BASINDAN YAZILAR
İşçiden Daha Fakir Patron Olur Mu? / Mehmet Bulut - MuhasebeTR

İşçiden Daha Fakir Patron Olur Mu? / Mehmet Bulut

 Bir patron düşünün, aylık geliri işçisinden daha az… Böyle bir işyerinin ayakta kalması zor olsa gerek. Ama ülkemizde kâğıt üstünde böyle bir sürü işyeri var. 

Okurlarımızdan Fatih Bey bir mobilya imalat işyerinin olduğunu, 17 işçisinin bulunduğunu, yaklaşık 6 ay önce SGK tarafından kendisine 8000 TL borç yazısı gönderildiğini, borcun sebebinin ise SGK'ya kendisi için işçilerinden daha az prim ödemesi olduğunu belirtmiş ve ne yapması gerektiğini sormuş.

2008 Ekim ayında yapılan sosyal güvenlik reformu ile getirilen en çarpıcı düzenlemelerden birisi, işverenlerin kendileri için ödeyecekleri prim tutarları ile ilgiliydi. Söz konusu düzenlemeye göre, sigortalı aynı zamanda işveren ise prime esas kazancı, çalıştırdığı işçilerin prime esas kazancından az olamayacaktı. Yani işveren bir işçisine aylık brüt 3000 TL ücret ödüyor ve bu tutar üzerinden de SGK'ya prim yatırıyorsa kendisi için beyan edeceği aylık tutarın da 3000 TL'nin altında olması mümkün değildi.

 

Kriz primleri düşürdü

Şayet işveren bu tutarın altında SGK'ya bildirimde bulunur ve bu durum da SGK tarafından tespit edilirse aradaki farka karşılık gelen prim faiziyle tahsil ediliyordu. Buradaki amaç işverenin işçisinden daha fakir olamayacağı ve aylık kazancının daha yüksek olduğu varsayımıyla fazla prim tahsilatı yapmaktı. Yaklaşım doğruydu ancak işler umulduğu gibi olmadı. Uygulamadan haberi olmayan birçok işveren primini işçisinden daha az yatırdı ve akabinde de SGK'dan borç yazıları geldi.

Fatih Bey bu zamana kadar borcunu ödemediği için şanslı. Çünkü bu uygulamaya gelen tepkiler ve işveren sendikalarının girişimi ile söz konusu madde geçen ay yürürlükten kaldırıldı. Hem de 1 Ekim 2008 tarihinden geçerli olmak üzere. Yani bir işverene bu şekilde bir borç geldiyse ödemesine gerek yok. Ayrıca geçmişte işçisinden daha az bildirimde bulunan işverenlerin de korkmasına gerek yok. Çünkü kanunun yürürlük tarihi nedeniyle SGK artık bu defteri kapattı. 

Kısacası artık ülkemizde patronlar işçisinden daha düşük kazanç beyan edip daha az prim ödeyebilecekler. Tabii sonuç olarak bu durum, emeklilik maaşlarının daha düşük seviyeden hesaplanmasına neden olacak. Aslına bakılırsa bu durum ülkemizin son 4-5 yıldır nasıl bir derin ekonomik kriz içinde olduğunun da bir göstergesi. Hangi işveren istemez ki yüksek seviyeden prim yatırıp ileride daha fazla emekli maaşı almayı. Ama ne yazık ki içine düşülen kriz ortamı işverenleri kendileri için de en alt seviyeden prim ödemeye mahkûm ediyor.


 

Emekli Hizmetçi Destek Primi Ödemeli

Soru: Mehmet Bey, annem Bağ-Kur emeklisi ve şu anda 52 yaşında. Haftada 5 gün bir eve gitmekte ve evin çocuğuna bakıp yemeklerini pişirmekte. Annem için SGK'ya prim ödenmesi gerekiyor mu? (Sibel B.)

Cevap: Sibel Hanım, anneniz haftada 5 gün çocuk bakımı ve yemek pişirmek için bir eve gittiği için ayda 10 günden fazla ev hizmetlerinde çalışan olarak değerlendiriliyor. Bu durumda da ev sahibi yani işvereniniz tarafından sosyal güvenlik destek primi ödenmesi gerekiyor. Söz konusu prim oranı ise %32. Ödenecek sosyal güvenlik destek priminin annenizin emeklilik aylığına bir etkisi olmayacak. Ancak evde geçirebileceği bir iş kazası halinde kendisine ödenek verilmesi ve gelir bağlanması söz konusu olabilecek.


Evlenme ödeneği alabilirsiniz…

Soru: Mehmet Bey, ben vefat eden SSK'lı babamdan dolayı aylık almaktayım. Birkaç ay içinde de evlenme planımız var. Evlendiğim zaman sanırım aylığım kesilecek. Bu durumda Devletten başka bir ödeme alamayacak mıyım? (Serap G.)

Cevap: Serap Hanım, sizin de belirttiğiniz gibi evlendiğiniz zaman almış olduğunuz ölüm aylığı kesilecek. Ancak bu durumda SGK'dan evlenme ödeneği almanız mümkün. Şöyle ki; evlenme ödeneği, ölüm geliri veya aylığı almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına bir defaya özgü olmak üzere, evlenme tarihindeki gelir ve aylığının iki yıllık tutarı olarak ödeniyor.

Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahibi kız çocuğunun bir dilekçe ile SGK il müdürlüğüne başvurması gerekiyor. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne işlenmemişse, dilekçeyle birlikte, evlenme cüzdanının bir örneğinin de SGK'ya verilmesi zorunlu.

 

Hafta Sonu Sözü

Hiçbir işte istikbal yoktur, istikbal işe sahip olan kişinin elindedir.

(G. W. Crane)

(Kaynak: Meydan Gazetesi | 01.06.2015)

GÜNDEM