YAZARLARIMIZ
Necdet Doğruç
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
necdetdogruc@gmail.com



Vergi Davalarında Danıştay Kararları – 1. Bölüm

1-ŞİRKET ORTAKLARI TARAFINDAN  TAAHHÜT EDİLEN SERMAYENİN ÖDENMEMESİ  SURETİYLE TRANSFER FİYATLANDIRMASI  YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ  

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/8280 E.  ,  2025/467 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/8280
Karar No : 2025/467

DAVACI   :......ŞİRKET

DAVALI   :...... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirketin, ortakları tarafından taahhüt edilen ancak ödenmeyen sermaye alacağını ortakların kullanımına bırakmak suretiyle finansman hizmeti vererek transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına 2019 yılı için re‘sen salınan kurumlar vergisi ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Kurumlar vergisi mükellefleri açısından transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapıldığından bahsedilebilmesi için ilişkili kişilerle emsallere aykırılık teşkil eden bedel veya fiyatlar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin varlığı, diğer bir ifadeyle, emsallere aykırı fiyatlandırma nedeniyle elde edilecek kazançtan mahrum kalınmak suretiyle ilişkili kişilere karşılıksız bir şekilde değer aktarımı yapılması veya menfaat sağlanması gerekmektedir.

Kurum ortakları tarafından sermaye artırımı kapsamında taahhüt edilen ancak henüz işletme aktifine dahil edilmeyen değerlerin, şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında kullanılmasına imkan bulunmadığından tasarruf imkanı olmayan söz konusu değerler kapsamında ilişkili kişilere emsalle aykırı fiyat veya bedel üzerinden işlem gerçekleştirildiğinden ve bu suretle ilişkili kişilere menfaat sağlandığından da bahsedilemeyecektir.

Sermaye taahhüdünde bulunulması ancak daha sonra bu taahhütte temerrüde düşülmesi ve temerrüde bağlı olarak şirket tarafından temerrüde düşen ortak adına temerrüt faizi hesaplanmaması, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırılık teşkil etmekle birlikte bu durumun herhangi bir mal veya hizmet alım veya satımı ile ilgisi bulunmamaktadır.

Zira, bir vergi güvenlik müessesesi olarak öngörülmüş olan ve muvazaanın özel bir görünüm şekli olarak mevzuatımıza giren örtülü kazanç dağıtımı müessesesinde esas olan, mükelleflerin vergisel avantaj elde etmek için gerçek durumdan farklı fiyat uygulamaları olduğundan, herhangi bir menfaat temininin mümkün olmadığı sermaye temerrüdünde, örtülü kazanç hükümlerinin uygulanması kanunun ruhuna da aykırılık teşkil edeceği de açıktır.

Davalı idarece, şirket ortaklarının kullanımına bırakılan sermaye nedeniyle faiz hesaplanmadığı, bu suretle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan bahisle tarhiyat yapılmış ise de ilişkili kişi olan kurum ortağına örtülü kazanç dağıtımı yapıldığından söz edilebilmesi için kullandırılan paranın, öncelikle kurumun ticari faaliyetine özgülenmesi, bunun için de paranın şirket aktifine dahil olması gerektiği dolayısıyla şirket uhdesine girmeyen paranın, ilişkili kişi olan ortağa ödünç olarak verildiği ve faizsiz olarak kullandırıldığından bahsedilemeyeceği, öte yandan, ortağın sermaye taahhüdünü yerine getirmemesinin 6102 sayılı Kanun uyarınca temerrüt hali olduğu, vadesinde yerine getirilmeyen bu taahhüt nedeniyle ancak temerrüt faizi hesaplanabileceği, bu durumun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından aksi yöndeki gerekçeyle davacının, ortaklarınca taahhüt edilen ancak ödenmeyen sermaye nedeniyle faiz geliri hesaplamayarak örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle ödenmeyen sermayeye Merkez Bankasının uyuşmazlık konusu yılda belirlediği reeskont faiz oranının uygulanması sonucu bulunan matraha isabet eden kısma yönelik hüküm fıkrası yönünden davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması; davalı idarenin temiyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacı temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; tarhiyatın, ortaklar tarafından ödenmeyen sermayeye Merkez Bankasının uyuşmazlık konusu yılda belirlediği reeskont faiz oranının uygulanması sonucu bulunan matrah farkına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,

3. Kararın; tarhiyatın, ortaklar tarafından ödenmeyen sermayeye Merkez Bankasının uyuşmazlık konusu yılda belirlediği reeskont faiz oranının uygulanması sonucu bulunan matrah farkını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE 07/02/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

ÖZETLE

1- Kurum ortağına  örtülü kazanç dağıtımı  yapıldığından  söz edilebilmesi için

Kullandırılan  paranın  öncelikle  ticari faaliyetine  özgülenmesi (bir şeyi, bir yeri veya bir hakkı belirli bir kişiye, bir amaca veya bir yere ayırmak, vermek, tahsis etmek ya da hasretmek) bunun içinde paranın  şirket aktifine  dahil olması gerektiği, şirket uhdesine girmeyen paranın  ilişkili ortağa  ödünç olarak verildiği  ve faizsiz olarak kullandırıldığından  bahsedilemeyeceği.

2- Türk Ticaret Kanunu  gereğince ödenmeyen sermaye taahhüdünün  temerrüt hali olduğu süresinde  yerine getirilmeyen sermaye taahhüdü için temerrüt faizi  hesaplanabileceği bu durumun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında  değerlendirilemeyeceği,

Bu konuda  aşağıdaki Danıştay Kararıda Mevcuttur.

T.C

DANIŞTAY DOKUZUNCU  DAİRE

 ESAS NO:2023/3352

 KARAR NO :2025/3501

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... ŞİRKET

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...

VEKİLİ : Av. ...

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ortakları tarafından taahhüt edilen sermayenin ödenmemesi suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2018 yılı kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer alan mevzuat uyarınca, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için işletmenin belli ilişkiler içinde bulunduğu kişilere mal veya hizmet alım ya da satım şeklindeki işlemlerle kendi varlığından karşılıksız olarak bir değer aktarması veya farklı fiyat, bedel, ücret uygulanması suretiyle bu kişilere menfaat sağlanması gereklidir. İşletmenin ilişkili kişiye sağladığı menfaat; mal, hizmet veya para ödemesi şeklinde gerçekleşir.

Bu kapsamda, şirketlerin gerek kuruluş aşamasında, gerekse sermaye artırımı sırasında, ortaklarca taahhüt edilmesine karşın sermaye koyma borcunun vadesinde yerine getirilmemesi; ilgili kurum açısından, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13.maddesinde öngörülen bedelsiz ya da düşük bedelle mal veya hizmet satımında bulunulması ya da bu nitelikte bir işlem sayılan faizsiz veya düşük faizle ödünç para verilmesi olarak değerlendirilemeyeceği gibi sermaye artırım borcunun yerine getirilmemesinde, kurum bünyesinden, ortağa aktarılan bir kaynaktan da bahsedilemez.

Başka bir ifadeyle, sermaye taahhüdünde bulunulması ancak daha sonra bu taahhütte temerrüde düşülmesi ve temerrüde bağlı olarak şirket tarafından temerrüde düşen ortak adına temerrüt faizi hesaplanmaması, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırılık teşkil etmekle birlikte bu durumun herhangi bir mal veya hizmet alım veya satımı ile ilgisi bulunmamaktadır.

Bir vergi güvenlik müessesesi olarak öngörülmüş olan ve muvazaanın özel bir görünüm şekli olarak mevzuatımıza giren örtülü kazanç dağıtımı müessesesinde esas olan, mükelleflerin vergisel avantaj elde etmek için gerçek durumdan farklı fiyat uygulamaları olduğundan, herhangi bir menfaat temininin mümkün olmadığı sermaye temerrüdünde, örtülü kazanç hükümlerinin uygulanmasının Kanunun ruhuna da aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Bu durumda, ilişkili kişi olan kurum ortağına örtülü kazanç dağıtımı yapıldığından söz edilebilmesi için kullandırılan paranın, öncelikle kurumun ticari faaliyetine özgülenmesi, bunun için de paranın şirket aktifine dahil olması gerektiği dolayısıyla şirket uhdesine girmeyen paranın, ilişkili kişi olan ortağa ödünç olarak verildiği ve faizsiz olarak kullandırıldığından bahsedilemeyeceği, öte yandan, ortağın sermaye taahhüdünü yerine getirmemesinin Türk Ticaret Kanunu uyarınca temerrüt hali olduğu, süresinde yerine getirilmeyen bu taahhüt nedeniyle ancak temerrüt faizi hesaplanabileceği, bu durumun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu 2018 yılına ait bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ve davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının itinaf başvurusunu kabul edip Mahkeme kararını kaldırarak davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

 

2-TASFİYE DÖNEMİ  ÖNCESİNDE SERMAYEYE EKLENEN  ENFLASYON DÜZELTME FARKLARI OLAĞAN YEDEK AKÇE  GEÇMİŞ YIL KARLARI YENİDEN DEĞERLEME DEĞER ARTIŞ FONU TASFİYE DOLAYISIYLA DAĞITILMASI HALİNDE VERGİ KESİNTİSİ

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/3770 E.  ,  2025/3073 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3770
Karar No : 2025/3073

DAVALI    : ……………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

DAVACI    :......................ŞİRKET

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Tasfiye halinde olan davacı şirketin, tasfiye dönemi öncesinde sermayeye eklediği enflasyon düzeltme farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, olağan yedek akçeler, 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Uygulaması kapsamında yapılan artış ve geçmiş yıl karlarından kaynaklanan ve tasfiye sebebiyle ortaklarına dağıttığı tutar üzerinden vergi kesintisi yapılmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği 2019 yılının Ocak dönemine ait muhtasar beyanname üzerine söz konusu çekinceye itibar edilmeksizin adına tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması ve iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı şirketin 31/10/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği, önceki yıllarda sermayeye eklemiş olan enflasyon düzeltme farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, olağan yedek akçeler ve 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Uygulaması kapsamında yapılan artış ile geçmiş yıl karlarını ihtiva eden ve şirket ortaklarına dağıttığı tutar üzerinden gelir vergisi kesintisi yapmak suretiyle ihtirazi kayıtla verdiği beyanname üzerine adına tahakkuk eden ve ödenen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması ve iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73. maddesinin üçüncü fıkrasında; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı; dördüncü fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceği kurala bağlanmıştır

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira veya benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu, aynı Kanun'un 94. maddesinin 6. bendinin (b-i) alt bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar payları (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ile 6-b-ii bendinde ise tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Tasfiye halinde olan davacı şirket tarafından tasfiye dönemi öncesinde sermayeye ilave edilen enflasyon düzeltme farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, olağan yedek akçeler ile 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Uygulaması kapsamında yapılan artış ve geçmiş yıl karları gibi zamanla iç kaynaklara dönüşen ve şirketlerin tasfiyesi sonucu geri verilen sermaye paylarından sermayeye eklenen bu unsurların ayrıştırılmak suretiyle vergilendirileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, söz konusu kalemlerin sermayeye ilave edilmesiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesinin amaçlandığı ve bu hesaplarda yer alan tutarların işletme içinde kalarak sermayeye eklendiği ve sermayenin bir unsuru haline geldiği de dikkate alındığında, sermayeye eklenen ve tasfiye nedeniyle geri verilen tutarların vergilendirilmesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, Vergi Dava Dairesince yazılı gerekçeyle tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin enflasyon düzeltme farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, olağan yedek akçeler ile geçmiş yıl karlarından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacı temyiz isteminin kabulüne,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin, enflasyon düzeltme farkları, yeniden değerleme değer artış fonu, olağan yedek akçeler ile geçmiş yıl karlarınından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,

3. Kararın; tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin, 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Uygulaması kapsamında yapılan artıştan kaynaklanan kısmının kaldırılması ve iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 25/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

 

3-İHTİYACININ ÜZERİNDEKİ  KASA NAKİT FAZLASINI ORTAKLARINA FAİZSİZ KULLANDIRMAK SURETİYE TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA  ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/5287 E.  ,  2024/5873 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5287
Karar No : 2024/5873

DAVALI      :.....................VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

DAVACI     :......................... ŞİRKET

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi, aynı yılın Ekim ila Aralık, 2019 yılının Ocak dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve 2019 yılı Nisan-Haziran dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

Davalı idarece, davacı şirket ve borç verildiği iddia edilen ortaklar nezdinde gerekli araştırma ve inceleme gerçekleştirilmek suretiyle geçmiş döneme ait kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususu somut tespitlerle ortaya konulmaksızın yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık konusu olayda, örtülü kazanç dağıtımından bahsedilebilmesi için nakit ihtiyacından fazla miktardaki kasa mevcudunun ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususunun açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmesi gerekmekle birlikte ………..TL tutarında kredi kullanılan 2018 yılı içinde "100-Kasa Hesabı'nda bulunan yüksek miktardaki nakdin atıl tutulması iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden ispat yükü kendisine düşen davacı tarafından aksi yönde herhangi bir kanıt da sunulmadığı dikkate alındığında, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına  yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

Yeniden verilecek kararda, mahsup dönemi geçen geçici vergi ve özel usulsüzlük cezası hakkında değerlendirme yapılması gerektiği de tabiidir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 14/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Bu konuda  aşağıdaki Danıştay Kararıda Mevcuttur.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2018/15 E.  ,  2021/349 K

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/15
Karar No : 2021/349
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) … ŞİRKET
VEKİLİ:Av. …
2- (DAVALI) …VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihtiyacının çok üzerinde nakdi kasasında bulundurduğu ve bu paraların bir kısmını ortaklarına bedelsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın tüm dönemleri için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve Aralık dönemi için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyiz istemlerine konu yapılan Vergi Dava Dairesi kararının, geçici vergiler ile 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. Bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.

Yukarıda değinilen yasa hükümlerine göre örtülü kazanç dağıtımından söz edilebilmesi için doğrudan ya da dolaylı bir ortaklık ilişkisinin ve menfaat aktarımının hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Davacı şirketin, kasa mevcudunun, günlük nakit ihtiyacından fazla ve aynı zamanda ticari teamüllere aykırı düşecek biçimde yüksek tutarlı olduğunun ve bu miktarın ortaklara dağıtıldığının hukuken geçerli somut veriler yerine bir takım kabullere dayandırıldığı olayda, varsayıma dayalı olarak tespit edildiği sonucuna ulaşılan kazanç farkının, örtülü biçimde dağıtıldığı kabulüne dayanan dava konusu tarhiyat hukuka uygun bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacı tarafın temyiz isteminin kabulüne,

2. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının BOZULMASINA,

3.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,

5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/01/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

02.06.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM