BASINDAN YAZILAR
Özgürlük düşmanı chip'ler / Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

Özgürlük düşmanı chip'ler / Bumin Doğrusöz

Nüfus kâğıtları değişecek ve "chip"li olacakmış. Hatta bunun deneme uygulaması Bolu'da başladı. Nüfus kâğıdının adı da "kimlik belgesi" olarak değişiyor.

Bu arada bütün kurumlar TC kimlik numarasını kullanmaya başladı. Bunların başında da Vergi İdaresi, SSK gibi kamu kurumları geliyor. Herhangi bir alışverişte adınıza fatura düzenlettirirken vergi numarası olarak TC kimlik numaranızı söylemek zorunda kalıyorsunuz. Düzenlenen çeklerde çek keşidecisinin TC kimlik numarasını görebiliyorsunuz.

Dolayısıyla giderek herkes elektronik ortamda bir başka kişinin kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla ulaşabilir hale geliyor.

Ancak bu uygulamalarda kişileri kötü niyetlilere karşı koruyacak, haklarını özellikle sahtekârlıklara karşı güvence altına alacak hiçbir mekanizma yok. (Sadece vergi idaresi nüfus cüzdanı kaybolan veya çalınanlarla ilgili bir tedbir geliştirdi.) Sistemi kötüye kullanılan kurumun hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu yok.

Hatırlanacağı üzere geçmişte bazı inceleme elemanları hakkında üst düzey makamlarda bulunan siyasilerin gelir ve malvarlıklarının elektronik ortamda sorguladıkları gerekçesi ile soruşturma açılmıştı. Sonra ne oldu bilmiyorum, unutuldu gitti. Cumhurbaşkanının, ana muhalefet partisinin genel başkanının hesaplarına bu kadar kolaylıkla girilebildiğine göre biz normal vatandaşları bekleyen riskleri siz hesap edin.

Şimdi bir de "chip" sorunu çıktı karşımıza. Açıklamalara göre kişiyle ilgili bilgiler chip'de bulunacakmış. Doktor size reçete yazdığında, chip yolu ile bu reçete bütün eczanelerde görülebilecekmiş. Sizin kimlik belgenizi cihaza takan eczane reçeteye hemen ulaşabilecekmiş. Peki bu sistemde kişilerin "özel hayatın gizliliği"ni sağlayacak mekanizma nerede?

Kredi kartlarındaki chip'lerdeki bilgilerin kopyalanması mümkün olduğuna göre kimlik kartlarındakiler de rahatlıkla kopyalanabilir.

Bu kimlik kartları, giderek kişilik haklarını, sonra özgürlükleri ve özel hayatın gizliliğini yok edebilecek niteliğe de bürünebilir. Bu nedenle kişlere gerekli güvenceler sağlanmadan, sorumluluk hukuku düzenlenmeden bu uygulamalara geçmek, ilerde demokrasiyi dahi zedeleyebilir.

Örneğin ileride iş başvurusu yapan bir kişinin kimlik kartını pos cihazı benzeri bir cihaza takarak ağa giren işverenler, kişinin gençliğinde örneğin uygunsuz kişilerin takıldığı barlara gittiğini, belli bir siyasi akımın yürüyüşlerine katıldığını, 10 sene önce alkollü araba kullanmaktan ehliyetine el konulduğunu, geçmişte zührevi bir hastalık geçirdiğini, kredi kartı borçlarından dolayı takibe uğradığını görürse, sekiz sene önce sonradan beraat etmekle birlikte beş gün cezaevinde hırsızlık suçlaması ile kaldığını görürse, acaba nasıl bir davranış sergileyecektir.

Tam ben bunları bir yazı konusu olarak işlemeyi düşünürken vergi dünyasının önde gelen isimlerinden Mehmet MAÇ üstadımız kendisine gelen bir mail'i bana iletti. Konuyu o kadar güzel, hiçbir yorumu gerektirmeyecek şekilde anlatıyordu ki, görüşlerimi yazmaktansa aynen aktarmayı daha yararlı buldum. Mail'in konusu belki birkaç sene sonra, verilecek bir pizza siparişine ilişkin telefon görüşmesi (telefon kaydının nasıl yapıldığı, dinlemenin nasıl kayda geçtiği konusunda bir bilgi yok. Zaten artık olağan kabul ediliyor). Aynen aktarıyorum.

Operatör: Pizza XXX'i aradığınız için teşekkürler.

Müşteri: Merhaba, sipariş verebilir miyim?

Operatör: Evet... siz... Bay Mehmet Selami'siniz ve Kadıköy'deki evinizden arıyorsunuz. Ev numaranız 216-733 61 62, ofisiniz 216-334 70 80 ve mobil telefonunuz 532 201 25 25...

Müşteri: Bütün numaralarımı nereden biliyorsunuz?

Operatör: Sisteme bağlıyız efendim.

Müşteri: Bir bol sucuklu, pastırmalı, kıymalı pizza istiyorum...

Operatör: Bu iyi bir fikir değil efendim!

Müşteri: Nasıl yani?

Operatör: Tıbbi kayıtlarınıza göre tansiyonunuz ve kolesterolünüz oldukça yüksek efendim.

Müşteri: Nasıl? Peki ne almalıyım?

Operatör: Diyet Maydanoz-Brokoli Pizza'mızı deneyin. Seveceksiniz.

Müşteri: Seveceğimden nasıl emin olabilirsiniz ki?

Operatör: Geçen hafta bir kitapçıdan "Maydanozun Faydaları" ve "Brokoli Yemekleri" kitaplarını almıştınız efendim.

Müşteri: Tamam; teslim oluyorum... Ondan bana 3 aile boyu gönderin lütfen. Ne kadar tutuyor?

Operatör: 6 kişilik aileniz için bu yeterli olacaktır efendim. Toplam 61 YTL.

Müşteri: Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?

Operatör: Maalesef nakit ödemeniz gerekecek efendim. Kredi kartınız limitini doldurmuş ve geçen yılın kasımından beri bankanıza 3720,55 YTL borçlusunuz. Buna aldığınız plazma TV taksitleri de dahil değil üstelik.

Müşteri: Sanırım adamınız buraya gelmeden önce yakındaki bir ATM'den nakit çekmem gerekecek.

Operatör: Yapamazsınız efendim. Kayıtlarınıza göre bugünkü nakit çekme limitiniz olan 1000 YTL'yi doldurmuş durumdasınız.

Müşteri: Önemli değil, siz pizzaları gönderin. Adamınız gelene kadar parayı ayarlarım. Gelmesi ne kadar sürer?

Operatör: Yaklaşık 45 dakika efendim ama bu kadar beklemek istemiyorsanız 34 ZVT 666 plakalı motosikletinizle gelip daha kısa sürede buradan kendiniz de alabilirsiniz.

Müşteri: Ne!

Operatör: Sistem kayıtlarına göre böyle plakalı bir scooter motosikletiniz var...

Müşteri: *'!^ *%^**%^I7*

Operatör: Sözlerinize dikkat etseniz iyi olur efendim. Unutmayın ki 15 Temmuz 1997'de bir polise hakaretten tutuklanmıştınız...

Müşteri: [Sessizlik.. ]

Operatör: Başka bir isteğiniz var mı efendim?

Müşteri: Yok... Bu arada; reklamınızdaki 3 şişe bedava kolayı da gönderiyor musunuz?

Operatör: Normal olarak gönderirdik efendim ama kayıtlarınıza göre siz bir diyabetlisiniz, size Zero Cola gönderiyorum...

(Referans Gazetesi | 16.10.2008)

GÜNDEM