I - ŞİRKET ORTAKLARINA BORÇLANMA
YASAĞI
6102 sayılı
TTK’nun 358.maddesinde Kanunu’nun yürürlüğe giriş tarihi olan 1 Temmuz 2012
tarihinden geçerli olmak üzere hem A.Ş. hem de L.Ş. ortaklarının şirkete
borçlanmaları yasaklanmıştır. Ancak şirket ortağının, iştirak taahhüdü ve
emsalleri ile aynı koşullarda olan şirketle olan başka ticari ilişkileri bu
yasak kapsamı dışında tutulmuştur. Bu maddede şirketin diğer müşterileri ile
olan ticari ilişkileri ile aynı olması koşulu ile ortakların da şirketle ticari
ilişkilerinin olabileceği ifade edilmektedir.
II - YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE
VE AKRABALARINA BORÇLANMA YASAĞI
6102 sayılı
TTK’nun 395/2 maddesinde;
· Yönetim
kurulu üyesi, onun alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece
dahil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları (Kan Hısımları : anne,
baba, çocuk, kardeş, torun, dede, nine, kardeş çocukları, hala, dayı, teyze.
Sıhri Hısım : eşten dolayı akraba olan kayınvalide, kayınpeder, kayın,
baldız, görümce, bunların çocukları, eşin dayısı, amcası, halası)
·
Yönetim
kurulu üyesinin kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs
şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri;şirkete
nakit ya da ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve
teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Diğer
bir ifade ile şirketlerin, yukarıda sayılan kişilere kefil olması, garanti ya da
güvence vermesi, sorumluluk yüklenmesi ve borçlarını devralması yasaktır.
Ancak bununla ilgili olarak şirketler topluluğuna istisna getirilmiş şöyle ki;
hakim şirket, hakimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamamama
koşulu ile şirketler topluluğuna dahil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve
garanti verebilirler. Diğer bir istisnası ise, Bankacılık Kanunu’na tabi anonim
şirketleri kapsamaktadır, bu şirketlerle ilgili kendi özel mevzuatlarındaki
düzenlemeler uygulanacaktır.
III-
1 TEMMUZ 2012 TARİHİNDEN
ÖNCE ŞİRKETE BORCU OLAN ŞİRKET
ORTAKLARININ DURUMU
1 Temmuz 2012
tarihinden önce 6102 s. TTK’nun 358. Maddesine aykırı bir şekilde şirkete
borçlanan gerek anonim şirket ortakları gerek ise limited şirket ortakların 6103
s. Kanun’un 24/1 maddesine göre 1 Temmuz 2015 tarihine kadar şirkete olan
borçlarını nakten ödemeleri gerekmektedir. Bu süre içerisinde şirket
ortaklarının şirkete olan borçlarını nakten ödememeleri durumunda 1 Temmuz 2012
tarihinden sonra borçlanılmış gibi değerlendirilerek TTK’nun 562.maddesi
gereğince adli para cezası hükmolunur.
IV – BORÇLANMA YASAĞINA İLİŞKİN
CEZALAR
Borçlanma yasağına aykırı
davranan;
§
Şirket ortakları (TTK
358.m.),
§
Yönetim kurulu üyeleri
(TTK 395/2),
§
Yönetim kurulu üyelerinin
hısımları (TTK 395/2),
§
Yönetim kurulu üyeleri ve
hısımlarının ortağı olduğu şahıs şirketleri (TTK 395/2),
§
Yönetim kurulu üyelerinin
en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri (TTK 395/2)
6102 sayılı
TTK’nun 562/5.paragrafında;
Borçlanma yasağına
aykırı davranılması durumunda 300 günden az olmamak üzere cezalandırılacakları
hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddesinde;
Adli para cezası, 5
günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda 730 günden fazla olmamak
üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen
miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan tutarın hükümlü tarafından Devlet
Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
En az 20 ve en fazla
100 Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin
ekonomik ve diğer şahsi durumları göz önünde bulundurularak takdir edilir.
Kararda, adli para
cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı
olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
Hakim, ekonomik ve
kişisel durumlarını göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi
için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere süre
verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler şeklinde ödenmesine de karar
verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan kısmın
tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği
belirtilmektedir.
5275 sayılı
Ceza Ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
106/7.
paragrafında;
Adli para cezası yerine
çektirilen hapis süresi 3 yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para
cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre 5 yılı geçemez, diyerek adli para cezaları
ile ilgili en fazla sürenin ne olacağı da ayrıca belirlenmiştir.
V – SONUÇ
6102 sayılı TTK’na göre anonim
şirket ve limited şirket ortaklarına iştirak taahhüdünden doğan borçlanmaları
dışında, şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır. Ancak ticari olmak ve emsalleri
ile aynı ya da benzer olması koşulu ile şirket ortaklarının şirkete olan
borçlanmaları yasak kapsamında sayılmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin ve alt
ve üst soyundan birisinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dahil üçüncü dereceye
kadar kan ve kayın hısımlarının da şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır.
1 Temmuz 2012 tarihinden önce 6102 s.
TTK’nun 358. maddesine aykırı bir şekilde şirkete borçlanmış bulunan şirket
ortakları 1 Temmuz 2015 tarihine kadar şirkete olan borçlarını nakten ödemeleri
gerekmektedir. Bu süre içerisinde şirket ortaklarının şirkete olan borçlarını
nakten ödememeleri durumunda 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra borçlanılmış gibi
değerlendirilerek TTK’nun 562/5.paragrafı gereğince adli para cezası
uygulanacaktır.
Hakim tarafından,
bir gün karşılığı olan adli para cezasının tutarı, kişinin ekonomik ve diğer
kişisel durumları göz önünde bulundurularak ez 20 ve en fazla 100 TL olarak
belirlenecektir. Adli para cezaları 5 günden az 730 günden fazla olamayacağı
gibi, adli para
cezası yerine çektirilen hapis süresi 3 yılı geçemez ve birden fazla hükümle
adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde de bu süre 5 yılı geçemez.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)