Deniz Yurtseven
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
yurtsevenn.deniz@gmail.com
Vergi Mevzuatı Çerçevesinde Riskli İşlem Ve Uygulama Alanları
Dönem bilanço kalemleri, işletmenin finansal yapısına ve vergi mevzuatına uyum düzeyine ilişkin önemli göstergeler taşır.
Vergi incelemelerinde bu göstergelerin doğru okunamaması, işletmeler açısından vergisel açıdan ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu çalışma vergi incelemelerinde ve iç kontrol süreçlerinde dikkat edilmesi gereken muhtemel risk parametrelerini özetlemek amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız hatalar dikkate alındığında, bu alanların çoğu zaman gözden kaçabildiği görülmektedir.
KARLILIK ve FİNANSAL ORANLARA İLİŞKİN RİSK ALANLARI
- Sektör ortalamalarıyla karşılaştırıldığında, işletmenin brüt kârlılık oranının uzun dönem boyunca belirgin biçimde düşük seyretmesi
- Brüt kârlılık düzeyi ile karşılaştırıldığında faaliyet giderlerinin oransal olarak olağan dışı yüksek seviyelerde gerçekleşmesi; uygulamada bu tür durumlar çoğu zaman işletme sahiplerinin şahsi harcamalarının giderleştirilmesinden kaynaklanabilmektedir.
GVK md. 40 ve KVK md. 8 hükümleri uyarınca, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle doğrudan ilgili olan giderlerin indirim konusu yapılması mümkündür. Buna karşılık, ticari faaliyetle ilgisi bulunmayan veya şahsi nitelik taşıyan harcamalar GVK md. 41 ve KVK md. 11 kapsamında kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilir.
Kısacası, gider yazılan her kalemin gerçekten işle ilgili olup olmadığı her zaman sorgulanmalıdır.
- İşletmenin likidite ve finansman durumu kredi kullanımını gerektirmediği halde, yüksek hacimli kredi kullanımına gidilmesi.
- Finansman giderleri ve kur farklarının, finansman gider kısıtlaması ile örtülü sermaye hükümleri çerçevesinde doğru şekilde ayrıştırılmaması ve bu nedenle hatalı hesaplama yapılması.
- İlişkili kişilerle gerçekleştirilen işlemlerde, emsallere uygunluk ilkesine aykırı fiyatlama yapılması veya bu işlemlerin yeterli düzeyde belgelendirilememesi
BİLANÇO HESAPLARINA İLİŞKİN RİSK ALANLARI
- Uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere ortaklar cari hesabının hem alacak hem de borç bakiyeleri açısından yüksek tutarlarda ve şişkin bir yapı sergilemesi. Bu durum transfer fiyatlandırması ve örtülü kazanç dağıtımı açısından ciddi riskler doğurmaktadır.
- Avans hesaplarının bilanço aktif toplamı içindeki oranının yüksek seviyelerde gerçekleşmesi
- İlgili döneme ait beyannamede indirim veya istisna kalemleri bulunmamasına rağmen, bilançoda özel fonlar hesabında bakiye bulunması,
- Stok hesaplarının etkin şekilde takip edilmemesi nedeniyle, önceki dönem kapanış stokları ile cari dönem açılış stokları arasında tutarsızlık bulunması.
Sahada özellikle dönem sonlarında yapılan eksik ve hatalı sayımların bu tür farklara yol açtığı sıkça gözlemlenmektedir.
VUK md. 186, 190 ve 274 hükümleri uyarınca; envanterin doğru tespiti, dönemler arası süreklilik ve stokların maliyet bedeli ile değerlenmesi esastır.
- Şüpheli ticari alacak karşılığı, değersiz alacak, vazgeçilen alacak ve reeskont işlemlerinin VUK hükümlerine uygun şekilde belgelendirilmemesi veya döneminde dikkate alınmaması. Bu tür eksiklikler, incelemelerde doğrudan eleştiri konusu yapılabilmektedir
- Gelecek aylara/yıllara ait giderler, gelir tahakkukları, gider tahakkukları ve dönem ayırıcı hesapların dönemsellik ilkesine uygun kullanılmaması.
- Finansman giderleri ve kur farklarının, finansman gider kısıtlaması ile örtülü sermaye hükümleri çerçevesinde doğru şekilde ayrıştırılmaması ve bu nedenle hatalı hesaplama yapılması.
SABİT KIYMET, YATIRIM ve AMORTİSMAN UYGULAMARINA İLİŞKİN RİSK ALANLARI
- 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;
"Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması,
Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması,….”
hükümleri yer almaktadır.
Özetle, yatırım dönemine ait finansman unsurlarının doğrudan gider yazılması önemli hataya yol açabilmektedir.
- Finansal kiralama işlemlerinde, kiralamaya konu varlıkların maliyete intikal ettirilmesi ile finansman unsurlarının gider olarak muhasebeleştirilmesi arasındaki dengenin mevzuata uygun şekilde kurulmamış olması.
- Binek otomobillere ilişkin gider, amortisman ve finansman unsurlarında vergi mevzuatı ile belirlenen sınırlamaların aşılması halinde, aşan tutarların GVK md. 40 kapsamında indirim konusu yapılamayacağı, GVK md. 41 ve KVK md. 11 uyarınca kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.
- Amortismana tabi iktisadi kıymetlerde faydalı ömür, amortisman yöntemi, kıst amortisman, yenileme fonu ve aktifleştirme sınırlarına ilişkin uygulamaların hatalı yapılması.
KDV, TEVKİFAT ve BEYAN SÜREÇLERİNE İLİŞKİN RİSK ALANLARI
- Özellikle incelemelerde dikkat çeken bir diğer husus, yurtdışından alınan hizmet veya gayrimaddi hak (royalty) ödemelerinin SWIFT (banka transferi) yoluyla gerçekleştirilmiş olmasının, KDV tevkifatı (2 No.lu KDV) yükümlülüğünü ortadan kaldırmamasına rağmen, söz konusu işlemler için ilgili dönemde tam tevkifat kapsamında (10/10 oranında) KDV beyanının yapılmamış olması
- Avans kâr payı dağıtımında hesaplama, mahsup ve iade süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmemesi
- 10. KVK md. 32/B uyarınca, sermaye azaltımında azaltılan tutarın öz sermaye unsurları içindeki dağılımına göre vergilendirme yapılması gerekmekte olup, öncelikle vergilendirilmemiş unsurların işletmeden çekildiği kabul edilmektedir
Bu kapsamda, sermaye azaltımı ve benzeri işlemlerde öz sermaye kalemlerinin doğru sınıflandırılmaması ve vergisel öncelik sırasına uyulmaması
Sonuç olarak,
bilanço kalemlerinin sadece kayıt düzeyinde değil, içerdiği riskler açısından da düzenli olarak gözden geçirilmesi, fark ve hataların zamanında tespit edilmesi, ileride yaşanabilecek daha büyük sorunların önüne geçecektir.
29.04.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.