Dr. Ufuk ÖZDEMİR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Kıdemli Denetçi
ufuk@ada.net.tr
MUHASEBECİLER GÜNÜNE GİRERKEN MUHASEBECİ SORUNLARI
Tarih:
01/03/2007
Evet 1 mart
muhasebeciler günü, ünvanların; Serbest Muhasebecilik,
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali
Müşavirlik olarak verildiği, 1989 yılına kadar eli kalem
tutan herkesin yapabileceği bir meslekti muhasebecilik.
13 Haziran 1989 yılında çıkarılan 3568 sayılı yasa ile
birlikte yukarıdaki ünvanlar ile resmi bir kimliğe
kavuştu meslek, ama biz muhasebecilerin sorunları devam
etti. Müşterilerinden almak zorunda olduğu ücretleri
tahsil sırasında karşılaşılan sorunlar hala en büyük
problemimiz. Bugüne kadar müşterilerin gider
kalemlerinde en son sırada yer verdikleri bizler, bu
nedenle bugün dahi tahsilat mücadelemize devam
etmekteyiz.
Bir diğer
sorun ise vergi kanunlarında yaşanan yoğun değişmelerin
meslektaşlarımızın akıl ve ruh sağlıklarına yapmış
olduğu tahribat. Mükellef ile Maliye Bakanlığı arasında
kalıp hiçbirine yaranamayan bizler mevzuat cephesinin
açtığı derin yaraları sarmak için günlük yaşamlarında
değişik savunma yöntemlerine sıkça yer vererek Maliye
Bakanlığı yada Merkezi İdare tarafından kızgın
mükellefleri avuca almak için kullanıldığımızın çok da
farkında olmadan, sesimizi bir türlü duyuramamaktan ve
ülkemizde oturmamış belge düzeninin oluşturduğu kaostan
olmalı, sessizce sürekli evrakları işlemeye devam
etmekteyiz.
Kayıt dışı ekonomi, yüklenilen sorumluluk ile eş oranlı
olmayan bir ücret , çok ünvanlılık, haksız rekabet
,mevzuat yoğunluğu gibi konularda çözüm bekleyen bir
yığın sorun ile günümüzün sorunlu ama geleceğin parlak
bir mesleği olmaya aday muhasebe mesleğinin bir üyesi
olmaktan yinede mutluyum.
Bugün rutine
bağlanmış işlemlerin ,beyinleri ayın belirli günlerine
endekslediği,vergiciliğe dayanan, yaratıcılıktan
uzak mesleğimizin yıprattığı bizler, gelecekte yerine
oturan bir ekonomi içinde, zevk ile yapılacak bir
meslekte olacağımızın inancını taşıyoruz.
Meslektaşlarımızın eğitim düzeyi, mesleğe giriş şartları
paralelinde her geçen gün yükselmektedir. Özellikle
mesleki disiplini sağlamaya yönelik olarak 1989 ve
sonrasında yapılan düzenlemelerin bu noktada önemli
etkisi olmuştur. Meslek mensupları içinde eğitim düzeyi
yükselmekte,yukarda izah ettiğim üzere E devlet anlayışı
içerisinde internet kullanımı da artmaktadır. Ancak, çok
yoğun bir tempoda meslek icra edilirken meslek
eğitimlerine, mevzuatı yakından takip etme kapsamında
mevzuattan uzak kalındığı şikayet ve sıkıntıları da
mevcuttur.
Günlük
çalışma sürelerinin de uzun olması, bu mesleği tercih
edenlerin sağlık yapılarını da olumsuz olarak
etkilemektedir. Meslek mensuplarının yılda 12 ay ve
bazen tüm hafta boyunca çalışmak zorunda olmaları da
kendi sağlıkları açısından önemli bir sorundur. Buna
benzer koşullarda çalışan pek çok meslek grubunun yıllık
tatil olanakları olmasına karşın muhasebe mesleğini
tercih eden bizlerin, özellikle yaz aylarında dahi tatil
yapabilme fırsatları sınırlı olmaktadır.inşallah mali
tatil bu işlerde yer alan resmi ve özel tüm biz kamu
çalışanlarına şifa olur.
Meslek
mensuplarının, idare ve meslek örgütleriyle de sorunları
bulunmaktadır. Meslek mensubu aynı anda bir çok kamu
kurumu ile ilgili olduğu gibi aynı zamanda bu kurumlara
karşı da sorumludur. Bunların başında; Gelir İdaresi
Başkanlığı ve buna bağlı vergi daireleri, Sosyal
Güvenlik Kurumu ve buna bağlı sigorta müdürlükleri ile,
bağlı oldukları mesleki örgütlerinin başında TÜRMOB ve
buna bağlı odaları gelmektedir.
Hele sosyal
güvenlik kuruluşlarından Bağ-Kur'un kapısından bile
alınmayan,vekaleti dahi kabul görmemiş muhasebecilerin
de kamu hizmeti verdiğini artık kurumlarda kabul
etmelidir.
Meslek
mensuplarının, hizmet verdikleri mükellefleriyle de
sorunları bulunmaktadır. Mesleğinin gerektirdiği
ekonomik ve sosyal seviyede yaşamlarını sürdürebilmeleri
için mükellefe fazladan hizmet vermek zorunda kalmakta
ancak, bunun karşılığını tam olarak alamamaktadırlar.
Öte yandan, mükelleflerin muhasebe mesleğine gerekli
ilgi ve özeni göstermemelerinden dolayı, öncelikle
bundan mükellefler zarar görmektedirler. Özellikle basel
kararlarından sonra finans camiasıyla kredi ilişkisi
olan firmalar bunu yakın zamanda yaşamaya
başlamışlardır,yada başlayacaklardır.
Kayıt dışı
ekonomi ile mücadele etmenin önemli yollarından biride
meslek mensuplarından yararlanmaktır. Bu da sağlıklı bir
muhasebe sistemi ve bunların sonucu doğru beyanların
yapılmasından geçmektedir. Son dönemde yapılan yeni bir
düzenleme ile bilgisayarlı muhasebe programlarının gelir
idaresi başkanlığının onayına ve denetimine tâbi
tutulması öngörülmüştür.Teknolojik donanımı ve
teknolojik yatkınlığı yüksek bir mesleki kitlenin
varlığı, mesleğin geleceği hakkında oldukça iyimser bir
görünüm vermektedir. Elektronik ortamda kayıtların
tutulması ve saklanması zorunluluğu, hem vergi denetimi
açısından zaman kazanılmasına ve daha etkin bir denetim
yapısının kurulmasına yardımcı olacak, hem de vergi ile
ilgili kayıtların zamanaşımına karşı korunmasını
sağlayacaktır.
Çok sayıda
beyannamenin sıklıkla verilmesi biz muhasebecileri
zorlamakta, hizmet kalitesini düşürmekte, beyanların
sağlıklı olmasına engel olmaktadır. Neredeyse her on
günde bir beyannamenin düzenlenerek beyan edildiği bir
ortamda işlemlerin çoğu elektronik ortamda yapılıyor
olsa bile ağır bir iş yükü ve yüksek maliyetler
gerektirmektedir, bitirdiğimiz 2006 yılında bile
verilmesi gereken beyannamelerin çoğu, Bakanlık
tarafından beyan süreleri devamlı uzatılarak beyan
ettirilmiştir.idare sadece vergi dairelerine verilen
beyannamelerle kalmadığımızı da düşünmeli, iş kurumuna
verilen iab ler,bölge çalışmaya verilen ek 1 ,ek 2 ler,(bunların
ne için verildiği de ayrı bir tartışma
konusudur)istatistik kurumunun talep ettiği bilgiler
v.b.üstelik bunlar e devlet anlayışına geçememiş eskisi
gibi elden götürülüp verilmesi gereken beyanlardır.
Meslek içi
eğitimlere daha fazla önem verilmeli,Akademik meslek
öncesi eğitimlerde de pratik uygulamalara ağırlık
verilmelidir.İdare meslek mensubuna güvenmelidir.Meslek
mensubu mesleğini icra ederken idareden gerekli itibarı
görmeli, meslek mensubu da idareye gerekli güveni
vermelidir.vergi mevzuatımızdaki karışık ve karmaşık
düzenlemeler bir an önce sadeleştirilmeli, aylık
verilmesi gereken beyannameler en güzeli
birleştirilmelidir,ödeme son günü ve beyan verilme
tarihi de aynı gün olmalıdır. geçici vergi beyannameleri
yılda iki döneme düşürülmelidir.
Bütün
yukarda saydığımız sıkıntı ve beklentiler kadar çok
fazla meslektaşımın dile getiremediği ve en az yukarda
saydığımız problemler kadar önem taşıyan personel
gerçeği de mesleğimizin sıkıntılı problemlerinden
biridir.bizler genelde Ahilik usulü kendimizi
yetiştirmeye çalıştığımız için uğradığımız her türlü
haksızlıklarda dahi bulunduğumuz yere ne şekilde olursak
olalım zarar vermemeliyiz mantığı ile yetişmeye
çalışmamızdan olsa gerek,şimdi en iyisi işi bırakıyım da
görsün gününü şeklinde,yarım saatte işi terk ederek güya
işyeri sahibi meslektaşımı zora sokacak, intikam
hissiyle hareket eden bir kitlenin ıslahı için
gerekenlere bir an önce başlanmalıdır,bunun için
öncelikle referans sistemi acil meslek kitlemizde
kurumsallaştırılmalıdır.
Geçenlerde
staj başlatma imtihanını kazanmış ancak stajını yapacak
yer bulamadığı için sitem içerisinde bir arkadaşın mail
inde belirttiği hususlar ile ilgilide bu konuya
değinmeden geçemeyeceğim.Arkadaşlar lütfen iş ilanlarına
smmm stajını yapacağım yer arıyorum diye
başvurmayın,hepiniz üniversite mezunusunuz,sizler iş
sahibi olsanız ve size böyle müracat eden bir kişiyi işe
alır mısınız. Firma ihtiyacı olan kadrolarda istihdam
etmek üzere çalışan ilanı vermişse öncelikle bu firmanın
ihtiyacı olan kadrolara uygun olup olmadığınız ile
ilgili diyaloğa girin. Üstelik yeter ki smmm stajımı
başlatayım bir ücret de talep etmiyorum lafını nasıl
kullanırsınız,sonra böyle dediğim halde yinede stajımı
yapacağım yer bulamadım diye nasıl kızarsınız,hiç mi
duygusal zekanızı kullanmazsınız,üniversite hayatınız ve
eğitim sistemimiz bu kadar mı zihinsel zekanıza
sıkıştırmış yaşamlarınızı.Empati yapın, muhakeme
yeteneğinizi kullanın, yani duygusal zekanızı lütfen
keşfedin, smmm stajınız sizin kariyer planlamanızla
ilgili bir basamak,bu basamağı,vermeden almak mantığı
içerisinde geçemezsiniz.öncelikle stajınızı yapacağınız
işyerinin beklentilerine ne kadar cevap
verebileceğinizi,firmaya ne kadar faydalı olacağınızı
görüşün,anlayın.
Akıllı bir
iş sahibi, profesyonel bir yönetici verim aldığı bir
personelin sosyal hakkını gaspetmez. Yukarda izah
ettiğim personel problemleri de zaten bu zihinsel zekaya
sıkışmış anlayıştan oluşmaktadır, iyi niyetliler hangi
taraftan olursa olsun sadece sıkıntı yaşarlar,yeter ki
kaybedenlerden olmayalım.
Muhasebecilerin sorunlarını ve çözüm yollarını farklı
perspektiflerden ele alıp daha da detaylandırabiliriz.
Devlet, Mükellef ve Muhasebeci üçgeni birbirini
tamamlayan bir üçgendir,yeter ki bu üçgenin parçaları
birbirini inkar etmesinler.
1 Mart
Muhasebeciler Günümüz Kutlu Olsun.