.                                                                                         Site'yi Tavsiye Et | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim    


Cem Çelik
5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun ve Görüşlerimiz (19.11.2008)
  YENİLER
    ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

  Site İçi Arama
 

PRATİK MENÜ

 




Ali Özbek
Ertelenmiş Gelir Kavramı ve Muhasebeleştirilmesi

18.11.2008
Mustafa Alpaslan, Eda Kaya
Özel İnşaat İşleri ve Yap-Satçı Müteahhitlerde Dönemsonu İşlemleri Nelerdir?

17.11.2008
Altar Çalışaneller
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Getirilen Yeni Düzenlemeler Işığında Prime Esas Kazancın Tespiti ve Uygulamaya Yönelik Özellik Arz Eden Durumlar

11.11.2008
Ufuk Özdemir
Garameten Taksim

10.11.2008
Barış Birbir
5084 Sayılı Yasanın Pratikte Yansımaları

07.11.2008
Koray Ateş
Dövizli Alınan Kredilerin Faiz Değerlemeleri ve Muhasebe Uygulamaları

05.11.2008
Ahmet Gündüz
Kira Gelirleri ve Kira Ödemelerinin Bankadan Yapılması Zorunluluğu

03.11.2008
Dursun Ali Yaz
01.11.2008 Tarihinden İtibaren Kira Ödemeleri Banka veya PTT Yoluyla Yapılacaktır

03.11.2008
Murat Çelik
İşverenler Açısından 01 Ekim 2008 den Sonra Çalışma Hayatında Yapılan Değişiklikler

29.10.2008
Abubekir Taşyürek
İhtiyaç Sahiplerine Gıda, Temizlik, Giyecek ve Yakacak Maddelerinin Bağışında Uygulanan Vergi İndirimi

28.10.2008
Burcu İşgüden
Faaliyet Tabanlı Maliyetleme ve Kısıtlar Teorisinin Karşılaştırılması

23.10.2008
Özkan Cengiz
İki Tek Bir Çift Yerine Beş Tek Bir Üç

21.10.2008
Neslihan İçten İnce
50 Soruda Elektronik Fatura ve Elektronik Fatura Kayıt Sistemi

16.10.2008
Hülya Topçu
5510 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişiklikler

15.10.2008
Süleyman Uyar
Lehman Brothers ve Küresel Finansal Krizin Ardından Kurumsal Yönetim ve denetim Çıkış Yolu Olabilir Mi?

13.10.2008
Ahmet Fırat, Kemal Tatar
Özürlü Sigortalıların İstihdamına İlişkin Teşvikler ve Muhasebe Kayıtları

16.09.2008




  YAZARLARIMIZ
Doç. Dr. Mustafa SAKAL
Dokuz Eylül Üniversitesi
İİBF, Maliye Bölümü

Dr. Mustafa ALPASLAN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
m.alpaslan@windowslive.com






VERGİDE TAHSİL ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN BİR YARGI KARARININ ANALİZİ
Tarih: 01.09.2008

           

            Genellikle zamanaşımı uygulaması vergi, vergi cezaları ve diğer amme alacaklarında çok ortaya çıkan bir konu değildir. Hemen hemen yıl sonlarına doğru bütün vergi daireleri amme alacağının zamanaşımına uğramaması için gazetelere ilanlar vermekte veya vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus ilan tahtalarına askıya çıkarmaktadırlar. Kimi zaman da mükellefin borcuna açıktan para yatırılarak tahsilat yapılmış havası yaratılmaktadır. [1] 

            6183 sayılı AATUHK’nun 102. maddesinde amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılın başından itibaren (5) yıl içinde tahsil edilmeyen alacaklarının zamanaşımına uğrayacağından bahis edilmektedir.  Keza, aynı yasanın 103. maddesinde ise ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip işlemleri neticesinde yapılan her çeşit  tahsilatlar, ödeme emri tebliği, mal beyanı, mal edinme ve mal artışlarının bildirilmesi, sayılan işlemlerden herhangi birinin şahsi kefile veya yabancı kişi ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı kamu alacaklarında  yargı organlarından bozma kararlarının gelmesi, amme alacağının güvenceye bağlanması, yargı organları tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olması, iki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı kamu idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazılı olarak başvurulması, amme alacağının özel yasalara göre ödemek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması halinde “zamanaşımının kesileceği” ve kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren yeniden çalışmaya başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

            Yaşanmış bir olayda, 1995 yılının 6. ayına ilişkin ödeme emrinin vadesinin 1995 yılının 7. ayı olması nedeniyle, tahsil zamanaşımının dolduğu yıl 2000 yılı olup, bu zamana  kadar şirket adına ödem emrinin hukuksal olarak geçerli bir ilanla tebliğ edilmemiş olması karşısında düzenlenen ödeme emirlerinde  hukuka uyarlılık görülmemiştir.
[2]

            Tahsil zamanaşımı, vergiler ve bütün kamu alacakları için geçerli olmak  üzere,  Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında  Kanunda düzenlenmektedir. Bu kanunun  102. maddesine göre,  kamu alacağı, vadesini  izleyen yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğramaktadır. Tahsil zamanaşımı   süresi dolduktan sonra alacaklı kamu idaresinin söz konusu kamu alacağını tahsil etme yetkisi  ortadan kalkmaktadır. Ancak, yükümlünün rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilmektedir.  [3]

             Vergi aslı zamanaşımına uğradığı takdirde, fer’i amme alacağı gecikme zamlarının da asla tabi olarak zamanaşımına uğrayacağı tabidir. [4]

            Yine amme alacağını düşüren nedenlerden birisi de zamanaşımı olduğuna göre, para cezalarına ait özel yasalardaki zamanaşımı hükümleri saklı kalmak koşuluyla 6183 sayılı kanunun kapsamına giren bütün amme alacakları 102. maddeye göre 5 senelik zamanaşımı hükümlerine tabidir. 

             Diğer taraftan, zamanaşımı bakımından istisnai hükümler mevcut olmayan özel ceza kanunlarındaki kamu cinsinden para  cezalarının  TCK 68. md gereğince ve özel yasalarında zamanaşımı hakkındaki istisnai hükümler mevcut olmayan tazminat ve inzibati amaçlı para cezalarının da 6183 sayılı kanunun 102. maddesi hükmü gereğince zamanaşımına tabi tutulması gerekmektedir.

            Tahsilatla ilgili kamu idareleri,  amme alacağının tahsil edilmesinde zamanaşımını kendiliğinden dikkate almak mecburiyetindedir. Zira, zamanaşımı amme düzeni ile ilgili bir düzenlemedir.  Ancak, zamanaşımından sonra mükellefin yapacağı gönüllü ödemelerin kabul edilmesi gerekmektedir.  Bu durum, 6183 sayılı yasanın 102. maddesi ile getirilen  özel bir düzenlemeden kaynaklanmaktadır.

            Vergiyi doğuran olay, ihracata taahhüt süresinin bitimi tarihinde tekemmül ettiğinden, zamanaşımının, bu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren; tahsil zamanaşımı ise tarh ve tebliğ edilen  verginin, kanunda öngörülen vadesinin rastladığı yılı   takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacaktır. [5]

            Diğer taraftan, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından verilen kararda;   tahsil zamanaşımının süresi sonrasında mükellef eşyaları üzerine haciz tatbik olunamaz. Şeklinde kararları bulunamaz. [6]       


 

DİPNOTLAR

[1] Bkz. ARSLAN Mehmet, “Vergi Dairelerine Mükelleflerin Haberi Olmaksızın Yatırılan Paralar”, Lebib Yalkın Dergisi, 2007

[2] İzmir 2. Vergi Mahkemesi Kararı, 25.6.2008 gün ve E:2007/1562-K:2008/917 sayılı karar.

[3] KARAKOÇ Yusuf, Genel Vergi Hukuku, 4. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2007,  s.421

[4] MUŞUL Timuçin, Notlu-İçtihatlı, Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun, s.259, Bkz. Dnş. 7. D. 14.10.1967, E:1967/2291-K:1967/2291.

[5] Dnş. 7. D. nin 14.3.2006 gün ve E:2005/1076-K:2006/811 sayılı kararı.

[6] DDK, 23.9.1965 gün ve E:1966/65-K:1966/1953 sayılı kararları.

 



 


   





 MuhasebeTR.com  |  Türkiye'nin Muhasebe Sitesi  

 Copyright © 2005-2008. www.MuhasebeTR.com
 Her hakkı saklıdır. Yasal Uyarı
 iletisim@muhasebetr.com  

 InterPlus Grup Eğitim & Danışmanlık  
  


ÜCRETSİZ ÜYELİK                                                                                                KAPAT

100.000 'i Aşkın Üye Sayısı İle Türkiye'nin
1 NUMARALI Muhasebe ve Mali Mevzuat Sitesi

ÜCRETSİZ ÜYE OLUN;
Güncel Makaleler, Değişen Mevzuatlar,
Basından Yazılar, Ücretsiz Programlar, Muhasebe İlanları ...
E-POSTA ADRESİNİZE gönderelim.