Cevdet AKÇAKOCA
Yeminli Mali Müşavir
cevdet@cevdetakcakoca.com
CAMLI ÇOK AMAÇLI ARAÇLAR BİNEK OTOMOBİLİ DEĞİLDİR
Tarih:
23.02.2008
Yıllardır, şu binek otomobili tarifi bir türlü
düzenlenemez, her sene bir takım ihtilaflar çıkar,
mükellefle Maliye gerek Katma Değer Vergisi, gerek Taşıt
Vergisi ve gerekse Taşıt Alım Vergisi açısından
boğuşurlar, dururlar.
Bu yazımızda binek otomobillerinin Katma Değer Vergisi
açısından durumunu ele alacağız ve yine başka bir
ihtilaf konusu olan camlı kamyonet veya çok amaçlı binek
araçlarının Katma Değer Vergisi açısından durumunu
açıklamaya çalışacağız.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ilgili
maddeleri gereğince binek otomobillerinin Katma Değer
Vergisi indirilemez. Binek otomobillerinin alımında
ödenen Katma Değer Vergisi indirilmeyip ya masraf olarak
kabul edilir veya aracın maliyetine dahil edilir. Ticari
araçların Katma Değer Vergisi ise indirilerek,
indirilecek Katma Değer Vergisi hesabına kaydedilir.
Son zamanlarda, piyasada çift kabinli, suv, 4w4 gibi
araçlarla, camlı veya çok amaçlı araç olarak da
tanımlanan doblo, connect, kango, expres, combi,
partner, caddy, transporter, starex gibi adlarla tanınan
1+1 veya 4+1 kişilik yolcu taşıyabilen ayrıca yük de
taşıyabilen araçlar çıkmıştır.
Bu araçlar, 21.07.2005 tarihine kadar ‘yük taşımak üzere
imal edilmiş araç’ olarak tanımlanmış ve ticari araç
sınıfında yorumlanmış araçlardı.
Gümrük Müsteşarlığı’nın 8 Seri No’lu Gümrük Genel
Tebliği (Tarife-Sınıflandırma Kararları) ile bu
araçlardan şoför mahallinin arkasında koltuğu veya camı
bulunanlar 21.07.2005 tarihinden itibaren binek
otomobili sınıfına dahil edilmiştir.
Söz konusu tebliğde belirlenen özelliklere göre; hem
yolcu hem de yük taşıyabilen araçlardan şoförün
arkasında da koltuğu, yanda camları olan araçlar binek
otomobili sayılmıştır. Bu araçların sadece önde şoför ve
bir yolcu koltuğu bile olsa, aracın arka kısmında
emniyet kemeri veya emniyet kemeri montajı için
tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı için sabit
tertibat, arka kısım yolcu bölümündeki döşemeyle kaplı
ise ve yine havalandırma, iç aydınlatma veya küllük
bulunuyorsa, yolcu bölümü ile arka bölüm arasında sabit
bir panel veya bariyer bulunmuyorsa bu araçlar da binek
otomobili sınıfına dahil edilmiştir.
Gümrüğün bu tebliğinden sonra Bursa Vergi Dairesi
Başkanlığı’nın 12.04. 2007 tarih ve B.07.1.GİB.4.
16.-02/554 sayılı özelgede de Fiat Doblo Cargo combi 1,9
JTD Active marka taşıtın binek otomobili niteliğinde
olduğundan bahisle satın alınması sebebiyle yüklenilen
Katma Değer Vergisi’nin indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Sonuç olarak, yazımızın başında da açıklandığı üzere
Doblo, Connect, Kango, expres, combi, partner, caddy,
transporter, starex gibi araçlar ticari araç olmayıh
binek otomobili sayılmışlardır ve satın alınmaları
esnasında ödenen veya yüklenilen Katma Değer Vergileri
indirilemeyecektir.
İhracat bedeli dövizlerin getirilme mecburiyeti kalktı
Gelelim, diğer konumuza.. 8.Şubat.2008 tarih ve 26781
sayılı Resmi Gazete’de 2008/13186 sayı ile bir Türk
Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararda
değişiklik yapan yeni bir karar yayımlandı.
Türk Parası Kıymetini Koruma Kararları’nın bir zamanlar
ne kadar sert kararlar olduğunu, birçok kimsenin bu
sebeple yargılandığını hatırlarız.
İhracat dövizlerini getirmeyenlerin yıllarca
mahkemelerde süründüklerini, KDV iadelerini
alamadıklarını anımsayınca bu kararı okuduğumuzda “işte
yine bir devrim niteliğinde karar” diyoruz.
Yahut da, Türkiye nereden nereye geldi?
Bir zamanlar 70 cent’e muhtaç olan Türkiye, artık
ihracat döviz bedellerinin bile peşinde koşmuyor.
Bu karar sonucunda şunu anlıyoruz ki, Türkiye'nin derdi
döviz değil, dış borç ve dış borç faizi değil, iç borç
ve iç borç faizi.
Bu karardaki en önemli hüküm; ihracat bedellerinin
tasarrufu serbesttir.
Bakanlık, ihtiyaç duyulması halinde ihracat bedellerinin
yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapmaya
yetkilidir. Bu karar, yayımı tarihinden itibaren
geçerlidir.
Daha önce, ihracat bedellerinin belirli bir kısmının
getirilmesi mecburiyeti vardı ve getirilmeyen bedellere
cezalar uygulanıyordu. 8.Şubat.2008 tarihinden itibaren
isteyen ihracatçı, ihracat bedellerini istediği zaman
Türkiye’ye getirecek, dilerse hiç getirmeyecektir.
Ancak, bu karar Türk Parasının Kıymetini Koruma ve
kambiyo hükümlerine göredir.
Vergi yasaları açısından durumun nasıl olacağı konusunda
Maliye Bakanlığı’nın bir tebliğ çıkarması gerekir.
Maliye Bakanlığı KDV iadesi açısından bugünkü tatbikatı
değiştiren bir tebliğ çıkarmadığı takdirde eski hükümler
vergi yasaları açısından geçerli olacaktır. Bilhassa
Yeminli Mali Müşavir incelemelerinde, döviz alım
belgeleri önem arzetmektedir.
İhracatçıların, diğer yasalara göre yapılacak
değişiklikleri de takip etmeleri gerekmektedir.
Not: Bu yazı Ekohaber gazetesinde yayınlanmıştır.
|
|