Erkan Kipik
İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı – geçerli nedenle feshi, çalışma hayatının en kritik sonuçları en sıkıntılı süreçlerinden biridir. Özellikle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında gerçekleştirilen fesihlerde, yalnızca olayın haklı neden oluşturması yeterli değildir; aynı zamanda sürecin mevzuata uygun yürütülmesi de kritik önem taşımaktadır.
Uygulamada birçok uyuşmazlıkta, haklı neden mevcut olmasına rağmen usul eksiklikleri nedeniyle işletmeler ciddi tazminat ve işe iade riskleriyle karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenle haklı nedenle fesih, yalnızca disiplin uygulaması olarak değil; aynı zamanda hukuki risk yönetimi, belge disiplini ve süreç kontrolü gerektiren kurumsal bir yönetim konusu olarak ele alınmalıdır.
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri, her hatalı çalışan davranışının haklı fesih kapsamında değerlendirilmesidir. Her problemli durum, işverene derhal fesih hakkı vermez. Haklı nedenle fesih; iş ilişkisinin sürdürülmesini işveren açısından kabul edilebilir ölçüde imkânsız hale getiren ağır ihlaller için söz konusu olur.
En belirgin ve bilinen çalışan haklı olumsuz davranışlara örnek olarak;
Buna karşılık performans düşüklüğü, hedef tutturamama veya uyum sorunları çoğu zaman geçerli nedenle fesih kapsamında ele alınmalıdır. Bu ayrımın doğru yapılması, dava risklerinin yönetilmesi açısından kritik önemdedir.
Haklı nedenle fesihte ispat yükü büyük ölçüde işverendedir. Bu nedenle olayın mutlaka yazılı kayıt altına alınması gerekir.
İlgili dosya hazırlanırken eksiksiz dikkat edilmesi ve olması gereken bilgi ve belgeler şöyledir;
Tutanak, tanık beyanları, kamera kayıtları, e-posta ve yazışmalar, devamsızlık kayıtları, Disiplin kurul kararları, savunma beyanları, noterden çekilen ihtarnameler vs. Özellikle tutanaklarda tarih, saat, olay yeri, olayın açık anlatımı ve imzalar yer almalıdır.
Hukuka uygun temelli alt yapısı hazır fesihlerde çalışandan yazılı savunma alınması, işveren açısından önemli bir koruma sağlar. Savunma sürecinde, objektiflik ilkesine, ispat mantığına, hukuki altyapıyı destekleyecek şekilde olmasına, işçi-işveren iyi niyet karinesine dikkat edilmelidir.
Haklı nedenle fesih hakkının kullanılmasında yasal süreler kritik önemdedir.İş Kanunu’nun 26. maddesi kapsamında, işverenin feshe konu olayı öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü içinde işlemlere başlaması gerekir. Bu sürenin kaçırılması, haklı nedenle fesih hakkını zayıflatabilir.
İnsan kaynakları ve bordro süreçlerinin uyumlu ilerlemesi gerekir. Yanlış çıkış kodu kullanımı, sonradan hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir. Bu nedenle fesih gerekçesi ile SGK işten çıkış kodu arasında tam uyum sağlanmalıdır.
Sonuç olarak tüm açıklamalar ve tespitler sonucunda, haklı nedenle işten çıkarma süreçleri, hukuki risk analizi yapılarak eyleme geçilmelidir. Firmalar için yalnızca işten çıkarma konusu değil, aynı zamanda hukuki ve finansal risk yönetimi sürecidir. Haklı nedenin varlığı kadar; olayın doğru sınıflandırılması, yazılı delillerle desteklenmesi, usule aykırı fesih olmaması, savunma sürecinin işletilmesi ve yasal sürelerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Aksi durumların yaşanması, işletmeleri ciddi tazminat ve işe iade riskleriyle karşı karşıya bırakabilmektedir. Bu nedenle süreçlerin insan kaynakları, hukuk ve finans ekiplerinin entegre içinde yürütülmesi kurumsal açıdan kritik önem taşımaktadır.
15.05.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.