BASINDAN YAZILAR
Gelirler Kontrolörü Mustafa TAN - Örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırmasında düzeltme sorunları-2 - MuhasebeTR

Gelirler Kontrolörü Mustafa TAN - Örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırmasında düzeltme sorunları-2

Değerli okurlar önceki yazımızda örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç aktarımı konusunda yeni bir kavram olan düzeltme konusunu ele almıştık. Düzeltme, ilişkili kişi ve kurumlar nezdinde çifte vergilemeyi engellemek için getirilen bir düzenlemedir. Düzeltmenin nasıl yapılacağı ise asıl olarak kanunda tarif edilmiş. Kanunda geçen tariflerin ayrıntıları genel tebliğ ile açıklanacaktır.

Önceki yazımızda düzeltme konusundaki tereddütlü noktalardan bir tanesine değinmiştik. İnceleme sonucundaki matrah farkının birkaç unsurdan oluşması halinde doğabilecek bu tereddütün netliğe kavuşturulması gerekmektedir.

Düzeltme konusundaki diğer tereddütlü noktalar, zarar halinde veya mahsupların fazla olması durumunda düzeltmenin nasıl yapılacağıdır? Örtülü sermaye üzerinden faiz ve kur farkı hesaplayan, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç aktarımında bulunan mükellef zarar eden bir işletmeyse düzeltme yapılabilir mi? Kanun metnine baktığımızda, bu düzeltmenin yapılabilmesi için örtülü kazanç dağıtan veya örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olmasının yasal şart olduğu görülüyor. Düzeltmeye konu tutar ise kesinleşen ve ödenen vergi tutarı olacaktır.

Zarar eden bir işletmenin örtülü kazanç dağıtmasının veya örtülü sermaye kullanmasının gerekli olmadığı gibi bir değerlendirme yapılabilir. Ancak sorun şu ki, bu iki düzenlemenin her zaman vergi matrahlarını aşındırmak için yapıldığını düşünmek doğru bir yaklaşım değildir. Sonuçta bu iki düzenleme teknik hesaplamalar gerektiren konular içeriyor. Bazı durumlarda yorum farkı ile de bu konularda eleştiri yapılması mümkün olabilir.

Kanundaki ifadelere bakıldığında zarar eden bir işletmede, düzeltme veya inceleme sonucunda tarhı gereken bir vergi çıkmazsa, yani ödenecek bir vergi çıkmamış ise düzeltme yapılamayacaktır.

Diğer taraftan dönem içinde tevkif suretiyle ödenen vergiler dolayısıyla da ödenecek vergi çıkmamış da olabilir. Çünkü bu vergiler hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir. Düzeltme sonucunda bu mahsuplar dolayısıyla da ödenecek vergi çıkmamış olabilir. Şayet bu vergiler iade alınmış ise ödenecek vergi çıkacaktır. Ancak iade alınmamış ise mahsup edilecek gerek geçici vergi gerekse kesinti yoluyla ödenen vergiler dolayısıyla vergi kaybı oluşmayacaktır.

Vergi incelemesinde de matrah farkı üzerinden vergi hesaplanır. Ancak mükellefin geçmiş yıl zararları bulunan farktan; kesinti yoluyla ödediği vergileri, ödediği geçici vergileri hesaplanan vergiden düşülür. Tüm bu işlemler sonucunda ödenecek bir vergi kalır ise cezalı olarak kalan vergi talep edilir.

Zarar haline dönecek olursak, Kurumlar Vergi Kanunu uyarınca kurumlar, Gelir Vergisi Kanunu'na göre gerçek kişiler beş yıl boyunca zararlarını mahsup edebileceklerdir. Bu süre zarfında örtülü sermaye kullanan veya örtülü kazanç dağıtan işletmenin vergi matrahı çıkmış ve vergi ödemiş ise düzeltmenin bu dönemde yapılması gerekir. Çünkü kanun açık olarak ödeme şartını öngörmektedir. Bize göre zarar, belirtilen süre içinde mahsup edilemezse düzeltme yapılamayacaktır.

Diğer bir sorun, kesinti yoluyla ödenen vergiler ve geçici vergi dolayısıyla ödenecek verginin çıkmaması halinde ne yapılacağıdır? Çünkü mevcut durumda zarar eden bir işletme yoktur. İşletme dönem içinde kesinti yoluyla vergi ve geçici vergi ödemiştir. Bu durumda örtülü sermaye veya örtülü kazanç konularından bir matrah farkı tespit edildiğinde, mahsuplar dolayısıyla ödenecek vergi çıkmazsa düzeltme yapılamaz sonucu çıkmaktadır.

Burada şunu belirtmek isteriz ki, düzeltilecek olan vergi midir yoksa matrah mıdır? Yoksa ödenen vergiye göre matrah mıdır? Düzeltme talebinden kasıt nedir? Düzeltme kimin hesaplarında yapılacaktır? Vergi incelemesi hali tebliğde ihmal mi edilmiştir?

Düzeltme ile ilgili vergi tarhı, vergi kesinleşmesi, vergi ödenmesi gibi kavramlardan ne anlaşılması gerektiği konuları önem arz etmektedir. Bu ifadeler dikkate alındığında yukarıdaki durumlarda düzeltme yapılması mümkün olamayacaktır. Ayrıca düzeltme talebi, düzeltme süresi gibi konularda da tebliğde karmaşıklığın, hukuki sorunların olduğunu düşünüyoruz.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 13.08.2007)

GÜNDEM