BASINDAN YAZILAR
Engelliye devlet küs, özel barışık! / Sadettin Orhan - MuhasebeTR

Engelliye devlet küs, özel barışık! / Sadettin Orhan

Nitekim geçtiğimiz haftalarda engellilerin çalışma hayatındaki haklarına ilişkin kapsamlı bir yazı dizisi yayınladık. Şu bir gerçek ki başta sosyal güvenlik reformu olmak üzere, son yıllarda pek çok yasal düzenleme ile engelli sorunlarına önemli çözümler üretildi.

Ancak bunun yanında hala çözüm bekleyen sorunlar da yok değil. Bunların başında da kamuda engelli istihdamı geliyor. Engellilerin kamuda istihdamı memur ve işçi olmak üzere iki şekilde oluyor. Kamuya memur alımları Devlet Personel Başkanlığı'nın, işçi alımları ise İş- Kur'un tavassutu ile oluyor.

Bilindiği üzere hem kamunun hem de özel sektörün belirli oranlarda (kamuda %4, özelde %3) engelli çalıştırma zorunluluğu var. Fakat burada özel sektörü bu zorunluluğa uyup uymadığı konusunda denetleyen devletin, bizzat kendisi zorunlu özürlü istihdamına uymuyor.

Başbakan'ın genelgesi var ama...

2008 yılı DPB verilerine göre, devlette engelliler için ayrılmış olan kontenjanın %82'si boş duruyor. Gerek boş kontenjanların doldurulması gerekse sınav şartlarının yumuşatılması konularında, 2006 yılında bizzat Başbakan'ın kaleminden genelge yayınlanmış olmasına rağmen (2006/15 sayılı genelge), bu konuda kamuda hala gerekli hassasiyetin oluşmadığını görüyoruz.

Diğer taraftan kamuda engelli işçi istihdamı da pek iç açıcı durumda değil. Tabloda görüldüğü üzere 2007 yılı boyunca kamuya alınan engelli işçi sayısı sadece 573. Oysa zorunlu engelli istihdamı oranına uyulması durumunda, özelleştirmeleri de dikkate alarak kaba bir hesap yapacak olursak, bu rakamın 1500'ün üzerinde olması gerekiyor.



Engellinin sınav çilesi!

Engellilerin tek sıkıntısı yetersiz istihdam değil. Bunun yanında engelli memur alımı için yapılan sınavlar da ayrı bir çile. Normalde devlet memurluğu sınavları merkezi sistemle yapılırken, engelliler için her kurum kendisi sınav yapıyor. Sınavlar her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos ve Ekim-Kasım dönemlerinde açılıyor. Kurumların taşra birimleri de kendileri sınav yaptığından, engelli kardeşlerimiz ilden ile sınav maratonu yaşıyor. Bunun yanında sınavlar ÖSYM tarafından yapılmadığından, uygulamada keyfiliğe ve kayırmacılığa da kapı aralanmış oluyor.

İş, Başesgioğlu'na düşüyor

Devlet Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu, çalışma bakanlığı döneminde gerek sosyal güvenlik reformu gerekse iş mevzuatında, engelliler lehine çok önemli düzenlemelere imza attı. Şimdi Devlet Personel Başkanlığı'ndan sorumlu bakan olarak, aynı hassasiyeti kamuya memur ve işçi alımları konusunda da göstereceğini umuyoruz.

Okur sorularına cevaplar...

Kıdem tazminatı nasıl hesaplanıyor?

Soru: Ben Recep BÜYÜKÇOLPAN, 15.01.1962 doğumluyum. 20 ay askerlik borçlanmasını ödedim. Ocak 15'de günüm doldu. 27 Ocak'ta emeklilik dilekçemi verince kaybım olur mu? Bir de iş yerinde biz 12 saat üzerinden çalışmaktayız. Tazminat hesaplamasında toplam mesai dahil brütten mi hesaplanması doğru yoksa mesaisiz mi brütten hesaplanması doğru?

Cevap: Değerli okurum, 27 Ocak'ta dilekçe vermenizde herhangi bir kaybınız olmaz. Kıdem tazminatınız, tavanı aşmamak şartıyla hak etmiş olduğunuz son brüt ücretin bir aylık tutarı üzerinden hesaplanır. Bu hesaplama yapılırken fazla çalışma (mesai) ücretleri hesaba dahil edilmez.

Erken emeklilik hakkımız var mı?

Soru: Sayın hocam kayınpederim konuşma ve işitme özürlü, bundan dolayı özürlü maaşı alıyor. Primi 4058 gün ödedi ve 18 yılı oldu emekli olabilir mi? isteğe bağlı emeklilik diye bir şey duyduk. Borçlanarak emekli olunuyormuş, tam bir bilgimizde yok. SGK'ya gittiğimizde de tatmin edici bir bilgi alamadık. Zahmet olmazsa bu konuda bize yardım eder misiniz? Hilmi Fatih

Cevap: Değerli okurum, kayınpederinizin hangi statüde prim ödediğini yazmamışsınız. Ancak en az %40 özürlü olduğunu ve primlerini SSK'ya ödediğini varsayarsak, kendisi emekliliği hak etmiş durumda. En yakın SGK müdürlüğüne dilekçe verebilir. Eğer primlerini Bağ-Kur statüsünde ödediyse bu kez prim gününü 4680'e tamamlayarak emekli olabilir.

Neden maaş farkı var?

Soru: Annem ile beraber aynı anda aynı primi ödeyerek sadece 2 aylık yaş farkı nedeni ile yine aynı basamaktan emekli olan bir akrabamız ile annemin arasında şu anda 50 TL'lik bir maaş farkı vardır. Bu normal midir? Normal değil ise bizim bu farkı alabilme şansımız var mıdır? Yusuf Akosman

Cevap: Değerli okurum, bir kimsenin emekli aylığı tutarını belirleyen birkaç faktör vardır. Primlerini hangi dönemlerde ödediği, hangi basamaktan ödediği, basamak satın alıp almadığı gibi. Bütün bunlar aynı ise SGK'ya dilekçe ile müracaat edebilirsiniz.

(Bugün Gazetesi | 29.01.2009)

GÜNDEM