RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2014 | 2014 Asgari Geçim İndirimi | Reklam | Bize Ulaşın    


YMM Cevdet Akçakoca
KDV Genel Tebliğinde Değişiklik
(24.10.2014)
Kuyumculuk Muhasebesi ve İşlemleri

MUHASEBECİLERE VE MALİ MÜŞAVİRLERE ÖZEL İNTERNET SİTESİ DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ

ÜCRETSİZ ÜYELİK

Ücretsiz üye olun,
güncel bilgiler e-posta adresinize gelsin.

 
E-Posta Adresiniz:

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2014
Asgari Geçim İndirimi 2014
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Kıdem Tazminatı Fonu
Pratik Bilgiler 2014
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2014
Videolu Soru-Cevap
    (Yeni)
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Çalışan Emekli Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?

  Çalışma Arkadaşına Yumruk Atmadan Önce Düşün

  Stajyerler Borçlanma Yapabilir

  Suriyeli Sığınmacılara İş İmkânı Sağlanacak!

  Ara Dinlenme Zorunludur

  Torba Yasa’da Yurtdışı Borçlanması

  KDV Genel Tebliğinde Değişiklik

  İbranamelerde “Bir Ay Kuralı” Var!

  Ücretliler Artan Oranlı Vergiden Dolayı Net Gelirleri Bugünlerde Azaldı

  ESK Suriyeliler İçin Toplanmalı

  Görevden Ayrılan Memur İkramiyesini Alabilecek

  Üst Üste İşe Gelmeyen İşçi İçin Nasıl Bir Tutanak Düzenlenecek ?

  Maden İşletmelerinde Ortak Ürün Niteliğindeki Kömür Maliyetlerinin Net Satış Hasılatı Yöntemi Kullanılarak Hesaplanması

  Kod Sistemi: ‘Eski Hamam Eski Tas’


YAZARLARIMIZ
Dr. Mustafa ALPASLAN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir






Adresinde Bulunmayan Ve Beyannamede Vermeyen Şirketlerin Resen Terk İşlemleri Vergi Daireleri Tarafından Süratli Bir Şekilde Yerine Getirilmelidir

Tarih: 02.11.2012

Bilindiği gibi, vergi daireleri 213 sayılı VUK’nun 160. maddesine göre  işi bırakma bildiriminde bulunmayan  bir mükellefin işi bıraktığı konusunda  tespitler yapması halinde mükellefiyet kayıtlarını resen silebilmektedir.  Yine aynı şekilde mükellefin adresinde yapılan yoklama işlemleri sonucunda  adresinde bulunmadığı tespit  edilmesi durumunda  vergi daireleri resen mükelleflerin  mükellefiyet kayıtlarını silebilmektedirler.[1] Vergi daireleri  bu  resen terk işlemlerini süratli bir şekilde yerine getirmek  zorundadır. 

Mükelleflerle ilgili vergi dairelerinin resen mükellefiyet kaydını silmeleri konusunda  213 sayılı VUK’nunda 5228 sayılı yasanın 6. md hükmü ile önemli düzenlemeler yapılmıştır.  Buna göre vergi daireleri adresinde bulunamayan mükelleflerle ilgili olarak resen vergi kayıtlarını silebilmektedir.  Aynı mükellefin bir başka adreste faaliyette bulunması durumunda  bu takdirde mükellefiyet kaydı yeni adreste devam ettirilecektir.[2]

Uygulamada, daha çok sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen mükellefler konusundan vergi daireleri bu durumu önlemek amacıyla bir dizi yetkiler almış bulunmaktadır.  Şu halde 213 sayılı VUK’nun 160. maddesine 5228 sayılı yasa ile eklenen hüküm gereğince;

1-     Sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet kaydı açtıran mükelleflerle ilgili vergi daireleri resen  bu mükellefiyeti sonlandırabilmeleri için mutlak surette bir vergi inceleme raporu ile bu mükellefiyet kaydını ancak  terkin edebileceklerdir.

2-     Yine adresinde bulunmayan veya bir başka adrese nakil olduğu halde  bu durumu vergi dairesine bildirmeyen mükelleflerle ilgili resen terk işlemi yapılabilir.

3-     Anonim veya limited şirketlerde şirket tüzel kişiliğinin adresinde bulunmaması durumunda  veyahutta şirket ortak veya müdürlerine ulaşılmaması halinde  bu şirketler vergi daireleri tarafından mükellefiyet kayıtları resen silinebilir.

4-     Adresinde bulunmayan şirketlerle ilgili olarak sahte fatura düzenlediği konusunda somut tespitlerin olması durumunda bu şirketlerin mükellefiyet kayıtları ancak vergi incelemesi sonucunda inceleme elemanları tarafından düzenlenecek raporlarla mükellefiyet kayıtları ancak sonlandırılabilir.[3]

5-     Ortada vergi incelemesi yokken hiçbir şekilde hiçbir şirketin  vergi  kaydı sonlandırılamaz.

Uygulamada vergi daireleri adresinde bulunmayan ya da o anda yoklama memurları tarafından yoklama sırasında bulunmayan  mükelleflerin  bu yoklama  işlemlerinin  en az 2 kez farklı tarihlerde takip edilmesi gerekmektedir.  Buna rağmen, adresinde bulunmayan  mükelleflerle ilgili sahte belge düzenlediği konusunda vergi inceleme raporu bulunmayan mükelleflerin mükellefiyetleri resen silinemeyecektir.   Gayrifaal ve adresinde bulunamayan şirketler ise  geçici olarak mükellefiyet kayıtları kapatılabilir. Bu mükelleflerin herhangi bir şekilde  ortaya çıkması halinde düzenlenecek yoklama fişleri ile tekrar mükellefiyet kayıtları açılacaktır.  

Öte yandan, uzun zamandan beri çalışmayan içi boş gayrifaal şirketler bir şekilde fesh ve tasfiye hükümlerine göre tasfiye edilmeleri halinde  mükellefiyet kayıtları yeniden açılacaktır.  Vergi daireleri uygulamada adresinde bulunmayan şirketler  için vergi incelemesine sevk işlemi yapmak suretiyle aynı anda da  mükellefiyet kayıtlarını kapatmaktadırlar.  Bu aşamada mükellefin bağlı olduğu meslek kuruluşuna hiçbir şekilde bilgi verilmemekte ve  ilgili oda ile yazışma yapılmamaktadır. 

Oysaki,  213 sayılı VUK’nun 160. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş olup, maddenin sonuna eklenen yeni fıkra ile adresinde bulunmayan şirketler hakkında  sahte fatura düzenlediği konusunda somut bir tespit bulunması halinde durum bir vergi inceleme elemanı raporu ile bu mükelleflerin vergi kayıtları  terkin olunmaktadır.  Uygulamada  bu madde hükmü vergi daireleri tarafından yanlış tatbik edilerek pek çok iyi niyetli mükellef hakkında yanlış kanaatler nedeniyle bu mükelleflerin vergi kayıtları sonlandırılarak çeşitli mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ortada herhangi bir vergi  inceleme raporu bulunmazken  mükelleflerin  sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla mükellefiyet kayıtların tek taraflı silinmesi hukuka uyarlı bir uygulama olamaz.

Diğer yandan, 213 sayılı VUK’nun 160/3 md hükmüne göre esasen vergi mükellefiyet kayıtlarının  silinebilmesi için kesinleşmiş bir mahkeme kararının da aranması gerektiği bilinmektedir. Aksi  takdirde idarenin  vergi mükellefiyetini kapatma konusunda genişletilmiş somut bir yetkisi yoktur.  Böyle bir yetkinin idarelere verilmesi  durumunda  keyfi bir uygulama olup, idare  bu yetkiyi gelişi  güzel kullanabilir. Mükellefiyet hakkı anayasal  bir haktır. Böyle bir anayasal  temel  hakkın kullanımı idarenin inisiyatifine bırakılmamalıdır. 

Diğer taraftan, mükelleflerin sahte belge düzenleme  fiillerinin vergi inceleme raporları  ile tespiti halinde bu  şirketlerin resen  kapatılmaması   gerekir.  Zira,  vergi inceleme raporu mükellefiyet  sonlandırılması  için tek  başına yeterli bir  mesnet olamaz.   Vergi kayıtlarının  silinebilmesi için ortada kesinleşmiş bir yargı kararı bulunması  gerektiği kanısındayız.  Çünkü, mükellef olma hakkı, vergi ödeme hakkı veya görevi bir anayasal  hak  ve görev olarak  ortaya çıkmaktadır.  Anayasal  bir hakkın  vergi  inceleme raporu ile  geri alınması  hukuken  mümkün olamayacağı kanısındayız.   

Uzun zamandır çalışmayan  gayrifaal şirketler çeşitli nedenlerle tasfiyeye tabi tutulabilmektedir.  Vergi dairesi  resen terk işlemi  yaptığı bir şirketin  daha sonra bu şirketin tasfiye kararı alması halinde  bu şirkete geriye doğru 5 yıllık e-beyan özel usulsüzlük  cezaları  kesildiği görülmektedir. Bu gibi durumlarda  vergi dairesi  VEDOP kayıtlarındaki  resen  silinen şirket yeniden  canlandırılarak  geriye doğru vergi kaydı  yeniden  açılabilmektedir.   Böyle bir durum doğal olarak  uzun süredir uykuya yatmış şirketleri yeniden  canlandırma  olarak  değerlendirilip, geçmiş 5 yılın  e-beyan cezaları nedeniyle  150.000,00 TL’ye varan özel usulsüzlük cezaları  gayrifaal şirketlere tebliğ edilmektedir.[4]  Böyle bir cezalandırma nedeniyle  gayrifaal  şirketler  hiçbir iş yapmadığı halde  herhangi bir mal  veya hizmet  alımı bulunmadığı halde  fahiş idari para cezaları ile cezalandırıldıkları   görülmektedir.  Sonuçta,  5 yıllık  KDV, 5 yıllık geçici vergi, 5 yıllık  kurum beyannameleri ve muhtasar beyannameler ile ilgili  150.000,00 TL’ye yakın özel usulsüzlük cezaları  şirket ortaklarını  veya müdürlerini zor duruma sokmaktadır.


[1] 213 sayılı VUK md. 160

[2] Bu konuda Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan iç genelgeler için bkz.  2000/12 iç genelge, yayım tarihi 29/10/2000’dır.  Yine aynı şekilde 2004/13 sayılı ve  2009/3 sayılı iç genelgeler incelenmelidir.

[3] Vergi Daireleri Uygulama İç Genelgesi 2009/3. bu genelgeye göre daha önce mükellefiyet kaydı  terkin edilen mükelleflerden tasfiyeye girdikleri öğrenilenlerin mükellefiyet kayıtları tasfiyeye  girilen tarih olarak tesis edilmesi yolunda işlem yapılması  uygulamada  sorunlara neden olmaktadır. Özellikle, geçmiş 5 yılla ilgili beyanname verilmediği iddiasıyla e-beyan özel usulsüzlük cezaları ve takdire dayalı  KDV, gelir, kurumlar ve stopaj tarhiyatları mükellefleri cezalandırmaktadır.

[4] Maliye Bakanlığının  kendi  teşkilatına yolladığı  bir yazı ile 6111 sayılı kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili (2006,2007,2008,2009,2010) kesilen özel  usulsüzlük  cezalarının  %75’i silinebilmektedir.  Bakiye %25 ise 6 eşit  taksitte ödenebilmektedir. Konuyla ilgili olarak  bkz. Maliye Bakanlığı’nın  17.02.2012 gün ve 18598 sayılı  Gelir İdaresi Başkanlığı  tarafından Türkiye çapında vergi dairelerine yollana tele faks. 

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)