Gökalp Öztürk
Mesleki pratiğimizde saha operasyonlarını hızlandırmak veya şirketlerin filo kiralama maliyetlerini optimize etmek gayesiyle personelin şahsi aracını işletmeye kiralaması sıkça başvurduğumuz yöntemlerdendir. Basit bir formül gibi duran bu kiralama; vergi incelemelerinde tevkifat, emsal bedel ve KDV tarhiyatlarıyla, iş akdi feshinde ise iş mahkemelerinde kıdem ve ihbar tazminatı uyuşmazlıklarıyla karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla bordrodaki işçilik ilişkisi ile kira akdinin sınırlarını mevzuat ve yerleşik yargı kararları doğrultusunda baştan çok sağlam çizmek zorundayız.
İşçinin emeği karşılığında bordroda tahakkuk eden ücreti (4857 s. K. m. 32) ile mülkiyeti kendisine ait aracı şirketin kullanımına tahsis etmesi karşılığı aldığı kira bedeli (TBK m. 299) hukuken iki ayrı sözleşmeye dayanır. Kiralanan aracın mesai saatlerinde bizzat işçi tarafından kullanılması dahi bu iki hukuki ilişkinin birlikte yaşamasına engel değildir. İş akdi sona erdiğinde işverenlerin "biz zaten maaş ödüyorduk, ayrıca ödenen kira mükerrerdir" iddiasıyla bedelleri geri istemesi Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadıyla reddedilmiştir (30.05.2017, E. 2017/4826, K. 2017/9393). Yargıtay, personele hem işçilik ücreti hem de araç kirası ödenmesinin hukuka uygun olduğunu ve mükerrerlik doğurmadığını tescil etmiştir.
Ancak burada şekil değil fiiliyat belirleyicidir (TBK m. 19; Yargıtay 9. HD, E. 2016/27852, K. 2020/11930). Belge başlığına "Araç Kiralama Sözleşmesi" yazılması tek başına koruma sağlamaz. Aracın gerçekten şirket faaliyetinde kullanıldığını ispatlayan görevlendirme formları, rota/kilometre seyir kayıtları ve şirket adına kesilen akaryakıt belgeleri dosyada bulunmadığı sürece işlemin gerçek niteliği hem denetimlerde hem de yargıda tartışmaya açılacaktır.
Personelin ticari bir organizasyon kurmaksızın şahsi aracını işverenine kiralaması Gelir Vergisi Kanunu'nun 70/8. maddesi uyarınca Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) kapsamındadır. Aracın her ay düzenli kira getirmesi faaliyeti tek başına ticari kazanca dönüştürmez. Kiracı şirket, GVK m. 94/5-a uyarınca brüt kira bedeli üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yaparak Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile beyan etmekle mükelleftir. Bedel net kararlaştırılmışsa brüte iblağ edilerek stopaj matrahı bulunmalı; mesken kiralarına uygulanan istisnanın araç kiralarında geçerli olmadığı bilinmelidir.
İşçinin yıl içindeki brütleştirilmiş araç kiraları toplamı, GVK m. 86/1-c uyarınca ilgili takvim yılının gelir vergisi tarifesinin 2. dilim tutarını (2025 yılı için 400.000 TL, 2026 yılı için belirlenen yasal haddi) aştığında işçi şahsen yıllık GMSİ beyannamesi vermek mecburiyetindedir; kesilen %20 stopaj ise beyannamede mahsup edilir. Uygulamada en çok ihmal edilen konu ise KDV'dir. İktisadi işletmeye dahil olmayan araçların kiralanması KDV'ye tabidir (KDVK m. 1/3-f). İşçinin vergi mükellefiyeti bulunmadığından, KDV Genel Uygulama Tebliği (I/C-2.1.2.3) uyarınca KDV'nin tamamı işveren tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmelidir. Kira bedelinin fahiş derecede düşük tutulması durumunda ise GVK m. 73 devreye girer; araçlarda emsal bedel serbest piyasa rayici değil, maliyet bedelinin %10'udur.
Uygulamada en kritik ayrım, kiralanan aracın işe gidiş-gelişte (ev-iş arasında) kullanımı ile mesai dışı özel işlerde kullanımının hukuki niteliğidir. İşçinin kendi aracını şirkete kiralaması ile şirketin kendi aracını personele özel kullanımı için tahsis etmesi birbirine karıştırılmamalıdır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (01.07.2015, E. 2014/11080, K. 2015/23763), şahsi aracını tahsis eden işçiye ödenen araca özgülenmiş gerçek kira ve akaryakıt ödemelerinin işin yürütülmesi için yapılan gider niteliğinde olduğunu, ücret eki menfaat sayılamayacağını ve kıdem/ihbar (giydirilmiş ücret) matrahına eklenemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Buna karşılık, şirketin personele araç sağlaması veya kiralanan araç üzerinden işçiye ev-iş arası ya da hafta sonu şahsi kullanım imkânı verilmesi "ayni menfaat" (ücret unsuru) tartışmasını doğurur. Ancak bu durumda dahi Yargıtay, aracın tüm kira ve yakıt bedelinin varsayımla ücrete eklenmesini hatalı bulmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararına göre (19.01.2016, E. 2014/28398, K. 2016/1285); işçiye işe gidiş-gelişte sağlanan menfaatin tazminat matrahına dahil edilmesinde, aracın tüm giderleri değil, sadece personelin fiilen elde ettiği tasarruf karşılığı olan "emsal günlük servis bedeli" veya bu belirlenemiyorsa "aylık mavi kart / toplu taşıma bedeli" esas alınmalıdır. Öte yandan Türk Borçlar Kanunu'nun 415. maddesi gereğince; işçinin kendi aracını işte kullandığı oranda işletme, bakım, MTV, trafik sigortası ve yıpranma tazminatı işverence karşılanmak zorundadır. Bu zorunlu harcamaları tamamen işçiye yükleyen sözleşmeler mutlak butlanla geçersizdir (TBK m. 414-415). Piyasa koşullarının değişmesi ise tek başına sözleşme uyarlaması (TBK m. 138; Yargıtay 3. HD, E. 2025/4932, K. 2026/1946) hakkı doğurmaz.
| İşlem Kalemi | Yasal Dayanak | Mali Müşavir ve İK Uygulama Esasları |
|---|---|---|
| Kira Sözleşmesi | TBK m. 299, 415 | Plaka, yetkili sürücüler, net/brüt bedel ve TBK 415 kapsamındaki yıpranma/gider paylaşımı yazılı akdedilmelidir. |
| Tevkifat / Stopaj | GVK m. 70/8, 94/5-a | Brüt kira üzerinden %20 GV kesintisi yapılarak Muhtasar beyanname ile beyan edilmelidir. |
| KDV Beyanı | KDV Tebliği (I/C-2.1.2.3) | İşçiye mükellefiyet açtırılmaz; şirket sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV ile beyan edip öder. |
| Tazminat Matrahı | 1475 s. K. m. 14 / 4857 s. K. | Gerçek araç tahsis bedeli giydirilmiş ücrete girmez; ev-iş şahsi kullanımında en fazla emsal servis/mavi kart bedeli dikkate alınır. |
İşçinin şahsi aracını şirketine kiralaması, gerçek bir operasyonel amaca dayandığı ve belgelendiği sürece hem işveren hem çalışan açısından hukuka uygun bir çözümdür. Ancak sahadaki tecrübemiz göstermektedir ki, bu müessese sıklıkla bordrodaki brüt ücreti bölerek vergi ve SGK prim yükünü hafifletme aracı olarak suiistimal edilmektedir. Mevcut bir personelin bordrodaki 100.000 TL'lik brüt maaşının fiilî hiçbir değişiklik olmaksızın aniden "50.000 TL Maaş + 50.000 TL Araç Kirası" şeklinde ayrıştırılması açık bir muvazaadır (TBK m. 19). Denetimlerde aracın şirket adına görevlendirildiğine dair seyir ve kilometre kayıtları ibraz edilemediğinde, bu ödemeler doğrudan çıplak ücret kabul edilmekte; şirket ağır vergi ziyaı cezaları, faiz ve geriye dönük SGK prim farklarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Aynı şekilde iş mahkemeleri de muvazaalı kira ödemelerini doğrudan temel ücrete katarak kıdem ve ihbar tazminatı hesabını katlamaktadır.
Bu riskleri bertaraf etmek için iş sözleşmesi ile araç kiralama sözleşmesi birbirinden bağımsız tutulmalı; kira bedelleri bordrodan ayrı bir kanaldan, bankadan müstakil "Araç Kira Bedeli" açıklamasıyla ödenmelidir. %20 stopaj ve 2 No.lu KDV yükümlülükleri eksiksiz yerine getirilmeli, işe gidiş-gelişteki kullanım sınırları netleştirilmeli ve aracın şirket işinde çalıştığını tevsik eden kayıtlar özlük dosyasında titizlikle saklanmalıdır.
04.11.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL Ayrıntılar için tıklayın.