Dursun Ali YAZ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Yeditepe Üniversitesi, MBA
aliyaz@suadiyedenetim.com.tr
ŞAHISLARDAN NOTER
SATIŞI İLE SATIN ALINAN ARAÇLARIN ŞİRKET ENVANTERİNE
KAYDININ USUL VE ESASLARI
Tarih:
02.07.2009
Gerçek
usulde mükellef olan şahıs ve şirketler, tüm ticari
faaliyetlerini Vergi Usul Kanunun amir hükümleri
gereğince, ispat edici belgeler ile kayıt altına almak
ve tevsik etmek durumundadır.
Bu
hükmün istisnai durumları da mevcut olmakla birlikte bu
çalışmada mükellef olmayan şahıslardan satına alınan
araçların, şirket kayıtlarına hangi tevsik edici
evraklarla ve ne şekilde alınacağına ilişkin
açıklamalara geniş bir şekilde yer verilecek olup konu
ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının Mükellef
Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü tarafından
17.09.2008 tarih ve
B.07.1.G‹B.4.34.19.02/VUK-1/234-14052 17.09.2008-9436
sayılı muktezası çalışmamızın önemli derecede katkıda
bulunmuştur.
Tevsiki Zaruri Olmayan
Haller
Vergi
Usul Kanunu’nun 228.maddesinde yer alan, ispat edilmesi
ihtiyari olan konulara kısaca kanun ifadesi ile yer
vermek gerekirse;
“Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1.
Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi
mutat olmıyan müteferrik giderler;
2.
Vesikanın teminine imkan olmıyan giderler;
3.
Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen
giderler.
1 ve
2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek
miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve
miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun
bulunması şarttır.”VUK.Md.228
Tevsik Mecburiyeti ve
Tevsik Edici Evraklar
Vergi
Usul Kanunu’nun İspat Edici Kağıtlar başlıklı
227.maddesi hükmü gereğince,”… Bu kanunda aksine
hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü
şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan
kayıtların tevsiki mecburidir.”
Yine
mezkur kanunun 229.230 ve 231.maddelerinde tevsik edici
en temel vesika olan faturanın tarifi, şekli ve
düzenlenme nizamı hakkında hükümler yer almaktadır.
Fatura
kullanma mecburiyeti olan mükellefler VUK.’nun
232.maddesinde aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle defter tutmak zorunda olan çiftçiler:
1-
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
2-
Serbest meslek erbabına,
3-
Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlara,
4-
Defter tutmak zorunda olan çiftçilere,
5-
Vergiden muaf esnafa,
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci
sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit
edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara
yaptırdıkları iş bedelinin 670.-TL.’yi geçmesi
veya bedeli 670.-TL’den
az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi
yapanın fatura vermesi mecburidir.
Yukarıdaki ilgili kanun maddelerinde açıkça belirtildiği
üzere, mükellefler sattıkları emtia veya yaptıkları
işler için fatura vermek, diğer taraf ise fatura talep
etmek ve almak mecburiyetindedir.
Fatura düzenlenmesinin zorunlu olmadığı bir kısım alım
satım ve hizmet işlerinde mükellefler kayıtlarını fatura
yerine geçen vesikalarla tevsik etmek zorundadırlar.
V.U.K.‘ndaki düzenlemelere göre, fatura yerine geçen
vesikalar; perakende satış vesikaları, gider pusulası
ve müstahsil makbuzu olarak sıralanmıştır.
Mükellef Olmayan
Şahıslardan Alınan Araçların Şirket Envanterine kaydı
“Vergi
mükellefi olmayan şahıs” ibaresinden, herhangi bir
şekilde ticaret ile iştigal etmeyen, Kurumlar, Gelir
veya Katma Değer Vergisi mükellefi olmayan, araç alım
satım faaliyetini sürekli bir iştigal konusu olarak
gerçekleştirmeyen gerçek kişiler anlaşılmalıdır.
Birinci
ve ikinci sınıf tüccarların, satın aldıkları araçları
mükellef olmayan şahıslardan temin etmesi durumunda, ne
şekilde evrak düzenlenecektir. Sözkonusu teslim Katma
Değer Vergisine veya vergi tevkifatına tabi olacak
mıdır?
Vergi
mükellefi olmayan şahıslardan, (nihai tüketicilerden)
satın alınan araçlarında diğer ticari işlemler gibi
tevsik edici bir evraka bağlanması gerekmektedir. Ancak
nihai tüketici konumunda olan bir şahsın, sattığı aracı
için fatura düzenlemesi hukuken ve teknik olarak mümkün
değildir. Şirketlerin duraksamaları da bu noktada ortaya
çıkmaktadır. Zira bu kişilerden araç, demirbaş veya
herhangi bir mal veya hizmet alan ticari işletmeler
sözkonusu alımlarını ne şekilde kayıt altına
alacaklardır? Konumuz gereği satın alınan araçlar için
kendilerine herhangi bir fatura tevdi edilemeyeceğine
göre, noter satış senedi araç alımında tevsik edici bir
belge olarak yeterli olacak mıdır?
i)
Noter satış senedi, Vergi Usul Kanunu’nun 227.maddesinde
yer alan tevsik edici belgeler arasında yer almadığından
dolayı bu belgenin tek başına vergi mevzuatı yönünden
kabul göreceği bir belge olduğunun kabulü mümkün
bulunmamaktadır.
Ancak
yukarıda değinildiği üzere, satıcının fatura düzenlemesi
de mümkün değildir. Bu durumda; gerçek usulde vergiye
tabi mükelleflerin, vergi mükellefiyeti olmayan
kişilerden noter satış senedi ile satın aldıkları
taşıtlar için gider pusulası düzenlemeleri
gerekmektedir.
ii)
Vergi mükellefi olmayan, esnaf muaflığından
yararlanmayan şahıslardan başka bir ifadeyle
tüketicilerden teslim alınan araçlar adına düzenlenecek
gider pusulalarında yer alan bedel üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
iii) Düzenlenecek Gider
Pusulasını, Katma Değer Vergisi yönünden
incelediğimizde;
Katma Değer Vergisi
(KDV) Kanununun 1/1’inci maddesine göre;
“Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest
meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetler katma değer vergisine tabidir.”
Gerçek usulde Katma Değer Vergisi mükellefi olmayan
bir şahsın, ilgili satış işlemini mutad ve sürekli bir
faaliyet olarak sürdürmemesi nedeniyle, sözkonusu
teslim üzerine düzenlenecek Gider Pusulasında, Katma
Değer Vergisi’nin aranmayacaktır.
Şahıslardan Alınan Araçların
Ödeme Yönünden Tevsik Edilmesi
Ticari
işlemler ve finansal hareketleri gerçekleştiren
taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali
kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi
amacıyla Vergi Usul Kanunu’nun 257/2.maddesi hükmü
gereğince; Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat
ve banka, benzeri finans kurumları veya posta
idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri
zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve
uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye,”
yetkili kılınmıştır. Bakanlık, sözkonusu yetkisini
düzenli aralıklarla kullanarak 320, 323, 324 ve 334 Sıra
No’lu VUK Genel tebliğleri ile uygulamanın gidişatına
yön vermeye çalışmıştır.
Tevsik Zorunluluğunun
Kapsamı, İşlem Tutarı ve Başlangıç Tarihi
04.07.2003 tarihli 320
Sıra No’lu VUK.Genel Tebliği ile; Birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit
edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest
meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında
yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden
(Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya
hizmet bedeli olarak yapacakları (5.000.-Türk Lirasını)*
aşan tahsilat ve ödemelerinin (avanslar dahil) banka
veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve
bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim
cetvelleri ile tevsiki zorunludur.
Tespit
edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik
zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması
kabul edilmeyecek, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla
yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat kabul
edileceğinden bu yollara başvurulmamasının gerektiği,
tebliğde ayrıca belirtilmeye ihtiyaç duyulmuştur.
320
Sıra No’lu Tebliğ hükmü ile Tevsik zorunluluğu kapsamına
giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve
katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine
yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerinde ve
01.08.2005 tarih ve 323
Sıra No’lu VUK.Genel Tebliğinin 4.maddesinde;
buna ilaveten SPK’ya tabi aracı kurumlarda, Döviz
büfelerinde, Tapu Dairelerinde ve Noterlerde yapılan
işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen
kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu
bulunmamaktadır.
Bu
açıklamalara göre, noter satış senedi ile mükellef
olmayan şahıslardan alınan araçların ödeme tutarları (8.000.-
TL.)* veya üzerinde dahi olsa, banka veya finans
kurumları aracılığıyla yapılmasına gerek
bulunmamaktadır.
Noter
satış senediyle şirketler tarafından satın alınan
araçların ödemesi (8.000.-TL.)*’nin altında veya
üzerinde olmasına rağmen banka veya özel finans
kurumları aracılığıyla yapılmasının daha yerinde bir
uygulama olacağı açıktır.
Sonuç
Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar, Vergi mükellefi olamayan şahıslardan, başka
bir ifadeyle (nihai tüketicilerden) araç satın
aldıklarında, noter satış senedine ilaveten evrak
düzenlemek zorunda mıdır? Zorunda ise hangi belgeleri
hangi şartlarda düzenleyeceklerdir? Sözkonusu satış
işlemine KDV veya stopaj uygulanmalı mıdır? Satın alınan
araçların ödemeleri banka veya finans kurumlarından
yapılma zorunluluğuna girmekte midir?
Bu soruların cevaplarını,
yukarıdaki açıklamalar ışığında özetlemek gerekirse,
vergi mükellefiyeti olmayan kişilerden noter satış
senedi ile satın alınan taşıtlar için;
i)
Gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.
ii)
Gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek
bulunmamaktadır.
iii) Düzenlenecek olan
Gider Pusulası, KDV’ne tabi değildir.
iv) Ödemenin banka veya
finans kurumundan yapılmasına gerek yoktur.
Yararlanılan Kaynaklar
1- VUK.229-242.Maddeleri
ile 320-323 No’lu VUK. Genel Tebliğleri
2- Talha APAK.YMM.
http://www.alomaliye.com/talha_apak_fatura_sevk_irsfatura.htm
3- İstanbul Vergi Dairesi
Başkanlığının
17.09.2008 tarih ve
B.07.1.G‹B.4.34.19.02/VUK-1/234-14052 17.09.2008-9436
tarih ve sayılı muktezası.
* 320
Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile 5.000.-TL. olarak
belirlenen bu tutar, 323 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği
ile 10.000.-TL’ye yükseltilmiştir. 332 Sıra No’lu VUK
Genel Tebliği ile 1 Mayıs 2004 tarihinden geçerli olmak
üzere 8.000.-TL. olarak tekraren değiştirilmiştir.