Gelir İdaresi Başkanlığı
2005 YILI KURUMLAR VERGİSİ REHBERİ
İÇİNDEKİLER
I.
GİRİŞ
II.
KURUMLAR VERGİSİNİN KONUSU
III.
KURUMLAR VERGİSİ
MÜKELLEFLERİ VE MÜKELLEFİYET ÇEŞİTLERİ
A.
KURUMLAR
VERGİSİ MÜKELLEFLERİ
B.
MÜKELLEFİYET
ÇEŞİTLERİ
IV.
KURUM KAZANCININ
TESPİTİ
A.
TAM MÜKELLEF
KURUMLARDA
B.
DAR MÜKELLEF
KURUMLARDA
C.
KURUM
KAZANCININ TESPİTİNDE ÖZEL DURUMLAR
1.
Zirai faaliyette
bulunan kurumlarda kazanç tespiti
2.
Yurt dışı
faaliyette kazanç tespiti
3.
Yıllara yaygın
inşaat ve onarım işlerinde kazanç tespiti
4.
Yabancı
ulaştırma kurumlarında kazanç tespiti
V.
KURUMLAR
VERGİSİNDE MUAFİYET VE İSTİSNALAR
A.
MUAFİYETLER
1. Kurumlar Vergisi Kanununda
Yer Alan Muafiyetler
2. Diğer Kanunlarda Yer Alan
Muafiyetler
B. İSTİSNALAR
1.Kurumlar Vergisi Kanununda
Yer Alan İstisnalar
a. İştirak kazançları istisnası
b. Risturn İstisnası
c. Yatırım fonları ve yatırım ortaklarının kazanç istisnası
d. Rüçhan hakkı satışı ve emisyon primi istisnası
e. Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve
teknik hizmetlerden sağlanan kazanç istisnası
f. Eğitim, öğretim ve rehabilitasyon merkezi işletmelerinde
kazanç istisnası
g. Yurt dışı iştirak kazancı istisnası
h. Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilciler
vasıtasıyla elde edilen kazanç istisnası
i. Tam mükellef anonim şirketlerin yurt dışında bulunan
iştiraklerinden elde edilen kazanç istisnası
j. İştirak hisseleri veya gayrimenkullerin satışından doğan
kazanç istisnası
k. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına tanınan istisna (KVK
Geçici md 31)
2.Diğer Kanunlarda Yer Alan İstisnalar
a. Yatırım indirimi istisnası
(GVK md 19)
b.
OHAL bölgesinde
ve kalkınmada öncelikli yörelerde elde edilen kazanç istisnası ( 4325 sayılı
Kanun)
c.
Türk
Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesi ve devrinde kazanç
istisnası (4490 sayılı Kanun)
d.
Teknoloji
geliştirme bölgelerindeki yazılım ve Ar-Ge’ye dayalı üretim faaliyetleri sonucu
elde edilen kazanç istisnası (4691 sayılı Kanun)
e.
Serbest
bölgelerde elde edilen kazanç istisnası (3218 sayılı Kanun )
f.
Tarım Satış
Kooperatif ve Birliklerine tanınan kurumlar vergisi istisnası (4572 sayılı
Kanun)
3.
İstisnalarla
İlgili Bazı Önemli Konular
VI.
KURUM KAZANCININ
TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER
A. GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE İNDİRİLECEK GİDERLER
1. Genel giderler
2. Personelle ilgili giderler
3. İşle ilgili zarar, ziyan ve tazminatlar
4. Seyahat ve ikamet giderleri
5. Taşıt giderleri
6. Ayni vergi, resim ve harçlar
7. Amortismanlar
8. İşveren sendikalarına ödenen aidatlar
9. Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları
B. KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE İNDİRİLECEK GİDERLER
1. Hisse senetleri ve tahvillerin ihraç giderleri
2. Kuruluş ve örgütlenme
giderleri
3. Genel kurul toplantıları,
birleşme, fesih ve tasfiye giderleri
4. Sigorta teknik karşılıkları
5. Komandite ortağın kâr payı
6. Ar-Ge indirimi
7. Faizsiz olarak kredi
verenler ile özel finans kurumlarına ödenen kâr payları
8. İzmir Universiade
Oyunlarına yapılan bağışlar
C. ZARAR MAHSUBU VE DİĞER İNDİRİMLER
1. Zarar Mahsubu
a.Geçmiş yıl zararları
b.Devralınan kurum zararları
c.Yurt dışı zararlar
2. Bağış ve yardımlar
3. Sponsorluk harcamaları
4. Temettü ikramiyesi
VII.
KURUM KAZANCININ
TESPİTİNDE İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER
A. GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER
B. KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE İNDİRİLEMEYECEK GİDERLER
1. Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
2. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplana faizler
3. Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar
4. İhtiyat akçeleri
5. Dar mükellef kurumlara özgü indirilemeyecek giderler
6. Kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları
7. Menkul kıymet pazarlama komisyonları
8. Gecikme faizleri
9. Alkollü içki ve tütün reklam giderleri
10.Deniz ve hava taşıtlarının giderleri ve amortismanları
11.Basın yoluyla işlenen fiillerden dolayı ödenen
tazminatlar
C. İNDİRİMİ KABUL EDİLMEYEN DİĞER GİDERLER
VIII.
KURUMLAR
VERGİSİNİN HESAPLANMASI
IX.
TEVKİFAT UYGULAMASI
A.GELİR VERGİSİ TEVKİFATI
1. GVK md 94/6-a’ya Göre Yapılacak Tevkifat
2. GVK md 94/6-b’ye Göre Yapılacak Tevkifat
3. Dar Mükellef Kurumlarca Yapılacak Gelir Vergisi
Tevkifatı
4. Geçmiş Dönem Kârlarının Dağıtımı Halinde Tevkifat
5. İstisna Kazançlarda Tevkifat
B.KURUMLAR VERGİSİ TEVKİFATI
X.
BEYANNAME VERME
VE ÖDEME ZAMANI
I. GİRİŞ
II. KURUMLAR VERGİSİNİN
KONUSU
Kurumlar vergisi; sermaye
şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının safi kazançları üzerinden alınır.
Kurumlar vergisi ayrıca, döner
sermaye işletmeleri ve merkezi yurt dışında bulunup Türkiye’de şube ve acentası
olan mükellef kurumların kazançları üzerinden de alınır.
Kurumlar vergisine konu olacak
kazanç Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 2 nci maddesinde yer alan gelir
unsurlarından oluşur. Bunlar;
1. Ticari Kazanç,
2. Zirai Kazanç,
3. Ücret,
4. Serbest Meslek Kazancı,
5.Gayri Menkul Sermaye İradı,
6.Menkul Sermaye İradı,
7. Diğer kazanç ve iratlardır.
Kurumlar vergisi yönünden burada sayılan kazanç
ve iratlar ayrı ayrı ele alınmayıp tamamı kurum kazancı olarak nitelendirilir.
III.
KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ VE MÜKELLEFİYET ÇEŞİTLERİ
A.
KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ
Kurumlar Vergisi Kanununda (KVK)
yer alan kurum ifadesi, tüzel kişileri ifade etmektedir. Bahsedilen kurumlar ve
özellikleri KVK 1-6 ncı maddelerinde belirtilmiştir.
Kollektif ve adi komandit
şirketler tüzel kişilikleri olmasına rağmen şahıs şirketi olma özellikleri
dolayısıyla kurumlar vergisi mükellefleri dışında bırakılmışlardır.
Kurumlar vergisi mükellefleri
KVK 1 inci maddesinde sayılmıştır;
1.
Sermaye
Şirketleri ,
2.
Kooperatifler,
3. İktisadi Kamu
Müesseseleri,
4. Dernek ve
Vakıflara Ait İktisadi İşletmeler,
5. İş Ortaklıkları.
İktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler ve yabancı kamu idare ve müesseselerine ait iktisadi
işletmelerin;
-Kazanç gayesi
gütmemeleri,
-Faaliyetlerinin
kanunla verilmiş görevler arasında bulunması,
-Tüzel kişiliklerinin
olmaması,
-Özel muhasebeleri ve
kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin olmaması,
mükellefiyetlerini etkilememektedir.
İş ortaklığının kurumlar
vergisi mükellefi sayılması için taşıması gereken şartlar
31 Seri No.lu KVK Genel Tebliğinde açıklanmıştır:
- Ortaklardan en az birisinin
kurumlar vergisi mükellefi olması,
- Ortaklığın belli bir işi
sonuçlandırmak üzere yazılı bir sözleşme ile kurulması,
- Ortaklık konusunun belli bir
iş olması,
- Birlikte yapılacak olan işin
belli bir süre içinde gerçekleştirilmesinin öngörülmesi,
- İşin, birden fazla takvim
yılına yaygın, inşaat, onarma, montaj ve teknik
hizmetlerden olması,
- İş ortaklığı ile işveren
arasında bir taahhüt sözleşmesinin olması,
- İş bitiminde kazancın paylaşılması,
- Tarafların birlikte taahhüt edilen işin belli
bir veya birden fazla bölümünden değil,
tamamından işverene karşı
sorumlu olmaları,
- Birlikte yapılması öngörülen
ve taahhüt edilen işin bitimi ve Vergi Usul Kanununda
belirtilen mükellefiyetle
ilgili ödevlerin tamamının yerine getirilmesiyle
mükellefiyetin sona ermesi
gerekmektedir şeklinde sayılmıştır.
B. MÜKELLEFİYET ÇEŞİTLERİ
Kurumlar Vergisi Kanunu
uygulamasındaki tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet ayrımı, kurumun kanuni veya
iş merkezinin Türkiye’de bulunup bulunmadığına göre yapılmaktadır. KVK’nun 10
uncu maddesinde de kanuni merkez ve iş merkezi tanımları yapılmıştır. Buna göre;
kanuni merkez, vergiye tâbi kurumların esas sözleşmelerinde veya teşkilat
kanunlarında gösterilen merkez; iş merkezi ise iş bakımından muamelelerin
bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
Kanuni veya iş merkezleri
Türkiye’de bulunan kurumlar “tam mükellef” sayılır ve gerek Türkiye’de gerekse
yabancı ülkelerde elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.
Kanuni veya iş merkezlerinden
her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar “dar mükellef” sayılır ve yalnız
Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.
IV. KURUM KAZANCININ TESPİTİ
A. TAM MÜKELLEF KURUMLARDA
Kurumlar
vergisi, KVK’nun 1 inci maddesinde belirtilen mükelleflerin bir hesap dönemi
içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır.Burada GVK’nun
ticari kazanç hakkındaki hükümlerine uyulur. Kurumların elde ettikleri kazanç ve
iratlar, GVK’nun 2 nci maddesinde sayılan gelir unsurlarından hangisine girerse
girsin ayrım yapılmaksızın ,bir bütün halinde “kurum kazancı” sayılır. Bu
kazanç, ticari kazanç niteliği taşıdığından elde etmede tahakkuk esası geçerli
olmaktadır. Kurum kazançları sadece gerçek usulde tespit edilir ve vergilendirme
dönemi hesap dönemidir.
Gerçek usulde ticari
kazanç, bilanço veya işletme hesabı esaslarına göre tespit edilir. Bilanço esası
1 inci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esası ise 2 nci sınıf tüccarlar içindir.
1 inci ve 2 nci sınıf tüccar sınıfları Vergi Usul Kanununun (VUK) 177 nci
maddesindeki esaslara göre belirlenir.
Bilanço esasında ticari
kazanç (GVK md 38); teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki
değerleri arasındaki müspet farktır.Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce
işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir, işletmeden çekilen
değerler ise farka ilave edilir.
İşletme hesabı esasında ticari kazanç (GVK md
39); bir hesap döneminde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet
farktır. Burada elde edilen hasılat tahsil olunan paralarla tahakkuk eden
alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.
B. DAR MÜKELLEF KURUMLARDA
Dar mükellef kurumlarda kurum
kazancı, GVK’nun 2 nci maddesinde sayılan gelir unsurlarından Türkiye’de elde
edilmiş olanları ifade eder. Kazanç veya iradın Türkiye’de elde edilmesi GVK’nun
7 nci maddesine göre belirlenir. Dar mükellefiyete tâbi kurumun kazancı;
-Ticari veya zirai kazanç ya
da her ikisi birlikte ise GVK’nun ticari kazanç hükümlerine göre,
-Ücret, serbest meslek
kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve
iratlardan ibaret ise elde edilen iradın türüne göre,
-Ticari kazanç ve zirai
kazançla birlikte diğer gelir unsurlarını da içeriyorsa ticari kazanç
hükümlerine göre tespit edilir.
C. KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE BAZI ÖZEL DURUMLAR
1.Zirai Faaliyette Bulunan Kurumlarda Kazanç Tespiti:
KVK’nun 13 üncü maddesine göre zirai faaliyetle uğraşan kurumların
bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının tespitinde GVK’nun 59 uncu maddenin son
fıkrası göz önüne alınır. Buna göre zirai faaliyette kazanç tespiti işletme
hesabı esasına göre de yapılabilir.İşletme hesabı esasına göre
hasılat,indirilecek ve indirilemeyecek giderler GVK’nun 56, 57 ve 58 inci
maddelerinde sayılmaktadır.
2.Yurt Dışı Faaliyetlerde Kazanç Tespiti:
Yurt dışı faaliyet sonucu sağlanan gelir
GVK’nun 85 inci maddesine göre değerlendirilir. Bu maddeye göre yurt dışında
elde edilen kazanç ve iratlar ;
1. Mükellefin bunları
Türkiye’de hesaplarına intikal ettirdiği yılda,
2. Türkiye’de hesaplara
intikal ettirilmesinin mükellefin iradesi dışındaki sebeplerden ileri geldiğinin
ispat edilmesi halinde mükellefin bunlara tasarruf edebildiği yılda elde edilmiş
sayılır.
3. Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım İşlerinde Kazanç
Tespiti:
Bir yıldan fazla süren inşaat ve onarma işleri
sonucu elde edilecek kazanç tespiti GVK’nun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde
belirtilmiştir. Buna göre, “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj
işleri de inşaat sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl
kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl
beyannamesinde gösterilir”.
Bu tür işlerde kesin kâr veya zarar işin
bitiminde belli olur. İşin devamı süresince elde edilen hasılat ve yapılan
giderler izleyen yıllara devredilerek işin bittiği yıla kadar getirilir.
Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde işin
bitimi GVK’nun 44 üncü maddesinde şöyle belirtilmiştir; “İnşaat ve onarma
işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tâbi olan hallerde geçici kabulün
yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih , diğer hallerde işin
fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul
edilir.
Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak
yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu
giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının
tespitinde dikkate alınır”
İşin bitim tarihinin belirlenmesi, kazanç
tespiti yapılabilmesi ve yapılan stopajların mahsubu imkanı nedeniyle önem
taşımaktadır. Bu tür işerde hasılat öncelikle GVK’nun 94/3 üncü maddesi
hükümlerine göre gelir vergisi tevkifatına tâbi tutulur ve daha sonra işin bitim
tarihinde hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilir.
5024 sayılı Kanun hükümlerine göre, yıllara
yaygın inşaat onarım maliyetleri ve hakedişleri parasal olmayan kıymet olarak
tanımlanmış ve enflasyon düzeltmesine tâbi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Buna
göre maliyetler ve hakedişler defterlere kayıt tarihinden mali tablonun ait
olduğu tarihe kadar endekslenerek düzeltilecektir. Bu düzeltmeler enflasyon
düzeltme hesabına kaydedilerek işin bitiminde kâr/zarar hesabına
devredilecektir.
4. Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kazanç Tespiti (KVK md
18):
Dar mükellefiyette sadece
Türkiye’de elde edilen kazançlar verginin konusunu oluşturur. Kazancın
Türkiye’de elde edilmiş sayılması için işyeri ve daimi temsilci olmalı ve
kazancın bu yerlerde ve bu temsilciler aracılığıyla sağlanmış olması gerekir.
Yabancı ulaştırma kurumlarınca yapılan işler de ticari faaliyettir. Ancak,
ülkeler arasında yapılan ulaştırma işlerinde, işin Türkiye’de yapılan veya
değerlendirilen kısmını tespit etmek zor olacağından, bu kurumların Türkiye’de
elde ettikleri kazançlar götürü usulde vergilendirilmektedir.
KVK’nun 18 inci maddesine
göre, yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı,
Türkiye’de elde edilen hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanmasıyla
hesaplanır.
Ortalama emsal oranları Maliye Bakanlığınca
tespit edilir. 19 Seri no.lu KVK Genel Tebliğinde belirtilen ortalama emsal
oranları şöyledir;
-Kara ulaştırmaları için %
12
-Deniz ulaştırmaları için % 15
-Hava ulaştırmaları için % 5
olarak
tespit edilmiştir. Ortalama emsal oranları KVK’nun 18 inci maddesine göre
Türkiye’de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, hava,
deniz ulaştırma işleri için ayrı ayrı belirlenir.
V. KURUMLAR VERGİSİNDE MUAFİYET VE İSTİSNALAR
A. MUAFİYETLER
1. Kurumlar Vergisi Kanununda Yer Alan Muafiyetler
Muafiyet, vergiye tâbi olan
gerçek veya tüzel kişilerin, kanunla vergi dışı kalmasını ifade eder. Muafiyet
geçici veya devamlı olabilir. Vergiden muaf kurumlar, muafiyetleri sırasında
mükellefiyet tesis ettirmez ve beyanname vermezler.
Bir kurumun kurumlar
vergisinden muaf olması bildirim, defter tasdiki, defter tutma ve benzeri diğer
ödev ve yükümlülüklerine tesir etmez.
Kurumlar vergisi ile ilgili
muafiyetler KVK’nun 7 nci maddesinde sayılmıştır. Bu muaflıkların bir kısmı
koşulsuz tanınırken bir kısmı bazı şartlara bağlanmıştır.
Aşağıda yazılı kurumlar,
kurumlar vergisinden muaftır:
a. Darphane ve Damga Matbaası,
Milli Piyango İdaresi ve Askeri Fabrika ve atelyeler (Bunlar kuruluşlarındaki
maksadın dışında kalan işleri dolayısıyla vergiye tâbidirler),
b.
Kamu idare ve müesseseleri tarafından ilim, fen ve güzel sanatlar ile tarım ve
hayvancılığı öğretmek, yaymak, ıslah ve teşvik etmek maksadıyla işletilen
müesseseler (Okullar, okul atelyeleri, konservatuarlar, genel kütüphaneler,
tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan ıslah ve
üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap , gazete ve mecmua yayınevleri ve
emsali müesseseler ),
c. Kamu idare ve müesseseleri
tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi maksadiyle
işletilen müesseseler (Hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum,
sanatoryum, çocuk bakımevleri, hayvan hastaneleri ve dispanserleri, hayvan
bakımevleri, veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin gibi müesseseler),
d. Kamu idare ve müesseseleri
tarafından içtimai maksatlarla işletilen müesseseler (Şefkat, rehin ve yardım
sandıkları, fukara aşhaneleri, ceza ve ıslahevleri atelyeleri, içtimai sigorta
kurumları, öğrenci yurtları ve pansiyonları gibi müesseseler ),
e. Kamu idare ve müesseseleri
tarafından Hükümetin veya yetkili idare mercilerinin müsaadesi ile açılan
mahalli, milli veya milletlerarası mahiyetteki sergiler, fuarlar, panayırlar,
f. Beden Terbiyesi Teşkilatına
dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor
müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler,
g. T.C. Emekli Sandığı, Sosyal
Sigortalar Kurumu, Bağ- Kur, Ordu Yardımlaşma Kurumu gibi kanunla kurulan emekli
ve yardım sandıkları ile Sosyal Sigorta Kurumları,
h. Yaptıkları iş veya hizmet
mukabilinde resim ve harç alan kamu müesseseleri,
i. İl özel idareleri,
belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı
müesseseler tarafından işletilen :
a. Su, elektrik, havagazı ve soğuk hava deposu işletmeleri,
b. Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmeleri,
c. Mezbahalar (Kesim, taşıma ve muhafaza işlerine münhasır olmak
şartıyla),
j. Köylere, köy birliklerine
ve köy belediyelerine ait tarım işletmeleri ile bunlar tarafından köylünün umumi
ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla işletilen hamam, çamaşırhane ve
değirmenler ile bunların bağlı oldukları il sınırı içindeki yolcu taşıma
işletmeleri,
k. Genel ve katma bütçeli
dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve
üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konukevleri ve bunların kantinleri,
l. Münhasıran verem tedavi
eden sanatoryum ve prevantoryumlar ile münhasıran kanser, cüzzam ve trahom
tedavi eden hastaneler,
m. Kurulduktan sonra Bakanlar
Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar (Bu muaflık, vakıfların iktisadi
işletmelerini kapsamaz) ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde
bulunan kurum ve kuruluşlar,
n. Esas mukavelelerinde
sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, idare meclisi başkan ve üyelerine kazanç
üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve
münhasıran ortaklar ile iş yapılmasına dair hükümler bulunması şartı ile
kooperatifler (Esas mukavelelerinde bu şartlar mevcut olsa da fiilen bu kayıt ve
şartlara uymayan ve faaliyete geçen üst kuruluşlara girmeyen kooperatifler
muafiyetten faydalanamaz),
o. Özel kanunlarla veya
Devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelelerle kurumlar
vergisinden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan kurumlar,
p.2918 sayılı Karayolları
Trafik Kanununun 131 inci maddesinde yer alan basılı kağıt ve plakaların satışı
faaliyetinde bulunan müesseseler,
r. Toplu Konut ve Kamu
Ortaklığı İdaresi Başkanlığı ile Toplu Konut Fonu ve Kamu Ortaklığı Fonu,
s. Menkul Kıymetler Tanzim
Fonu,
t. Diğer günlük gazetelerin
yayınlanmadığı dini bayramlarda münhasıran günlük gazete yayım ve satış
faaliyetlerinde bulunan gazeteciler cemiyetlerine ait bu müesseseler
u. Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı ve Özelleştirme Fonu,
v. Yabancı ülkeler veya
uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları
çerçevesinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı
sağlamak üzere kurulan ve bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat
sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına
dağıtmayarak küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve
kuruluşlara yatıran kurumlar,
y. Organize sanayi bölgeleri
ile küçük sanayi sitelerinin alt yapılarını hazırlamak ve buralarda faaliyette
bulunanların arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ortak ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının
tamamını bu yerlerin ortak ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadi
işletmeler.
2. Diğer Kanunlarda Yer Alan
Muafiyetler
a. 4691 sayılı Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre bölgedeki yönetici şirketler
b. 4389 sayılı Bankalar
Kanununa göre Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
c. 4628 sayılı Elektrik
Piyasası Kanununa göre Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
d. 4562 sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanununa göre Organize Sanayi Bölgeleri
e. Sermaye Piyasası Kanununa
göre kurulan Yatırımcıları Koruma Fonu
f. Doğal Afet Sigortaları
Kurumu
g. 4447 sayılı İşsizlik
Sigortası Kanununa göre İşsizlik Sigortası Fonu
h. 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında kanuna göre Rekabet Kurumu
i. Türkiye Futbol Federasyonu
j. Siyasi partiler (Parti mal
varlığından elde edilen gelirler hariç)
k. Türkiye Atom Enerjisi
Kurumu
l. Türk Standartları
Enstitüsü
m. Tarımsal Üretici
Birlikleri
B. İSTİSNALAR
1. Kurumlar Vergisi Kanununda
Yer Alan İstisnalar ( KVK md 8)
İstisna, vergi kanunlarına göre vergilendirilmesi gereken konuların
kanunla vergi dışı bırakılmasıdır. Kurum kazançlarına ilişkin istisnalar KVK’nun
8 inci maddesinde sayılmıştır. Dar mükellef kurum kazançları da sayılan
istisnalara dahildir. Aşağıda sayılan kurum kazançları kurumlar vergisinden
müstesnadır;
a. İştirak kazançları
istisnası (KVK md 8/1) :
“Kurumların tam mükellefiyete tâbi başka bir kurumun sermayesine
iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (Yatırım fonlarının katılma belgeleri
ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları hariç)”
kurumlar vergisinden müstesnadır.
Bu istisnadan yararlanmak için kâr payının elde edildiği kurumun yani
iştirakin tam mükellef olması zorunludur. Dolayısıyla dar mükellef bir kurumdan
kâr payı alan kurumlar bu istisnadan yararlanamayacaktır. Burada kâr payını alan
kurumun mükellefiyet şeklinin bir önemi bulunmamaktadır.
Ayrıca kâr payını dağıtan tam mükellefin faaliyet konusu vergiden
istisna olsa bile bu faaliyetler sonucu elde edilen kazancın dağıtılmasında, kâr
payını alan kurum için iştirak kazançları istisnası söz konusu olabilecektir.
b. Risturn İstisnası (KVK md
8/2) :
“Aşağıda yazılı
kooperatiflerin ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
- İstihlak (tüketim)
kooperatiflerinde; ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını
karşılamak için satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar
- İstihsal (üretim)
kooperatiflerinde; ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya
kooperatiften istihsal faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların
kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar
- Kredi
kooperatiflerinde; ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar
- Ortakların idare gideri
karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen kısımlar”
kurumlar vergisinden istisna
olacaktır.
Risturn; kooperatiflerin ortakları ile yaptığı işlemlerden doğan
kazancın ortaklara, yaptıkları işlemler oranında dağıtılmasıdır. Bu risturnların
nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisna uygulamasına engel değildir.
Ortak olmayan kişilerle yapılan işlemler sonucu elde edilen kazançlar
ve ortaklarla ortaklık konusu dışında yapılan işlemler sonucu elde edilen
kazançlar bu istisna kapsamı dışındadır.
Risturnların dağıtımı kâr dağıtımı sayılmadığından gelir vergisi
tevkifatına tâbi tutulmaz ve ortaklarca verilen gelir vergisi beyannamesine
dahil edilmez.
c. Yatırım Fonları ve Yatırım
Ortaklıklarının Kazanç İstisnası (KVK md 8/4) :
KVK’nun 8/4 üncü maddesine göre;
- Portföyünün en az %25’i hisse senetlerinden oluşan
menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı
nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden
doğan kazançları,
- (a) bendi dışında kalan menkul kıymet yatırım fonları
(döviz yatırım fonları hariç) ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının
portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
- Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının
kazançları,
- Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının
kazançları,
- Emeklilik yatırım fonlarının kazançları (Bu kazançlar
GVK md 94’e göre tevkifata tâbi tutulmaz),
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Menkul kıymet yatırım fonları ve
ortaklıklarının sadece portföy işletmeciliğinden elde ettikleri kazançlar
istisna kapsamında iken, risk sermayesi ile gayrimenkul yatırım fonları ve
ortaklıklarının bütün faaliyetleri istisna kapsamına alınmıştır.
Yabancı para ve altın alım satımı
yapan döviz yatırım fonları istisna kapsamı dışındadır.
Burada sayılan kazançlara ait
istisnanın tevkif suretiyle ödenecek vergilere etkisi bulunmamaktadır.
d. Rüçhan Hakkı Satışı ve
Emisyon Primi İstisnası (KVK md 8/5) :
KVK’nun 8/5 inci maddesine göre
“Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile
anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada
çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden
çıkarılmasından sağlanan kazançlar” kurumlar vergisinden müstesnadır.
Rüçhan Hakkı : Anonim şirketler ile
paylı komandit şirketlerin sermaye artırımı durumunda, bu şirketlerin hisse
senetlerini ellerinde bulunduranların yeni çıkarılan hisse senetlerini öncelikli
alma hakkıdır.
Emisyon Primi : Anonim şirketlerin
kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse
senetlerinin itibari (üzerinde yazılı) değerinden fazla bedelle elden
çıkarılması halinde elde edilen kazançtır.
e. Yurt Dışında Yapılan
İnşaat, Onarma, Montaj İşleri ve Teknik Hizmetlerden Sağlanan Kazanç İstisnası (KVK
md 8/7) :
“Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden
sağlanan ve Türkiye’de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar”
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Kazanç 2003 ve daha önceki yıllarda elde edilmişse KVK’nun Geçici 24
üncü maddesi uygulanacaktır.
Bu şekilde sağlanan kazançlarda kâr dağıtımı yapılmadıkça gelir vergisi
tevkifatı yapılmayacaktır.
f. Eğitim, Öğretim ve
Rehabilitasyon Merk. İşletmelerinde Kazanç İstisnası (KVK md 8/8)
KVK’nun 8/8 inci maddesine göre “Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel
eğitim ve orta öğretim özel okulları ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti
tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon
merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü
alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde
beş vergilendirme dönemi kurumlar vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların
faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren başlar.”
Eğitim tesisleri ve rehabilitasyon merkezlerindeki kantin, kafeterya,
kitap satış yeri ve benzeri yerlerin işletilmesinden veya kiraya verilmesinden
elde edilen kazançlar istisna kapsamında değildir. Bu yerlerdeki taşıma, yemek,
ve konaklama hizmetleri okul ücretine dahil edilirse burada ayrım yapılmadan
istisnadan faydalanılır.
Üniversiteye veya Anadolu liselerine hazırlık kursları, bilgisayar
kursları, bale kursları, sürücü kursları v.b. ile öğrenci etüt eğitim
merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar istisna kapsamında
değildir.
01.01.2004 tarihinden önce faaliyete geçmiş veya bu tarihten sonra
devralınmış okulların işletilmesinden elde edilen kazançlar da istisna
kapsamında değildir.
g. Yurt Dışı İştirak Kazancı
İstisnası (KVK md 8/9) :
KVK’nun 8/5 uncu maddesine göre “Kanuni ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirket mahiyetindeki bir şirketin (
esas faaliyet konusu finansal kiralama veya her nevi menkul kıymet yatırımı
olanlar hariç) sermayesine kazancın elde edildiği tarihe kadar devamlı olarak en
az iki yıl süreyle % 25 veya daha fazla oranda iştirak eden kurumların, bu
iştiraklerin kanuni veya iş merkezinin bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca
en az %20 oranında ( esas faaliyet konusu finansman temini veya sigortacılık
olanlarda en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında) kurumlar vergisi
benzeri vergi yükü taşıyan ve en az %75’i ticari, zirai ve serbest meslek
kazancı niteliğinde olan kazançları üzerinden elde ettikleri ve elde edildiği
vergilendirme dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi
gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer ettikleri iştirak kazançları” kurumlar
vergisinden istisna edilmiştir.
Bu hükümden de
anlaşılacağı gibi, 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iştirak
edilen kurumun;
- Tam mükellef olmaması,
- Anonim veya limited şirket
olması,
- Esas faaliyet konusunun
finansal kiralama veya menkul kıymet alım satımı olmaması,
- Sermayesine kazancın elde
edildiği tarih itibariyle en az iki yıl süreyle %25 ve daha fazla oranda
iştirak edilmesi,
- Dağıtılan kazancın en az %20
oranında kurumlar vergisi veya benzeri vergi yükü taşıması,
- Dağıtılan kazancın en az
%75’inin ticari, zirai veya serbest meslek niteliğinde olması,
- Elde edildiği vergilendirme
dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihine kadar Türkiye’ye
transfer edilmesi,
şartları altında yurt dışı
iştirak kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
h. Yurt Dışında Bulunan İşyeri
veya Daimi Temsilciler Vasıtasıyla Elde Edilen Kazanç İstisnası (KVK md 8/10)
KVK’nun 8/10 uncu maddesine göre “Kurumların yurt dışında
bulunan iş yerleri veya daimi temsilcileri (esas faaliyet konusu finansal
kiralama veya her nevi menkul kıymet yatırımı olanlar hariç) aracılığı ile elde
ettikleri ve iş yeri veya daimi temsilcinin bulunduğu ülke vergi kanunları
uyarınca en az %20 oranında (esas faaliyet konusu finansman temini veya
sigortacılık olanlarda en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında)
kurumlar vergisi benzeri bir vergi yükü taşıyan ve en az %75’i ticari, zirai
veya serbest meslek kazancı niteliğinde olan ve elde edildiği vergilendirme
dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi
takip eden üçüncü ayın sonuna kadar Türkiye’ye transfer ettikleri kazançları”
kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
Kurumların yurt dışında bulunan iş yeri veya daimi
temsilcileri vasıtasıyla elde edilen kazançlara ilişkin kurumlar vergisinden
istisna olma şartları, yurt dışı iştirak kazancı istisnası şartları ile
aynıdır.
Aralarındaki tek fark iştirak kazancı istisnasına ilişkin
istisna uygulamasında elde edilen kazancın elde edildiği vergilendirme dönemine
ait kurumlar vergisi beyannamesi verilme tarihine kadar (Örnek: 15.04.2006)
Türkiye’ye transfer edilmesi gerekirken, kurumların yurt dışındaki iş yeri veya
daimi temsilciler vasıtasıyla elde ettikleri kazançları, elde edildiği
vergilendirme dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken
tarihi takip eden 3 üncü ayın sonuna kadar (31.07.2006) Türkiye’ye transfer
edilmesi gereğidir.
i. Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurt dışında Bulunan
İştiraklerinden Elde Edilen Kazanç İstisnası (KVK md 8/11) :
“Kazancın elde edildiği tarihte devamlı surette en az iki yıl süreyle
aktif toplamının %75 veya daha fazlası kanuni ve iş merkezi bulunmayan anonim
veya limited şirket mahiyetindeki şirketlerin (esas faaliyet konusu finansal
kiralama veya her nevi menkul kıymet yatırımı olanlar hariç) her birinin
sermayesine en az %25 oranında iştirakten oluşan tam mükellef anonim
şirketlerin, kurum kazancının %75 veya daha fazlasını oluşturması koşuluyla bu
iştiraklerin kanuni veya iş merkezinin bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca
en az %20 oranında (esas faaliyet konusu finansman temini veya sigortacılık
olanlarda en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında) kurumlar vergisi
benzeri bir vergi yükü taşıyan ve en az %75’i ticari, zirai veya serbest meslek
kazancı niteliğinde olan kazançları üzerinden elde ettikleri ve elde edildiği
vergilendirme dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi
gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer ettikleri iştirak kazançları” kurumlar
vergisinden istisna edilmiştir.
Bu bentte yazılı istisna kazançlar üzerinden, anonim veya limited
şirket mahiyetindeki şirketlere dağıtılan kâr paylarından %5’ten fazla gelir
vergisi tevkifatı yapılamaz.
Bu madde hükmü ile belirtilen istisnadan yararlanabilmek için;
- KVK’nun 8/9 uncu
maddesindeki yurt dışı iştirak kazançları istisnası şartlarının yerine
getirilmesi,
- İştirak kazancı elde edilen
kurumun tam mükellef anonim şirket olması,
- Yurt dışı iştiraklerinin bu
kurumun toplam aktifi içindeki payının %75 olması,
- Bu kurumun yıllık kazancının
en az %75’inin yurt dışı iştirak kazançlarından oluşması gerekmektedir.
KVK’nun 8 inci maddesinin (9), (10) ve (11) inci bentlerinde geçen
verginin nasıl hesaplanacağı yine KVK’nun 8 inci maddesinde
düzenlenmiştir; “(9), (10) ve (11)’inci bentler uyarınca vergi yükü, kanuni veya
iş merkezinin bulunduğu ülkede ilgili dönemde tahakkuk eden toplam kurumlar
vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum
kazancı ile tahakkuk eden kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle
tespit edilir. Bu bentlerde yer alan %20 vergi yükü oranını, %25’e kadar
artırmaya veya kanuni oranına indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.”
Buna göre belirtilen kazançlar üzerindeki vergi yüküne bağlı olarak
istisna kapsamında değerlendirilecek kazançlar şöyle olacaktır:
|
Vergi Yükü |
Kurumlar Vergisinden İstisna Kazanç |
|
%10'dan az |
|
|
%10 - %14.99 |
|
|
%15 - %19.99 |
Kazancın 1/2'si |
|
%20'den fazla |
Kazancın tamamı |
ÖRNEK: “Kurum ticari kazancının 90, vergiye tâbi kazancın tespitinde
gider olarak kabul edilmeyen gerçek gider tutarının 10, dolayısıyla vergiye tâbi
kazancın 100 olduğunu ve bu kazancın yarısının vergiden istisna edildiğini
varsayalım. Aynı zamanda bu ülkede vergi oranının %20 olması durumunda
hesaplanacak kurumlar vergisi benzeri vergi 10 olacak ve bu verginin
dağıtılabilir kazanç olan 80 ile hesaplanan kurumlar vergisi olan 10’un toplamı
olan 90’a oranlanması sonucu bulunacak vergi yükü %11,1 olacak dolayısıyla bu
kazanç üzerinden elde edilecek iştirak kazancının tamamının istisnadan
yararlanması mümkün olmayacak, sadece elde edilen iştirak kazancının 1/3’ü
kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. Buna karşılık diğer ülkede
herhangi bir istisnadan yararlanılmadığı varsayılır ise bu durumda kurumlar
vergisi 20 olacak, kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan ve dağıtılabilir
kazanç olan 70 ile hesaplanan kurumlar vergisi olan 20’nin toplamı olan 90’a
oranlanması sonucu ortaya çıkacak olan vergi yükü %22,2 olacağından bu kazanç
üzerinden elde edilecek iştirak kazançlarının tamamının istisnadan yararlanması
mümkün olacaktır.”
j. İştirak Hisseleri veya
Gayrimenkullerin Satışından Doğan Kazanç İstisnası (KVK md 8/12) :
Kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak
hisseleri ile gayrimenkullerinin satışından doğan ve sermayeye eklenmesine karar
verilen kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır.
Sermayeye ilave
edilme işleminin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna
kadar gerçekleştirilmesi şarttır. Vadeli satış halinde, ilk yapılan tahsilatın
iştirak hissesi veya gayrimenkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
Bu süre içinde sermayeye eklenmeyen kazanç kısmı için uygulanan istisna
dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Bankalara borçlu durumda olanlar ile bunların kefillerinin bu borçlara karşılık
bankalara devrettikleri gayrimenkul ve iştirak hisseleri ile bankaların
alacaklarına karşılık iktisap ettikleri gayrimenkul ve iştirak hisselerinin
satışında iki tam yıl süreyle elde tutulma şartı aranmaz.Bedelsiz olarak ya da
rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değeriyle iktisap edilen hisse
senetlerinin iktisap tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin iktisap
tarihi esas alınır. Menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan
kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde
ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
İştirak hisseleri
veya gayrimenkullerin bedelsiz olarak devir, temlik ve takası gibi işlemler
istisna kapsamında değildir. Ancak bu tür kıymetlerin borca karşılık, rızaen
veya icra yoluyla devredilmesi veya kamulaştırılması istisna kapsamında
değerlendirilecektir.
Tam mükellef
sermaye şirketleri dışındaki kurumlar ile dar mükellef kurumlar için gayrimenkul
ve iştirak hissesi satışından doğan kazancın sermayeye eklenmesi şartı yoktur.
Bunlar, satıştan doğan kazançlarını 5 yıl özel bir fon hesabında tutup,
ortaklara dağıtmayarak işletmenin amaçları doğrultusunda kullanacaktır.
Örnek: 2 Şubat 2005’te bir satış yapılması durumunda bu satıştan doğan
kazanç 3 Şubat 2010’dan önce işletmeden çekilemez. Buradaki tutar sermayeye
eklenmeli veya fon hesabında tutulmalıdır. Eğer bu kazanç 5 yıllık süre dolmadan
2009’da işletmeden çekilirse 2005 yılında istisnaya konu edilen kazanç 2009
matrahına eklenerek vergilendirilecektir.
İstisna uygulaması
bütün kurumlar açısından geçerli olmakla beraber, esas faaliyet konusu menkul ve
gayrimenkul ticareti olan kuru