Erkan AKTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
erkanakturk2@hotmail.com
YILLIK İZİN SÜRESİNİN
BELİRLENMESİ VE ÜCRETSİZ İZİN
Tarih:
09/05/2007
I
- GİRİŞ:
Değerli okurlarım, gerek yıl sonu işlemleri gerekse de
özel nedenlerden dolayı uzun bir süre sizden uzak
kaldım. Bu süre içinde okuyuculardan çok sayıda mail
aldım göstermiş oldukları ilgiden dolayı sonsuz
saygılarımı sunuyorum. Mail adresime gelen sayısız
sorulardan anlaşılıyor ki yanlış bir seçim yapmamışım.
İlkbahar mevsimine hazırlandığımız bu günlerde yıllık
ücretli izin süresi ile ilgili sorular da peş peşe
gelmeye başladı. Bir okuyucudan gelen sorular
çerçevesinde yıllık ücretli izin süreleri, ücretsiz izin
uygulanması ile ilgili bazı özellikli durumları 506
sayılı SSK. Ve 4857 sayılı iş kanunu çerçevesinde
irdelemeye çalışacağız.
SORULAR:
1) Şirketimiz bünyesinde (ABD Dahil) 40 kişi
çalışmakta personelimizin bir bölümüne % 40 ücretsiz
izine çıkarmak istiyoruz burada yasal prosedür nedir
2) Ücretli izin bölünebilir mi bir makale
okumuştum orada 10 günden az olmamak üzere en fazla 3
bölünebilir.14 gün izin alan birisinde nasıl olur. ÖMER
DALIMDU- İSTANBUL
II-
YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRESİ İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEME:
Çalışmamızın
giriş kısmında belirttiğim gibi yaklaşan yaz mevsimi ile
birlikte yıllık izinlerle ilgili mailler de gelmeye
başladı. Tarafıma iletilen soruların genelinde yıllık
izin sürelerinin nasıl uygulanacağını, ücretin nasıl
ödeneceğinin, izin süresinde rastlayan tatil günlerinin
nasıl ele alınması gerektiği vb. sorulardan
oluşmaktadır.
Çalışma hayatında başarılı olabilmenin, verimli
olabilmenin yegane yolu belli bir süre iş ortamında
uzaklaşmakla mümkündür. Bu ihtiyaçtan dolayı iş
hayatımızın kurallarını düzenleyen iş güvencesi yasası
ve kanuna istinaden yayınlanan yıllık ücretli izin
yönetmeliği ile usul ve esaslar düzenlenmiştir. Muğlak
olan ifadeler de de Yargıtay 9. hukuk dairesine intikal
eden davalarla çözüme ulaşılmaktadır. 4857 sayılı iş
kanunun 53,54,55,56,57 ve 58. maddelerinde yıllık
ücretli izin ile ilgili hak ve yükümlülükler ayrı
başlıklar halinde düzenlemiştir.
Yıllık
ücretli izine hak kazanmanın öncelikli şartı;
sigortalının işe girişinin tescil edildiği tarihten
itibaren 1 yıllık kıdeminin bulunması gerekiyor. Bir
yıllık süre dolmadan iş sözleşmesinin feshedilmesi
halinde yıllık ücretli izin ile ilgili bir talep söz
konusu olmayacaktır. Yıllık ücretli izin konusu sürekli
tartışıldığından dolayı üstatlarım tarafından değişik
tarihlerde teferruatlı ele alındığı için detaya girmeden
özellikli durumlar olarak kabul ettiğim bazı hususlara
değineceğim.
A.Yıllık Ücretli İzin
Süreleri:
4857 sayılı
iş kanunun 53. maddesinde düzenlenen izin süreleri
aşağıdaki gibidir.
a) Bir
yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört
günden,
b) Beş
yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c)
Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı
günden,
Az
olamaz.
Yine
aynı maddenin devamında
onsekiz ( on
sekiz dahil) ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve
daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli
izin süresi yirmi günden az olamaz denilmektedir. Elli
ve daha yukarı bir yaşta olup kıdem süresi bir yıldan
beş yıla kadar olan işçiler on dört gün değil de yirmi
gün izin kullanabileceklerdir. Beş yıldan fazla kıdemi
olanlar da 53. maddenin b’ ve c’ bentlerinde belirtilen
süreler kadar izin hakları olacaktır.
Yıllık
ücretli izin uygulamasında işverenlerin dikkat etmediği,
işçilerin de bilmedikleri bir husus vardır. Bu husus;
işçinin izinde iken bu izin süresinde rastlayan hafta
tatilleridir. Yıllık ücretli izin süresi çalışılmış gibi
sayılan süreler olduğu için, normal günlerde
çalışılmayan gün olarak kabul edilen hafta tatilinin bu
sürenin içinde hesaplanmaması gerekiyor. Bilindiği gibi
iş yasamız normal çalışma süresini bir haftada 45 saat
olarak düzenlemiş, bu sürenin günlere dağılımında bir
günde 11 saatten fazla olmamak şartıyla, düzenlemeyi iş
sözleşmeyi imzalayan tarafların isteğine bırakmıştır.
Her ne şekilde olursa olsun iş yasası bir işçinin bir
hafta da en az yirmi dört saat çalıştırılmadan
dinlendirilmesi gerektiği ifadesinden yola çıkarak
normal çalışma süresi bir haftada altı gün olarak kabul
görmektedir. Yasal düzenleme böyle olduğundan yıllık
ücretli izin süresinde her haftaya karşılık bir günün
daha izin süresine dahil edilmesi gerekiyor.
Örnek vermek
gerekirse; 02.04.2007 tarihinde yıllık iznini kullanmaya
hak kazanan ve bu tarihte izne ayrılan bir işçinin
izinli olacağı süre toplam olarak 14 gün değildir. İzin
süresinin başladığı tarihten itibaren bu süreye
rastlayan Pazar günü izin süresine dahil edilecektir.
İşçinin izinde olduğu sürede iki Pazar günü olacağından
dolayı bu iki gün de yıllık izin süresine dahil edilir.
İşçinin izinde olacağı toplam gün sayısı onaltı (16) gün
olacaktır.
B.
Yıllık Ücretli İzin Süresinin Bölünmesi:
Gelen
maillerden veya şahit olduğum tartışmalardan biri de
yıllık ücretli izin süresinin bölünerek
kullandırılmasıdır. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki;
izin süresinin bölünmesi tarafların rızası ile mümkün
olabilecektir. Yıllık ücretli izin süresinin uygulanması
başlığı altında düzenlenen 56. maddede ifade edildiği
gibi izin süresi on günden aşağı olmamak üzere
tarafların rızası ile toplu halde kullandırılmayabilir.
Her ne şekilde olursa olsun izine ayrılmak isteyen
işçinin izin hakkı diğer günler saklı kalmak şartıyla
ilk on günlük süreye dokunulamaz. Beş yıldan fazla
kıdemi bulunan bir işçinin izin süresi yirmi gündür. Bu
sürenin ilk on güne dokunulmayacak diğer on günlük
sürede tarafların anlaşması şartıyla en fazla üçe
bölünebilir.
III-
ÜCRETSİZ İZİN
Ücretsiz izin uygulanmasına, işverenlerin ekonomik bir
sıkıntıya düştükleri dönemlerde başvurdukları bir
yöntemdir. İş sözleşmesinin askıya alındığı durumlardan
biri de ücretsiz izin uygulanmasıdır. Ekonomik
nedenlerle işyerinde faaliyetlerin durma noktasına
gelmesi veya mevsimlik daralmalar nedeniyle, işverenler
işçilerine kıdem tazminatı vermemek için tercihlerini
ücretsiz izinden yana kullanmaktadırlar. Hemen
belirtelim işverenin işçiye ücretsiz izine göndermesi
gibi bir seçeneği bulunmamaktadır.
İşçinin
ücretsiz izin talebinde bulunması için bu istemin
işveren tarafından kabul edilmesi veya işverenin böyle
bir talepte bulunması halinde, bu istemin işçi
tarafından kabul edilmesi şarttır. İş kanunu bayan
işçilerin doğum izninin bitiminden sonra talepte
bulunmaları halinde altı aya kadar ücretsiz izine
çıkabileceklerini işverenin de bu talebi geri
çevirmeksizin kabul edileceğini düzenlemiş, diğer
durumlarda karşılıklı anlaşma şartına
bağlanmıştır.
Ücretsiz izne ayrılan işçinin iş sözleşmesi bu süre
boyunca askıda kalır. Bu süre boyunca herhangi bir ücret
tahakkuku yapılmaz ve sigorta primleri de beyan edilmez.
İşverenler ücretsiz izne ayrılan işçiyi aylık sigorta
prim bildirgelerinde “ücretsiz izinli” olarak
gösterecek, bildirgenin ait olduğu ayın son gününe kadar
da ek:8 eksik gün bildirme formunu düzenleyerek bağlı
oldukları sigorta müdürlüğüne vermeleri şarttır.
İşverenler bu form ile birlikte düzenlenen ücretsiz izin
dilekçesini de vermeleri gerekmektedir.
İşçinin
ücretsiz izine çıkmayı kabul etmemesi halinde işverenin
kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü doğacaktır.
Konumuzu kısaca özetleyecek olursak; işe girişin
tescilinin yapıldığı günden itibaren bir tam yılı
tamamlayan sigortalının, yıllık ücretli izin hakkını
kazanabilecek, yıllık ücretli izin süresi çalışılan
günler olarak değerlendirildiğinden izine ayrılan
işçinin izinli gün sayısı kadar ücreti kendisine avans
olarak ödenecektir. İşçinin rızası olmadığı sürece
yıllık ücretli izin süresi bölünemez. Sigortalının
rızası alınması şartıyla ilk on günlük süreye
dokunulmayacak diğer günler de en çok üçe bölünebilir.
Ücretsiz
izin durumundan da işverenin işçiyi ücretsiz izine
ayırması gibi bir yasal dayanağı yoktur. İşverenin böyle
bir talebi işçi tarafından kabul edilmemesi halinde
işverenin ısrar etmesi durumunda, işçinin bildirim
sürelerine bağlı kalmaksızın iş sözleşmesini feshetme
hakkı saklıdır