BASINDAN YAZILAR
SMMM-YMM Kanunu'nda yapılan değişiklikler (6) / Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

SMMM-YMM Kanunu'nda yapılan değişiklikler (6) / Bumin Doğrusöz

Geçen yazımda, 3568 sayılı Mali Müşavirlik Mesleğinin ve Mesleki Birliklerinin Oluşumuna İlişkin Kanun'da çeşitli değişiklikler yapan 5786 sayılı kanunun bazı hükümlerinin anayasaya aykırılığı savı ile Anayasa Mahkemesi'nde iptal davasına konu edildiğini yazmış ve iptali istenen ilk dört düzenlemeyi aktarmıştım. Ancak köşemin sınırları dolayısıyla aktaramadığım iptali istenen diğer düzenlemeleri de bu yazımda aktarıyorum.

İptali istenen beşinci düzenleme ise 5786 sayılı kanunla 3568 sayılı kanunun TÜRMOB'un organlarının oluşumuna ilişkin 40. maddesinde yapılan değişiklikler konusundadır. İptali istenen cümleler ile seçimlerde liste esasının geçerli olacağı, verilen oyların gruplara verilmiş oylar olarak değerlendirileceği bir düzenleme getirilmiş veseçimlerde, üyelerin bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilecekleri öngörülmüş ve seçim sistemi olarak da nispi temsil sistemi benimsenmiştir. Bu konuda grup kavramının mesleki teşekküllerle bağdaşmadığı, oyların başarılı olacağına inanılan meslek mensubuna verildiği, oysa gruba oy kullanma halinde verilen oydan bütün grubun yararlanacağı ve dolayısıyla seçmen iradesinin sonuca yansımayacağı ve anti-demokratik sonucun ortaya çıkacağı, öte yandan nispi temsil sisteminin meslek kuruluşları ve üst kuruluşların yapılarına ve işlevlerine uygun olmadığından kamu yararına dayanmadığı ve dolayısıyla anayasanın 2. maddesine aykırı düştüğü ileri sürülmüştür.

İptali istenen altıncı ve son düzenleme ise 5786 sayılı kanunla 3568 sayılı kanuna eklenen geçici 9. maddede yer alan ve kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlardan on yıllık süreyi tamamlamamış olanlar için öngörülen yeminli mali müşavirlik sınavlarına girme koşulu getiren düzenlemedir. Bu konuda, vergi inceleme yetkisine sahip ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanların önceki düzenlemeye göre 10 yıllık kamu hizmeti süresini doldurduklarında sınavsız YMM unvanını hak edebilecekleri, bu düzenlemenin inceleme elemanlarında oluşmuş haklı ve hukuken itibar edilmesi gereken bir beklenti yarattığı, bu meşru beklentinin yeni düzenleme ile yok edilmesinin veya sınav koşuluna bağlanmasının hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmadığı, kişilerin mevcut statülerinden kaynaklanan kazanımlarının sonradan yapılacak yasa değişiklikleri ile ortadan kaldırılamayacağı ileri sürülmüştür. Öte yandan bu durumda olanlar için öngörülen "Maliye Bakanlığı'nca yapılması öngörülen özel yeminli mali müşavirlik sınavının"da anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasaya aykırılığı ileri sürülen pek çok konu hakkındaki görüşlerimi zaten daha önce yazmıştım. Şimdi artık söz Anayasa Mahkemesi'nde.

Ancak kanunun kişilerin staj sürelerinden girecekleri sınavlara ve unvanları kazanımına kadar pek çok alanda uygulanmaya başlanılmış olunması dolayısıyla "Yüksek Mahkeme"nin özellikle yürürlüğü durdurma talebine ilişkin kararını öncelikle oluşturmasında yarar vardır.

Ancak Anayasa Mahkemesi'nin kararı ne yönde oluşursa oluşsun, 5786 sayılı kanunun hızlı ve çok tartışılmadan hazırlandığı, mevcut pek çok sorunu çözmediği gibi yeni sıkıntılara da yol açtığı, meslek mensuplarının sorumluluk, statülere girişi ve hakları konularında belirsizlikler yarattığı açıktır.

Bizce bu noktada yapılması gereken, mesleği artık sorunlarından arındıracak, meslek mensuplarının sorumluluğunda kusurlarını nazara alacak, meslek mensuplarının hak ve yetkilerini yasal dayanağa kavuşturacak ve meslek mensuplarını hukuki güvenlik ve istikrara kavuşturacak yeni bir kanunun 3568 sayılı kanunun yerini almak üzere çağdaş ve katılımcı bir yaklaşımla hazırlanmasıdır.

Ayrıca meslek mensupları tarafından üstlenilmiş "bağımsız denetim" işlevinin de özellikle Ticaret Kanunu Tasarısı nazara alınarak kanun kapsamında değerlendirilmesi ve düzene bağlanması zorunludur.

Bu konuda öncülük etmek ve görevi üstlenmek de hiç şüphesiz TÜRMOB'a düşmektedir. Bilindiği gibi ekim ayında TÜRMOB yasa gereği seçimli genel kurulunu yaparak yeniden yeni yönetimini seçecektir. Her kim seçilirse seçilsin, artık "çağdaş bir kanuna ulaşma" zihniyetinin benimsenmesi gerekir.

(Referans Gazetesi | 18.09.2008)

GÜNDEM