Ahmet Turgut Akkaya
Anakronizm ne demek diye Türk Dil Kurumu (TDK) güncel Türkçe sözlüğüne baktığımızda isim niteliğinde ve Fransızca olduğu görülecektir. Kelime ‘Olayların tarihlerini belirlemede yanılgı içinde bulunma; tarih yanılgısı’ şeklinde tanımlanmıştır. Olayların, nesnelerin hatta kişilerin yaşadıkları zaman diliminden kopartılarak zaman akış tablosunda hata yapılması (örneğin; ultrason cihazının icat edilmemiş olduğu bir zaman diliminde bu şekilde muayene yapıldığını gösteren bir film karesi) anlamına gelir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu ‘Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat’ başlıklı bölümünde 116. ve 126. maddeler arasında düzeltme işlemi ve reddiyat açıklanmıştır. Aynı kanun ‘Düzeltme Yetkisi ve Reddiyat’ kenar başlıklı 120. maddesinde; ‘Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sâkıt olur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(Ek fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Bu Kanunun 4’ üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebilir.
(7338 sayılı kanunun 16 ncı maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük: 26.10.2021) Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.’ hükümleri ile düzeltme ve reddiyat hususları kanunda yerini almıştır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri kullanılarak mükellef/kurumların kullandıkları indirim haklarının sahte belgeye isabet eden kısmının reddedilmesi/düzeltilmesi ile yapılan işlemlere yönelik değildir. 3065 sayılı Katma değer Vergisi Kanunu III. Bölüm İndirim başlığı madde 29’ da yer alan ‘Vergi İndirimi’ kenar başlıklı kısmında yer alan hükümleri kullanılarak yapılmalıdır.
Mükellef/kurumların büyük bir kısmı sahte belge kullandıklarına yönelik ilgili vergi dairesi olumsuz tespit yazıları ve VDK-Kurgan kapsamında yapılan riskli bulunmuş olan alışlarına yönelik bildirimler sonucunda Katma Değer Vergi Beyannamelerinde (KDV) düzeltme yapmaktadırlar.
Yazımızın konusu yukarıda belirtilen (sahte belge kullanma) dışında sadece 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda yer alan düzeltmelere/tarhiyat önerilerine yönelik olacak, sahte belge kullanma yönünden olumsuz tespit ve/ya riskli bulunan mükelleflerin aynı kanun kapsamında yaptıkları düzeltmelere yönelik Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Dairelerinde, yaşanan/yaşanabilecek karmaşa sebebiyle tavsiyede bulunulacaktır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 30. maddesi ‘İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi’ kenar başlıklı bölümünde aşağıdaki vergiler mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez denilmiş ve tadadi sıralanmıştır.
a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası (Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç) ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,
b) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,
c) Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi, (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesine göre Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi ile faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kullanılan süreye isabet eden kısmı indirilebilir.)
d) Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi.(5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç)
e) Vergi Usul Kanununun 322’ nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen katma değer vergisi.
f) (7524 sayılı Kanunun 20’ nci maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 01.01.2030) Beş takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi,
1 Seri No.’ lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde; Katma değer vergisi, esas itibariyle vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30. maddesinde sayılmış bulunmaktadır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir.
1. Vergi indiriminden yararlanabilmek için bu indirimle ilgili vergiye tabi bir işlemin yapılmış olması şarttır. Bu nedenle, 30. maddenin (a) bendinde, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
2. Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b. maddesi hükmüne göre, işletmeye ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir.
3. Katma değer vergisi sisteminde alış vesikalarında gösterilen verginin indirilmesi, bu malların satışı sırasında mala eklenen değerin vergilendirileceği düşüncesine dayanır. Ancak, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir değer olmayacağından, bu mallara ilişkin alış vesikalarında gösterilen verginin indirilmesi, zayi olan mallar üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan kaldıracaktır. Dolayısıyla, Kanunun 30/c maddesi uyarınca, zayi olan malların alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir.
4. Kanunun 30/d maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi de, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecektir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen katma değer vergisi tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.
Giriş bölümünde açıklandığı üzere anakronizm tarihsel hata ve yanılgıdır. Aslında kronolojik uyumsuzluk olarak da çok geniş bir biçimde ifade edilebilir. Belirtilen konunun vergi mevzuatı ile ilişkisi aşağıdaki örnekteki gibidir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen, ‘Damga vergisi matrahına ÖTV' nin dahil olup olmadığı’ sorusuna cevabi nitelikte olan 02.11.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-334-1085 sayılı özelgesinde; ‘…Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, gerek 30 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde gerekse ilgili diğer mevzuatta katma değer vergisi dışındaki vergilerin damga vergisi matrahına dâhil edilmeyeceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından; ... … tarafından ihalesi yapılan söz konusu işe ilişkin alınan ihale kararı ve sözleşme ile yapılacak ödemeler nedeniyle düzenlenecek kağıtlara ait damga vergisinin özel tüketim vergisi dâhil tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.’ şeklinde açıklamalara yer vermiş, özetle 30 seri No.’ lu Damga Vergisi Tebliğine atıf yaparak sadece KDV’ den bahsettiği (damga vergisinin KDV hariç tutar üzerinden hesaplanması gerektiğinin açıklandığı) ve mevhumun muhalifinden yola çıkılarak ÖTV’ den bahsetmediğinden damga vergisinin ÖTV dahil tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini değerlendirmiş ve anlatmıştır. İlk bakışta hatasız gibi görünen bu özelgede anakronizm yani tarihsel yanılgı mevcuttur. Şöyle ki, atıf yapılan 30 seri No.’ lu Damga Vergisi Tebliği 1997 yılında yayınlanmış olup; 2002 yılında kanunlaşmış ÖTV kanununu kapsamasının ve dahi onunla ilgili bir değerlendirmeye sahip olmasının imkânı yoktur. Yani henüz çıkmamış/kanunlaşmamış bir vergi önceki dönemlerde yayınlanmış bir tebliğin içinde yer alması/değerlendirilmesi olanaksızdır.
Benzer olarak mükelleflerin/kurumların ilgili vergi daireleri ‘olumsuz tespit yazıları’ na yönelik Katma Değer Vergisi Beyannamelerini düzeltmeleri istenilmektedir. Hızlı hareket eden bir mükellefin 2025/Haziran ayı vergilendirme dönemine ilişkin 15.01.2026 tarihli vergi dairesi yazısına istinaden kendi beyanları üzerinden (ilk Beyan –Kanuni Süresinde Verilen) düzeltme yaparak indirimlerinden çıkardığı örneğinde ‘ödenmesi gereken KDV’ çıkmayabilir ya da çıkabilir. Ödenmesi Gereken KDV tutarının bulunamadığını/hesaplanamadığını örnek alırsak, mükellef/kurumun 2025/Haziran ayı vergilendirme döneminde toplam indirim (yurt içi alımlarına yönelik) KDV tutarının 200,00.-TL; hesaplanan (toplam KDV) tutarının ise 100,00.-TL dolayısıyla sonraki döneme devreden KDV tutarının 100,00.-TL olduğunu varsaydığımızda bu mükellef/kuruma ilgili vergi dairesi 15.01.2026 tarihli yazısına istinaden (2025 yılı) 500,00.-TL tutarında bir mal ve hizmet alışının sahte belgeye dayandığı ve 100,00.-TL tutarında KDV’ nin indirimlerinden çıkarması gerektiği bildirildiğinde, mükellefin/kurumun 2025/Haziran ayı vergilendirme döneminde ödenmesi gereken KDV tutarı hesaplanmaz (0,00.-TL olarak beyan edilir) ancak devreden KDV tutarı (ilk beyanında 100,00.-TL olan) sıfırlanır. Mükellef/kurumun ödenmesi gereken KDV tutarı olmaz. Mükellef/kurum bu şekilde bir düzeltme yaptığında ilk bakışta her şey normal ve hatasız gibi görünür. Halbuki mükellefin/kurumun 2025 takvim yılı/hesap dönemi ilgili vergi dairesi yazısından önceki bir tarihte 15.10.2025’ te incelenmiş (vergi inceleme tutanağı tutulmuş ve vergi inceleme raporu düzenlenmiş) ve 2025/Haziran ayı vergilendirme döneminde mükellefin/kurumun özel işlerinde kullandığı aracına ilişkin 500,00.-TL tutarında bir giderin (tamir ve/ya bakım vs…) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 30/d. maddesi uyarınca 100,00.-TL tutarında KDV’ sinin reddedildiği (gelir/kurum vergisi tarhiyat önerisi ihmal edilmiştir) ve mükellefin/kurumun ilgili dönem toplam indirim KDV tutarının 100,00.-TL olarak dolayısıyla da devreden KDV tutarının 0,00.-TL tutarında olması gerektiği bir durumda; mükellefin/kurumun vergi inceleme raporundan sonraki bir tarihte ilgili vergi idaresi yazısına ilişkin verdiği düzeltme beyannamesi, vergi inceleme raporundan sonra ve verginin/düzeltmenin kesinleşmesinden sonra hatalı olarak verilmiş olacaktır. Çünkü gerçekte mükellefin/kurumun ödenmesi gereken KDV tutarının 0,00.-TL yerine 100,00.-TL olarak düzeltilmesi gerekecekti. İlgili vergi dairesinin mükellefe/kuruma gönderdiği yazısından önce vergi inceleme raporundaki düzeltmeleri olumsuz tespit yazısından önce yapması kronolojik olarak yerinde olacaktı. Ancak bu işlem geciktiğinde/yapılmadığında/yapılamadığında ve sonrasında ‘olumsuz tespit yazısı’ gönderildiğinde ve dahi mükellefin/kurumun bu yazıyı hızlıca dikkate alıp KDV beyan düzeltmesi yaptığında anakronizm ile karşı karşıya gelinecektir.
Anakronizm, vergi mevzuatında da hatalara yol açabilmektedir. Vergi idareleri hatta mükellefin evraktaki tarihlere ve de kronolojisine dikkat ederek işlem yapmaları gerekir. Belirtilen bu hata Gelir İdaresi Başkanlığı alt yapısına eklenecek bir program yazılımı ve/ya mevcutsa güncellemesi ile çözülebilecektir. Aksi takdirde uzman personel sayısı ve uzmanlığı ile -iş yükü sebebiyle- çözülememektedir.
Katma Değer Vergisi beyannamesinde yer alan toplam bu döneme ait indirim (yurt içi alımlara yönelik) büyük oranda azaltılmasına yönelik KDV tutar düzeltmelerinin mükellefler/kurumlar tarafından sıklıkla yapılan bir işlem olduğu açıktır. Bu sebeple Gelir idaresi Başkanlığının mutlak surette yapacağı yazılım ve teknik alt yapı düzenlenmesi/eklenmesi ile her türlü hatadan uzaklaşılacağı ve anakronizm içermeyen özelgelerin verileceği açıktır ve Yapay Zekanın (KURGAN) yoğun kullanıldığı günümüzde elzemdir.
Kaynakça
-213 sayılı Vergi Usul Kanunu
-https://sozluk.gov.tr/
-3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
-1 Seri No.’ Lu Katma Değer Vergisi Tebliği
-02.11.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-DMG-334-1085
*Yazımızdaki örnekte tecil, ,terkin, iade ve diğer indirim gibi KDV beyannamesinde yer alan tutarlar 0,00.-TL’dir.
14.07.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.