BASINDAN YAZILAR
Kemal Abi Pollyanna olup ‘Rekabet gücümüz artar’ dedi, dolar 1.74’ü gördü - MuhasebeTR

Kemal Abi Pollyanna olup ‘Rekabet gücümüz artar’ dedi, dolar 1.74’ü gördü

Kemal Abi Pollyanna olup ‘Rekabet gücümüz artar’ dedi, dolar 1.74’ü gördüMaliye Bakanı Kemal Unakıtan YTL’nin dolar karşısında yüzde 30 değer yitirmesinde endişe edecek bir durum olmadığını söylerken dolar 1.74’ü gördü Kurlar konusunda iyimser olan Bakan Kemal Unakıtan’a göre kurların artışı Türkiye’nin cari açığını azaltacak ve ihracattaki rekabet gücünü de artıracak

ANKARA - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan Türk Lirası’nın son 35 günde ABD Doları karşısında yüzde 30’dan fazla değer yitirmesine rağmen ünlü çocuk romanı kahramanı Pollyanna gibi iyimserliğini koruyor. Tüm gelişmekte olan ülkelerin ulusal para birimlerinin değerini korumak için kolları sıvadığı ve piyasaya müdahale ettiği bir ortamda Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, doların TL karşısında kısa sürede yüzde 30 oranında değer kazanmasının Türkiye’nin cari açığının azaltılmasında avantaj sağlayacağını söylerken ABD para birimi dün de değer kazanmaya devam etti. Gün içinde bir ara 1.74 YTL’ye kadar çıkan ABD Doları günü  1.6950 YTL’den kapattı.
Maliye Bakanı Unakıtan, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ni sunmak üzere geldiği, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bütçede 1.40 TL olarak öngörülen dolardaki yüksek artışın anımsatılması üzerine Unakıtan, şöyle konuştu:
“Türkiye’de dalgalı kur sistemi uygulanmaktadır. Eğer kura fazla talep olduğu takdirde, dolara veya avroya fazla talep olduğu takdirde bu artar. Dolar son günlerde avroya karşı da diğer bütün para birimlerine karşı da değerlendi ve büyük oranda da her gün bu değerini giderek artırıyor. Nereye kadar gidecek? Onu hep beraber göreceğiz. Bundan kaynaklanan bir husus var. Türkiye’de dolar ve dolara karşı da bir talep artışı söz konusu. Bu durumlarda Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, doların değer kazanması tabiidir. Bunları normal görmek lazım. Bazı günler hassas günler oluyor, bu günler geçince de her şey normale tekrar dönüyor. Bunları hep beraber daha önce de Türkiye’de çok yaşadık.”

Hissede stopaj yok
“Merkez Bankası müdahale etmeli mi?” sorusu üzerine Unakıtan, “Soru sorduğunuz kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin Maliye Bakanı... Türkiye’de Merkez Bankası da bağımsız. Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanı’nın Merkez Bankası’na, ‘şöyle yapmalı, böyle yapmalı’ demesi mümkün değildir. Ona göre soru sorun” dedi.
Unakıtan, yurtdışındaki dövizin yurda getirilmesine ilişkin kanun tasarısının Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını, haftaya TBMM’ye geleceğini belirtirken, yurda getirilecek tüm paralardan ayrım yapmaksızın yüzde 2 vergi alınacağını söyledi. Unakıtan, yurtdışında kazanılan paralar için, uyuşturucu, terör, insan ticaretiyle ilgili olmamak kaydıyla hiçbir soru sormayacaklarını belirtti.
Yerli ve yabancı yatırımcıda bono ve hisse senetlerinde stopajın sıfırlanması konusunda ayrım düşünüp düşünmediklerine ilişkin bir başka soruya da Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “Evet düşünülüyor. Bununla ilgili çalışmalarımızı bakanlıkta yaptık. Bundan sonra hisse senetlerine; borsanın derinliğini artırmak için yerli yatırımcı için de yüzde 10 stopajı sıfıra getiriyoruz” karşılığını verdi. Unakıtan, stopaj indiriminin Hazine bonosunda da yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya “Şu aşamada onda bir değişiklik yok” yanıtını verdi.

Sınırsız garanti verilmedi
Mevduata iki yıl süreyle sınırsız garanti getirileceğine yönelik haberlerin hatırlatılarak, “Hükümetin bu konuda bir karar alıp, almadığına” yönelik soru üzerine Unakıtan, bu konudaki kararı hükümetin verebileceğini vurgulayarak, “Hükümet bu konuda henüz böyle bir karar almadı. Bunlar herhalde söylentiler olsa gerek” dedi. Unakıtan, Hükümetin böyle bir karar alması halinde de bu durumun Hükümet sözcüsü, ilgili bakan veya Başbakan tarafından açıklanacağını belirtti.

‘Elbette etkileniriz’
Sunuş konuşmasında bütçeyi  küresel mali krize karşı ekonominin dayanıklılığını artıracak bir bütçe olarak niteleyen Unakıtan, şöyle konuştu: ‘Türkiye, dünyadaki bu krizden etkilenir mi? Elbette ki, son yıllarda küresel sistem ile hem ticari hem de finansal açıdan entegre olmuş olan ülkemiz, dünyadaki bu büyük dalgalanmadan etkilenir. Ancak Türkiye krizlerle daha önce de karşılaştı. 2001 krizinden önemli dersler çıkardık. Türkiye’deki bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu, birçok ülkeye göre  oldukça iyi durumdadır. Biz Türkiye’de konut krizi yaşamadık. Bizde batan şirket, banka, sigorta şirketi yok. Toksik  (zehirli) kâğıt da yok.”

Pollyanna’cılık nedir?

Eleanor H. Porter, 1907 yılında Miss Billy isimli bir kızın başından geçenleri anlattığı üç kitap yazdı ve bunların kazandığı başarıdan sonra Pollyanna fikrini geliştirdi. Eleanor Hodgman Porter’ın 1913 tarihli romanı ‘Pollyanna’, çocuk edebiyatının en kült eserlerinden biridir. Roman, Pollyanna Whittier isimli küçük bir kızın etrafında döner. Annesini çoktan kaybetmiş olan kıza, hayattayken babası tarafından öğretilen bir oyun vardır: Mutluluk oyunu. Her türlü talihsizlik, kötülük ve sıkıntıdan mutlaka iyi bir sonuç çıkarabilmek üzerine kurulu bir oyundur bu. Babası sanki başına gelecekleri bilmiş gibi kızı Pollyanna’yı kendince hayatın zorluklarına bu şekilde hazırlamıştır.
Babasının ölümü üzerine son derece zengin bir kadın olan teyzesi Polly’nin yanına yerleştirilir Pollyanna ve buradaki yaşamı da yalnızca hayatın iyi yönlerini görerek devam eder. Polyanna’cılık psikolojide mutluluk oyunu diye de adlandırılır.

‘Kurların artışı avantajımız’

Maliye Bakmanı Unakıtan dün bahnkalara yine uyardı. Küresel kriz ortamını bir fırsata dönüştürebilmek için kamu olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını belirten Unakıtan şunları kaydetti:
‘Ancak finansal piyasaların ve reel sektörün durumu da önemlidir. Bu süreçte hepimizin hedefi, kamu, reel ve finans sektörlerini birlikte uyum içinde işletecek politikaları takip olmalıdır. Bunun için bankalarımızın reel sektöre yönelik yeterli likiditeyi sağlamak yönünde gerekli hassasiyeti göstermesini bekliyorum. Çünkü bankacılık sistemimiz, reel ekonomiyi rahatlıkla destekleyebilecek güçtedir. Risklerin yeniden tanımlandığı bu süreçte güçlü bankacılık sistemimizle ülkemizin güvenilir küresel bir liman olabileceğini düşünüyorum.

‘Kur avantajımız”
Son dönemdeki küresel gelişmeler sonucunda ülkemizi daha avantajlı bir konuma getiren hususlar da var. Krizi şiddetli yaşayan ABD ve AB ülkelerine ihracatın toplam ihracatımızdaki payı azalmaktadır. AB dışındaki Avrupa ülkeleri, Asya ve Afrika ülkelerine ihracatın payı ise artmaktadır.  Kurlardaki artış, bir diğer avantajımızdır. Dolar ve avro, Türk Lirası’na karşı son dönemde büyük değer kazandı. Döviz kurlarının yükselmesi, ihracattaki rekabet gücümüzü daha da artıracaktır. Petrol fiyatları 150 dolardan 70 doların altına indi. Bu, 45 milyar doları bulan yıllık enerji ithalatının azalmasını sağlayacak.  Kurdaki yükselme sonucu, yıllık 150 milyar doları bulan aramalı ithalatımız da azalacaktır. Ayrıca, son yıllarda yüksek seyreden cari açığımızın düşürülmesi yönünde de önemli bir katkı sağlayacaktır. (Radikal)

(Radikal Gazetesi | 24.10.2008)

GÜNDEM