BASINDAN YAZILAR
KDV İade Uygulaması - MuhasebeTR

KDV İade Uygulaması

9 Nisan 2020 tarihli DÜNYA gazetesinde yayımlanan “Mücbir Sebep Hali Kapsamında Olan Mükelleflerde NACE Kod Değişiklikleri” yazımızda açıklandığı üzere; 24/3/2020 tarihli ve 31078 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile COVID-19 salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen ve anılan tebliğ ile belirlenen mükelleflerin “mücbir sebep” halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuş ve mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerin Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vermeleri gereken muhtasar ve katma değer vergisi beyannamelerinin verilme süresi 27 Temmuz 2020 günü sonuna kadar, 65 yaşın üzerinde olması ya da kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkamayacak olan vergi mükellefleri ile meslek mensupları açısından ise mücbir sebepte bulundukları dönemlere ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerin verilme süresi yasağın kalktığı tarihi takip eden 15’inci günün sonuna kadar uzatılmıştı.

Mücbir sebep kapsamında olsun veya olmasın, mükelleflerin KDV iade talebinde bulunabilmeleri için, ilgili dönem KDV beyannamelerinin verilmesi ve bu beyannamelerde iadesi talep edilen KDV tutarının gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan, mücbir sebep döneminde de mükellefler ancak KDV beyannamesi vermek ve gerekli belgeleri vergi dairesine ibraz etmek suretiyle KDV iade talebinde bulunabilirler.

Öte yandan, KDV İadelerinin hangi durumlarda nasıl yapılacağı KDV Uygulama Genel Tebliği’nin ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmış olup, bu çerçevede, iade talepleriyle ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca oluşturulmuş olan KDVİRA sistemi üzerinden sorgulamalarda bulunularak KDV İadesi Kontrol Raporları çıkarılmakta ve bu raporlarda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi istenilmektedir. KDVİRA raporlarında, iade talebinde bulunan mükelleflerin mal ve hizmet aldıkları alt mükelleflerin beyanlarıyla, düzenlenmiş faturalara ilişkin bildirimleriyle ve bu alt mükelleflerin de kendi alım yaptıkları mükelleflerle olan işlemlerine ilişkin beyan ve bildirimleri çapraz kontrollere tabi tutulmakta ve olumsuzluklar ortaya çıkarsa, bu olumsuzluklar giderilinceye kadar iadeler yapılmamaktadır. Mücbir sebep nedeniyle beyanname verme süreleri uzadığı için, iade talep edenlerin beyanname verdikleri ve iade istedikleri dönemde henüz mal ve hizmet alımı yaptıkları alt firmalar beyannamelerini vermemiş olacaklarından, KDVİRA raporlarındaki olumsuzlukların giderilmesi sorun oluşturmakta ve iade sürecinin uzamasına yol açmaktadır. Keza, YMM’ler tarafından hazırlanacak raporlara dayalı iade alımlarında da alt firmalar nezdinde karşıt inceleme yapılması zorunluluğu bulunduğu için, bu karşıt incelemelerin tamamlanmasında da sorunlar doğmaktadır.

Bugüne kadar uygulamada, iadeleri hızlandırabilmek amacıyla bazı adımlar atılmıştır. Bu adımlar arasında; “Teminatla İade Talep Edilmesi”, “Hızlandırılmış İade Sistemi (HİS)” “İndirimli Teminat Uygulama Sistemi (İTUS)” ve “Artırımlı Teminat Uygulaması (ATU)” ile “KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna Dayalı % 50 Erken İade Uygulaması” sayılabilir.

8 Mayıs 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 32 Seri No'lu Tebliğ’le, yukarıda bahsedilen ve mücbir sebep halinden kaynaklanacak sorunlara çözüm olması amacıyla, KDV Uygulama Genel Tebliği’nin (VI/Ç-1.) bölümünden sonra gelmek üzere “518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği İle İlan Edilen Mücbir Sebep Döneminde KDV İade Uygulaması” başlığı altında bölüm eklenmiş ve mücbir sebep dönemlerinde KDV iadelerinin nasıl yapılacağı açıklanmıştır.

Buna göre; mücbir sebep döneminde KDV iade taleplerinin yerine getirilmesinde, KDV Uygulama Genel Tebliği’nin muhtelif bölümlerinde iade türleri itibarıyla belirlenen usul ve esaslar korunmakla birlikte, 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 4’üncü maddesinde yer alan KDV beyannamelerinin (uzayan) verilme tarihini takip eden aybaşına kadar (örneğin Nisan, Mayıs ve Haziran ayı KDV beyannameleri uzayanlar için bu tarih, 01.08.2020 tarihine kadardır) yapılacak iade taleplerine (“ATU-Artırımlı Teminat Mektubu” uygulaması ve “ön kontrol raporu”na dayalı iadeler hariç) istinaden KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilecek “KDV İadesi Kontrol Raporu”nda yer alan sonuçlar bakımından aşağıda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda işlem tesis edilecektir:

a) Mahsuben iade taleplerinde;

1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından mahsuben iade talebi genel esaslara göre yerine getirilecektir.

2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın mahsuben iadesi;

- HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %12,5’i oranında,

- İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %25’i oranında,

- HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranmayan iade taleplerinde % 50’si oranında, YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranan iade taleplerinde ise bu tutarın %120’si oranında,

teminat verilmesi halinde yerine getirilecektir.

3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda, yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara isabet eden mahsup talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilecektir.

b) Nakden iade taleplerinde;

1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından nakden iade talebi genel esaslara göre yerine getirilecektir.

2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın nakden iadesi;

- HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %30’u oranında,

- İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %60’ı oranında,

- HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın %120’si oranında,

teminat verilmesi halinde yerine getirilecektir.

3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda, yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara isabet eden nakden iade talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilecektir.

Diğer taraftan, 518 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 4’üncü maddesinde yer alan KDV beyannamelerinin (uzayan) verilme tarihinin dolmasını müteakip bu bölümde yer alan düzenlemelerden yararlanılan iade taleplerine ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından yeniden sorgulama yapılarak rapor üretilecektir ve mükelleflerin mücbir sebep kapsamındaki dönemlere ilişkin nakden ve mahsuben iade talepleri bu raporlar dikkate alınarak vergi dairelerince genel hükümler çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.

Sorunların çözümü amacıyla yapılan bu düzenlemeler, sorunlu kısımlar için belli oranlarda teminat alınmasına dayalıdır. KDV Uygulama Genel Tebliği’nde “teminat” olarak 6183 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinde sayılan iktisadi kıymetlerden bir veya bir kaçının gösterilebileceği ifade edilmekle birlikte, uygulamada, banka teminat mektupları istenilmektedir. COVID-19 salgının ekonomik etkileri ve işletmelerin yaşadıkları nakit ihtiyaçları ve borçları dikkate alındığında, bu durumun banka teminat mektubu alınmasında yarattığı zorluklar da ortadadır. Bu nedenle, teminat olarak kabul edileceklerde önceliğin, banka teminat mektubu yerine, mükelleflerin sahip oldukları maddi duran varlıklara verilmesi ya da teminat alınmasından vazgeçilmesi önem taşımaktadır.

(Kaynak: Akif Akarca, Dr.Mehmet Şafak / Dünya Gazetesi | 14.05.2020)

GÜNDEM