BASINDAN YAZILAR
15 günde dava açmayan selzede şirketi, yüklü vergi cezası bekliyor / Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

15 günde dava açmayan selzede şirketi, yüklü vergi cezası bekliyor / Bumin Doğrusöz

Sel mağduru mükelleflerin ileride vergi ve cezalarla karşılaşmamaları için ilk etapta dilekçeyle vergi dairelerine başvurmaları ve yetkili ticaret mahkemelerinde dava açmaları gerekiyor.

Ülkemiz son günlerde çeşitli bölgelerde oluşan sel felaketleri ile boğuşuyor. Bu felaketlerin sonucunda işletmelerde oluşan maddi kayıpların boyutunun birkaç milyar doları bulacağı şimdiden belli.
Bu felaketlerin oluşumundaki sebepler üzerinde önemle durulması, sebebin sadece aşırı yağışa bağlanarak diğer unsurların görmezden gelinmemesi, sorumlu ve sorumlulukların tartışılması, hiç şüphesiz hem gelecek felaketlerin önlenmesi açısından hem de tazminat hukuku açısından son derece önemli.
Küresel ısınmaya bağlı olarak hazırlanan çeşitli raporların, hava anormalliklerinin ve dolayısıyla buna bağlı felaketlerin süreceğine işaret ettiği unutulmamalıdır.
Ancak görünüşe bakılırsa bu tartışma, imar ruhsatlarının verilmesi ve imar planlarının yapılmasının hangi partili belediye başkanı zamanında yapıldığı noktasına indirgenmiş durumda. Oysa tartışılması gereken, sistem ve yerel yönetimlerin yetkileri ve yapılanmaları. Demek ki sistem, belediye başkanlarına dilediği şekilde hareket olanağı veriyor. O halde bu yapının değişmesi gerekir. Çarpık kentleşmenin önüne mutlaka geçilmesi, bu konuda yerel yönetimlerin ve gerektiği ölçüde merkezi idarenin dahi yetkilerinin sınırlandırılması ve çok katı kurallara bağlanması ve bu kuralların özellikle kamu görevlileri açısından ceza hukuku kuralları ile güçlendirilmesi gerekir.
Bu konular, şimdilik yazımızın konusu değil. Biz bu noktada, sel dolayısıyla zarara uğrayan mükellef ve işletmelerin yapması gerekenler üzerinde durmak istiyoruz.

Takdir komisyonuna müracaat edilmeli
Mükelleflerin veya işletmelerin sel dolayısıyla oluşan zararlarını kanıtlayabilmeleri ve kayıtlarına intikal ettirebilmeleri için öncelikle, vergi daireleri aracılığıyla takdir komisyonlarına müracaat etmeleri ve zayi olan malların ve diğer varlıkların takdiri ve tespitini istemeleri gerekmektedir. Bu müracaatta dilekçeye zayi olan malların (ticari mallar, hammadde, yardımcı madde, mamul madde vb, demirbaşlar, araçlar, tesis ve makineler) listesi, itfaiyeden, belediye zabıta müdürlüğünden veya mahalli karakoldan alınacak tespit tutanağının da eklenmesi gerekmektedir.
Maliye Bakanlığı daha basit bir usul belirlemedikçe, takdir komisyonlarının yıl sonuna kadar bu takdiri yapmaları veya zararı rakamsal boyutu ile tespit etmeleri zor görünmektedir.
Bu nedenle bizim önerimiz, hem takdir komisyonuna işini kolaylaştıracak verilerin sunulabilmesi hem de takdir komisyonu kararı kısa sürede alınmazsa ihtirazi kayıtla verilecek beyannamelere veri oluşturabilmesi amacıyla zarar tespitinin ayrıca ve hemen yetkili ve görevli mahkemelere de yaptırılmasıdır.

Mahkemeden zayi belgesi alınmalı
Mükelleflerin, bu felaket içerisinde defter ve belgelerinin de zarar görmüş olması halinde yapmaları gereken bir başka işlem de yetkili ve görevli asliye ticaret mahklemesine müracaatla "zayi belgesi" almaları gereğidir. Zira ileride yapılacak incelemelerde bu belge olmaksızın defter ve belgeler ibraz edilemezse, mükellefler suçlu durumuna düşebilirler.
Zayi belgesi almak için mahkemeye müracaatın on beş gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Bu süre, zayi olma halinin öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlamaktadır.
Mahkemeye yapılacak müracaatta da dilekçeye zayi olan defter ve belgelerin listesi ile itfaiyeden, belediye zabıta müdürlüğünden veya mahalli karakoldan alınacak tespit tutanağının da eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca zayi olan defterlerin tasdikli olduğuna ilişkin ilgili noter yazılarının eklenmesi gerekmekteyse de bu yazılar dava açıldıktan sonra da mahkemeye sunulabilir. Selde zarar gören defter ve belgeler, okunamayacak halde de olsa, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılması ihtimaline karşılık saklanmalıdır.

Yitirilen malların KDV açısından durumu
Burada üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da zayi olan mallara ilişkin daha önce indirim konusu yapılmış KDV'nin, bu dönem KDV'sine eklenerek beyan edilmesinin gerekip gerekmediğidir. Bu konuda KDV Kanunu'nun 30/c maddesine göre "(...), sel felaketi (...) sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait Katma Değer Vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi'nden indirilemez". 282 sıra no'lu VUK Genel Tebliği'nin 7. bölümünde "Deprem ve sel felaketi sonucu zayi olduğu takdir komisyonlarınca tespit olunan mallara ilişkin olarak yüklenilip önceki dönemlerde indirim konusu yapılan katma değer vergileri ile ilgili olarak Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30/c maddesine göre işlem yapılmayacak, diğer bir ifade ile bu mallarla ilgili olup önceki dönemlerde indirilen katma değer vergileri düzeltme yoluyla mükelleflerden istenilmeyecek, henüz indirilememiş olan katma değer vergileri ise takip eden dönemlerde indirilebileceği" açıklanmıştır.
Bu nedenle sel felaketi sonucu zayi olan ticari mallara ve demirbaşlara ait olarak yüklenilmiş ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV açısından yapılacak bir şey yoktur. Yukarıda söz konusu ettiğimiz takdir komisyonuna müracaat, KDV açısından da kendiliğinden sonuç doğuracaktır.

(Kaynak: Referans Gazetesi | 14.09.2009)

GÜNDEM