
Hile; işletmenin kaynaklarının veya varlıklarının kasıtlı olarak yanlış uygulanması ile bir kişinin yarar sağlamasıdır.
Hata; muhasebede en çok rastlanılan bir durum olup bir yanılmadır.
Danıştay 3. Dairesinin 28.06.2018 tarih ve E.2014/5545, K.2018/3664 sayılı kararında muhasebe hilesi kavramı, muhasebe hatası kavramından farklıdır.
Esasında iki fiil de hesap işleyişi ve kayıt düzeninin vergi ve muhasebe ilkelerine aykırı tutulması anlamına gelmektedir.
Ancak hata ile hile arasında, suçun manevi unsurunun oluşması bakımından farklılık bulunmaktadır.
Muhasebe hataları; ihmal, dikkatsizlik ve bilgisizlik gibi nedenlerle oluşur.
Muhasebe hilesi ise; bilinçli olarak, menfaat sağlamak amaçlı, vergi matrahını azaltacak kayıt ve işlemler olarak değerlendirilmektedir.
Danıştay 7. Dairesi 12.11.2020 tarih ve Esas No: 2016/3590, Karar No: 2020/4583 sayılı kararı;
Davacı otomotiv bayinin, nihai tüketiciye teslim etmek üzere ithalini gerçekleştirdiği ve indirimli ÖTV oranının uygulandığı dönemde kendi adına faturalandırdığı araçları, indirim döneminden sonra nihai tüketiciye satmasının kanuna karşı hile olduğu şeklindedir.
‘’Yasal düzenlemeler birlikte incelendiğinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihte geçerli olan vergi oranının matraha uygulanması suretiyle vergi borcunun hesaplanmasının gerektiği, davacı şirketin olağan koşullarda nihai tüketiciye teslim etmek üzere ithalini gerçekleştirdiği araçlar için teslim tarihinde geçerli olan vergi oranı üzerinden ÖTV beyan ederek ödemesi gerekirken, vergi oranının daha düşük olduğu dönemde, daha az vergi ödenmesi amacıyla vergiyi doğuran olay şekli olarak gerçekleştirilerek, özel tüketim vergisinin hesaplanıp ödendiği ve bu verginin de daha sonraki tarihte nihai tüketiciye yapılan teslimde aracın fiyatına örtülü şekilde yansıtılarak, 4760 Sayılı Kanun yönünden vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi bakımından kanuna karşı hile yoluna başvurulduğu sonucuna varıldığından.’’
Özel tüketim vergileri tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, dava konusu özel tüketim vergisi tarhiyatlarının dayanağı olan 22.07.2023 tarih ve 2013-A-2099/66 sayılı vergi inceleme raporunun ‘’3.3. Res’en takdir verileri, hesaplanan matrah, Res’en tarhı gereken Özel Tüketim Vergisi ve kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası’’ başlıklı bölümünde uyuşmazlık konusu dönemler için ‘’Res’en tarh edilmesi gereken ÖTV tutarına ilişkin tablo oluşturulurken, davacının ilgili dönemler için beyan ettiği vergiler düşülmeden tarh edilmesi gereken toplam vergi tutarlarının önerildiği, öte yandan kesilmesi önerilen ‘’vergi ziyaı cezaları’’ için oluşturulan tabloda ise, davacı tarafından beyan dışı bırakılan toplam fark vergi tutarı esas alınmak suretiyle 3 kat vergi ziyaı cezası önerildiği anlaşılmıştır.
Haziran ayında satın alınan 3 araç için toplam beyan edilmeyen 5.760,71 ₺ vergi farkı bulunmasına rağmen,
hiç beyanda bulunulmamış gibi 17.282,12 ₺ vergi önerilmiştir.
Aynı dönem için beyan dışı bırakıldığı tespit edilen toplam vergi farkı: 5.760,71 ₺ üzerinden 3 kat tutarında hesaplanarak 17.282,12 ₺ vergi ziyaı cezası önerilmiştir.
VUK m.117 uyarınca hesap hatası türleri şu şekildedir:
Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş olmasıdır.
Örneğin; bu dönem özellikle sıkça yapılan hatalardan biri gelirlerden indirim konusudur:
Konut kira gelirinden indirimlerin düşülmemiş olması, zararın mahsubunun yapılmamış olması
Mesela; vergi inceleme raporu, yoklama fişi gibi belgelerde yapılan hatalar da matrah hatası sayılmaktadır.
Mükellefin kendi defterlerinde yaptığı rakam hatası da matrah hatası sayılmaktadır.
Matrahta yapılan hataların vergi hatası kapsamında kabul edilebilmesi için hukuki uyuşmazlık niteliğinde olmaması gerekir.
Buna göre aslında rakamsal olup matrah hatası kapsamına girmeyen örnekler şunlardır:
Bu örnekler matrah miktarının doğruluğu ile ilgilidir.
Vergi oran ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış olması, beyannamede veya tahakkukta verginin eksik ya da fazla hesaplanmış olmasıdır (VUK m.117/2).
Örneğin;
Gelir vergisi başlangıç ödeneğinin %15 yerine %20 olarak hesaplanması, KDV hesaplanmasında oranın %10 yerine %20 uygulanması.
Vergi miktarında hatadan söz edebilmek için vergiyle alakalı tüm işlemler doğru olmalı, ancak belgede hesaplanan ya da tahakkuk eden vergi eksik ya da fazla olmalıdır.
Uygulamada en çok rastlanılan hata türüdür. Özellikle mahsupların yapılmamış olmasından kaynaklı vergi hatalarına sıkça rastlanmaktadır.
Verginin mükerrerliğinin oluşması için;
Örneğin; satın alınan bir taşıt üzerinden ödenecek hem ÖTV hem de KDV mükerrer vergiye tabi değildir. Çünkü Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu iki ayrı kanundur.
Uygulamada ‘’verginin vergisi’’ alındığı gerekçesiyle ÖTV açısından bu konu birçok eleştiriye maruz kalmıştır.
Verginin mükerrerliğinde aynı kaynak, aynı yapı üzerinden birden fazla vergi alınması gerekmekteyken; Katma Değer Vergisi ile Özel Tüketim Vergisi her ikisi de harcamalar üzerinden alınmakta fakat yapıları farklıdır. Dolayısıyla iki vergi türü aynı kaynaktan alınsa da yapı itibarıyla aynı değildir.
Örnek: konutlara ilişkin bina vergisi, Emlak Vergisi Kanunu m.29’da yer alan vergi değeri üzerinden hesaplanmaktadır.
7194 sayılı Kanunun 30. maddesiyle eklenen Emlak Vergisi Kanunu’nun 42 ve müteakip maddelerine değerli konut vergisi adı verilmektedir.
Değerli konut vergisi, EVK m.44 uyarınca EVK m.29’daki vergi değeri üzerinden hesaplanacaktır.
Bu noktada değerli konut vergisi ödeyenlerin aynı şekilde ödedikleri bina vergisi tutarlarını bu madde kapsamında düzeltmeleri gerekmektedir.
Çünkü VUK m.117/3 uyarınca mükerrerlik vergi hatasıdır.
Danıştay VDDK 03.07.2019 tarih E.2019/199, K.2019/483 sayılı kararda;
2019 yılında mükellef tarafından pişmanlıkla verilen düzeltme beyannamesi ile yasal kayıt ve beyanlardan bir kısım faturaların katma değer vergisi indirimlerinden çıkarılmasına rağmen, sonrasında yapılan vergi incelemesi neticesinde düzenlenen inceleme raporuna istinaden aynı faturalar nedeniyle cezalı tarhiyat yapılmış olması mükerrer vergileme olarak kabul edilmiş ve bu durumun vergi hatası kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır.
SMMM İLKNUR KEBELİ
smmmilknurkebeli@gmail.com
(26.03.2026)
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.