BASINDAN YAZILAR
Varlık Barışı Kanunu’nda Gizli Matrah Artırımı Düzenlemesi! - MuhasebeTR

Varlık Barışı Kanunu’nda Gizli Matrah Artırımı Düzenlemesi!

7256 sayılı Kanun genel itibari ile yapılandırma ve Varlık Barışı Kanunu olarak yasalaştı. Aslında bu kanunun matrah artırımı, kasa-stok affı gibi düzenlemeleri de içermesi geniş kesimler tarafından beklenmekte idi. Bu köşede varlık barışı düzenlemesi detaylı olarak ele alındı. Ancak varlık barışı düzenlemesinde ince bir ayrıntı bulunmakta ve bu ayrıntı aslında matrah artırımı düzenlemesi gibi hükümler içermekte.

Bilindiği gibi, 7256 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 93’üncü madde düzenlemesine göre, bu madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Daha önceki varlık barışı düzenlemelerinden farklı olarak bu varlık barışı düzenlemesinde devlet hiçbir vergi talep etmemektedir. Örneğin, 5811 sayılı Kanunla getirilen varlık barışı düzenlemesinde yurt dışından getirilen varlıklar için %2 ve yurt içindeki varlıkların sermaye olarak konulması için %5 vergi alınmakta idi.

5811 sayılı Kanun düzenlemesi, ”gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak 1/10/2008 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Yeni Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle vergi dairelerine beyan edilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave olunur.  Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırırlar, bunlar için ayrıca diğer şartlar aranmaz” şeklinde idi.

Bu düzenleme ile konulan varlıklar pasifte bir fon hesabında toplanmakta ve bu fon da altı ay içinde sermayeye ilave edilmek zorunda idi.

Ancak son çıkan kanunda “gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/6/2021 tarihine kadar vergi dairelerine bildirilir. Bildirilen söz konusu varlıklar, 30/6/2021 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Bu fıkra kapsamında bildirilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının bildirim tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın bildirim tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir” düzenlemesine yer verildi.

Dolayısı ile kanun kapsamında konulan varlıklar işletmeden vergisiz bir şekilde çekilebilecektir. Bu varlıklar sermaye olarak konulmak zorunda değildir.

İki kanun arasındaki iki önemli farktan birisi daha önceki 5811 sayılı Kanunda varlık barışından yararlananlar için %5 vergi talep edilmekte iken, diğer önemli fark ise yararlanılan tutarın sermayeye ilavesi şart koşulmakta idi. 7256 sayılı Kanun düzenlemesinde ise varlık barışından yararlanılan tutarlar için vergi ödenmeyecek ve bu tutarlar sermayeye ilave edilmek zorunda olmadığı gibi vergisiz bir şekilde işletmeden çekilebilecektir.

BU VARLIK BARIŞI VERGİSİZ MATRAH ARTIRIMI DÜZENLEMESİ İÇERMEKTEDİR!

5811 sayılı Kanunda “Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır” düzenlemesine yer verilmişti.

Bu düzenleme uyarınca varlık barışından yararlanılan tutar için vergi incelemesi yapılamamakta ve diğer nedenlerle inceleme yapılır ise de vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılmakta idi. 

Örneğin,5811 sayılı Kanun uyarınca, bir kurumlar vergisi mükellefi 1.000.000.-TL tutarında varlık barışından yararlandı ise ve bu mükellefin 2006 ve 2007 dönemlerine ilişkin vergi incelemesi yapıldı ve vergi türleri itibariyle herhangi bir nedenle 900.000 TL matrah farkı bulunmuş ise herhangi bir vergi tarhiyatı yapılamayacak, 1.100.000.-TL matrah farkı bulundu ise de 100.000.-TL matrah farkı üzerinden tarhiyat yapılabilecek/vergi hesaplanabilecektir.

7256 sayılı Kanun düzenlemesi ise “Bu madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır” şeklindedir.

Güncel düzenleme olan 7256 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca da, madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak bu madde düzenlemesinde 5811 sayılı Kanun düzenlemesinde olduğu gibi önceki yıllar için yapılan vergi incelemelerinde fark bulunursa bu beyan edilen tutardan düşülecektir diye bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Başlığa dönecek olur isek, örneğin 7256 sayılı Kanun kapsamında 1.000.000.-TL beyan edilmiş ve kayıtlara alınmış ise 1.000.000.-TL için inceleme yapılamayacaktır. Bundan ne anlamak gerekecektir? Bir şirket ya da serbest meslek mensubu bir Avukat 17.11.2020 öncesi 1.000.000.-TL kayıt dışı hasılat elde etti ve fatura kesmedi ise ve bu durum da incelemede tespit edildi ise kendisine tarhiyat yapılamayacak yani vergi hesaplanamayacaktır.

Özellikle kayıt dışı hasılat elde edenler elde ettikleri kayıt dışı hasılatı dikkate alarak varlık barışından yararlanacak olurlar ise kendilerini vergi inceleme riskinden korumuş olacaklardır. Varlık barışı bu yönüyle değerlendirildiğinde herhangi bir vergi ödemeksizin inceleme riskinden kurtulmak anlamına gelmektedir. Halbuki, matrah artırımı düzenlemesinden yararlanılması halinde belirli turada bir rakamın devlete ödenmesi gerekmektedir. Varlık barışı düzenlemesi bu haliyle matrah artırımı gibi vergi incelemesi riskinden korurken hiçbir vergi ödemesi yapmak da gerekmemektedir.

AVUKAT, DOKTOR GİBİ MESLEKLER İLE KAYIT DIŞILIĞI YÜKSEK OLAN SEKTÖRLERE BÜYÜK AVANTAJ!

Yukarıda detaylıca açıkladığımız üzere özellikle kayıt dışı bırakılan gelirler için varlık barışı çok ciddi bir avantaj sağlamaktadır. Kanun yapıcılar bunu amaçlamış mıdır bilemeyiz ama kanundan çıkan sonuç budur. 30.06.2021 tarihine kadar varlık barışı düzenlemesinden yararlanmak mümkündür.

(Kaynak: Ekrem Öncü / Finans Gündem | 11.12.2020)

GÜNDEM