YAZARLARIMIZ
Musa Çakmakçı
Sosyal Güvenlik Uzmanı
musacakmakci.1907@gmail.com



Özel Hastaneye Kendi Şirketi Üzerinden Fatura/Makbuz Düzenleyerek Çalışan Hekim, İş Kanunu Hükümlerinden Yararlanabilir Mi?

Sağlık sektöründe özellikle yıllardır uygulanan ve "hizmet alımı", "sağlık müteahhitliği" veya "şirket kurdurularak makbuz/fatura karşılığı çalıştırma" olarak adlandırılan, 5510 sayılı Kanun'un Ek 10. maddesi iş modelinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bir iş ilişkisinin (muvazaa) olup olmadığı ile ilgili olarak  İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ özellikle sağlık sektöründe bulunan özel hastaneler başta olmak üzere “şirket kurdurularak makbuz/fatura karşılığı çalıştırma"  modelini uygulayan benzer sektörler için son derece önemli bir karar vermiştir.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24.HUKUK DAİRESİ ilgili kararında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

  • Muvazaa İddiası: Sağlık sektöründe yaygınlaşan "sağlık müteahhitliği" uygulamasıyla, hastane yönetimlerinin İş Kanunu ve SGK maliyetlerinden kaçınmak amacıyla hekimlere zorunlu olarak şirket kurdurduğu ve hizmet alımı sözleşmesi imzalattığı belirtilmiştir.

Davacı davalı işyerinde Hizmet Alımı Doktor Sözleşmesi adı altında iş sözleşmesiyle 02.01.2018 tarihinden iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak sona erdirildiği 21.04.2025 tarihine kadar Göğüs hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı doktor olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesi sebep gösterilmeksizin sadece muvazaalı olarak hizmet alım sözleşmesi olarak gösterilen sözleşmenin 8.maddesine atıf yapılarak sona erdirildiğini, davalı işverenlik fesih yazısında geçerli ve haklı bir sebep göstermediğini, iş sözleşmesinden doğan yükümlüklerden kaçınmak için muvazaalı olarak yapılan hizmet alım sözleşmesi geçerliymiş gibi fesih yazısı gönderdiğini, özel hastanelerin yaygınlaşmasıyla birlikte, adına sağlık müteahhitliği diyebilecekleri bir uygulama bu sektörde hızla yaygınlaştığını, hastane sahipleri kâğıt üzerinde hekimlerle muvazaalı sözleşmeler imzaladığını, imzalanan bu sözleşmede iş sözleşmesinde bulunması gereken tüm hükümler yer aldığını, ancak sadece özel düzenlenen bir maddeyle “hekim kendi nam ve hesabına çalışan kişidir” veya “iş bu hizmet alım sözleşmesidir” şeklinde ifade konulduğunu, üstelik bu hekimlere şirket kurdurulduğunu, hekim, hastaneye yaptığı işler, baktığı hastaya göre serbest meslek makbuzu kesmek zorunda bırakıldığını, hasta sayısını artırmak için yaşamsal önemde olan SGK ile anlaşmaları hastane yapmadığını, bu ilişki, tek tek hekimler üzerinden kurulduğunu, hekime asgari bir ücret, hastane üzerinden ödendiğini, ücretin diğer kısmı hekimin kurduğu şirket üzerinden aktarıldığını, davacı iş sözleşmesiyle işçi statüsünde çalıştığını ve 4857 sayılı iş yasası kapsamına girdiğini, davacı ile yapılan sözleşme hizmet alım sözleşmesi olarak adlandırılmış olsa da iş sözleşmesinin tüm unsurlarını taşıdığını, taraflar arasında gerçekte iş sözleşmesi

yapıldığını, davalı işverenlik muvazaalı sözleşmeyle iş hukukundan doğan yükümlüklerinden kaçınmaya çalıştığını, taraflar arasındaki ilişkinin bağımlılığın tüm unsurlarını taşıdığı, davacının iş sözleşmesiyle çalıştığı, hukuki statüsünün işçi olduğu ve iş yasası hükümlerine tabi olduğu görüleceğini, davacı doktor olduğunu, bağımlı çalışan bir doktora işverenin verebileceği emir ve talimatların tamamı sözleşme hükmü olarak yazıldığını, davacının bu emir ve talimatların dışına çıkarak hasta bakması işini yapması sözleşmeye göre asla mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin ayırt edici unsuru olan hukuki bağımlılık açık net bir şekilde sözleşme hükümlerinden de görülebildiğini, iş sözleşmesinin bir diğer unsuru olan ücret karşılığı çalışma da somut olayda gerçekleştiğini belirtmiştir.

  • Hukuki Bağımlılık: Sözleşme "Hizmet Alımı" başlığı taşısa da içeriğinde bağımlı bir işçiye verilebilecek tüm emir ve talimatların bulunduğu, hekimin hastane yönetiminin çalışma şartları dışına çıkarak hasta bakmasının imkânsız olduğu vurgulanmıştır.
  • Ücret ve Prim Usulü: Ücretin poliklinik, yatan hasta ve branş hizmetleri üzerinden % usulüyle saptandığı, ayrıca ilk 12 ay için "garanti ücret" belirlendiği, bunun İş Kanunu m. 32 anlamında tam bir işçi ücreti olduğu belirtilmiştir

Davalı Hastanenin Savunması özetle;  

Davacının …………………… Sağlık Hiz. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu, şirket hakkında arabuluculuk başvurusu yapılmadığı için dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki niteliğinde olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu savunulmuştur.

Davacının muvazaalı şekilde davalı işyerinde çalıştırıldığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, 6645 sayılı Kanunu’nun 49.maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen ve 23.04.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Ek Madde 10 hükmü gereğince hizmet alım sözleşmesi ile çalıştığını, davacı, ………….Sağlık Hiz. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğunu, elde ettiği kazanç karşılığında da davalıya yetkilisi bulunduğu bu firma üzerinden fatura düzenlendiğini, davacı, davalı hastanede hizmet vermeye başlamadan çok daha önce ……………… Sağlık Hiz. Ltd. Şti.’ni kurduğunu ve davalı işyerinde de daha önce çalıştığı hastaneler de olduğu gibi hizmet alım sözleşmesi ile çalışmak istediğini, davalıya ifade ettiğini ve tarafların ortak iradesi doğrultusunda hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacının elden ettiği kazancı sözleşmeye uygun faturalandırıldığını ve fatura bedelleri de davacı tarafından eksiksiz ödendiğini, davacının hizmet alım akdi ile çalıştığı dönemde, bir işçi gibi sürekli davalıyla bağlı şekilde çalışıp çalışmadığının, tüm emeğini davalıya hasredip etmediğinin tespiti açısından, aynı dönemde başkaca firmalarda çalışıp çalışmadığının araştırılması için davacının 02.01.2018-21.04.2025 tarihleri arasındaki hizmet dökümünün ve bu dönemdeki işveren listesinin de SGK’dan celp edilmesini, davacının yetkilisi olduğu …………………. Sağlık Hiz. Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtları, davacının verdiği hizmet karşılığı bu firma üzerinden davalıya kesilen faturalar, davacının hizmet döküm cetveli ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme birlikte incelendiğinde davacının davalı işyerinde iş akdi ile çalışmadığı, bir yıl süreli hizmet alım sözleşmesi ile üstlendiği net bir şekilde ortaya çıkacağını, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde davacının iddia ettiği gibi iş akdi ile çalıştırılması konusunda zorunluluk da bulunmadığını, bu nedenle davalı ile arasında hizmet alım sözleşmesi bulunan davacının işe iade talebinin reddi gerektiğini, 05535 yevmiye numaralı ihtarname davalı tarafından davacıya tebliğ ettirilerek, hizmet alım sözleşmesi sona erdirildiğini savunarak davanın reddi talep edilmiştir.

Özetle;

  • 5510 Sayılı Kanun Ek Madde 10 Vurgusu: 6645 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 10 uyarınca hastanelerin hekimlerden hizmet alım sözleşmesi ile hizmet alabileceği, tarafların hür iradesiyle ticari ilişki kurduğu iddia edilmiştir.
  • Ücret ve Tazminat Hesabına İtiraz: Fatura bedellerinin içinde KDV, vergi, SGK primleri ve malpraktis sigorta giderlerinin bulunduğu, bu tutarlar dışlanmadan fatura brüt bedeli üzerinden fahiş boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
  • Eş Zamanlı Sigortalılık ve Kötü Niyet İddiası: Davacının aynı dönemde başka kurumlarda (…………..Sağlık Hiz. ve İstanbul …………………….. Üniv.) aylık 30 gün tam süreli sigortalı göründüğü, bağımlı çalışan bir işçinin başka kurumlarda eş zamanlı çalışamayacağı ve davanın TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) uyarınca kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür.

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davalının görev ve dava şartı itirazlarını tamamen reddetmiştir. Kararda İş Hukuku tekniği açısından şu özellikli unsurlar kesinleşmiştir:

  1. Görevli Mahkeme ve Dava Şartı: Arabuluculuk dava şartı hekim tarafından şahsen yerine getirilmiş olup, ilişkinin özü itibarıyla "işçi-işveren" ilişkisi olduğu saptandığından İş Mahkemesi görevlidir. Arabuluculuğun taraf tüzel kişiliği üzerinden yapılması şartı aranmaz.
  2. İş Güvencesi Koşulları (4857 K. m. 18): Davacı hekimin işyerindeki kıdeminin 6 aydan fazla olduğu (7 yılı aşkın), işyerinde 30’dan fazla işçi çalıştırıldığı ve davanın yasal 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilerek esastan incelemeye geçilmiştir.
  3. Feshin Şekli ve Geçersizliği: İş akdi Bakırköy 21. Noterliği’nin 21.04.2025 tarihli ihtarnamesi ile feshedilmiş; ihtarnamede hiçbir geçerli veya haklı sebep açıkça gösterilmemiştir. Yazılı sebep bildirmeme feshi tek başına geçersiz kılan temel bir usul hatasıdır.

 

Hukuki Boyut / Kriter

Sözleşmesel / Kağıt Üzerindeki Durum

 

BAM ve Yargı Tarafından Esas Alınan Fiili Durum

1. İlişkinin Niteliği & Görev

Ticari Hizmet Alımı (Asliye Ticaret Mahkemesi)

 

İş Sözleşmesi (İş Mahkemesi Görevli - İşçi Statüsü)

 

2. Bağımlılık Unsuru

Serbest Meslek Erbabı / Bağımsız Yüklenici

Hastane yönetiminin emir, talimat, vardiya ve denetimi altında çalışma

3. Ücret Tespiti

Fatura Bedeli / Hakediş Ödemesi

Faturadaki bedel tarafların kararlaştırdığı Brüt İşçi Ücretidir

4. 5510 Ek Madde 10

Hizmet alımına kanuni imkân

Ek Madde 10'un İş Kanunu'na tabi işçilik statüsünü ve muvazaayı

Uygulaması

Sağlandığı iddiası

Ortadan kaldırmayacağı

 

5. Eş Zamanlı Sigortalılık

 

Bağımsız çalışmanın delili

Fiili bağımlılığı ve hastanedeki Asıl Çalışma olgusunu kesmediği tespiti

Davalı hastanenin en önemli istinaf itirazlarından biri, faturada yer alan tutarların brüt ücret kabul edilerek tazminat hesaplanmasıydı. Mahkeme ve BAM bu itirazı da usul ve yasaya uygun bularak şu ilkeleri kesinleştirmiştir:

  1. Fatura Bedelinin Brüt Ücret Kabul Edilmesi: Hastanenin hekime şirket üzerinden ödediği aylık tutarlar, taraflar arasındaki gerçek iş ilişkisinin gereği olarak kararlaştırılan "Brüt Ücret" statüsündedir. Muvazaalı sözleşmeyi kurgulayan işveren, bu sözleşmenin mali sonuçlarına ve brüt tutar üzerinden hesaplanan tazminatlara katlanmak zorundadır.
  2. Hükmedilen Tazminat Tutarları: Hekimin kıdemi (7 yılı aşkın) ve feshin gerekçesiz yapılması dikkate alınarak takdiren 5 ay brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ve 4 ay brüt ücret tutarında boşta geçen süre ücretine (ve diğer haklara) brüt ücret üzerinden usulünce hükmedilmiştir.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2026/472 Karar No. 2026/1078

SONUÇ OLARAK:

Dosyaya sunulan iş sözleşmesi, deliller ve tanık beyanları dikkate alındığında;

İşçinin çalıştığı kurumda, İşverene bağımlı olarak, emir ve talimat altında,

İşverenin yönetim hakkı kapsamında, işverenin belirlediği koşullarda iş sözleşmesi ile çalıştığı,

İşçinin davalı kurumda davalıya bağımlı olarak, emir ve talimat altında, işverenin yönetim hakkı kapsamında, işverenin belirlediği koşullarda iş sözleşmesi ile çalıştığı,

Bu nedenlerle davacı ve davalı arasında işçi işveren ilişkisi olduğu ve davacının iş güvencesi hükümlerinden faydalandığı; davacının ücretinin dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda brüt ücret üzerinden, usul ve yasaya uygun olarak hüküm

altına alınmış olduğu, iş akdinin haklı ve geçerli nedene dayanmadan feshedildiği anlaşılmış olup özellikle sağlık sektöründe bulunan özel hastaneler başta olmak üzere “şirket kurdurularak makbuz/fatura karşılığı çalıştırma” modeli ile çalışan “

ÖZEL HASTANEYE KENDİ ŞİRKETİ ÜZERİNDEN FATURA/MAKBUZ DÜZENLEYEREK ÇALIŞAN HEKİM, İŞ KANUNU HÜKÜMLERİNDEN YARARLANABİLECEĞİ HÜKÜM ALTINA ALINMIŞTIR.

07.08.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM