ENFLASYON DÜZELTMESİNİN DEVAM EDEN ETKİLERİ-3
Arsa-arazi, stok ve iştirak gibi kıymetlerin satışında işlem öncesi bir vergi simülasyonu yapılması; olası KKEG tutarının önceden hesaplanması ve satış fiyatı stratejisinin buna göre belirlenmesi isabetli olacaktır.
Önceki yazımızda, reel olmayan finansman maliyeti (ROFM) uygulamasının beyanname indirimi boyutunu ve bu hakkın sistematik takibinin önemini ele almıştık. Bu yazıda, enflasyon düzeltmesinin bir diğer devam eden etkisini, amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışında ortaya çıkan kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) riskini inceliyoruz.
Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden biri de, amortismana tabi olmayan kıymetlerin (arsa-arazi, stok ve hisse senedi/iştirak hissesi gibi) elden çıkarılmasında kâr veya zararın hangi maliyet değeri üzerinden hesaplanacağı ve özellikle zararın ne kadarının vergi matrahında dikkate alınabileceği hususudur. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) mükerrer 298/A maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “düzeltme sonucu bulunan tutarların, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınacağı” yönündeki düzenleme nedeniyle, 01.01.2024 tarihinden sonra yapılacak satışlarda bu kıymetlerin maliyet bedeli kural olarak en son düzeltilmiş değer üzerinden dikkate alınmaktadır.
Satış zararının belirli bir kısmı KKEG etkisi doğurabiliyor
Bununla birlikte, 555 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’nin 53’üncü maddesi, 2023 yıl sonu bilançosunda yer alan ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş amortismana tabi olmayan kıymetler bakımından özel bir sınırlama öngörmektedir. Buna göre, söz konusu kıymetlerin 31.12.2023 tarihli düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması halinde, “düzeltilmiş değer ile düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zarar” gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, satış zararının belirli bir kısmı KKEG etkisi doğurabilmektedir.
Burada özellikle vurgulanmalıdır ki, söz konusu sınırlama amortismana tabi olmayan kıymetler bakımından geçerlidir. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin zararına satışında aynı kapsamda özel bir kısıtlama söz konusu değildir. Dolayısıyla Tebliğ’deki bu düzenleme; arsa-arazi, stok ve iştirak gibi kıymetler bakımından ayrı bir vergisel değerlendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Kuralın pratik sonucu, indirilemeyecek zarar KKEG tutarının satış bedelinin konumuna göre değişmesidir:
Birinci durum: Satış bedeli, 2023 yılı düzeltme öncesi değerin altında ise indirilemeyecek zarar (KKEG), düzeltilmiş değer ile düzeltme öncesi değer arasındaki farkın tamamıdır. Örnek: Düzeltme öncesi değer: 300, düzeltilmiş değer: 420, satış bedeli: 280 → KKEG = 420 − 300 = 120
İkinci durum: Satış bedeli, 2023 yılı düzeltme öncesi değerin üzerinde; ancak 31.12.2023 tarihli düzeltilmiş değerin altında ise indirilemeyecek zarar (KKEG), düzeltilmiş değer ile satış bedeli arasındaki farktır. Örnek: Düzeltme öncesi değer: 300, düzeltilmiş değer: 420, satış bedeli: 380 → KKEG = 420 − 380 = 40
Yalnızca ticari zarar hesabına bakmak yeterli değildir
Bu nedenle, amortismana tabi olmayan kıymetlerin elden çıkarılmasında yalnızca ticari zarar hesabına bakmak yeterli değildir. Vergisel açıdan ayrıca, “düzeltme öncesi değer – 31.12.2023 düzeltilmiş değer – satış bedeli” üçlüsünün birlikte değerlendirilmesi gerekir. Uygulamada bu karşılaştırma yapılmadan alınan satış kararları, beklenmeyen KKEG etkileri nedeniyle işlem sonrası vergi yükünü artırabilmektedir.
Özellikle arsa-arazi, stok ve iştirak gibi kıymetlerin satışında işlem öncesi bir vergi simülasyonu yapılması; olası KKEG tutarının önceden hesaplanması ve satış fiyatı stratejisinin buna göre belirlenmesi isabetli olacaktır. Bu yaklaşım, sadece beyanname döneminde sürprizlerle karşılaşmayı önlemekle kalmaz; aynı zamanda satış kararının net ekonomik sonucunun daha gerçekçi biçimde değerlendirilmesini sağlar.
Sonuç olarak, enflasyon düzeltmesinin ertelenmiş olması 2023 yılında bilançolara yansıyan düzeltilmiş değerlerin etkisini ortadan kaldırmamaktadır. Aksine, amortismana tabi olmayan kıymetlerin satışında zararın vergi matrahına etkisi bu düzeltilmiş değerler dikkate alınarak belirlenmeye devam etmektedir. Bu nedenle hibrit dönemde, söz konusu kıymetlerin satışına ilişkin kararların muhasebe sonucu kadar vergi sonucu yönünden de önceden analiz edilmesi zorunludur.
Sonraki yazıda: 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabına ilişkin özel fon mekanizmasının devam eden etkisini ve uygulama tereddütlerini ele alacağız.
(Kaynak: Yaşar Çatalkaya / ekonomim.com | 13.04.2026)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.