Değerli okurlar, yasalaşacak yeni Varlık Barışı tasarısının “yurt içinde” bulunan varlıklara ilişkin hükümlerini, güncel taslak metin (Geçici Madde 19) çerçevesinde paylaşayım.
Kanunun yayım tarihi itibariyle sahip olunan ve yurtiçinde bulunan: Para, Döviz, Altın, Menkul kıymet ve Diğer sermaye piyasası araçları.
Hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler (şirketler, vakıflar vb.) yararlanabilir. Defter tutanlar, tutmayanlar ve hatta hiçbir mükellefiyet kaydı bulunmayanlar kapsamdadır.
Önce mükellefiyet tesis ettirilmeli, varlık barışı başvurusu yapılmalı ve varlıklar bankaya yatırılmalıdır. Devam eden bir faaliyet yoksa işlemler tamamlandıktan sonra mükellefiyet terkin edilebilir. Bu konuda Mali İdarenin açıklama ce düzenleme yapması gerekecek.
En geç 31.07.2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Banka veya aracı kurumlara “bildirim” yapılır. Vergi dairelerine beyan ve ödeme süreci banka ce aracı kurumların sorumluluğundadır.
Varlıkların bildirim tarihindeki piyasa değeri (rayiç bedeli) esas alınır.
Bilanço esasına göre defter tutanlar pasifte özel bir fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez; sadece sermayeye ilave edilebilir.
Hayır. Ödenen vergi hiçbir suretle gider yazılamaz ve matrah tespitinde indirim olarak kullanılamaz.
Hayır. Ödenecek bu vergi başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.
Genel vergi oranı %5’tir. Ancak varlıkların belirli vadelerle, vadeli hesaplar, Devlet iç borçlanma senetleri veya kira sertifikası hesaplarında tutulması taahhüt edilirse oranlar kademeli olarak düşer:
En az 5 yıl: %0
En az 4 yıl: %1
En az 3 yıl: %2
En az 1 yıl: %4
Not: 01.01.2027’den sonraki bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilir. Süre uzatılır ve o dönemde yararlanılırsa 1 puan ilave edilir.
Bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz. Ancak kanun öncesi başlamış incelemeler için koruma sağlanmaz.
Diğer nedenlerle başlayan incelemelerde matrah farkı tespit edilirse, bu farkın bu madde kapsamında bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespiti halinde mahsup imkanı doğar.
Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, vergi uygulamasında gider veya indirim olarak kabul edilmez.
Koruma, ancak beyanda bulunulan varlıkla matrah farkı arasında ilişki kurulabildiği ölçüde geçerlidir. Şartların yerine getirilmemesi, ispatlanamaması durumunda koruma hükümlerinden yararlanılamaz. Geçmiş dönemlerde, benzer düzenleme kapsamında yararlanılan varlık barışı hükümlerine ilişkin olarak, incelemelerde tarhiyat ile varlık barışında beyan edilen varlık arasındaki ilişkinin varlığının ispatı mükelleflerden beklenmiş, yargı da bu yaklaşımı doğru bulmuştur.
Diğer bir ifade varlık barışı mutlak bir koruma sağlamaz. Beyan edilen varlıkla inceleme sonucu bulunan matrah farkı arasındaki illiyet bağı kurma ve ispat mükellefin yükümlülüğü olacaktır.
(Kaynak: Zeki Gündüz / www.dunya.com | 11.05.2026)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.