YAZARLARIMIZ
Vedat Erdem
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
vedaterdem1@gmail.com



Değersiz, Şüpheli ve Vazgeçilen Alacaklar

Klasik yaklaşıma göre işletmelerin nihai hedefi kar elde etmektir. Kar hacmi ise hasılat ile doğru orantılıdır. Hasılat elde edebilmek için işletmenin mal teslimi ya da hizmet ifası sonucunda oluşan alacakların tahsili değişik sebepler ile imkansızlaşabilir. Vergi mevzuatımız bu gibi durumlarda işletmelere belli şartlara bağlı kalmak kaydı ile kolaylıklar tanımıştır. Bu kolaylıklar ise Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 322-324. maddelerinde hüküm altına alınmıştır.

Değersiz Alacaklar

213 Sayılı VUK’un 322.maddesinde değersiz alacak “Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.” şeklinde ifade edilmiştir.

Madde hükmü 62030549-120[68-2012/903]-1435 sayılı özelgesinde “ bir alacağın değersiz alacak sayılabilmesi için alacağın iş ve işletme ile ilgili olması, ticari veya zirai faaliyet sonucu olarak doğmuş bulunması, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre alacağın tahsiline olanak kalmadığının anlaşılması, alacağın bilanço veya işletme hesabı esasında defter tutan iktisadi işletmelere ait olması, hatır senedi ile kefaletten doğan alacaklardan olmaması, aciz vesikasına bağlanan alacak olmaması gerekmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.

Özelgede alacağın değersiz alacak olarak değerlendirilebilmesi için;

- Alacağın iş ve işletme ile ilgili olması (iş ve işletme ile ilgili olmayan alacaklar zarar yazılamaz.)

- Ticari veya zirai faaliyet sonucu olarak doğmuş bulunması

- Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre alacağın tahsiline olanak kalmadığının anlaşılması

- Alacağın bilanço veya işletme hesabı esasında defter tutan iktisadi işletmelere ait olması

- Hatır senedi ile kefaletten doğan alacaklardan olmaması

- Aciz vesikasına bağlanan alacak olmaması gerekmektedir.

Aynı özelgenin devam paragrafında ise kazai hüküm ile kanaat verici belge tanımları da yapılmıştır. “kazai hüküm’den kasıt, alacağın tahsil edilme imkanının tamamen ortadan kalktığını hükme bağlayan bir mahkeme kararının varlığıdır. Yine aynı maddede ifade edilen kanaat verici bir belgeden söz edebilmek için ise, alacaktan açıkça vazgeçildiğini gösteren bir belgenin ya da tahsil imkansızlığını gösteren bir delilin varlığı şarttır. Vergi mevzuatımızda kanaat verici belgelerin neler olduğu hususunda kesin bir hüküm olmamakla birlikte, gerek Danıştay'a intikal eden ihtilaflar sonucu verilen kararlarda gerekse Gelir İdaremizin uygulamalarında; alacaktan vazgeçildiğini gösteren ve inandırıcı olan anlaşmalar ve benzeri vesikalar (mektup, muhasebe evrakı ve yazılı her türlü belge gibi), borçlunun kesin olarak yurt dışına çıkmış olduğunu gösteren belgeler kanaat verici belge olarak kabul edilmektedir.”

11395140-105[VUK-1-22885]-E.356138 sayılı özelgesi ise kanaat verici vesikalara örnek olarak aşağıdakileri saymıştır.

- Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya Türk Medeni Kanunu’nun 31 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,

- Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,

- Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,

- Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,

- Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve herhangi bir malvarlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,

- Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,

- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.)

- Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler.

Özelge devamında ise alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplara zarar olarak yazılmasını istemekte olup ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınmasının mümkün olmayacağı da ifade etmiştir.

11395140-105[VUK-1-20431]-608121 sayılı özelgesi ise “semeresizlik belgesi, borçlunun bilinen tüm adreslerinde yapılan icra işlemlerinin sonuçsuz kalması ve borçlunun haciz yapılacak başkaca adresinin tespit edilememiş olması, ilgili yerlere yapılan haciz müzekkerelerinden herhangi bir sonuç alınamaması ve tahsilat yapılamadığını gösteren ve alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce kendisine verilen bir belgedir. Dolayısıyla, söz konusu belge ile borçlunun borcu ortadan kalkmamakta olup, borçlunun tespit edilebilecek bir adresi bulunması halinde icra işlemine devam edilebilmektedir. Buna göre, somut durumda, semeresizlik belgesinin alacaklı açısından değersiz alacağın ispatı açısından kanaat verici vesika olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından,”

64950229-105[323-2017/2]-8 sayılı özelge aciz vesikasının değersiz olduğuna ilişkin bir vesika olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

“Aciz vesikası, alacağını tamamen alamamış olan alacaklıya, ödenmeyen alacak miktarı için verilen bir belgedir. Bu belgenin verilmesi ile alacaklının alacağı son bulmaz, hatta alacaklının durumu kısmen kuvvetlendirilmiş olur. Örneğin alacağın zamanaşımı süresi belgenin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl olur ve artık borçlu borcunun olmadığını iddia edemez. Başka bir deyişle aciz belgesi İcra İflas Kanununun 68 inci maddesi anlamında borç ikrarını içeren bir belge olup, alacağın değersiz olduğuna ilişkin bir vesika değildir,”

Örnek 1: A işletmesi 50.000,00 TL tutarındaki B işletmesine vermiş olduğu hizmetten kaynaklı alacağını kanaat verici vesika doğrultusunda değersiz alacak olarak değerlendirmeye karar vermiştir.

 

 

 

 

 
 

689.Diğer Olağandışı Gider ve Zarar (Değersiz Alacak)

    50.000,00

 

 

 

120.Alıcılar (B İşletmesi)

 

    50.000,00

 

 

Değersiz Alacak Kaydı

 

A işletmesi sonraki takvim yılında B işletmesinden olan alacağın 40.000,00 TL’sini banka yoluyla tahsil ettiğinde ise;

 

 

 

 

 
 

102.Bankalar

    40.000,00

 

 

 

671.Önceki Dönem Gelir ve Karlar (Değersiz Alacak)

 

    40.000,00

 

 

Değersiz Alacağın Sonraki Dönemde Tahsili

 

         

7104 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’unun 8.maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanun’unun 29.maddesine “4. Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.).” 7104 Sayılı Kanun’unun 9.maddesi ile de 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanun’unun 30.maddesine “e) Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen katma değer vergisi.” bendleri eklenerek satıcının tahsil edemediği fakat beyan ederek ödediği katma değer vergisinin satıcı işletme lehine fon girişi olarak sağlamıştır.

Örnek 2: A işletmesi 27.08.2019 tarihinde B işletmesine %18 KDV dahil 118.000,00 TL’lik satış gerçekleştirmiştir. Alacak vadesinde tahsil edilemediğinden ve gerekli şartlar sağlandığı için A işletmesi alacağı değersiz alacak olarak değerlendirmeye karar vermiştir. Bu durumda 3065 Sayılı Katma Değer Vergisinin 29/4 ve 30/e maddeleri gereği iki işletmenin de yapması gereken kayıtlar aşağıdaki gibidir.

A İşletmesi

 

 

 

 

 
 

191. İndirilecek KDV

18.000,00

 

 

 

Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV (111 Kod)

   

 

 

 

120.Alıcılar

 

    18.000,00

 

 

Alacağın Değersiz Hale Geldiği Dönemde Satıcı Tarafından Beyan Edilen KDV'nin İndirim Konusu Yapılması

 
   

B İşletmesi

 

 

 

 

 
 

320.Satıcılar (A İşletmesi)

    18.000,00

 

 

 

391.01.VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV (505 Kod)

 

    18.000,00

 

 

 

 

 

 

 

Alacağın Değersiz Hale Geldiği Dönemde Alıcı Tarafından İndirim Konusu Yapılan KDV'nin Beyan Edilmesi

 
   

Burada dikkat edilmesi gereken husus, daha önce indirim konusu yapılmış KDV'nin, satıcının alacağı zarar yazdığı vergilendirme döneminde borçlunun beyan etmesi gerektiğidir.

Şüpheli Alacaklar

213 Sayılı VUK’un 323.maddesinde şüpheli alacak “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar” sayılmıştır.

Madde devamında şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği, karşılıkların hangi alacaklara ait olduğunun gösterilmesini, teminatlı alacaklarda bu karşılığın teminattan geri kalanına ayrılacağı, şüpheli alacakların daha sonra tahsil edilmesi durumunda ise tahsil edildikleri dönemde kar/zarar hesabına kaydedileceğini açıklamıştır.

11395140-105[VUK-1-22925]-E.356140 Sayılı özelgede dava veya icra safhası "alacağın tahsili ve takibine" yönelik yasal süreci, ayrıca şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağını bildirmiştir.

Alacağın şüpheli alacak olarak değerlendirebilmek için;

-Alacağın ticari veya zirai faaliyetten elde edilmesi ya da idame ettirilmesi ile ilgili olması için kayıtlara hasılat olarak girmeli,

-Alacağın şüpheli hale geldiği dönemde dava açılmış ve ciddiyetle takip ediliyor olması,

-Alacak dava ve icra takibine değmeyecek kadar küçük olması halinde ise yapılan protesto veya yazı ile birden fazla istenmesine rağmen tahsil edilememiş olması (senetli alacaklar için noter yolu ile protesto edilmeli, dava ve icra takibine değmeyecek alacaklardan kasıt ise avukat, noter, posta, noter harcı vb. masrafların toplamını aşmayan alacaklardır.) [1]

-Karşılık alacağın şüpheli hale geldiği dönemde ayrılmalıdır. ““-karşılık ayrılabilir.-” Hükmü gereği, karşılık ayrılmak kanun koyucu tarafından alacaklıların seçimine bırakılmıştır. Eğer şüpheli hale gelen dönemde karşılık ayrılmaması halinde, seçimin bu yönde yapıldığı ve karşılık ayrılmadığı düşünülecektir. Ancak bu yorum Danıştay’ın aldığı bazı kararlarda kabul görmemektedir. Danıştay’ın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda alacakların şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığından, söz konusu alacaklar için şüphelilik halinin devam ettiği sürece karşılık ayrılabileceği yönünde kararı bulunmaktadır. (Dan. 4. Daire 13.02.2014-E. 2010/3320-K. 2014/805)” [1]

Örnek 3: A işletmesi 50.000,00 TL tutarındaki B işletmesine vermiş olduğu hizmetten kaynaklı alacak şüpheli hale gelmiş ve aynı yıl karşılık ayırmaya karar vermiştir.

 

 

 

 

 
 

128.Şüpheli Ticari Alacaklar (B İşletmesi)

    50.000,00

 

 

 

120.Alıcılar (B İşletmesi)

 

    50.000,00

 

 

Alacağın Şüpheli Hale Gelmesi

 

         

 

 

 

 

 

 
 

654.Karşılık Gideri

    50.000,00

 

 

 

129.Şüpheli Alacak Karşılığı (B İşletmesi)

 

    50.000,00

 

 

Şüpheli Alacak İçin Karşılık Ayrılması

 

         

Karşılık ayrılan şüpheli alacağın sonraki dönemde 25.000,00 TL’si banka yoluyla tahsil edildiğinde;

 

 

 

 

 
 

129.Şüpheli Alacak Karşılığı (B İşletmesi)

    25.000,00

 

 

 

644.Konusu Kalmayan Karşılıklar (B İşletmesi)

 

    25.000,00

 

 

Şüpheli Alacağın Sonradan Tahsil Edilmesi

 

         

Vazgeçilen Alacaklar

213 Sayılı VUK’un 324.maddesinde vazgeçilen alacak “Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına nakledilir.”

50426076-125[9-2016/20-297]-15708 Sayılı özelgede “üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir.”

“Alacaklı alacağının değersiz hale geldiğini 322.maddedeki şartların oluşup oluşmadığına bakarak karar verecektir. Borçlu ise, vazgeçilen alacak nedeniyle oluşan kar için karşılık ayırıp ayıramayacağını 324.maddedeki şartların oluşup oluşmadığına bakacaktır. Vazgeçilen alacaklar her zaman değersiz alacak olmadığından, alacaklı yönünden değersiz alacak olarak değerlendirilip zarar yazılamaz. Örneğin, sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen bir alacağın, değersiz alacak olarak zarar yazılması durumunda, sulh işlemini gösteren belgenin kanaat verici bir belge niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerekir. Diğer taraftan, borçlunun ödeme gücünün bulunduğu hallerde, sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacağın değersiz alacak olarak zarar yazılması, bu maddenin konuluş amacına uygun değildir. Borçlu ve alacaklının ekonomik durumu, alacaktan vazgeçmeye uygun olmalıdır. Öte yandan, tek taraflı olarak alacaklı tarafından verilen ibranameler de bu kapsamda değersiz alacak olarak nitelendirilemez.” [2]

Örnek 4: A işletmesi 2018 yılında 50.000,00 TL tutarındaki B işletmesine vermiş olduğu hizmetten kaynaklı alacağı değersiz hale gelmiş olup, B İşletmesi borcunu aşağıdaki gibi kaydetmesi ve takip etmesi gerekmektedir. B İşletmesi 2018 yılını 10.000,00 TL ve 2019 yılını ise 15.000,00 TL net zarar ile kapatmıştır. 2020 yılı ile karlı sonuçlanmıştır.

B İşletmesi VUK 324 gereği borcu özel bir karşılık hesabına almalıdır.

 

 

 

 

 
 

320.Satıcılar (A İşletmesi)

    50.000,00

 

 

 

549.Özel Fonlar

 

    50.000,00

 

 

A İşletmesi Vazgeçilen Borç Karşılığı

 

 

 

 

2018 Vazgeçilen Borç Karşılığı

 
         

2018 yılının 10.000,00 TL net zararla sonuçlanmasından dolayı vazgeçilen borç bu zarar ile kapatılmalıdır.

 

 

 

 

 
 

549.Özel Fonlar

    10.000,00

 

 

 

Vazgeçilen Borç Karşılığı

 

 

 

 

591.Dönem Net Zararı

 

    10.000,00

 

 

2018 Yıl Vazgeçilen Borç Karşılığının Dönem Net Zararı ile Kapatılması

 
         

 2019 yılının 15.000,00 TL net zararla sonuçlanmasından dolayı vazgeçilen borç bu zarar ile kapatılmalıdır.

   

 

 

 
 

549.Özel Fonlar

    15.000,00

 

 

 

Vazgeçilen Borç Karşılığı

 

 

 

 

591.Dönem Net Zararı

 

    15.000,00

 

 

2019 Yıl Vazgeçilen Borç Karşılığının Dönem Net Zararı ile Kapatılması

 
         

2020 yılı kar ile sonuçlanmasından dolayı vazgeçilen 25.000,00 TL tutarındaki kalan borç kar hesabına devredilir.

   

 

 

 
 

549.Özel Fonlar

    25.000,00

 

 

 

Vazgeçilen Borç Karşılığı

 

 

 

 

671.Önceki Dönem Gelir ve Karlar

 

    25.000,00

 

 

2020 Yıl Vazgeçilen Borç Karşılığının Dönem Karlı Olması Sebebi ile Kar Hesabına Devri

 
         

KAYNAKLAR

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

7104 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu

[1] Bağırgan, Muhammed KUTUB. Alacak/Borçlara ve Stoklara İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme. https://www.alomaliye.com/2019/12/31/alacak-borclar-stoklar-donem-sonu-envanter-ve-degerleme/

Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı 02.01.2018 Tarihli 64950229-105[323-2017/2]-8 Sayılı Özelge

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 04.09.2013 Tarihli 62030549-120[68-2012/903]-1435 Sayılı Özelge

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 08.05.2020 Tarihli 11395140-105[VUK-1-22885]-E.356138 Sayılı Özelge

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 08.05.2020 Tarihli 11395140-105[VUK-1-22925]-E.356140 Sayılı Özelge

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 26.07.2019 Tarihli 11395140-105[VUK-1-20431]-608121 Sayılı Özelge

Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı 24.04.2017 Tarihli 50426076-125[9-2016/20-297]-15708 Sayılı Özelge

[2] Öz, Erdoğdu. Değersiz ve Vazgeçilen Alacak Ayırımı ve Muhasebesi. http://www.ertadenetim.com/2011/12/degersiz-ve-vazgecilen-alacak-ayirimi-ve-muhasebesi/

31.08.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM