YAZARLARIMIZ
İbrahim Karaduman
Vergi Müfettişi
E. Gelirler Kontrolörü
karaduman1983@yahoo.com



Son G20 Zirvesine Vergisel Bakış

Yazımızın esas gündemine geçmeden önce, kısaca G20 (Group of Twenty) hakkında bilgi vermekte yarar var. G20, ülkemiz de dâhil olmak üzere toplam 19 devletten ve Avrupa Birliği’nden (Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Almanya, Fransa, Büyük Britanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği) oluşan ekonomi ve finans odaklı bir gruptur. İlk bakışta bu 19 ülkenin toplam olarak dünyanın en büyük 19 ekonomisine sahip olduğu algısı oluşsa da, bu ülkeler dünyada ilk 31’de yer alan ekonomilerden oluşuyor. Örneğin; İspanya gibi, dünyada ilk 19 ekonomide yer almakla birlikte Avrupa Birliği içinde temsil edilmeyi tercih eden ülkeler olduğu gibi, Tayvan, Norveç, İsviçre ve İran gibi, üye ülkelerden daha büyük ekonomilere sahip olmalarına rağmen G20 içinde bulunmayan ülkeler de vardır.

G20’nin kurulması ilk olarak 1999 yılında Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen G7 (Group of Seven) zirvesinde kararlaştırılmıştır. 1999 yılından itibaren Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları düzeyinde küresel finansal istikrarın sağlanması amacıyla ekonomik konuları görüşmek üzere düzenli olarak yılda bir defa toplantılar yapılmaktadır. Devlet ve hükümet başkanları arasındaki buluşmalar ise küresel finansal krizin etkisiyle ilk olarak 2008 yılında ABD’nin Washington şehrinde başlamış olup o yıldan itibaren düzenli olarak her yıl bir üye ülkenin dönem başkanlığında devam etmektedir. Nitekim 2015 yılında ülkemizin dönem başkanlığındaki zirve Antalya’da yapılmıştır. Zirveler; Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları zirvesi için bir tane, devlet ve hükümet başkanları zirvesi için bir tane olmak üzere kapanış bildirileri ile sonuçlanmaktadır. Kapanış bildirilerinde yer alan kararlar genel olarak ekonomik ve bazen siyasi niyet açıklamalarını içermekte olup bildirilerin üye ülkeler açısından bir bağlayıcılığı bulunmuyor. G20 zirvelerinde üyelerin yanı sıra; Dünya Bankası (World Bank), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve varsa davetli diğer ülkeler de temsil ediliyor.

G20’nin 2019 yılındaki zirvesi ise Japonya’nın dönem başkanlığında gerçekleşti. Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları zirvesi 8-9 Haziran 2019 tarihlerinde Fukuoka şehrinde, devlet ve hükümet başkanları zirvesi ise 28-29 Haziran 2019 tarihlerinde Osaka şehrinde yapıldı. Doğal olarak G20 zirvelerinde medyanın ilgi gösterdiği konular güncel siyasi gelişmeler, liderlerin kendi aralarında yaptıkları ikili görüşmeler gibi konular oluyor. Japonya’daki zirvede de durum bu şekilde gelişti. Ancak, gerek Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantılarında, gerekse liderler zirvesinde gündemde pek yer almayan önemli kararlar alınıyor ve bu kararlar sonuç bildirgelerine de yansıyor. Biz de ilgi ve uzmanlık alanımız gereği, bu yılki zirve bildirilerinde yer alan vergi ile ilgili hususlara odaklanacağız.

Fukuoka şehrinde yapılan Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları zirvesi sonucunda 14 maddelik bir sonuç bildirgesi[1] yayınlandı. Bu bildirgenin 4 ve 11’inci maddelerinde vergi ile tavsiyeler yer alıyor. Bildirgenin 4’üncü maddesi aslında esas itibariyle G20 ülkelerinin nüfuslarının yaşlanması da dâhil olmak üzere demografik değişiklikleri ilgilendiriyor. Bildirgede; demografik değişikliklerin mali, finansal ve yapısal politikaları kapsayan eylemleri gerektirdiği vurgulanarak, ülkelere çeşitli önerilerde bulunulmuş. Bu önerilerden birisi de; üye ülkelerin vergi sistemlerinin nüfusun yaşlanmasının ve demografik değişikliklerin yol açtığı zorluklara daha iyi cevap verebilmek için adil ve büyümeye uygun bir biçimde tasarlanması. Bu tasarımın nasıl yapılacağı konusunda detaylı tavsiyeler bulunmamakla birlikte ilkesel bir belirleme yapılmış durumda. Nüfusun yaşlanması ülkemiz açısından kısa vadeli bir problem olarak görülmemekle birlikte -orta ve uzun vadede problem olacağı değerlendirilmektedir- G20 ülkelerinin pek çoğu için acil olarak çözülmesi gereken bir mesele. Ancak, özellikle son yıllardaki göç hareketleri sebebiyle meydana gelen demografik değişiklikler bizim için acil çözülmesi gereken problemlerin başında geliyor. Nitekim zirve bildirgesine de yansıdığı üzere, bu problemlerin çözümündeki araçlardan birisi de vergi sisteminin bu yeni duruma uyarlanması olacaktır.

Bildirgenin 11’inci maddesi ise tamamen vergisel konularla ilgili olarak kaleme alınmış. Maddede; “G20’nin küresel olarak adil, sürdürülebilir ve modern bir uluslararası vergi sistemi için işbirliğini sürdüreceği, büyüme yanlısı vergi politikalarını geliştirmek için uluslararası işbirliğinin memnuniyetle karşılanacağı, OECD BEPS (Base Erosion and Profit Shifting-Matrah Aşındırması ve Kar Aktarımı) projesinin[2] dünya çapında uygulanmasının ve vergi matrahlarının arttırılmasının önemli olduğu, dijitalleşmeden kaynaklanan vergi zorluklarını ele alma konusundaki son gelişmelerin (OECD çalışmalarının), vergi amaçlı finansal hesap bilgilerinin değişimi de dâhil olmak üzere, vergi şeffaflığı konusundaki son gelişmelerin ve uluslararası kabul görmüş vergi şeffaflığı standartlarını tatmin edici şekilde uygulamayan ülkelerin belirlenmesinin memnuniyetle karşılandığı, belirlenen ülkelere ilişkin listenin OECD tarafından yapılacak güncellenmesinin de beklendiği, listelenen ülkelere karşı savunma önlemlerinin dikkate alınacağı, tüm ülkelerin “Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesini (Convention on Mutual Administrative Assistance in Tax Matters)” imzalayıp onaylamaya çağrıldığı, Vergi İşbirliği Platformu (Platform for Collaboration on Tax-PCT) aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerin vergi kapasitelerinin artırılmasına çalışıldığı, Vergi İşbirliği Platformu’nun (PCT) ilk ilerleme raporunun yanı sıra Japonya’daki Asya-Pasifik Vergi ve Mali Suç Araştırmaları Akademisinin memnuniyetle karşılandığı” belirtilmiş. Bu maddede yer verilen hususların neredeyse tamamının birebir olarak liderler zirvesi sonucunda ortaya çıkan bildirgenin küresel finans (Global Finance) başlığı altındaki 16’ncı maddesine de aynen yansıdığı görülüyor.[3]

Özetle; sonuç bildirgelerine bakıldığında, vergide küresel işbirliğinin ön planda olduğu görülüyor. Özellikle kar aktarımı yoluyla vergi matrahının aşındırılmasının önemli bir problem olduğu ve bu konuda OECD çalışmalarına (BEPS Eylem Planı) çok önem verildiği de açıkça vurgulanmış durumda. Ayrıca yine vergide şeffaflık konusuna büyük önem verildiği ve bu konuda yeterli çabayı sarf etmeyen ve idari yardımlaşmaya yanaşmayan ülkeler konusunda tedbirlerin geliştirileceği de önemli bir husus olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, belki de önümüzdeki yılların vergi açısından en önemli gündemi olacak olan dijitalleşme ve bundan kaynaklanan vergileme zorlukları kanaatimizce bildirgelerin en önemli, güncel ve gerçekçi konusu. Bildirgelerde bu konuda OECD çalışmalarının benimsendiği belirtilmek suretiyle önemli bir destek verilmiş durumda. Konunun kısa vadede somutlaşacağı, proje olmaktan çıkarak uluslararası mevzuata -özellikle ikili anlaşmalara- konu olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, kanaatimizce, ülkemizde konuyla ilgili hazırlıkların yapılması ve ülke olarak haklarımızın korunması konusunda önemli bir evreye girdiğimiz de görülmektedir.

NOT: Makalemiz www.vergisorunlari.com.tr adresinde yayınlanmıştır.


[1] Communiqué, G20 Finance Ministers and Central Bank Governors Meeting, Fukuoka, Japan, June 9, 2019, http://www.g20.utoronto.ca/2019/2019-g20-finance-fukuoka.html (Erişim Tarihi: 29.07.2019)

[2] https://www.oecd.org/tax/beps/ (Erişim Tarihi: 29.07.2019)

[3] G20 Osaka Leader’s Declaration, Osaka, June 29, 2019, https://www.japantimes.co.jp/news/2019/06/29/national/full-text-g20-osaka-leaders-declaration/#.XTmxisEUk2x (Erişim Tarihi: 29.07.2019)

05.08.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM