BASINDAN YAZILAR
2019’da Mı Yoksa 2020’de Mi Emekli Olsam Daha Kârlı Olurum? / Şevket Tezel - MuhasebeTR

2019’da Mı Yoksa 2020’de Mi Emekli Olsam Daha Kârlı Olurum? / Şevket Tezel

Bizim ülkemizde “Netice” hep “Hatice’den” önemli olagelmiştir. Çarşambanın gelişi Salıdan bellidir ama Salıya aldırış edilmez, bakışlar Çarşambaya odaklanmıştır. Ama Hatice’nin netice üzerindeki önemini, Salının Çarşamba için verdiği ipuçlarına aldırış etmeyip görmeyenler birden bir sihirli dokunuş beklerler, son dakikada şapkadan tavşan çıkarılmasını umarlar.

Emekli olacağım, aylığı nasıl yükseltebilirim?

Evet, emekli olma aşamasında ekonomik olsun veya olmasın uzman gözüyle yapılacak bir şeyler vardır, kişinin sigortalılık geçmişine bağlı olarak olabilir hatta çeşitlenebilir.

Oysa emekli aylığını düşünen için yapılması gereken emekli aylığına tılsımlı bir dokunuş değil, emekliliğin en az 5 – 10 yıl öncesinden planlanmasıdır.

Son dakikalarda yapılacak şey var mı sorularından en mantıklısı emekliliği yılsonuna yaklaşanlar için akla gelen sorudur. “Bu yıl mı emekli olayım, yılbaşını mı bekleyeyim?”

Önemli Ölçütler

Bu, akut sorulardan en mantıklısıdır. Ancak bu sorunun cevabı ardışık yılların TÜFE ve büyüme hızı farkları, bireysel hizmet dökümündeki üç dönem dağılım farklarına göre değişir. Bu sorunun cevabının her yıl ve her kişi için standart olması beklenmemelidir.

Çünkü emekli aylığında sigortalının günlerinin üç hesaplama türü barındıran 2000 öncesi dönem, 2000-2008 Ekim arası dönem ve 2008 Ekim sonrası dönem arasında dağılımı ve matrah ortalaması da bu sorunun cevabında değişkenlik oluşturabilir.

Keza içinde bulunulan yılın TÜFE rakamı ile büyüme hızı rakamı ve aynı yılın gene TÜFE kaynaklı Ocak ve Temmuz zamları önemli olacaktır. Ki henüz Eylül 2019 enflasyonu belli olmuş olup, Ekim-Kasım-Aralık aylarının enflasyon (TÜFE) rakamı belli olduktan sonra oluşacak yıllık TÜFE ve Nisan 2020’de netleşecek olan büyüme rakamının yüzde otuzu 2020 Şubat ayından itibaren bağlanacak aylıklarda ekstra bir güncelleme katsayısı olarak devreye girecektir. Eylül 2019 ayı itibariyle %9,26 olan TÜFE rakamının yılsonunda resmi mahfillerce %12-13 olacağı tahmin edilmektedir.

Cevapta TÜFE’nin Önemi

Elbette TÜFE derken TÜİK’in açıkladığı TÜFE’yi kast ediyorum. TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin ne kadar gerçeği yansıttığı yönündeki tartışmalar bir yana aslında herkesin standart bir TÜFE’si de yoktur. Zira herkesin harcama dağılımı aynı değildir. Yoksul ve orta halli kesimin harcamalarında gıda, barınma, elektrik, su ve yakıt daha büyük bir ağırlığı oluşturmaktadır. Enflasyon sepetinde yer alan otomobil, mobilya, beyaz eşya gibi harcamalar halkın büyük kısmında çok nadir söz konusu olmaktadır.

Bu sorunun cevabını bugünden vermek için bir 2019 yılı enflasyon ve büyüme hızı tahmini gerekir. 2019 yılı total TÜFE’sinin hedefteki gibi %12 olarak ilan edileceğini varsayarsak, Hükümetçe %0,5 olarak beklendiği açıklanan büyümenin de bu kadar olmayabileceği ihtimalinin de yüksek olduğunu düşünürsek sıfıra yaklaşacak büyüme hızı çerçevesinde güncelleme katsayısını %12 olarak düşünebiliriz.

Zira 2018 yılında %2,67 olarak açıklanan Ekim enflasyonunda bir miktar daha düşüş meydana gelebilecek ise de % -1,44 olarak açıklanan Kasım ve % – 0,40 olarak açıklanan Aralık enflasyonları devreden çıkıp yerine elektrik, doğalgaz ve petrol zamlarının başrolünde oluşacak Kasım ve Aralık 2019 TÜFE’lerinden sonra en azından %12-13’lük bir TÜFE beklenmeli.

Mukayese Esasları Ne?

2019 yılı ikinci altı aylık dönemindeki % 5,01 ve ilk altı ayındaki %10,19 oranları 2019 yılında emekli olanların yararlandığı bir aylık unsuru. 2020 yılında emekli olacaklar ise halen belli olmayan ama yüzde 12-13’ler gibi tahmin edilen 2019 yılı total TÜFE oranı ile ülke büyüme hızı oranından müteşekkil yeni bir güncelleme katsayısı ile kazançlarını bir fazla çarpan ile güncelletmek hakkını elde edecekler. Ocak 2020 ayı enflasyon farkını ise zaten her iki kesim de almış olacak.

Tabii 2019 yılında emekli olan örneğin Kasım ayında olan Ocak ayında olana göre iki maaş daha fazla almış olacak. İşte bam teli de burada, oransal fazlalığın tutarı ile kayıp iki maaşın tutarı kaç yılda birbiriyle eşitlenecek, kararda bu nokta önemli ki zaten TÜFE’nin beklendiği gibi olması halinde 2019 yılı emekliliği 2020 yılı emekliliğinden daha kârlı oluyor.

Yaptığımız hesaplamalar GK’nın %12 olarak oluşması halinde aylıkların gün dağılımının çeşitliliğine göre tahsisin 2019’dan 2020’ye ertelenmesi halinde yüzde 3-4 oranlarında düşeceğini gösteriyor.

Kıdem Tazminat Tavanı da Önemli

Ancak bir de işin kıdem tazminatı boyutu var. Halen 6379,86 TL olan Kıdem Tazminat Tavanının Ocak ayında memur maaş zammı kadar artacağı da özellikle bu rakamın üzerinde brüt aylığı olanlar açısından unutulmamalı.

Güncelleme katsayısını oluşturan TÜFE dışındaki diğer unsur olan ülke büyüme hızı (Yüzde 30’u) ise Nisan ayında belli olacağından 2019 yılı başlarında bağlanan aylıklar o tarihte bir daha güncellenecektir. Ancak belirttiğimiz gibi ilk iki çeyrekte negatif oluşan büyüme hızı rakamının son iki çeyrekte büyük bir atak yapmasını, dolayısıyla Nisan güncellemesinin ya sıfır olacağını eğer sıfır olmayacaksa da hissedilmeyecek derecede düşük olacağını bekliyoruz.

Bu fazla güncelleme katsayısından net kazanım sigortalının gün sayısının üç döneme dağılımına, bağlanacak aylığın düşüklüğü ya da yüksekliğine göre değişeceğinden herkes için kişiye özel bir hesaplama yapılarak net farkın görülüp ona göre karar verilmesinde fayda bulunuyor.

5434 sayılı Kanuna tabi Emekli Sandığı iştirakçilerinin emekliliği halinin esaslarındaki tamamen farklılık nedeniyle bu konunun dışında ele alınması gerektiğini, GK’nın onları ilgilendirmediğini de ayrıca vurgulayalım.

Örnekler Üzerinde Görelim

Örneğin 2000 öncesinde altı yıl orta düzeylerden, 2000-2008 arası beş yıl yüksek matrahlardan, 2008 sonrasında ise tavandan 11 yıl prim ödeyen bir SSK sigortalısının aylığında 2019 yılı güncelleme katsayısına (GK) esas TÜFE’nin yüzde 12 olarak oluşacak olması karşısında 213 TL negatif fark etmektedir. Hem maaşın 213 TL düşmesi hem de iki ay geç emekli olmanın zararı düşünüldüğünde bu durumda bu örnek için kesinlikle 2019’dan emekli olmak avantajlı olacaktır. 2019 yılı TÜFE’si örneğin % 16,76 olarak gerçekleşse ve büyüme sıfır olsa 2020 aylığı 2019 aylığıyla aynı değerde olacak ve yine 2019 yılında emekli olmak avantajını koruyacaktı.

Yine örneğin 2000 öncesinde iki yıl primi olan, 2000 – 2008 arasında çalışmayan ve 2008 sonrasında da 8 yıl asgari ücretten prim ödeyen bir başka SSK sigortalısı için 2019-2020 aylık farkı %12’lik TÜFE etkisiyle oluşacak güncelleme katsayısına göre negatif yönde 65 TL değişmektedir. Düpedüz dezavantajlı bu durumda kesinlikle 2019’da emekli olmanın avantajlı olacağı değerlendirilmektedir. 2019 yılı GK’sı yüzde ilk örnekte olduğu gibi %16,76 olsa olsa bu örnekteki kazanç kayıp 65 TL’den TL’den 41 TL’ye düşecek ama yine 2019 kârlı konumda olmaya devam edecektir. Bu örneğin 2019-2020 aylıkları %19,32’lik GK halinde dengelenmektedir.

Örneklerden görüleceği üzere açıklanan TÜFE ve büyüme hızı rakamlarının bağlanacak aylıklarda büyük önemi görülüyor. Bu anlamda TÜİK’çe açıklanan rakamların sağlıklılığı tartışmasına bir de bu açıdan bakmak gerekiyor.

Son tahlilde; emekliliği 2019 yılı sonlarında gelenler için 2019 sonunda mı yoksa 2020 başında mı emekli olsam sorusu elbette önemlidir, ancak emeklilik tarihi gelmeden çok önceleri emeklilik planlaması yapmak herkes için çok daha önemlidir.

(Ali Tezel | 14.10.2019)

GÜNDEM