YAZARLARIMIZ
Abdullah Öztürk
Vergi Müfettiş Yardımcısı
abdullahozturk_1991_ts@hotmail.com



İşletmeye Dahil Olmayan Taşıt Giderlerinin Kazancın Tespitinde İndirim Konusu Yapılabilir Mi?

Tarih: 02.05.2016


Gelir Vergisi Kanununun 1.maddesinde gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. Gelir Vergisi Kanunun 2.maddesinde gelirin unsurlarından olan ticari kazancın tarifi mezkur kanunun 37.maddesinde tanımlanmıştır. İlgili maddede her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Aynı maddede ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek(Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir. Mezkur kanununun 38.maddesinde bilanço esasına göre ticari kazancın tespitinden bahsedildikten sonra son fıkrasında ticari kazancın tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulur denilmektedir. Aynı şekilde işletme hesabı esasına göre ticari kazancın tespitini bahseden mezkur kanununun 39.maddesinin son fıkrasında da aynı hükme değinilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 40.maddesinde safi kazancın tespit edilmesi için, indirilecek giderler bentler halinde belirtilmiştir. Söz konusu bentlerin 5.maddesinde kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin safi kazancın tespit edilmesinde indirim konusu yapılır. Gelir Vergisi Kanununun 68.maddesinde gelirin bir diğer unsuru olan serbest meslek kazancının tespitinde indirilecek giderlerde de aynı hüküm vardır. İlgili maddenin 5.bendinde kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri de serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere taşıt giderlerinin indirilmesinde iki koşul vardır: - İşletmede kullanılması, - İşletmeye dahil olması veya kiralanması

Taşıtın işletmede kullanılmasından kasıt; işletme sahip veya sahiplerince her ne kadar işletmenin aktifine taşıtı dahil etseler de özel işlerde kullanmaları veya işletmenin faaliyet konusu ile ilgili olmayan taşıtın giderini indirim konusu yapmaları mümkün değildir. İşletmenin esas faaliyet konusuyla ilgili olamayan taşıt giderleri ile ilgili Gelir Vergisi Kanununun 41.maddesinin 8.bendinde kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri indirim konusu kabul olunmaz hükmü yer almaktadır.

Taşıtın işletmeye dahil olmasından kasıt;

-Bilanço esasında defter tutan mükellefler için bu varlıkların iktisap edilmek suretiyle yasal defterler üzerinde ilgili sabit kıymet hesabına kaydının yapılması ve bu kayda bağlı olarak bilançonun aktifinde bu kıymetlerin yer almasıdır.

-İkinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı içinse bu varlıkların iktisap edilmek suretiyle işletmeye dahil edilerek envanter defterine veya amortisman defterine veya amortisman listelerine kaydedilmesidir.

Taşıt giderleri ile ilgili koşullardan bir diğeri de kiralama yoluyla edinilen ve taşıtın işletmede kullanılması durumunda gider yazılarak indirim konusu yapılır. Burada fatura düzenlenmesi, kiralamalarda yapılan ödemelerden 94.madde kapsamında yapılacak tevkifat, geliri elde eden gerçek kişi ise GMSİ beyanını, kiralama sözleşmelerinde damga vergisini, KDV’nin konusuna girdiği vs. durumlar unutulmamalıdır. Kiralanan taşıtlarla ilgili özellikli durumlar olduğundan bu yazımızda bahsedilmeyecek.

Safi kazancın tespitinde doğrudan indirim konusu yapılan taşıt giderlerinin kapsamının ne olduğu 180 Seri No’lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Tebliğin ilgili kısmı aynen şöyledir: “İndirim konusu giderlerin kapsamı; Gelir Vergisi Kanununun 40'ıncı maddesinin 5 numaralı bendinde kapsanan giderler, genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderleridir. Anılan bent hükmü finansal kiralama yoluyla edinilen taşıtların finansal kira giderleri ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerden kiralanan taşıtların kira giderlerini kapsamamaktadır. Bu tür giderlerin anılan maddenin 1 numaralı bendi kapsamında değerlendirileceği tabiidir” hükmü yer almaktadır.

Vergi Usul Kanununun 272.maddesinde normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir hükmü yer almaktadır. Gayrimenkul gibi değerlenen taşıtların iktisadi kıymetlerini artıran harcamalar safi kazancın tespitinde  doğrudan gider yazılamaz, bu tür harcamalar taşıtın maliyet bedeline eklenerek amortisman yoluyla itfa edilir.

Yazımızda belirtilen durumlar kurumlar vergisi mükellefleri için de geçerlidir. Kurumlar Vergisi Kanununun 6.maddesinde kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır hükmü yer aldığından taşıt giderleri ile ilgili durum aynen geçerlidir.

Kaynaklar:

1.       193 Gelir Vergisi Kanunu
2.       5520 Kurumlar Vergisi Kanunu
3.       180 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
4.       Beyanname Düzenleme Rehberi, Vergi Müfettişleri Derneği, Mart 2016, Ankara 

 Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM