BASINDAN YAZILAR
Enflasyon Düzeltmesinin Devam Eden Etkileri-4 (258 Yapılmakta Olan Yatırımlar ve Özel Fon Mekanizmasının Devam Eden Etkisi) - MuhasebeTR

Enflasyon Düzeltmesinin Devam Eden Etkileri-4 (258 Yapılmakta Olan Yatırımlar ve Özel Fon Mekanizmasının Devam Eden Etkisi)

Önceki yazımızda, amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışında ortaya çıkan KKEG riskini ve düzeltilmiş değerlerin satış kararı üzerindeki etkisini incelemiştik. Bu yazıda, 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin özel fon mekanizmasının devam eden etkisini ele alıyoruz.

Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden biri de, 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin enflasyon düzeltmesi farklarının izlendiği özel fon yapısının (uygulamada çoğunlukla 549 hesap) nasıl yönetileceği meselesidir. Bilindiği üzere, enflasyon düzeltmesinin ilk uygulamasında 258 hesap da diğer parasal olmayan aktif kalemler gibi düzeltmeye tabi tutulmuş; yatırım henüz tamamlanıp gelir üretmeye başlamamış olsa dahi, enflasyon katsayılarıyla oluşan artışlar bilançoya yansımıştır. Bu durum, özellikle yüksek tutarlı yatırım harcamaları bulunan işletmeler bakımından, “yatırım devam ederken enflasyon kazancı üzerinden vergi yükü doğması” yönündeki haklı eleştirileri beraberinde getirmiştir.

Bu eleştiriler üzerine, 30.10.2024 tarihli ve 32707 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7529 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nda değişikliğe gidilmiş; 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabının enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan farklarının doğrudan dönem kazancına yansıtılması yerine, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenmesi ve böylece vergisel etkinin ertelenmesi esasına dayanan bir sistem benimsenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, özel fon hesabında izlenen tutarların, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirildiği hesap dönemi dâhil olmak üzere toplam beş hesap döneminde eşit taksitler hâlinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınması; fon bakiyesinin ise her yıl yeniden değerleme oranında artırılması ve söz konusu tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmaması öngörülmüştür.

Kanun değişikliklerini izleyen dönemde, uygulamaya ilişkin usul ve esasların bir Tebliğ ile açıklanması beklenmekle birlikte, konuya ilişkin Tebliğ’in uzun süre yayımlanmamış olması uygulamada önemli tereddütlere yol açmıştır. Bu tereddütlerin önemli bir kısmı ise aradan geçen yaklaşık 15 aylık sürenin (30.10.2024–09.02.2026) ardından yayımlanan 09.02.2026 tarihli ve VUK-196/2026-2 sayılı Sirküler ile giderilmiştir.

Anılan Sirküler’de, VUK’un mükerrer 298/A maddesinin (10) numaralı fıkrası kapsamında yapılmakta olan yatırımlar hesabının enflasyon düzeltmesinden doğan farklarının dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın pasifte özel fon hesabında izleneceği; bu tutarların, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirildiği hesap dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap döneminde olmak üzere toplam beş eşit taksitte kazanca intikal ettirileceği; özel fon hesabında izlenen tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı ve bu hesaplara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmayacağı açık biçimde ortaya konulmuştur. Ayrıca Sirküler, uygulamada tereddüt yaratan yeniden değerleme oranı konusunda da açıklık sağlamış; özel fon hesabında izlenen tutarların her yıl ilgili yıl için açıklanan yeniden değerleme oranı esas alınarak artırılacağını, bu kapsamda 2025 yılı sonu itibarıyla yapılacak artırımlarda 2025 yılı için belirlenen %25,49 oranının dikkate alınacağını belirtmiştir.

Sirküler’de açıklığa kavuşturulan bir diğer önemli husus, özel fon hesabında izlenen tutarların yeniden değerleme oranında artırılan kısımlarının ilgili iktisadi kıymetin maliyetine intikal ettirilemeyeceğidir. Buna göre, söz konusu tutarlar yalnızca özel fon hesabı kapsamında izlenecek ve Kanun’da öngörülen beş yıllık taksitlendirme çerçevesinde dönem kazancına alınacaktır.

Bununla birlikte, Sirküler’in bazı temel uygulama başlıklarını açık bırakmış olması nedeniyle tereddütlerin tamamen ortadan kalktığını söylemek güçtür. Özellikle özel fon hesabında izlenen tutarların yeniden değerleme oranı ile artırılmasına ilişkin farkların muhasebe kayıtlarında nasıl izleneceği, bu artışların kayıt düzeninde mi yoksa beyanname üzerinde haricen mi dikkate alınacağı hususlarında açık bir yönlendirme bulunmamaktadır.

Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki; muhasebe ve beyanname tekniğine ilişkin değerlendirmeler, mevcut kanun hükmü ve idari açıklamalar çerçevesinde önerilen uygulama yaklaşımı niteliğindedir. Konuya ilişkin muhasebe kayıt düzenini ayrıntılı ve yeknesak şekilde belirleyen bir Tebliğ düzenlemesi bulunmadığından, uygulamada farklı yöntemlerle de karşılaşılabilmektedir.

Mevcut aşamada, uygulamada makul ve ihtiyatlı görünen yaklaşım; ana fon tutarının nazım hesaplar veya yardımcı hesap kırılımları ile ayrı izlenmesi, özel fon hesabında yer alan tutarın ilgili döneme isabet eden 1/5’lik kısmının defter kayıtlarında dönem kazancına intikal edecek şekilde muhasebeleştirilmesi, yeniden değerleme oranından kaynaklanan artış kısmının ise (açık bir muhasebe düzenlemesi bulunmadığından) beyanname üzerinde ayrıca dikkate alınması yönündedir.

Ancak bu yaklaşımın da nihai ve tartışmasız bir standart olduğu söylenemez; zira idarenin muhasebe kaydı–beyanname ilişkisini açık şekilde düzenleyen bir Tebliğ veya ilave açıklama ile uygulamayı yeknesaklaştırması hâlen ihtiyaç niteliğini korumaktadır. Dolayısıyla mükelleflerin, seçtikleri yöntemi iç prosedür, çalışma kâğıdı ve hesap kırılımı ile belgelendirmesi; beyanname–defter uyumunu denetlenebilir hale getirmesi gerekir.

Öte yandan, bu düzenlemenin sistematik boyutu bakımından ayrıca şu hususun altı çizilmelidir: Kanun koyucu, yapılmakta olan yatırımlar hesabına ilişkin enflasyon düzeltmesi farklarının doğduğu dönemde vergilenmesini ertelemek suretiyle mükellef lehine bir denge kurmayı amaçlamış olmakla birlikte, bu tutarların sonraki yıllarda yeniden değerleme oranı ile artırılarak kazanca alınması, ertelemenin ekonomik etkisinin ne ölçüde korunabildiği konusunda uygulamada tartışmalara yol açmaktadır.

Sonuç olarak, enflasyon düzeltmesi ertelenmiş olsa dahi 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar – özel fon mekanizması, yatırım yapan işletmeler açısından kapanmış bir başlık değildir. Aksine, Kanun ve Sirküler ile temel çerçeve çizilmiş olmakla birlikte, uygulama tekniğine ilişkin bazı kritik noktalar hâlen açıklığa kavuşmayı beklemektedir. Bu nedenle, dönem sonu kapanışlarında 258 – özel fon mekanizmasına ilişkin işlemlerin yalnızca vergi sonucu bakımından değil, muhasebe kayıt düzeni, çalışma kâğıdı disiplini ve beyanname–defter uyumu bakımından da ihtiyatlı, belgeli ve sistematik bir yaklaşımla yönetilmesi gerekir.

Sonraki yazıda: 2025–2027 döneminde tamamlanan yıllara sâri inşaat ve onarma işlerinde 2023 ve 2024 enflasyon düzeltmesi farklarının etkisini ele alacağız.

(Kaynak: Yaşar Çatalkaya / ekonomim.com | 20.04.2026)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM