BASINDAN YAZILAR
Sokağa Çıkma Yasağında İşçinin Ücreti Kesilmemeli / Okan Güray Bülbül - MuhasebeTR

Sokağa Çıkma Yasağında İşçinin Ücreti Kesilmemeli / Okan Güray Bülbül

48 saatlik sokağa çıkma yasağı bu haftasonu da uygulanacak. Peki işçiler ne yapacak? İş hukukunda sokağa çıkma yasağı tipik bir ‘zorlayıcı sebep’ kabul edildiğinden, kısa süreli yasaklarda çalışanın ücretinden kesinti yapılmamalı.

Koronavirüs salgınına karşı alınan sıkı tedbirler çerçevesinde geçtiğimiz haftasonu iki günlük sokağa çıkma yasağı uygulanmıştı. 48 saatlik sokağa çıkma yasağı bu haftasonu da uygulanacak. Yasağın devam edecek olması işçilerin akıllarına ücret kesintisini getirdi. İşçi eğer istisna kapsamındaki sektörlerde istihdam edilmiyorsa sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde evinden çıkıp işe gidemez. Bu nedenle iş hukuku açısından sokağa çıkma yasağı tipik bir zorlayıcı sebeptir.

SÜRE UZARSA DEĞİŞİR

Sokağa çıkma yasağında işçinin ücretinin kesilmemesinin gerekçesi ücret ödeme biçimine göre değişiyor. İşçinin ücreti iki günlük sokağa çıkma yasakları süresince kesilmemelidir, ancak bunun gerekçesi işçinin ücreti maktu ise farklı, günlük ücretli ise farklı. Her iki durumda da işçinin yasak süresince ücretinin kesilmemesi gerekiyor. Maktu ücretle çalışan, yani eline her ay aynı miktarda ücret geçen işçilerin ücretinden sokağa çıkma yasağı nedeniyle hiçbir kesinti yapılamaz. Maktu ücretli çalışanların bir haftadan uzun süren işe gidememe durumlarında ancak ücretlerinden kesinti yapılabilir. İş Kanunu’nda zorlayıcı nedende ödenecek ücrete ilişkin kural her gün için yarım ücret ödeme şeklinde düzenlenmiştir. Fakat yarım ücret ödeme yükümlülüğü bir haftadan uzun süren zorlayıcı nedenlerde söz konusudur.

1 HAFTA KRİTİK SÜRE

Borçlar Kanunu’nda ise ‘Uzun süreli bir hizmet ilişkisinde işçi, kusuru olmaksızın, işveren, o süre için işçiye hakkaniyete uygun bir ücret ödemekle yükümlüdür’ şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’ndaki maddenin de İş Kanunu’na tabi işçilere zorlayıcı neden halinde uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır. Fakat ilgili kurallardan kanun koyucunun bir haftadan kısa süren zorlayıcı nedenlerde her durumda işçiye ücret ödenmesini aradığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle işçiye maktu değil de günlük ücret ödeniyorsa, iki günlük sokağa çıkma yasağında işçinin ücretinden kesinti yapılmaması gerektiği düşünülüyor.

PRİMDE DE KAYIP YAŞANMAZ

Sokağa çıkma yasağında işçinin ücretinde kesinti yapılamayacağı gibi ilk uygulamanın yapıldığı nisan ayında da sokağa çıkma yasağı nedeniyle işçinin prim gününde eksiltme yapılmamalıdır. Yani işçi eğer başka bir nedenle eksik günü yoksa sokağa çıkma yasağı uygulanan Nisan ayında primi 30 gün üzerinden yatırılmalıdır.

‘TELAFİ ÇALIŞMASI’ VEYA YENİ VARDİYA DEĞİŞİKLİĞİ OLABİLİR

İş Kanunu’nda zorunlu nedenler halinde telafi çalışmasının yaptırılabilir olduğunun kabul edilmesi, bu süreçte işçinin ücretinde bir kayıp olmamasının amaçlandığını ortaya koyuyor. Zorlayıcı nedeni yani sokağa çıkma yasağını da kapsayan zorunlu nedende telafi çalışması yaptırılarak işçinin ücretinde kayıp olmaması amaçlandığı için bu durumda da yani bir haftadan kısa süren zorlayıcı nedenlerde de işçinin ücretinden kayıp olmamasının sağlanması için çalışma süreleriyle ilgili kısıtlara dikkat edilerek, gerekli bütün tedbirlerin alınmış olması şartıyla, işverenlerin çalışılmayacak günlerdeki süreleri sokağa çıkma yasağının olmadığı hafta içine alması mümkündür. Bu çerçevede haftanın 6 günü çalışılan işyerlerinde sokağa çıkma yasağı süresince çalışma süreleri haftaiçi 5 güne çekilebilir ya da bu süreler pandemi ortadan kalkınca telafi edilebilir. İşveren bu yönde bir düzenleme yapmayarak virüsün bulaşma riskini artırmadan işçinin ücretinde kesinti yapmadan da bu süreyi geçirebilir. 

(Kaynak: Akşam Gazetesi | 17.04.2020)

GÜNDEM