Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
GEÇİCİ VERGİ
BEYANINDA (SÖZDE BİLMEDEN ÖZDE BİLEREK) MUHASEBE HATASI YAPILARAK VERGİ
TASARRUFU SAĞLAMANIN CEZASI VAR MI?
Tarih:
14.07.2007
1- GİRİŞ
GVK’nun mükerrer 120.’nci
maddesinin 4.’ncü fıkrasında eksik tahakkuk ettirilen geçici vergilere
ilişkin şu açıklamalara yer verilmiştir.
“Yapılan incelemeler
sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan
edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya
ikmalen geçici vergi tarh edilir. Mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen
geçici vergiler terkin edilir, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edilir.”
Bu hüküm uyarınca,
- Geçici verginin herhangi bir
dönemde %10 ve altında eksik beyan edilmesi durumunda cezalı veya cezasız
hiçbir tarhiyat yapılmayacağı gibi gecikme faizi de sözkonusu olmayacaktır.
Yani mükelleflere geçici vergi beyanında %10’luk hiçbir şekilde yaptırımı
olmayan bir yanılma payı tanınmıştır.
- Geçici verginin herhangi bir
dönemde %10’u aşan tutarda eksik beyanı halinde ise, yine eksik beyan edilen
matrahın %10’luk kısmı için cezalı veya cezasız hiçbir tarhiyat ve gecikme faizi
uygulanmayacak, %10’u aşan kısmı için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi
uygulanacaktır. Bu eksik beyanın VUK’nun 359’ncu maddesinde yer alan hileli
işlemlerden kaynaklandığının tespiti halinde ayrıca bu madde hükmüne göre ceza
uygulanacaktır.
Bu %10’luk hata payının hesabı beyan
edilen matrah değil, OLMASI GEREKEN MATRAH üzerinden yapılmalıdır. (Geçici
verginin matrahı ise ticari kar değil, ilaveler, indirim ve istisnalardan
sonraki kâr, yani MALİ KÂR dır).
2- MUHASEBE HATALARI VE HİLELERİ
Muhasebe hataları
unutkanlık, dikkatsizlik veya bilgisizlik yüzünden muhasebe ile ilgili işlem,
kayıt ve hesaplarda yapılan yanlışlıklardır. Genelde kasıt unsuru taşımayan
yanlışlıklardır. İşletmelerin muhasebe kayıtlarında karşılaşılan belli
başlı muhasebe hataları beş başlık altında toplanabilir:
1- Matematik hataları
2- Kayıt hataları
3- Nakil hataları
4- Unutma ve tekrarlama
5- Bilanço hataları
Muhasebe hileleri,
belli bir amaçla işletmenin işlem, kayıt ve belgelerinin bilerek tahrif
edilmesidir. Muhasebe hileleri muhasebe hatalarının tersine
bilinçli olarak yapılır.
Muhasebe hilesi yapmanın amaçları
çok çeşitli olabilir. Bunları şöyle sırlamak mümkündür:
1- Vergi kaçırma düşüncesi
2- Zimmetlerin gizlenmesi
3- Daha az kâr dağıtma isteği
4- Hak edilmeyen teşviklerden
yararlanma arzusu
5- Yolsuzlukların gizlenmesi
…v.b.
Muhasebe hilelerini de altı başlık
altında toplamak mümkündür:
1- Kasdi hatalar
2- Kayıt dışı işlemler
3- Zamanından önce veya sonra kayıt
4- Uydurma hesaplar
5- Belge sahtekarlığı
6- Bilanço maskelenmesi
Muhasebe hataları kayıtlar üzerinden
yapılırken, muhasebe hileleri ağırlıklı olarak belgeler üzerinde ve isteyerek
yapılır. Hilenin belgeler üzerinde ve bilinçli olarak yapılması nedeniyle
muhasebe sistemi içinde kendiliğinden ortaya çıkarılması beklenemez. Ortaya
çıkarılması güçtür.
Çalışmamız açısından ise
özellikle geçici vergi matrahını azaltmak amacıyla, kasıtlı (bilinçli)
yapılan muhasebe hataları suretiyle muhasebe hileleri yapılmasıdır.
3- GEÇİCİ VERGİ BEYANINDA %10
ORANINA KADAR YAPILAN (Sözde) HATALAR MÜKELLEFE VERGİ TASARRUFU SAĞLAR MI?
Ya da diğer bir söyleyişle, geçici
vergi beyanında çalışmamızın başlığında da yer verdiğimiz gibi, sözde bilmeden
ama özde bilerek hata yapılırsa, hatanın yol açtığı eksik vergi beyanının
sağlayacağı tasarruf ne kadar önemlidir? Hatta bu işleme vergi planlaması ya da
vergiden kaçınma gözüyle dahi bakılabilir mi? Vergiden kaçınma;
vergi yükümlülüğünün Kanun lafzına uygun, fakat amacına aykırı olarak
azaltılmasıdır.
Ancak, bu eksik beyanın, yukarıda da
belirtildiği gibi VUK Madde 359 kapsamında (Kaçakçılık suçları ve cezaları)
yapıldığı tespit edilirse, mükellef oldukça ağır yaptırımlarla karşılaşacaktır.
Madde 359, “Hürriyeti Bağlayıcı Ceza İle Cezalandırılacak Suçlar ve Cezalar”
başlıklı bölüm içinde yer almaktadır. Örneğin, bu suçlardan birisi de; defter
ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılmasıdır.
Mükellefler, muhasebe hatası
yaptıkları gerekçesiyle sürekli bir şekilde %10’a kadar eksik
geçici vergi beyanı yapabilirler mi?
Elbette bu durum “muhasebe hatası”
ve “vergiden kaçınma” kavramlarının ruhuna, özüne kesinlikle aykırıdır. Ancak,
Kanun lafzına uygun bir şekilde, muhasebe hatası yaptım diyen bir mükellefe
yapmadın diyen tarafın bunu ispatlaması gerekir düşüncesindeyiz.
Elbette, sürekli her dönem muhasebe
hatası yapılabilir. Hata, muhasebenin içinde vardır. Yıllık vergi beyanı
yapılırken dahi muhasebe hatası yapılabilir. Geçici vergi dönemlerinde de her
dönem olması gereken beyana göre %1 ilâ %3 gibi hatalar olabilir.
Ancak, bir mükellef her dönem olması
gereken geçici vergi matrahının %7 ilâ %9 hatta %10’u oranında eksik beyan
yapıyorsa ve bunu da muhasebe hatası olarak savunuyorsa, aksi nasıl ispat
edilebilir? Sonuçta, Kanun geçici vergi tespitinde %10’a kadar hata payı
vermiştir.
Örneğin, her dönem 300.000 YTL
civarı bir geçici vergi matrahı oluşan bir kurumlar vergisi mükellefi, bilerek
yaptığı bir muhasebe hatası (hile) ile bu vergi matrahını %8 azaltırsa ve
276.000 YTL beyan ederse, sağlayacağı vergi tasarrufu (diğer adıyla kaçırdığı
vergi) (24.000 YTL x %20) 4.800 YTL olacaktır. Elbette, beyan edilen matrah
büyüdükçe bu rakamlarda büyüyecektir.
Bu mükellef hatta sözde hatasına
(özde vergi kaçırmasına) destek olacak muhasebe hatasını belgeleyebilirde.
Örneğin; değerleyip gelir yazması gereken bir yabancı para cinsi alacağını
değerlemeyebilir, tersi bir durumda değerleyip gider yazacağı bir yabancı para
cinsi hesabı fazla değerleyebilir ya da amortisman oranını geçici olarak yanlış
tespit edebilir….v.b.
Asıl konumuz ise, bu durum
denetimlerde tespit edilirse mükellefe hiçbir ceza kesilemez. Çünkü, bu durum
Kanunun ruhuna aykırı ama lafzına uygundur. Ancak, elbette her dönem aynı
hesabın hatalı değerlenmesi, her dönem aynı sabit kıymete hatalı amortisman
oranı uygulanması kör göze parmak batırmak misalidir ama anlatmak istediğimiz,
minareyi çalan kılıfı da gayet güzel ayarlarsa, GVK Mük. Md.120’de yer alan
düzenlemenin kötü niyetli işlemlere gayet açık olduğudur.
Bize göre, üç ayda bir envanter ve
değerleme işlemi yapıp vergi beyanına alışkın olmayan mükelleflerimiz ve
muhasebecilerimiz için geçici vergi uygulamasının başladığı 1999 yılında
düzenlenen bu olumlu Kanun hükmü, en azından %5 olarak değiştirilmelidir
kanaatindeyiz.