nin de istenen seviyede olmaması Hazine’nin yapılan masrafları karşılamada zorlanmasına sebep olur. 220 milyar lira tutarındaki alacakların yapılandırılması için çıkarılan af kanunu da sırf hizmete yakın mükelleflerin faydalanmaması için yetersiz ve eksik çıkarıldı. Bu sebeple aftan gelecek sıcak para da asgari seviyede kaldı. Devlet alacakları af kanunu sayesinde azalıp temizleneceği yerde daha fazla arttı.

Seçim sebebiyle vergi dairelerindeki alacak takibi de denetim birimlerindeki incelemeler de hatta ecrimisil alacakları da takip edilmiyor. Özellikle bu yıl Maliye’de işlemler tamamen durmuş durumda. Mevcut personel kurum içi eğitim adı altında tatile gönderiliyor. Vergi dairesi müdürleri, idareciler, memurlar ve vergi müfettişleri tek tek bu tür görevlendirmelerle tabiri caizse oyalanıyor.

Seçimi müteakip vergi denetimleri de alacak takipleri de yoğun bir şekilde artacak. Vergi incelemelerinde  patlama seviyesinde artış olacak. Zamanında incelenmeyen bu mükellefler vergi dairesine ödeme yapmaya gittiklerinde geç ödeme yaptıkları için daha fazla faiz ödeyecek. Normalde vergi tahakkuk ve tahsilinde 5 yıllık zamanaşımı vardır fakat Maliye’de alacağın zamanaşımına uğraması söz konusu olmaz. Devlet, bu alacağını bir şekilde takip ve tahsil eder.

Milli Emlak müdürlükleri de ecrimisil alacaklarını takibe alacak. Ecrimisillerde de zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu takibin yapılması; 2b arazilerini kullananların, orman köylülerinin, sahillerdeki tatil ve turizm yerlerinin ve gecekondu sahiplerinin ciddi manada borç ödemesi anlamına geliyor. Bu alacakların yetersiz kalması halinde herkesi ilgilendirecek yeni vergilerin getirilmesi bile söz konusu olabilir. Aksi takdirde yukarıda saydığım sebeplerden dolayı yükü artan Hazine’nin borçlanmaktan veya para basmaktan başka çaresi bulunmuyor. Bu yolların da yan etkileri var. Borçlanma yapılması halinde borç sarmalına girilir. Para basılması halinde de en basitinden enflasyonda artış görülebilir.

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 02.06.2015)

GÜNDEM