Çok eskilerden “söz senettir” lafının o erdemli güvenini duymayalı yıllar oldu. Gel zaman git zaman bir ihtiyaca dönüşen güven çağımızda artık en ciddi risk teşkil ediyor.
Küresel Sosyal Güven Araştırması, Pew Araştırma Merkezi’nin 2025 bahar dönemi küresel kamuoyu araştırması, “çoğu insana güvenilebilir mi?” sorusuna verilen yanıtları ülkeler arasında karşılaştırıyor.
-Türkiye’de yetişkinlerin sadece %14’ü insanların çoğuna güvenilebileceğini söylüyor.
-%84’ü ise “insanların çoğuna güvenilemez” diyor — yani büyük çoğunluk toplumda karşılıklı güvenin düşük olduğunu ifade ediyor.
-Türkiye, 25 ülke arasında toplumsal güven oranı en düşük ülkelerden biri olarak yer alıyor.
-Orta gelirli ülkelerde ortalama güven oranı %27 iken Türkiye bu oranın oldukça altında kalıyor.
-Bu oran 2024’ten 2025’e değişmeden sabit kaldı; yani güven düzeyinde bir iyileşme gözlemlenmedi.
-Dünya genelinde yüksek gelirli ülkelerde güven çok daha yüksekken (ör. İsveç %83, Hollanda %79), Türkiye’nin oranı buna kıyasla çok düşük. 
Yine geldik bir senenin daha sonuna. Rüzgar gibi geçti, hiç bir şey anlamadık. Hep hayıflanma, hep şikayet bazen geçim derdi bazen seçim gerdi derken harcanan koca bir sene işte. Az gittik uz gittik dere tepe bir arpa boyu güz gittik. Lakin seneye umut kapısını çalmaya yine de azimle aht ettik.
Şimdi bakalım 2025 senesini hangi vergisel gelişmelerle kapattığımıza…
1. Bugün biz Yeminli Mali Müşavirlerle ilgili bir haberle başlayalım sohbetimize. Güven çok şeydir ancak denetim her şeydir diyen güzide meslek grubundan. Teknik uzmandan geçilmeyen bir dünyanın ortasında o usta çırak tezgahından geçmiş nesli tükenen adam gibi adamlardan bahsediyorum. Sayımız az ancak ekonomi ve vergi dünyasının en saygın Üstadları işte.
Vergi İndirim ve İstisnalarında “YMM Tasdik Raporu” Zorunluluğu Başladı!
Bugün (30.12.2025) Resmi Gazete’de yayımlanan 49 Seri No.lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile vergi dünyasında yeni bir dönem başlıyor. Artık beyannamelerde yer alan yüksek tutarlı istisna ve indirimler, Yeminli Mali Müşavir (YMM) tasdikine bağlandı.
Yeni Düzenleme ile; Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannamelerinde gösterilen istisna ve indirimlerden yararlanabilmek için belirlenen hadlerin aşılması durumunda YMM Tasdik Raporu ibrazı şart hale gelmiştir.
2025 Yılı İçin Kritik Sınırlar:
-500.000 TL: Tek bir istisna veya indirim kaleminin bu tutarı aşması halinde.
-1.000.000 TL: Birden fazla istisna/indirimin toplamının bu tutarı aşması halinde.
-200.000 TL: İndirimli Kurumlar Vergisi uygulamasında yararlanılan vergi indirimi bu tutarı aşarsa.
-Sınırsız: Yatırım katkı tutarı (KVK 32/A) ve yeni Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi uygulamaları tutara bakılmaksızın tasdike tabidir.
Tam Tasdik Yaptıranlar İçin Önemli Not:
YMM ile Tam Tasdik Sözleşmesi bulunan mükelleflerin ayrıca bir rapor düzenletmesine gerek yoktur; ancak bu incelemelerin Tam Tasdik raporunun içinde detaylıca yer alması gerekmektedir.
Rapor Süresi: Beyanname verme süresinin bitimini takip eden 2 ay içinde.
Maliye Bakanlığı bu hamleyle, vergi harcamalarının doğruluğunu kaynağında denetlemeyi ve YMM’lerin sorumluluk alanını genişletmeyi hedefliyor.
Enflasyon Muhasebesinde Bir Son…
Kanun, tebliğ, önerge derken bir gece ansızın erteleme kararı geldi. Ve gergin bekleyiş sona erdi.
TBMM Genel Kurulunda bu akşam kabul edilen düzenlemeye göre, 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak. Cumhurbaşkanı, bu süreyi 3 yıl daha uzatabilecek.
Yani artık mükellefler, sürekli amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerleyecek ve amortismanlarını yeniden değerlenmiş tutar üzerinden ayıracak ve bu değerleme nedeniyle de herhangi bir vergi ödemeyecek.
Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (kollektif, adî komandit ve adî şirketler dâhil) sürekli yeniden değerlemeden yararlanabilirler.
Sürekli Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulamayacak İktisadi Kıymetlerde Var…
-Bu niteliklerini korudukları sürece sat-kirala-geri al işlemine konu kıymetler,
-Kira sertifikası ihracına konu edilen kıymetler,
-Emtia niteliği taşıyan kıymetler,
-Yeniden değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibariyle aktife kayıtlı olmayan ATİKLER,
-Yeniden değerlemenin yapılacağı hesap döneminde aktife dahil edilen ATİKLER için yeniden değerleme yapılamayacak.
Sürekli yeniden değerlemenin mükelleflere sağladığı vergisel avantajlar vardır. Özkaynakları güçlendirmesiyle örtülü sermaye, finansman gider kısıtlaması gibi konularda koruyucu etki yaratırken daha fazla amortisman ayırma imkanı sunduğu için de vergi yükünü hafifletir.
2. Anayasa Mahkemesinden Bir İptal Kararı Daha Geldi…
Cumhurbaşkanı’na verilen KDV iadesini kısmen veya tamamen kaldırma yetkisi iptal edildi
Cumhurbaşkanı’na verilen KDV indirim veya iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırma veya yeniden koyma yetkisi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 22/07/2025 tarih ve E:2024/54, K:2025/163 sayılı anayasa mahkemesi kararı ile, 7491 sayılı Kanunla 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36. maddesi değiştirilmek suretiyle Cumhurbaşkanı’na verilen KDV indirim veya iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırma veya yeniden koyma yetkisi Anayasa’nın 7. ve 73. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildi.
Konu tam olarak şuydu: KDV Kanunu’na eklenen geçici bir maddeyle,
-Devreden KDV’nin (indirilemeyen KDV), 2030 yılına kadar indirim yoluyla giderilmemesi hâlinde kısmen veya tamamen iade edilmemesi / ortadan kaldırılması konusunda Cumhurbaşkanı’na yetki veriliyordu.
Yani fiilen: “2030’dan sonra devreden KDV hakkı sona erebilir; buna Cumhurbaşkanı karar verir” denilmiş oluyordu.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği şey: “Devreden KDV’nin belirli bir tarihten sonra kullanılamaz hâle getirilmesi” ve bu sonucun Cumhurbaşkanı takdirine bırakılmasıdır.
Mahkemenin temel yaklaşımı Devreden KDV, mükellefin kazanılmış bir vergi indirimi hakkıdır. Bu hakkın süreyle sınırlandırılması veya ortadan kaldırılması,
verginin esaslı unsuruna müdahaledir. Böyle bir düzenleme: kanunla açıkça yapılmalıdır, yürütmeye sınırsız takdir bırakılamaz.
Dolayısıyla: 2030 sınırı tek başına değil,“2030’dan sonra bu hakkın silinip silinmeyeceğine Cumhurbaşkanı karar verir” anlayışı iptal edildi.
Kısa özetle: Devreden KDV’yi eritme veya yok sayma yetkisi, yürütmeye değil yasamaya aittir.
Biz bu ülkede kapıyı kilitleyerek öğrendik güveni. Anahtar, bir ahlak biçimi oldu.
Güven birbirine yaslanan kelimelerdi bir zamanlar. Şimdi her kelime kendi savunmasını yapıyor.
3.TÜİK’ten Al Haberi…
Yabancı kontrolündeki girişimler: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılında yabancı kontrolündeki girişim sayısının bir önceki yıla kıyasla %10,5 artışla 10 bin 287 düzeyine yükseldiğini, bu şirketlerin toplam ciro içindeki payının %12,8’e, toplam çalışan sayısı içindeki payının ise %5,1’e yükseldiğini açıkladı.
Yabancı kontrol oranının en yüksek olduğu sektör %92,6 ile tütün ürünleri imalatı olurken, onu %43,2 ile sigorta, reasürans ve emeklilik fonları ve %41 ile motorlu kara taşıtı imalatı sektörleri takip etti. Toplam ciroda en yüksek payı alan ülkeler ise %13,8 ile Almanya, %11,2 ile ABD ve %10,3 ile İngiltere oldu.
4. TCMB Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem
08.12.2025 tarihli TCMB Uygulama Talimatı ile döviz dönüşüm desteğinde önemli bir değişiklik yapıldı.
Artık destekten yararlanılabilmesi için, işletmenin döviz gelirinin VRHİB’de (Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi) kayıtlı faaliyet konusu ve belge üzerindeki tutar ile uyumlu olması gerekiyor.
Bu düzenleme, döviz dönüşüm desteğinden yararlanacak firmalar için VRHİB’i fiilen zorunlu hale getiriyor.
Özetle:
-Destek kapsamındaki döviz, VRHİB’de yer alan faaliyet konusundan elde edilmiş olmalı.
-Destek tutarı, VRHİB’de kayıtlı faaliyet tutarını aşamıyor.
-Uygulama yayım tarihi itibarıyla yürürlükte.
Ama değişikliğin sadece hizmet ihracatı bedelleri için yapıldığı düşünülüyor. Dolayısıyla mal teslimlerinden dolayı gelen ihracat bedellerin için döviz dönüşüm desteği eski haliyle devam edecektir.
5. Menkul Kıymet Stopajında Süre 2030’a Uzatıldı…
Hazine ve Maliye Bakanlığı, menkul kıymet gelirlerinin beyanname verilmeden kaynakta kesinti (stopaj) yoluyla vergilendirilmesine imkan veren Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesindeki süreyi 31 Aralık 2030’a kadar uzattı. Düzenleme, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdi.
Hangi Gelirler Bu Kapsamda?
Uzatma kararıyla stopaj uygulaması devam edecek olan başlıca gelir türleri şöyle: Mevduat faizleri ve katılım hesabı kar payları, Repo gelirleri,Devlet tahvili ve Hazine bonosu getirileri, Yatırım fonlarının alım-satım kazançları, Aracı kurumlarda gerçekleştirilen diğer menkul kıymet işlemlerinden elde edilen kazançlar
Borsada işlem gören hisse senetlerinin alım-satım kazançlarında ise stopaj oranı halen sıfır olarak uygulanıyor.
6. Basit Usul Deyip Geçmeyin!
Resma Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usule geçen esnaf ve sanatkarların defter ve beyanname işlemlerine ilişkin önemli bir düzenleme hayata geçirildi. yeni düzenleme kapsamında işletme hesabı esasına göre defter tutan esnafın defter ve beyanname işlemlerinin, üye oldukları meslek odaları ve birlikler aracılığıyla yapılabileceğine ilişkin düzenleme yapıldı.
Yeni uygulama kapsamında, gerekli şartları taşıyan meslek odaları ve birlikler, üyeleri adına Defter-Beyan Sistemi üzerinden işlem yapabilecek. Şifresi bulunmayan üyeler için başvurular oda aracılığıyla gerçekleştirilecek ve esnaf ile oda arasında Defter-Beyan Sistemi Kullanımı Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi imzalanacak.
Aslında maliye idaresinin ortak akıl ile yapılan her düzenlemesi alkış toplarken birden ben yaptım oldu tarzı sürpriz çıkışları meslek mensuplarının direnciyle karşılaşıyor. Ortalık çarşı pazar karışıyor. Zaten binbir özveriyle işinde gücünde insanların enerjisi boş protestolara harcanıyor. Haliyle meslek mensupları bu düzenlemeye çok ciddi tepki gösterdiler;
“Vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve bu konudaki bildirim ve beyannamelerin süresinde ve eksiksiz yapılması bir uzmanlık gerektirmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yasada çok açık bir hüküm olmasına rağmen vergi beyannamelerinin ve bildirimlerinin 3568 sayılı Kanunla yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından verilmesi gerekirken bu yetkinin bu konuda hiçbir teknik bilgi ve birikiminin olmamasının yanı sıra yetkisi olmayan meslek odalarına/birliklere ve buralarda görevli personele Mesleki Yetkiyi Yasal Dayanaktan Yoksun Bir Şekilde Tebliğle Yetkili Olmayan Kişilere Kullandırması Hiçbir Şekilde Kabul Edilmez Bir Durumdur.”
Kimse kimseye yalan söylemiyor belki, ama herkes gerçeği eksik söylüyor.
En çok da doğruyu söyleyenlere güvenilmiyor artık; çünkü doğruluk tehlikeli bir alışkanlık sayılıyor.
7. Teknoloji Haberleri…
-ABD’den çip ihracatına yeşil ışık: ABD Ticaret Bakanlığı, NVIDIA’nın Çin’deki onaylı müşterilere gelişmiş H200 yapay zeka çiplerini ihraç etmesine izin vereceğini açıkladı.
ABD hükümeti, Çin’e yapılan her bir H200 çip satışından %25 pay alacak. H200 çipler, NVIDIA’nın Çin pazarına özel olarak geliştirdiği H20 çiplerden çok daha gelişmiş olacak. Şirket, Çin’e yalnızca 18 ay önce üretilmiş H200 çipleri gönderebilecek.
Öte yandan Eylül ayında Çin Siber Uzay İdaresi, yerli şirketlerin NVIDIA çipleri satın almasını yasaklamıştı. Fakat ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yakın tarihli H200 çip kararına olumlu yanıt verdiğini açıkladı.
-AB’den Google’a AI soruşturması: Avrupa Komisyonu, yapay zeka modellerini eğitmek için webdeki içeriği kullanarak rekabeti kısıtladığı gerekçesiyle Google hakkında soruşturma başlattı.
Google’ın YouTube ve arama motoru gibi platformlarında bulunan çevrimiçi içerikleri herhangi bir tazminat ödemeden yapay zeka modellerini eğitmek için kullandığını vurgulayan komisyon, Google platformlarındaki içerik üreticilerin içeriklerinin bu amaçla kullanılmasına izin vermek dışında seçeneği olmadığına işaret etti. Bu platformların, içeriklerini Google’ın rakiplerinin kullanmasına izin vermediğinin de altı çizildi.
– IBM, Confluent’ı satın alıyor: IBM, veri altyapısı şirketi Confluent’ı 11 milyar dolara satın alacağını açıkladı.
IBM CEO’su Arvind Krishna, iki şirketin işbirliği içinde işletmelerin üretken yapay zeka araçları ve yapay zeka ajanlarını daha iyi ve daha hızlı benimsemesini mümkün kılacağını ve IBM’in bu satın alımın ardından yapay zeka için özel olarak tasarlanmış bir kurumsal akıllı veri platformu sunacağını dile getirdi. Anlaşma kapsamında Confluent’ın kurucu CEO’su Jay Kreps’in IBM Software’e katılacağının da altı çizildi. Satış işlemlerinin 2026 yılı ortalarında tamamlanması bekleniyor.
-ChatGPT’ye market alışverişi entegrasyonu: OpenAI, yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT için ABD ve Kanada’da market teslimatı hizmetleri sunan Instacart ile yeni bir işbirliği yaptığını duyurdu.
İşbirliği kapsamında Instacart, ABD’de ChatGPT’ye entegre edildi. Artık ABD’deki kullanıcılar, ChatGPT’den hiç ayrılmadan yapay zeka ile yemek fikirleri konusunda beyin fırtınası yapabilecek, alışveriş listesi oluşturabilecek ve ürünleri sepetine ekleyip doğrudan ChatGPT içinde alışverişini tamamlayabilecek.
-Claude Code, Slack’e geldi: Anthropic, geliştiricilerin kodlama görevlerini doğrudan iş sohbetleri içinde yapay zekaya devretmesini mümkün kılmak için yapay zeka destekli kodlama aracı Claude Code’u Slack’te kullanıma sundu.
Daha önce geliştiriciler, Slack’te Claude’dan yalnızca kod parçacığı yazma ve hata ayıklama gibi basit kodlama görevleri için yardım alabiliyordu. Yeni entegrasyon, daha kapsamlı kodlama görevlerinin yapay zekaya devredilmesine olanak tanıyacak. Claude, Slack’te etiketlendiğinde sohbetteki son mesajları analiz ederek istenen görevleri üstlenebilecek. Böylece geliştiriciler, uygulama değiştirmek zorunda kalmadan Claude Code’u kullanabilecek.
Güven bir insanın gölgesini arkasında bırakabilmesiydi. Biz gölgelerimizi bile
önümüze aldık.
Bu yüzden kalabalıklar var, ama omuz yok. Söz var, ama ağırlık yok.
Son söz; Ve belki de en acı olan şu: İnsan, ana yurdunda bile güvenemeyince
kendisine de sığınamıyor…
Yine de biz umuttan medet umalım;
Dünya ‘da özgürlük eşitlik ve kardeşliğin hüküm sürdüğü aydınlık dolu yeni bir yıl diliyorum…
(Kaynak: Abbas Coşar / Bodrum Gündem | 02.01.2026)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.279 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.