YAZARLARIMIZ
Vedat Erdem
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
vedaterdem1@gmail.com



Mal Satışında Hasılatın Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) Kapsamında Değerlendirilmesi ve Uygulama Örneği

Geçtiğimiz dört haftada ticari alacakları, ticari borçları, maddi duran varlıkları ve maddi olmayan duran varlıkları büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı (BOBİ FRS) kapsamında değerlendirmeye çalıştık. Bu haftaki çalışmamızda ise mal satışında oluşan hasılatı BOBİ FRS ve BOBİ FRS Modül 5 eşliğinde işlemeye çalışacağız. Bazı örnekler ve çalışma sonundaki karşılaştırma tablosu BOBİ FRS Modül 5’ten alınmış ya da uyarlanmıştır.

Hasılat, işletmenin olağan faaliyetleri esnasında ortaya çıkan gelirdir. (BOBİ FRS 5.2)

Gelir, Bölüm 1 Kavramsal Çerçeve ve Finansal Tablolar’ın 48’inci paragrafında ortakların yaptığı katkılar hariç olmak üzere, varlık girişi veya varlıkların değerinde artış ya da yükümlülüklerde azalma şeklinde öz kaynaklarda raporlama dönemi boyunca meydana gelen artış olarak tanımlanmıştır.

Gelir hem hasılat hem de kazanç unsurlarını içerir. Hasılat; işletmenin olağan faaliyetleri esnasında ortaya çıkan gelirlerdir. Kazanç ise hasılat olarak nitelendirilemeyen ancak gelir tanımını karşılayan diğer unsurlardır.

Bu bölüm, aşağıdaki işlem ve olaylardan elde edilen hasılatın kayda alınmasında uygulanır: (BOBİ FRS 5.3)

a) Mal satışı (satış amacıyla işletme tarafından üretilen ya da yeniden satılmak üzere satın alınan malların satışı).

b) Hizmet sunumu.

c) İşletmenin yüklenici olduğu inşa sözleşmeleri.

ç) İşletme varlıklarının başkaları tarafından kullanılmasından sağlanan faiz, isim hakkı ve kâr payı.

Hasılat tanımından da anlaşılacağı üzere maddi duran varlıkların elden çıkarılmasından elde edilen gelirler işletmenin olağan faaliyetleri kapsamında ortaya çıkmadığından hasılat olarak finansal tablolara yansıtılmaz. Bu kapsamda özellikle mal satışından doğan hasılatın işletme tarafından üretilen ya da yeniden satılmak üzere satın alınan malların satışından ortaya çıktığı vurgulanarak maddi duran varlıklar bölümüyle uyum da sağlanmıştır.

Bu bölüm, bu Standardın diğer bölümlerinde ele alınan bazı işlem ve olaylardan kaynaklanan hasılata ya da diğer gelirlere uygulanmaz. Bu tür hasılat ya da diğer gelirler aşağıdakileri içerir: (BOBİ FRS 5.4)

a) “Kiralamalar” bölümü uyarınca kiralamalardan ortaya çıkan hasılat ya da gelirler.

b) “İştiraklerdeki Yatırımlar” ya da “Müşterek Girişimlerdeki Yatırımlar” bölümü uyarınca iştirak ya da müşterek girişimlerdeki yatırımlardan elde edilen kâr payları veya diğer gelirler.

c) “Finansal Araçlar ve Öz kaynaklar” bölümü uyarınca finansal varlıkların ve finansal yükümlülüklerin gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimlerden ya da bunların elden çıkarılmasından ortaya çıkan gelirler.

ç) “Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller” bölümü uyarınca gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen yatırım amaçlı gayrimenkullerin gerçeğe uygun değerindeki değişimlerden ortaya çıkan gelirler.

d) “Tarımsal Faaliyetler” bölümü uyarınca canlı varlıkların ve tarımsal ürünlerin ilk muhasebeleştirilmesinde veya gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen canlı varlıkların gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimlerden ortaya çıkan gelirler.

Hasılatın kayda alınma ölçütleri, ekonomik faydaların işletmeye girmesinin muhtemel olması ve söz konusu faydaların güvenilir biçimde ölçülebilmesidir. Bu bölümde, bu ölçütlerin hangi durumlarda karşılandığı ve dolayısıyla hasılatın ne zaman kayda alınacağı belirlenmektedir. (BOBİ FRS 5.5)

Bu bölümde yer alan kayda alma ölçütleri genellikle her bir işleme ayrı ayrı uygulanır. Ancak bazı durumlarda kayda alma ölçütlerinin, işlemin özünü yansıtmak amacıyla, tek bir işlemin ayrıştırılabilir kısımlarına ayrı ayrı uygulanması gerekebilir. Örneğin, bir ürünün satış fiyatı ayrıştırılabilir nitelikteki satış sonrası servis bedelini de içeriyorsa, kayda alma ölçütleri, işlemin ayrıştırılabilir kısımlarına ayrı ayrı uygulanır. (BOBİ FRS 5.6)

Örnek: Bir otomobil bayisi yeni bir kampanya yapmış ve sınırlı bir süre için araç alanlara ücretsiz 3 yıllık servis hizmeti hediye etmiştir. Bu kampanya haricinde ise bayi servis hizmetini ücretli olarak ayrıca sunmaktadır ve müşterinin aracı ve servis hizmetini ayrı ayrı satın alması mümkündür. Müşteri promosyon dönemi içerisinde satın aldığı araç için 185.000,00 TL peşin ödeme yapmış ve 3 yıllık ücretsiz servis hizmeti almaya hak kazanmıştır.

Promosyon dönemi dışında aracın peşin bedeli 185.000,00 TL ve 3 yıllık servis ücretinin peşin bedeli 3.000,00 TL’dir. Bu durumda İşletme hasılatı araç satışı ve servis hizmeti açısından finansal tablolara aşağıdaki şekilde alacaktır.

Promosyon dönemi boyunca işletme tek bir işlemle ayrıştırılabilir iki kısmın satışını gerçekleştirmektedir. Bunlar;

• Mal satışı (araç satışı) ve

• Hizmet sunumu (3 yıllık ücretsiz servis hizmeti)

İşlemin özünün ve hasılatın finansal tablolara gerçeğe uygun bir şekilde yansıtılabilmesi için mal satışı ve hizmet sunumu kısımlarının ayrı olarak kayda alınması gerekir. İki kısım ayrıca satılabilir olduğundan elde edilen bedelin her bir kısmın ayrı bir işlemle temin edilmesi durumunda geçerli olan satış fiyatları dikkate alınarak ayrıştırılması mümkündür.

Bu iki kısım için hasılatın kayda alma ölçütlerini de ayrı ayrı değerlendirmesi gerekecektir (mal satışı için 5.14 paragrafı ve hizmet sunumu için 5.19 paragrafı dikkate alınır).

İşletme toplam bedelin kısımlarının bireysel satış fiyatları oranınca dağıtılmasının müşterinin ayrıştırılabilir her bir kısım için ödediği tutarı makul ölçüde yansıtacağını değerlendirmiştir. Buna göre her bir kısım için yapılacak muhasebe işlemleri aşağıdaki gibidir.

Hasılata ilişkin satışın yapıldığı tarihte yapılacak kayıtlar aşağıdaki gibi olacaktır:

Buna karşın, birbiriyle bağlantılı bir işlemler serisinin bir bütün olarak değerlendirilmediği zaman ticari etkisinin anlaşılamadığı durumlarda, kayda alma ölçütleri iki veya daha çok işleme birlikte uygulanır. Örneğin, mal satışı sırasında satış işleminin etkisini ortadan kaldıracak biçimde malları ileri bir tarihte geri satın almak üzere ayrı bir anlaşma da yapılmış olabilir; bu durumda kayda alma ölçütleri iki veya daha fazla işleme birlikte uygulanır. (BOBİ FRS 5.7)

Örnek: Makine üreticisi bir işletme stoku niteliğindeki bir makinesini bankaya 1.000.000,00 TL’ye satmış ve bir yıl sonra aynı makineyi 1.200.000,00 TL’ye alma sözleşmesi yapmıştır.

Sözleşmenin yapıldığı tarihte makinenin gerçeğe uygun değeri 1.500.000,00 TL’dir ve yıllık faiz oranı %20’dir. Banka makineyi başka bir işletmeye satamamaktadır.

İşletme makinenin satışı dolayısıyla finansal tablolarına herhangi bir hasılat yansıtmaz. Gerçekleşen işlemlerin özüne bakıldığında işletmenin bankadan 1.000.000,00 TL kredi aldığı ve ilgili kredinin makinenin sahipliğinin devredilmesiyle güvence altına alındığı görülmektedir. İşletme kredi borcunu ödedikten sonra makinenin sahipliği tekrar işletmeye geçecektir. Bu durumda, işlemin özü dikkate alındığında, bir alım ve satım işlemi finansal tablolara alınmaz. İşletme bankadan aldığı 1.000.000,00 TL’yi finansal tablolarında teminatlı borç olarak gösterir ve makine de işletmenin finansal tablolarında izlenmeye devam eder.

200.000,00 TL ise finansal tablolara finansman gideri olarak alınır.

Hasılat, taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında, satış ıskontoları (kasa ve miktar ıskontoları) da düşüldükten sonra, alınan veya alınması beklenen bedel esas alınarak ölçülür. (BOBİ FRS 5.8)

Örnek: İşletme ürünlerini birim başına 500,00 TL’den satmaktadır. Ancak 500 adet ve üzeri ürün alımlarında satış fiyatı üzerinden %5 ıskonto uygulanmaktadır. İşletmenin bir müşterisi işletmeden tek seferde 1.200 adet ürün satın almış ve ödemeyi peşin olarak yapmıştır. Yapılan kasa ıskontosu düşülerek hasılat 1.200 X 0,95 X 500 = 570.000,00 TL üzerinden finansal tablolarda yer almalıdır.

Hasılat bedelinin, bir yıl veya daha kısa sürede tahsil edilmesinin öngörülmesi durumunda hasılat, vade farkı ayrıştırması yapılmaksızın doğrudan tahsil edilen veya edilmesi beklenen bedel üzerinden ölçülür. Bu bedelin, bir yıldan daha uzun bir vadede tahsil edilmesinin öngörülmesi durumunda ise hasılat, işlemdeki vade farkı ayrıştırılarak ilgili mal veya hizmetin peşin bedeli üzerinden ölçülür. “Finansal Araçlar ve Öz kaynaklar” bölümünün 9.14 - 9.19 paragrafları uyarınca etkin faiz yöntemine göre hesaplanan vade farkı tutarı faiz geliri olarak muhasebeleştirilir. (BOBİ FRS 5.9)

BOBİ FRS’de hasılatın finansal tablolara alınması sırasında, hasılatın kayda alınması ile müşterinin ödemeyi yapması arasında bir yıldan kısa bir süre bulunması durumunda vade farkına ilişkin bir düzeltmenin yapılmaması öngörülmüştür.

Hasılatın kayda alınması ile ödeme arasında 1 yıldan daha uzun bir süre olması durumunda sözleşmenin finansman bileşeninin göz ardı edilemeyecek kadar önemli olacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle işletmenin etkin faiz yöntemi ile finansman bileşenini ayrıştırması ve hasılat tutarını vade farkını içermeyen bir tutarda finansal tablolara alması öngörülmüştür. Bu durumda hasılat peşin bedel üzerinden ölçülecek ve tahsil edilecek tutarın nominal değeriyle peşin bedel arasındaki fark faiz geliri olarak vade süresinde muhasebeleştirilecektir.

Malların satıldığı tarih ve bedelin elde edileceği tarih arasında bir yıldan daha uzun bir süre olduğundan hasılatın finansal tablolara alınması sırasında vade farkı ayrıştırılacak ve hasılat malların peşin bedeli üzerinden finansal tablolara yansıtılacaktır.

Malların satıldığı tarihte hasılat, malların peşin bedeli üzerinden finansal tablolara alınacak; peşin bedel ile vadeli bedel arasındaki fark etkin faiz yöntemi kullanılarak faiz geliri olarak dönemler itibariyle Esas Faaliyetlerden Diğer Gelirler kaleminde gösterilecektir.

Etkin faiz oranının hesaplanmasında iç verim oranı formülünden yararlanılabilir. Tek seferlik bir ödeme olduğunda bugünkü değer formülü yardımıyla etkin faizin hesaplanması mümkündür.

Hasılat tutarı içerisinde yalnızca işletmenin kendi adına sağlayabileceği brüt ekonomik fayda yer almalıdır. Üçüncü taraflar adına tahsil edilen tutarlar hasılat olarak değerlendirilmez. Bu kapsamda, örneğin, katma değer vergisi hasılat olarak kayda alınmaz. Acente ilişkisinde de acente yalnızca komisyon tutarını hasılat olarak kaydeder. (BOBİ FRS 5.10)

Hasılat ilk kayda alındığı anda, anlaşmayla belirlenen bedelin tahsil edilebilirliğinde önemli bir risk bulunuyorsa bu bedel söz konusu riski yansıtacak şekilde düzeltilir ve hasılat düzeltilmiş bedel üzerinden ölçülür. Bununla birlikte daha önce hasılat olarak kayda alınan tutarın tahsil edilebilirliği hususunda daha sonra belirsizliklerin oluştuğu durumda, başlangıçta kayda alınan hasılat tutarında bir düzeltme yapılmaz. Bu durumda hasılatın karşılığında kayda alınan alacak tutarı değer düşüklüğü testine tâbi tutularak, varsa değer düşüklüğü zararı kayda alınır. (BOBİ FRS 5.11)

Paragraf 5.5 uyarınca hasılatın kayda alınabilmesi için ekonomik faydaların işletmeye girmesinin muhtemel olması gerekmektedir. Dolaysıyla müşteriye transfer edilen mal veya hizmet karşılığında hak kazanılan bedelin tamamının tahsil edilmesi muhtemel olmadığında finansal tablolara herhangi bir hasılat yansıtılmayacaktır.

Bununla birlikte işletmeye ekonomik fayda girişi muhtemel olduğu ancak anlaşmayla belirlenen tüm bedelin tahsil edilebilirliğinde önemli bir risk bulunduğunda hasılat, işletmeye girmesi muhtemel olan ekonomik fayda ölçüsünde kayda alınacaktır.

Diğer taraftan bu tür bir riskin hasılatın finansal tablolara yansıtılmasından sonra ortaya çıkması durumunda finansal tablolara yansıtılan hasılat tutarında herhangi bir düzeltme yapılmayacak daha önce hasılat karşılığında finansal tablolara yansıtılan ticari alacaklar tutarı Bölüm 9 Finansal Araçlar ve Öz kaynaklar uyarınca değer düşüklüğü testine tabi tutulacaktır.

Mal veya hizmetlerin benzer özelliklere ve değere sahip mal veya hizmetlerle takasında hasılat ortaya çıkmaz. Bununla birlikte, mal veya hizmetlerin, benzer özelliklere ve değere sahip olmayan mal veya hizmetlerle takası durumunda, hasılat kayda alınır. Bu durumda hasılat, alınan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değeri esas alınarak ölçülür. Hasılatın ölçümünde, alınan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değerine varsa ilgili işlemde alınan (veya ödenen) tutarlar eklenir (veya çıkartılır). Alınan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değerinin güvenilir şekilde ölçülememesi durumunda elden çıkarılan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değeri esas alınır. Elden çıkarılan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değerinin de güvenilir şekilde ölçülememesi durumunda elden çıkarılan varlığın defter değeri esas alınır. (BOBİ FRS 5.12)

Örnek: Araba satışı yapan bir işletme satış fiyatı 320.000,00 TL olan 10 adet araba satmıştır. İşletme bu satış karşılığında müşterisinden bir arazi almayı ve müşterisine 300.000,00 TL ödeme yapmayı kabul etmiştir. İşletme takasla aldığı bu araziyi işletme faaliyetleri için kullanmayı amaçlamaktadır. Ayrıca söz konusu arabaların işletmeye maliyeti 200.000,00 TL olup örnekte KDV ihmal edilmiştir. Araçların arazi ile takas edilmesi benzer olmayan malların takasıdır. Dolayısıyla işletmenin araba satışı karşılığında finansal tablolarında hasılat kayda alması gerekmektedir.

Senaryo 1: İşletme, takasla müşteriden aldığı arazinin gerçeğe uygun değerini güvenilir bir şekilde ölçebilmekte olup bu değeri 3.600.000,00 TL olarak belirlemiştir. Buna göre işletme finansal tablolarına 3.300.000,00 TL tutarında hasılat yansıtacaktır.

*Takasla alınan mal amortismana tabi olmayan bir duran varlık olduğundan bu varlığın ekonomik faydası satış yoluyla geri kazanılacaktır. Bu nedenle, ortaya çıkan zararın diğer faaliyetlerden giderler altında raporlanması uygun görülmüştür.

Senaryo 2: İşletme, takasla müşteriden aldığı arazinin gerçeğe uygun değerini güvenilir bir şekilde ölçememektedir. Buna göre işletme finansal tablolarına 3.200.000,00 TL tutarında hasılat yansıtacaktır.

*Takasla alınan mal amortismana tabi olmayan bir duran varlık olduğundan bu varlığın ekonomik faydası satış yoluyla geri kazanılacaktır. Bu nedenle, ortaya çıkan zararın diğer faaliyetlerden giderler altında raporlanması uygun görülmüştür.

Mal satışına ilişkin hasılat, aşağıdaki ölçütlerin tümü sağlandığında kayda alınır: (BOBİ FRS 5.14)

a) Malların sahipliğinden kaynaklanan önemli risk ve getirilerin alıcıya devredilmiş olması.

b) Satılan mallar üzerinde bir kontrolün sürdürülmemesi. Bir varlığın kontrolü, varlığın kullanımını yönetebilme ve varlığın kalan tüm faydasını büyük ölçüde elde edebilme gücünü ifade eder. Kontrol, başka işletmelerin varlığın kullanımını yönetebilmesini ve ondan fayda elde etmesini engelleyebilme gücünü kapsamaktadır.

c) Hasılat tutarının güvenilir biçimde ölçülebilmesi.

ç) İşleme ilişkin ekonomik faydaların işletmece elde edilmesinin muhtemel olması.

d) İşleme ilişkin katlanılan veya gerçekleşecek maliyetlerin güvenilir biçimde ölçülebilmesi.

Sahiplikten kaynaklanan önemli risk ve getirilerin alıcıya ne zaman devredilmiş sayılacağının değerlendirilmesi, işleme ilişkin şartların incelenmesini gerektirir. Çoğu durumda, sahiplikten kaynaklanan risk ve getirilerin devri ile yasal mülkiyetin veya zilyetliğin devri aynı anda gerçekleşir. Perakende satışların çoğunda bu durum söz konusudur. Diğer durumlarda, sahiplikten kaynaklanan risk ve getirilerin devri ile yasal mülkiyetin veya zilyetliğin devri farklı zamanlarda gerçekleşir. (BOBİ FRS 5.15)

Bununla birlikte, sahiplikten kaynaklanan önemli risk ve getirilerin elde tutulduğu durumlarda, hasılat kayda alınmaz. Aşağıdakiler, sahiplikten kaynaklanan önemli risk ve getirilerin elde tutulduğu durumlara örnek olarak verilebilir: (BOBİ FRS 5.16)

a) İşletmenin normal garanti yükümlülükleri kapsamı dışında kalan yetersiz performansa ilişkin yükümlülük taşıması.

b) Belirli bir satışa ilişkin hasılatın tahsil edilmesinin, alıcının malı satmasına bağlı olması (örneğin konsinye satışlar).

c) Satışın, ilgili varlığın kurulumu şartıyla yapılması ve sözleşmenin önemli bir bölümünü oluşturan kurulumun henüz tamamlanmamış olması.

ç) Alıcının, satış sözleşmesi ile belirlenen bir gerekçeye dayanarak veya herhangi bir neden olmaksızın sadece kendi kararı ile alımdan vazgeçme hakkının bulunması ve işletmenin söz konusu malların iade edilip edilmeyeceğinden emin olmaması.

Sahiplikten kaynaklanan önemsiz bir riskin taşınmaya devam edilmesi durumunda, işlem satış niteliğindedir ve hasılat kayda alınır. Örneğin; yalnızca alacağın tahsilatının güvence altına alınması amacıyla yasal mülkiyet muhafaza edildiğinde, hasılat kayda alınır. Benzer şekilde, alıcının ürünleri kusurlu bulması veya başka nedenlerden ötürü ürünlerden memnun kalmaması durumunda ürün bedeli iade ediliyor ve iadeler güvenilir bir şekilde tahmin edilebiliyorsa, hasılat kayda alınır. Bu tür bir durumda işletme “Karşılıklar, Şarta Bağlı Yükümlülükler ve Şarta Bağlı Varlıklar” bölümü uyarınca iadeler için karşılık ayırır. (BOBİ FRS 5.17)

Mal satışına ilişkin hasılatın kayda alınmasında dikkat edilecek ölçütlere örnek [1]:

“ABC işletmesi beyaz eşya satışı yapmaktadır. İşletme 01 Şubat 2012 tarihinde bir adet fırın satmıştır. Standart bu işlemin hasılat olarak kabul edilebilmesini birtakım şartlara bağlamaktadır.

1. Fırın sattık bizden alan müşteri işletmeden ayrıldıktan sonra ayağı takıldı ve fırın yere düşerek camları kırıldı hasar oluştu. Müşteriden kaynaklı bir hata meydana geldi. Risk tamamen müşterinin olduğu için standart bu işlemi birinci adımda satış yapılmıştır diyerek kabul ediyor.

2. Müşteri fırını alıp evine götürdü ister yemek pişirir isterse kek yapar bunda işletmenin müdahil olması söz konusu bile değil 2. Şart ta bu şekilde sağlanmış olur.

3. Bu adımda standart fırının kaça satıldığını soruyor ABC işletmesi net bir şekilde belirleyebiliyorsa yani peşin fiyatı 300 TL idi fakat vadeli olarak 350 TL ya satışı gerçekleşti denilebiliyorsa bir sonraki şarta geçiliyor.

4. Standart burada işletmeye parayı alıp alamayacağını soruyor işletme evet alacağım karşılığında çek veya senet aldım diyorsa bir sonraki adıma geçiliyor.

5. Fırının maliyeti soruluyor. ABC işletmesi fırını 150 TL ya aldığını ve 350 TL ya sattığını söylediğinde önemli bir soru takip ediyor garantisi var mı fırının garanti süresi 2 yıl bu sürede gerçekleşme ihtimali olan ve müşteri hatasından kaynaklanmayan bozulmalarda yapılacak onarım maliyetleri de dahil edilerek satılan malın maliyeti hesaplanmış oluyor. Standart bütün bu şartlar yerine getirildiğinde satış işleminin gerçekleştiğini kabul ediyor. Aslında hasılatın tespiti kolay gibi görünmesine rağmen biraz sıkıntıların olması mümkün görünüyor.”

Uygulama Örneği

İşletme, 1/2/2021 tarihinde 18 ay vadeli 240.000,00 TL + %18 KDV tutarında mal satışı yapmış ve karşılığında senet almıştır. Malların peşin satış tutarı 200.000,00 TL + %18 KDV’dir.

Malların satıldığı tarih ve bedelin elde edileceği tarih arasında bir yıldan daha uzun bir süre olduğundan hasılatın finansal tablolara alınması sırasında vade farkı ayrıştırılacak ve hasılat malların peşin bedeli üzerinden finansal tablolara yansıtılacaktır.

Malların satıldığı tarihte hasılat, malların peşin bedeli üzerinden finansal tablolara alınacak; peşin bedel ile vadeli bedel arasındaki fark etkin faiz yöntemi kullanılarak faiz geliri olarak dönemler itibariyle Esas Faaliyetlerden Diğer Gelirler kaleminde gösterilecektir.

Etkin faiz oranının hesaplanmasında iç verim oranı formülünden yararlanılabilir. Tek seferlik bir ödeme olduğunda aşağıdaki bugünkü değer formülü yardımıyla etkin faizin hesaplanması mümkündür.

İşletme bu satıştan doğan alacağını içerisindeki vade farkı ayrıştırılarak muhasebeleştirecektir. Bu işlemdeki vade farkı malın KDV’siz peşin satış fiyatı ile KDV’siz vadeli satış fiyatı arasındaki fark olacaktır. Bu durumda vade farkı 40.000,00 TL (240.000 TL – 200.000 TL = 40.000,00 TL) olarak hesaplanacaktır. Bu durumda alacağın 1.2.2021 tarihinde ilk kayda almadaki değeri de vadesindeki KDV dâhil değerinden (283.200,00 TL) vade farkı tutarının (40.000,00 TL) çıkarılmasıyla bulunan 243.200,00 TL olacaktır.

Bu hesaplamanın Excel yardımıyla da yapılması mümkündür.

Satış kaydı ile ay sonlarındaki faiz gelir kayıtları aşağıdaki gibi olacaktır.

2021 yıl sonunda faiz geliri kaydı yapılmak istendiğinde ise kayıt;

BOBİ FRS 5.9 paragrafı kapsamında bedel bir yıl veya daha kısa sürede tahsil edilmesi durumunda hasılat, vade farkı ayrıştırması yapılmaksızın doğrudan tahsil edilen veya edilmesi beklenen bedel üzerinden ölçülecekti. Fakat örnekteki bedel, bir yıldan daha uzun bir vadede (18 ay) tahsil edileceği için hasılat, işlemdeki vade farkı ayrıştırılarak ilgili mal veya hizmetin peşin bedeli üzerinden ölçülmüştür. Bu bağlamda hasılat 2021 yılı mali tablosunda 200.000,00 TL olarak raporlanacaktır. Vade farkı olan 40.000,00 TL ise 2021 yılının mali tablolarında 23.716,95 TL, 2022 yılının mali tablolarında ise 16.283,05 TL olarak Esas Faaliyetlerden Diğer Gelirler kapsamında hasılattan ayrı olarak raporlanması gerekmektedir.

Karşılaştırma Tablosu

KAYNAKLAR

Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı 2021 Sürümü (https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/BOB%C4%B0_FRS/EK%203.pdf)

Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı Modül 5 (https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/BOB%C4%B0_FRS/Modul5_Hasilat.pdf)

[1] Özyürek, Hamide. "TMS-18’e Göre Hasılatın Muhasebeleştirilmesi." Organizasyon ve Yönetim Bilimleri Dergisi 4.1 (2012): 131-141.

16.07.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM