BASINDAN YAZILAR
Anayasa Mahkemesi iptal kararları yürürlüğe girdi! / İsmail Kökbulut - MuhasebeTR

Anayasa Mahkemesi iptal kararları yürürlüğe girdi! / İsmail Kökbulut

Hatırlanacağı üzere, Anayasa Mahkemesi yakın zamanda vergiyle ilgili önemli iptal kararları vermişti.

Anayasa Mahkemesi kararları, kararların Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe giriyor. Fakat kararların, Resmi Gazete'de yayımlandıktan belirli bir süre sonra da yürürlüğe girmesi öngörülebiliyor. Bu sürede de düzenlemesi iptal edilen kurum yeni düzenleme yapmak zorunda oluyor.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları 8 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Dolayısıyla artık düzenleme yapılması için gerekli süre de başladı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararlarında iptal edilen düzenlemelerin neden iptal edildiği, hangi sebeplerle Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği detaylı bir şekilde yer alıyor.

Şimdi Maliye Bakanlığı belirlenen süreler içerisinde bazı yasal değişiklikleri yapmak zorunda. Biz de hangi alanlarda değişiklik yapılması gerekiyor, gerekçeleri neler, hatırlatalım istedik.

1- Ücretlilere Gelir Vergisi tarifesi yeniden düzenlenmek zorunda

Ücretlilere uygulanan tarifede en yüksek oran %35. Bu oran en son 5479 Sayılı Kanun'la belirlenmişti. Anayasa Mahkemesi tarafından bu oranın uygulanması iptal edilmişti. Zira mahkeme, 5479 Sayılı Kanun'la bu oran belirlenirken, "Aynı geliri elde eden yükümlülerin vergi yükünün, ücret dışı gelir sahiplerinin lehine değişirken ücretlinin aleyhine değişmiş ve mali güce göre vergilendirme ilkesine aykırı olarak ağırlaştırılmış olduğu" sonucuna vardı.

Maliye Bakanlığı'na yeni düzenleme için 6 ay süre verildi.

2- Yatırım indiriminde süre kısıtlaması

5479 Sayılı Kanun'la yatırım indirimi kaldırılırken, devam eden yatırım indirimi hakkı için 2006, 2007 ve 2008 yılları kazançlarından indirim imkânı sağlanmıştı. 2009 ve izleyen yıllarda yatırım indirimi hakkı bulunan mükellefler bu haklarından yararlanamayacaktı.

Anayasa Mahkemesi "Yatırım indiriminden yararlanılacak tutara ulaşıncaya kadar yapılması gereken indirimin sonradan üç yılla sınırlandırılması verginin genellik, eşitlik, öngörülebilirlik ve kamusal yetkinin kullanılmasında yükümlülere hukuksal güvenlik sağlayan yasallık ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır" şeklinde karar verdi. Bu durumda yatırım indirimi istisna tutarı bulunan mükellefler 2008 yılı sonrası içinde istisna tutarı sona erinceye kadar yatırım indiriminden faydalanabilecekler.

3- Dar mükellefler için %0 oranlı tevkifat uygulaması

Menkul kıymet gelirlerinin ne şekilde vergileneceğini düzenleyen GVK'nın geçici 67'nci maddesinin ilk halinde, menkul kıymet geliri elde edenlerin %15 oranında vergilenmesi öngörülüyordu. Fakat daha sonra 5527 Sayılı Kanun'la, Türkiye'de ikamet etmeyen yabancı kişi ve kurumların (dar mükelleflerin) elde edecekleri kazançlar üzerindeki vergi oranı %0 olarak belirlenmişti.

Anayasa Mahkemesi kararına göre: "Aynı gelir unsuru yönünden eşit olan tam ve dar mükelleflerden birincisinin yasayla %15 oranında vergi tevkifatına tabi tutulup ikincisinin %0 oranında tevkifata tabi tutularak tersine ayrımcılık yapılması, makul ve adil olmayıp malî gücü aynı olanların aynı, malî gücü farklı olanların ise ayrı oranda vergilendirilmesini öngören 'mali güç' ve 'vergide eşitlik' ilkelerine aykırılık oluşturur."

Bu kapsamda bu düzenleme de iptal edildi.

4- Takdir komisyonuna sevk işleminin zamanaşımını durdurması

Vergi daireleri 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde sonlandıramadıkları dosyaları zamanaşımı süresinin son zamanlarında VUK'un 114'üncü maddesine göre takdir komisyonuna sevk ederek zamanaşımının durmasını sağlıyorlar. Aynı durum vergi inceleme elemanları için de geçerli. Bu durumun asıl gerekçesi ise iş yoğunluğunun çok olması.

Duran zamanaşımının ne zaman başlayacağı belli olmadığı için, bu uygulama, hesaplanacak gecikme faizinde de belirsizliğe yol açmaktaydı.

Anayasa Mahkemesi ise kararında "Zamanaşımının durma süresinin belirsizliği, makul ve adil bir sürenin bulunmaması, vergi dairesince matrah takdiri için başvurunun sırf zamanaşımını durdurmak için keyfi olarak kullanılmasında güvence sağlamayacağı gibi yükümlüye vergi tahsilâtının geciktiği süre kadar gecikme zammı ve faizi uygulanacak olması da yükümlünün vergi yükünü artırarak haksız sonuçlar doğmasına neden olabilir" diyerek bu uygulamayı iptal etti .

 

(Bugün Gazetesi | 11.01.2010)

GÜNDEM