YAZARLARIMIZ
Osman Biçeroğlu
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
osmanbiceroglu@hotmail.com



Konkordato Gerçeği: Makul Güvence Raporu Yoksa Adalet de Yok

Son günlerde konkordato uygulamalarıyla ilgili yaşanan gelişmeler, Türkiye’de bu müessesenin ne ölçüde amacından saptığını bir kez daha gözler önüne serdi. Gelinen noktada artık açıkça ifade etmek gerekir ki; Ticaret Mahkemeleri, konkordato ilan eden şirketler bakımından, sunulan mali tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tespit edebilmek için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmalı ve bağımsız denetçilerden makul güvence sağlayan denetim raporu talep etmelidir.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in X hesabından yaptığı “Konkordato müessesini suistimal eden denetim firmalarına müeyyideler uyguluyoruz” açıklaması, sektörde adeta deprem etkisi oluşturdu.Bu paylaşımın hemen ardından birçok denetim şirketinin konkordato kapsamında makul güvence raporu düzenleme işlerini iptal ettiği ya da askıya aldığı görüldü. Bu panik hâli bile tek başına, sistemde ciddi bir sorun olduğunu göstermeye yetiyor.

Bakanlık yetkililerinin kamuoyuyla paylaştığı veriler ise durumun vahametini ortaya koyuyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2021–2025 döneminde 5.293 konkordato talebi yapılmış, bunların yalnızca 2.083’ü kuruma bildirilmiş. KGK’ye bildirilen denetimlerin yüzde 87’sinin sadece 16 denetim kuruluşu tarafından yapılmış olması, konkordato denetimlerinin belirli adreslerde yoğunlaştığını açıkça ortaya koyuyor.

Daha da çarpıcı olan ise KGK incelemelerinde ortaya çıkan bulgular. Bazı raporların 1–7 gün gibi gerçekçi olmayan sürelerde, 5 bin–10 bin TL gibi işin niteliğiyle bağdaşmayan bedellerle düzenlendiği, yeterli ve uygun denetim kanıtı toplanmadan makul güvence raporu verildiği tespit edildi. Sonuç olarak KGK;
– 10 denetim kuruluşu ve 13 sorumlu denetçinin faaliyet iznini iptal etti,
– bazı denetçilerin yetkilerini askıya aldı,
– toplamda 82 milyon TL’yi aşan idari para cezası uyguladı.

Bu tablo bize çok net bir gerçeği söylüyor: Mahkemelerin geçici mühlet kararlarına esas aldığı birçok makul güvence raporu gerçeği yansıtmamaktadır. Bu da, konkordato ilan eden firmaların mahkemelere sunduğu mali tabloların önemli bir kısmının hileli veya fiktif olabileceğini göstermektedir.

Konkordato makul güvence raporu; şirketin finansal durum tabloları, gelir tabloları, nakit akış projeksiyonları ve konkordato ön projesindeki varsayımlar üzerinde yapılan bağımsız denetim sonucunda, bu bilgilerin önemli bir yanlışlık içermediğine dair yüksek ama mutlak olmayan bir güvence sağlar. Bu raporların yalnızca KGK tarafından yetkilendirilmiş KAYİK yetkili bağımsız denetim kuruluşları tarafından ve denetim standartlarına uygun şekilde hazırlanması gerekir.

Ne var ki uygulamada, ticari defterlere dayalı gerçek mali tablolar yerine, tamamen hayali rakamlarla oluşturulmuş tablolar üzerinden konkordato geçici mühlet kararları verildiği görülmektedir. Hatta bazı konkordato komiserlerinin, vergi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunulan mali tabloların kendilerini ilgilendirmediğini, yalnızca mahkemeye sunulan tabloları esas aldıklarını ifade ettikleri bilinmektedir. Bu yaklaşım bütünüyle yanlıştır. Ancak komiserlerin mevcut yetkileri dikkate alındığında, gerçeğe uygunluk denetimi konusunda fiilen müdahale edememeleri bakımından, sistemin kendilerini de çaresiz bıraktığı açıktır.

Bu noktada çözüm nettir:
Yetkileri iptal edilmiş ya da hakkında yaptırım uygulanmış denetim kuruluşlarından alınan raporlara dayanılarak verilmiş geçici mühlet kararları bakımından, Ticaret Mahkemeleri yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmalı ve Bilirkişi Daire Başkanlığı listesinde kayıtlı bağımsız denetçilerden yeni bir makul güvence raporu talep etmelidir.

Zira  henüz taslak aşamasında olan yeni cebri icra kanununda dahi, geçici mühlet ilanından itibaren bir ay içinde makul güvence raporu sunulması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Fiili durum, bu düzenlemenin ne kadar yerinde olduğunu şimdiden teyit etmektedir.

Sonuç olarak; alınacak yeni makul güvence raporunun olumsuz olması hâlinde, konkordato geçici veya kesin mühlet kararlarının kaldırılması, hem hukukun hem de alacaklıların korunması açısından zorunluluktur. Aksi hâlde konkordato, borçluya nefes aldıran bir iyileştirme aracı olmaktan çıkıp, sistemli bir kaçış mekanizmasına dönüşmeye devam edecektir.

14.01.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.279 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM