Ozan USLU
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Yönetim Danışmanı
info@uslumusavirlik.com
VERGİ İNCELEMESİ SIRASINDA ORTAYA ÇIKAN
MATRAH FARKININ, VERGİ ASLI VE CEZALARININ MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
Tarih: 10.07.2008
GİRİŞ ;
Vergi
incelemesinden maksat , ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ,
tespit etmek ve sağlamaktır.
Vergi
incelemesi ; Hesap Uzmanları , Hesap Uzman Yardımcıları , ilin en büyük Mal
Memuru , Vergi Denetmenleri , Vergi Denetmen Yardımcıları ve Vergi Dairesi
Müdürleri tarafından yapılır.
Maliye
Müfettişleri , Maliye Müfettiş Muavinleri , Gelirler Kontrolleri , Stajyer
Gelirler Kontrolleri , Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında
müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve taktirde vergi inceleme yetkisine
haizdirler.
Vergi Usul
Kanunu ve diğer tüm kanunlar uyarınca defter ve hesap tutmak , evrak ve
vesikaları muhafaza etmek zorunda olan tüm gerçek ve tüzel kişiler de vergi
incelemesine tabidirler
I – VERGİ
SUÇ VE CEZALARI ;
Vergi inceleme
elemanı inceleme sırasında eksik vergi ödemeleri ve/veya usulsüzlüklere
rastladıysa vergi sorumlusuna aşağıda sayılan cezaları uygulayabilir.
- Usulsüzlük cezaları
-
Özel usulsüzlük cezaları
-
Vergi ziyaı cezası
-
Kaçakçılık suçlarına ilişkin
cezalar
Yukarıda
sayılan vergi suç ve cezalarını kısaca tanımlamamız gerekirse ;
Usulsüzlük
Cezaları ; Vergi kanunlarında belirtilmiş olan şekil ve usullere riayet
edilmemesi durumunda uygulanır. Usulsüzlük cezasının had ve tutarları VUK na
bağlı cetvelde gösterilmiştir.
Özel Usulsüzlük
Cezaları ; Vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin
düzenlenmemesi , alınıp verilmemesi. Günlük işlenmesi gereken defterlere
kayıtların yapılmaması , muhasebe standartları ve hesap planına uyulmaması.
Vergi incelemesi sırasında bilgi vermekten çekinilmesi gibi durumlarda
uygulanacak olan cezalardır.
Vergi Ziyaı
Cezası ; Vergi ziyaı , mükellef veya vergi sorumlusunun vergilendirme ile
ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi
yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk
ettirilmesini ifade eder. Vergi ziyaı cezası da mükellefin vergi ziyaına
sebebiyet vermesi nedeniyle uygulanacak olan cezadır.
Kaçakçılık
Cezaları ; Kaçakçılık suç ve cezaları VUK nu 359. maddesinde sıralanmış olup ,
mükellef veya vergi sorumlusunun kasıtlı olarak vergi kaybı yaratması sonucu
uygulanacak cezalardır.
II – VERGİ
CEZALARININ DÖNEM KAZANCININ TESPİTİNDEKİ YERİ ;
Bu konuya
ilişkin düzenlemeler ; Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesinin 5 numaralı
bendinde , 90. maddesinde ve Kurumlar Vergisi Kanunun 15. maddesinin 6 numaralı
bendinde yapılmıştır. Söz konusu maddelere göre her türlü vergi cezaları ,
gecikme zamları ve faizleri kazancın tespitinde gider olarak dikkate
alınmamaktadır.
Yani söz konusu
cezalar ticari karın tespitinde gider “ kanunen kabul edilmeyen gider” olarak
dikkate alınacak olup mali karın tespitinde dönem kazancına ilave edilecektir.
III – VERGİ
İNCELEMESİ SONUCUNDA ORTAYA ÇIKAN MATRAH FARKININ , VERGİ ASLI VE VERGİ
CEZALARININ MUHASEBELEŞTİRİLMESİ ÜZERİNE BİR YAKLAŞIM ;
Vergi İnceleme
elemanları çeşitli nedenlerden dolayı vergi mükelleflerinin , vergiye ilişkin
sorumluluklarını , tam olarak yerine getirip getirmediğini tetkik edebilmek için
zaman zaman inceleme yaparlar.
Mükellef şayet
üzerinden vergi ödemesi gereken matrahı yanlış ve/veya eksik hesaplamış ise
inceleme elemanı bunu tespit eder ve üzerinden asıl vergi ödenmesi gereken
matrahı bulur.
Mükellefin
kendi beyanına dayanan ve daha önce üzerinden vergi ödediği matrah ile ,
inceleme elemanının tespit ettiği ve asıl üzerinden vergi ödenmesi gereken vergi
matrahı arasındaki farkı matrah farkı olarak tanımlayabiliriz.
Matrah farkının
oluşmasının çeşitli nedenleri bulunabilmektedir. Rakamsal hatalar yapmak , bir
takım işlemleri kayıtlara intikal ettirmemek veya mükerrer intikal ettirmek
matrah farkı oluşmasına neden teşkil eden olaylardan sadece birkaçıdır.
Mükellef söz
konusu matrah farkı üzerinden ilgili vergileri , verginin geçmiş dönemlere ait
olması durumunda bu güne dek olan gecikme faizini ve diğer vergi cezalarını
ödemekle yükümlüdür.
Gelir Vergisi
Kanunu 41. ve 90. maddesi ile Kurumlar Vergisi 15. maddesinde de belirtildiği
üzere gecikme faiz ve cezalarının , vergi cezalarının kazancın tespitinde gider
olarak dikkate alınmayacağı aşikardır. Bir başka ifade ile bu cezalar vergi
kanunlarımıza göre kabul edilmeyen giderlerdir.
Vergi
Kanunlarına göre de gider kabul edilmeyen ödemelerin muhasebeleştirilmesi bir
yönetim muhasebesi kararıdır. Ve şahsi kanaatim olarak ilgili gider türüne göre
tekdüzen hesap planına göre açılacak gider hesaplarında alt hesap olarak takip
edilmelidir.
Yukarıda
bahsedildiği üzere gecikme faiz ve cezaları ile vergi cezaları kanunen kabul
edilmeyen gider olarak takip edilecektir. Ancak uygulamada ortaya çıkan matrah
farkı üzerinden salınan vergi aslının da ödenmesi aşamasında kanunen kabul
edilmeyen gider olarak takip edildiği dikkat çekicidir.
Yani ; Bir
matrah farkı tespit ediliyor , bunun üzerinden ödenmesi gerekip de ödenmeyen bir
vergi hesaplanıyor , bu verginin süresinde ödenmediği için gecikme cezası ve
vergi kaybına yol açıldığı için vergi ziyaı cezası hesaplanıyor.
Üzerinde
durduğumuz nokta öncelikle söz konusu matrah farkının sonra ise matrah farkı
üzerinden ödenmesi gereken vergi aslının muhasebeleştirilmesidir.
III – A ;
Vergi incelemesi sırasında tespit edilen matrah farkının muhasebeleştirilmesi ;
Vergi
mükellefleri vergilendirmeye ilişkin ödevlerini zaman zaman eksik veya hatalı
yerine getirebilirler veya yerine getirmeyebilirler. Yukarıda bahsedildiği üzere
bu çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir.
Matrah farkı
muhasebeleştirirken öncelikle üzerinde durmamız gereken nokta matrah farkının
hangi döneme ait olduğudur. Söz konusu farkın muhasebeleştirilmesi içerisinde
bulunan döneme veya geçmiş dönemlere ait olmasına göre farklılık arz eder.
1 –
İçerisinde Bulunulan Döneme Ait Matrah Farkı ;
Cari yıla
ilişkin bir inceleme esnasında tespit edilen ve gerçekte olması gereken matrah
ile beyan edilen vergi matrahı arasındaki farktır. Fark gelirin eksik beyan
edilmesi ve/veya giderlerin ve maliyet arttırıcı unsurların fazla beyan edilmesi
gibi iki temel nedene dayandırılabilir. Farkın neden ve sonuçlarının tespitine
göre işlenmesi gerekli olan ilgili hesaplara işlenmelidir.
Örneğin bir
satış tutarı rakamsal olarak eksik beyan edildi ise , tespit edilen fark yine
ilgili satış hesabına kaydedilmelidir.
Örnek 1 ;
KDV hariç
1.000.000 TL tutarındaki bir emtia sehven 100.000 TL olarak kayıtlara intikal
ettirilmiştir. Gerekli işlemlerde hatalı tutar üzerinde yapılmış olup fark
inceleme esnasında ortaya çıkarılmıştır.
Muhasebe Kaydı
;
----------------------------- / ------------------------------
100 / 120 / 101
1.062.000.-
600 Yurt İçi Satışlar
900.000.-
391 Hesaplanan KDV 162.000.-
900.000 TL
eksik beyanın muhasebeleştirilmesi
--------------------------- / ----------------------------------
Not : Aktif
hesap net olarak tespit edilebiliyorsa mutlaka olması gereken hesap
kullanılmalıdır. Şayet ilgili aktif hesap net olarak tespit edilemiyorsa 689
numaralı Diğer Olağan Üstü Geder ve Zararlar Hesabı kullanılabilecektir. Ancak
bu hesaba kaydedilen tutar dönem kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen
gider olarak dikkate alınacaktır.
2 – Geçmiş
Yıllara İlişkin Matrah Farkının Muhasebeleştirilmesi ;
Vergi Usul
Kanunu’nun zaman aşımı hükümlerine göre geçmiş beş yıla ait vergiye ilişkin
işlemler incelenebilir. Özellik arz eden durumlarda zaman aşımı süresinden
önceki dönemler de incelenebilir.
Vergi
mükellefinin , geçmiş dönemlere ait vergilendirmeye ilişkin ödevlerini eksik
yerine getirmesi veya yerine getirmemesi durumunda da inceleme elemanı
tarafından bir matrah farkı tespit edilebilir.
Söz konusu fark
üzerinden vergi aslı vergi cezaları cari dönemde hesaplanır ve ödenir.
Mükellef vergi
matrahını eksik beyan etmek ile aynı zamanda dönem karını da eksik beyan
etmiştir. Burada akla ticari karın değil de sadece mali karın eksik beyan
edilmesi durumu gelebilir. Ancak pek çok durumda matrah farkına neden teşkil
edecek durumlarda hem ticari kar hem de mali kar eksik beyan edilmiş olur.
Mükellef dönem
karını eksik beyan ederek o döneme ilişkin ödenmesi gereken verileri de ödememiş
olmaktadır.
Dolayısıyla
önceki dönemlere ait yapılan incelemeler sırasında ortaya çıkan matrah farkı
geçmiş dönemlere ilişkin eksik beyan edilen kar , söz konusu fark üzerinden
hesaplanan vergiler de geçmiş dönemlere ilişkin tahakkuk ettirilip ödenmesi
gerekip de ödenmemiş vergilerdir. Matrah farkı nedeniyle salınan vergi cezaları
ise mükellefin vergi ödevini yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesine
istinaden salınan cezalardır.
Bu durumda ;
Önceki döneme ilişkin tespit edilen matrah farkı , cari dönem kayıtlarında “
Geçmiş Yıl
Karları “ , fark üzerinden salınan vergi asılları ise Ödenecek Vergi ve Fonlar
hesabında takip edilmelidir.
Uygulamada genel olarak geçmiş dönemlere ilişkin matrah
farkı muhasebeleştirilmemekte , fark üzerinden salınan vergi asılları da vergi
cezaları gibi kanunen kabul edilmeyen giderler olarak muhasebeleştirilmektedir.
Ancak yukarıda da bahsedildiği gibi ; Vergi asılları
kanunen kabul edilsin veya edilmesin bir gider değil , ödenmesi gerekip de
ödenmeyen vergilerdir.
Matrah
fakının muhasebeleştirilmemesi ve vergi asıllarının kanunen kabul edilmeyen
gider olarak muhasebeleştirilmesi durumunda ;
1 – İlk başta
beyan edilmemiş olunsa da daha sonra ortaya çıkan geçmiş yıla ilişkin kar
finansal tablolarda gözükmemektedir.
2 – Ödenmiş
olan vergiler finansal tablolarda gözükmemekle birlikte , bunların kanunen kabul
edilmeyen gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesi işletmenin ticari karını
azaltıcı unsur olup ticari karın azalması da finansal tabloların ilgililere
hatalı sunulmasına neden olacaktır.
Yukarıdaki iki
madde birlikte dikkate alındığında bir taraftan elde edilmiş olan kar tablolarda
gösterilmiyor diğer taraftan da ödenen vergiler finansal tablolarda gider olarak
gözüküyor.
Uygulamada sıkça yapılan bu işlem finansal tabloların
güvenirliğini sarsmakla birlikte uluslar arası muhasebe ilke ve standartlarına
da tamamen aykırıdır.
Önceki
dönemlere ilişkin matrah farkının tespit edilip kayıtlara intikali sırasında
aktif hesap olarak da matrah farkına neden teşkil eden olaya göre ilgili hesap
kullanılmalıdır.
Örnek 1 ;
A Tekstil
İthalat İhracat Ltd. Şti.’nin satışlarının büyük kısmı yurtdışına yöneliktir.
Ancak şirket ihraç fazlası bazı ürünleri de yurtiçine satmaktadır. 2003 yılını
kar ile kapatan A Ltd. Şti. , Mart 2003 döneminde yurtiçine yaptığı satışlardan
1.000.000.000 TL lik kısmına fatura kesilmediği ve dönem kazancına ilave
edilmediği Mart 2004 döneminde yapılan inceleme esnasında tespit edilmiştir. Söz
konusu satışa yönelik tahsil edilen bedeli ise şirket hesaplarına intikal
ettirmeden ortaklar tahsil etmiştir. Yapılan faturasız satışa ilişkin aşağıdaki
vergiler , ve gecikme cezaları ile vergi ziyaı cezası salınmıştır. Tahriyat
öncesi uzlaşma sonrasında vergi ziyaı cezasında indirime gidilmiştir.
Matrah
Farkı ; 1.000.000.000
KDV
; 180.000.000
Gecikme
Faizi ; 117.000.000
Vergi Ziyaı
Cezası ; 20.000.000
Kurumlar
V ; 330.000.000
Gecikme Faizi
; 215.000.000
Vergi Ziyaı
Cezası ; 30.000.000
Muhasebe
Kayıtları ;
------------------------------- / ---------------------------------
131 Ortaklardan
Alacaklar 1.180.000.000
570 Geçmiş Yıl Karları 670.000.000
360 Ödenecek V/F 330.000.000
360 Ödenecek V/F 180.000.000
Faturasız
Yapılan Satışa İlişkin ….. İnceleme Tutanağı
----------------------------- / -----------------------------------
360 Ödenecek
V/F 330.000.000
360 Ödenecek
V/F 180.000.000
770 Kanunen
Kabul Edil.Gider 382.000.000
100 Kasa 892.000.000
----------------------------- / -----------------------------------
Örnek 2 ;
B
Gıda San Ltd. Şti. 2003 yılında büro demirbaşlarına ait amortisman
hesaplamalarını yaparken sehven 2.500.000.000 TL fazla amortisman hesaplamış ve
muhasebe
kayıtlarına intikal ettirmiştir. 2003 Dönemini 1.500.000.000 zararla kapatan B
Ltd. Şti. ‘nin Kasım 2004 döneminde kayıtlarının incelenmesi esnasında fazla
hesaplanan amortisman ortaya çıkartılmış olup ilgili vergi ve cezalar
salınmıştır.
Matrah Farkı
; 1.000.000.000.-
Kurumlar
Vergisi ; 330.000.000.-
Gecikme
Faizi ; 79.200.000.-
Vergi Ziyaı
Cezası ; 10.800.000.-
Muhasebe
Kayıtları ;
------------------------------- / ---------------------------------------
257 Birikmiş
Amortismanlar 2.500.000.000
580 Geçmiş Yıl Zararları 1.500.000.000
570 Geçmiş Yıl Karları 670.000.000
360 Ödenecek V/F 330.000.000
---------------------------- / ----------------------------------------
360 Ödenecek
V/F 330.000.000
770 Kanunen
Kabul Edil.Giderler 90.000.000
100 Kasa 420.000.000
--------------------------- / ------------------------------------------
SONUÇ ;
Vergi
incelemesi sonucunda mükelleflerin vergiye ilişkin ödevlerini yerine
getirmedikleri veya eksik yerine getirdikleri tespit edilebilir.
Yapılan
inceleme sonucunda üzerinden vergi ödenmesi gereken asıl vergi matrahı ile
mükellefin beyan ettiği vergi matrahı arasındaki fark tespit olunur ve mükellef
bu matrah üzerinden ilgili vergileri öder.
İlgili dönemde
matrah farkına esas teşkil eden olay vuku bulmasaydı söz konusu dönemde
mükellefin fark kadar gelirlerini yüksek beyan edeceği veya giderlerini düşük
beyan edeceği aşikardır. Bu mantık çerçevesinde mükellef fark kadar ya dönem
karını eksik beyan etmiştir ya da dönem zararını yüksek beyan etmiştir.
Dolayısıyla sonraki dönemlerde ortaya çıkan matrah farkı da geçmiş yıllara
ilişkin karı arttırıcı veya zararı azaltıcı unsur olarak
muhasebeleştirilmelidir. Söz konusu matrah farkı üzerinden ödenmesi gereken
vergilerin de ilgili dönemde beyan edilip ödenmemiş olması , sonradan ortaya
çıkması ödenecek vergi ve fonlar olmasını engellememekte ve ödenecek vergi ve
fonlar hesabında takip edilmesi gerekmektedir. Vergi cezalarının ve gecikme
faizlerinin ise gelir ve kurumlar vergisi kanunda açıkça belirtilmiştir.
Ortaya çıkan
matrah farkı üzerinden ödenmesi gereken vergi asıllarının da kanunen kabul
edilmeyen gider olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi ve farkın ise
kayıtlara intikal ettirilmemesi finansal tabloların güvenirliğini sarsacaktır.