.                                                                                         Site'yi Tavsiye Et | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim    


Mustafa Alpaslan, Eda Kaya
2009 Yılı Geçerli Vergi Tarifeleri ve Diğer Değişiklikler (09.01.2009)
  YENİLER
    ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN

  Site İçi Arama
 

PRATİK MENÜ

 




Cevdet Akçakoca
Kira Bedelinin Ödenmesi ve Faturalarda Yabancı Paranın Gösterilmesi Konusunda Bir İnceleme

08.01.2009
Ali Özbek
Damga Vergisi Kanununa Nüfuz Etmek Gereği; (Noterlerin De Okuması Dileğiyle)

07.01.2008
Fahri Hikmet Köker
Teknokent'lerde Dönem Sonu İşlemleri

06.01.2009
Ahmet Ağar
İş Kazası ve Meslek Hastalığının Bildirimi ve Bildirim Süresi

05.01.2008
Erdoğan Avder
Kasa Sayım Noksanı ve Fazlası Nedenleri Muhasebe Kayıtları

31.12.2008
Ufuk Özdemir
5510 Sayılı Kanuna Göre Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulaması

30.12.2008
Koray Ateş
Taşınmaz Satışlarından Doğan Zararlar Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Midir? Teori, Tartışma ve Bir Örnek

18.12.2008
Rahmi Uygun
Mal ve Hizmet Tesliminden Önce Düzenlenmiş Faturaların Gelir, Kurumlar Vergisi ve KDV Açısından Durumu

17.12.2008
Serbülent Bayrak
Devreden KDV Sorununa İnşaat Sektörü Örneği

16.12.2008
Cazim Gürbüz
Belgelenmesi Gerekmeyen Giderler

05.12.2008
Ahmet Gündüz
Toptancı Hallerinde Vatandaşa Sebze ve Meyve Satışı Yapılabilir Mi?

04.12.2008
Raşit Baş
Kuyumcular Açlık Sınırının Altında(Mı) ?

03.12.2008
Cihat Ertürk
Yurtdışı Hizmet Borçlanması Konusunda Sorular ve Cevaplar

02.12.2008
Süleyman Uyar, A.Vecdi Can
Faaliyet Denetimi

01.12.2008
Özkan Cengiz
TTK Geliyor

27.11.2008
Dursun Ali Yaz
Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunluluğu Başlıyor

25.11.2008




  YAZARLARIMIZ
Dr. Mustafa ALPASLAN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
m.alpaslan@windowslive.com






VERGİ SİSTEMİNDE KAYIT DIŞI EKONOMİNİN ÖNLENMESİNE YÖNELİK ARAYIŞLAR
Tarih: 07.03.2008


I-GİRİŞ

 

Gelişmekte olan ülkelerde, bütün önlemlere rağmen kamu harcamaları kolay kolay kısılamıyor. Diğer yandan cari açığın artması da büyük tehlike yaratmaktadır. Bunlara, döviz kurundaki ani sıçramaları ekleyecek olursak, iç ve dış borçlanma sürekli artmakta ve borç yükünün hafiflemesi büyük zorluklarla karşılaşmaktadır. Kamu maliyesinde kalıcı iyileşme sağlanmadan “ ekonomik kalıcı iyileşme ” sağlanamaz. Hükümetin, ekonomide istikrarı sağlayabilmesi için mutlaka “ kamu finansmanı ” sorununu çözmesi gereklidir. Bunun yolu da kamu giderlerini en sağlam kaynak olan vergilerle finanse etmekten geçer.

 

Bundan hareketle mevcut hükümetin, “Türk Kamu Maliyesi” politikasında köklü ve radikal bir değişiklik ile devletin etkin ve yetkin gücünü kullanarak;

 

a. Yasalar çerçevesinde mali denetimin artırılmasını, kayıt dışılığın kısa vadede asgariye indirilmesini, uzun vadede ortadan kaldırılmasını,

 

b. Mevcut vergi oranlarının ekonomik şartlar paralelinde aşağıya çekilmesini, tabana yayılmış adil bir vergi sisteminin uygulamaya konulmasını,

 sağlamalıdır. (1)

 

II-DEĞERLENDİRME

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 1982 Anayasası’nın 73. maddesi uyarınca; Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. denilmektedir.

 

Ancak, son zamanlarda yaşanan bazı vergi uygulamaları, uzun zamandır ülkede konuşulan “ kayıt dışı ekonomi ” kavramına “ kanun dışı vergi ” kavramını da getirmiş bulunmaktadır.

 

Evet, kayıt altındaki mükelleflerin tüm beyanlarının tam ve doğru olduğu iddia edilemez ancak, kayıt dışı kalan ekonomik işlemlerden devletin vergi kaybı tahminlerin de ötesinde çok yüksektir. Basında son günlerde konu ile ilgili şu haber (2) dikkat çekicidir; “ IMF: 100 milyar doların ne kaydı ne de hesabı var. IMF’nın kayıtdışı ekonomi raporunda, illegal faaliyetlerin Türk ekonomisinin üçte biri ile yarısı arasında bir büyüklükte olduğu belirtildi.

 

Öte yandan maliye idaresinin önemli sorunu sadece kayıt dışı ile mücadele etmek değil, kayıtlı mükelleflerin beyan ettiği vergilerini de tahsil etmekte büyük sıkıntılar çekmektedir. Bilindiği gibi 4811 sayılı “Vergi Barışı” adı altında getirilen kanun ile tahminlerin de ötesinde vergi tahakkuku sağlandı. Ancak, gelinen noktada tahsilatın ise maliye idaresini şoke ettiği de ortadadır. Basında son günlerde konu ile ilgili şu haber (2) de dikkat çekicidir; “Kamu vergiyle barışamadı. Vergi barışıyla 1.2 katrilyon ödemesi gereken KİT’ler ve belediyelerin yaptığı ödeme miktarı 137 trilyonda kaldı. Vergi barışından yararlanmak ,için başvuruda bulunan KİT’ler, belediyeler ve il özel idareleri, bugüne kadar yatırmaları gereken her 100 lira verginin ancak 11 lirasını ödedi.”

 

Yukarıda izah edilen kayıt dışı işlemlerden alınamayan vergi ve kayıtlı mükelleflerin beyan edip de ödeyemediği vergiler nedeniyle meydana gelen kamu finansman açığına çözüm olarak yapılan bazı uygulamalar mükellef ve maliye ilişkisini germiş bulunmaktadır. Özellikle 2004 yılında yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin mükellefler tarafından beyan edilmesi esnasında veya beyan edilmesinden sonra vergi dairelerince mükellefler üzerinde kanun dışı bir yaklaşım olan “ ikna ” yöntemi ile matrah artırmaya zorlama uygulaması her kes tarafından bilinmekte iken, şimdi de muhtasar beyanname ile beyan edilen iş yeri kira beyanlarının yetersizliği gibi bir neden ile mükellefler yazı ve telefon davetleri ile dairelere çağrılarak matrahların “ ikna ” yöntemi ile “ rızaen ” artırmaları ile karşı karşıyadırlar.

 

Maliye idaresi yaptığı uygulamayı özetle şöyle savunmaktadır; kayıt dışı ile mücadele etmekteyiz. Mükellef ise, yapılan uygulamayı özetle şöyle yorumlamaktadır; maliye idaresi kayıt dışı ile mücadele edemediğinden kayıtlı mükelleflere gücü yetmektedir.

 

Vergi idaresi tarafından yürütülen bu uygulama üç açıdan hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır;

 

1- Mükellefler, ortada olmayan, başvuru ve uygulama süresi dolmuş bir vergi yasasına uygun olarak matrah yükseltmeye zorlanmaktadır.

 

2- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile hükme bağlanmış olan vergi incelemesi tehdit aracı olarak kullanılmaktadır.

 

3- Tebliğ; vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların vergi idaresi tarafından yazılı olarak mükelleflerin bilinen adreslerine gönderilmesidir. Yasa’nın amir hükmüne karşın, vergi mükellefleri telefonla aranmak suretiyle bu bildirimler yapılmaktadır.

 

Bu uygulama üç yönlü olarak değerlendirildiğinde, Anayasa’nın 73. maddesine, genel anlamda hukuk kurallarına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine açık olarak aykırılık söz konusudur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile hükme bağlanmış olan “vergi inceleme” müessesesinin tehdit olarak kullanılması, devlet açısından çok aciz bir görüntüdür. Devlet; konulmuş hukuk kurallarını bir silah gibi tehdit amaçlı olarak kullanamaz, konulmuş kuralları gerektiğinde etkin, yansız ve kararlı biçimde uygular. (3)

 

 

III-SONUÇ

 

Bu uygulamadan çıkarılacak sonuç ise; kayıtlı mükelleflerin karşı karşıya kaldıkları bu yöntem haksız ve yanlıştır. Vergi kaçıran bir mükellef ile kanunlar çerçevesinde mücadele edilmesine kimse karşı değildir. Ancak, ticari muamelelerini doğru bir şekilde beyan eden mükellefleri rencide etmek, mükellef-maliye ilişkisini germek, arada kamusal hizmet sunan meslek mensuplarını (SM, SMMM ve YMM) zor durumda bırakmak da doğru değildir.

 

Konuyu fazla tartışmadan (karıştırmadan) devletin ve vatandaşın demokrasiden ne anladığına bakarak yazımızı bitirelim.

 

Devlet vatandaşa seslenmektedir, senden üç şey istiyorum;

 

1.  Koyduğum kanunlara uyacaksın,

2. Vergi kaçırmayacaksın ve vergini zamanında ödeyeceksin,

3. Düşmanımı düşman, dostumu dost bileceksin.

 

Vatandaş ise devlete cevap vermektedir, ben de devletten üç şey istiyorum;

 

1. Koyduğun kanunlara uyarım ancak, kanunların adil olacak,

2. Vergi kaçırmam, zamanında da öderim ancak; vergilerin haksız olmayacak,

3. Düşmanını düşman, dostunu dost bilirim ancak; benim de can ve mal güvenliğimi sağlayacaksın.  

 

İşte, demokrasi budur ve demokrasi hepimiz için gereklidir.

 

Son yıllarda vergi mevzuatımızda kayıt dışı ekonominin önlenmesine yönelik tedbirler ve yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Buna göre, 4615 sayılı yasa, 4811 sayılı vergi barışı yasası ve nihayet yazım aşamasında olan GVK’nun da bir dizi düzenlemeler yapılarak kayıt dışılık önlenmeye çalışılmaktadır. Örneğin, GVK’nunda yapıln yeni düzenlemeler arasında hayat standardı esası, ortalama kar hadleri vb. otokontrol araçları benzeri araçlar yeniden sisteme sokularak mükelleflerin kayıt dışından tekrar kayıt içine çekmeye yönelik tedbirler yeniden ele alınmaktadır.  Geçtiğimiz yıl vergi iadesi hakkındaki yasaya göre fiş ve fatura toplama karşılığında ve ödenen vergi iadesi kayıt dışılığı arttırmıştır. KDV tahsilatı ve gelir vergisi tahsilatı azalmıştır. Geçen yılki vergi tahsilat raporları bunu doğrulamaktadır.

 

Diğer taraftan, uluslararası muhasebe raporlama sisitemleri, basel II kriterleri, küreselleşme ve bunların sonucunda muhasebe mesleğinin güven bakımından zafiyete uğraması dikkate alındığında vergileme ve kayıt içine yöneliş önem kazanmaktadır.  Özellikle yabancı sermayeyi ülkemize çekme konusunda ciddi çaba gösteren başbakanlık yatırım ajansı bu konularda ciddi çalışmalar yaparak yabancıları ülkemize davet etmektedirler. Burada yabancıların yatırım konusunda istedikleri şey kayıt dışılığın önlenmesi ve bütün harcama ve gelirlerin kayıtlandırılması talebidir. Bunun sonucunda da kayıt içinde ticari, sınai aktivitenin yapılmasıyla herkes mutlu olabileceği gibi   hissedarlar, şirket çalışanları, yabancı ortaklarımız ve en nihayetinde gizli ortağımız maliye mutlu olacaktır. Diğer taraftan bu şekilde kayıt içinde hareket edilmesiyle beraber Türkiye ekonomisi de kazançlı çıkmış olacaktır.

 

 

 

 

(1) Talha APAK, “Türkiye Ekonomisine Bir Bakış”  www.alomaliye.com, 07.06.2004

(2) Milliyet Gazetesi, “Ekonomi” Sayfası, 14 Haziran 2004

(3) Ahmet EROL, “Vergi İdaresi Uygulamalarının Anayasa ve Vergi Hukuku Karşısında

Durumu” Yaklaşım Dergisi, Mayıs 2004, Sayı 137

 

 

 
 


   






 MuhasebeTR.com  |  Türkiye'nin Muhasebe Sitesi  

 Copyright © 2005-2008. www.MuhasebeTR.com
 Her hakkı saklıdır. Yasal Uyarı
 iletisim@muhasebetr.com  

 InterPlus Grup Eğitim & Danışmanlık  
  


100.000 'i Aşkın Üye Sayısı İle Türkiye'nin 1 NUMARASI

KAPAT 

 Muhasebe ve Mali Mevzuat Alanında
Türkiye'nin En Büyük E-BİLGİLENDİRME
Grubuna ÜCRETSİZ Üye Olun Haberiniz Olsun
!

ÜCRETSİZ ÜYELİK FORMU