YAZARLARIMIZ
Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
info@emreozercen.com



Kurumlar Vergisi Beyannamesi Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Değerli okurlar, bilindiği üzere 2019 yılı kazançlarına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin 30 Nisan 2020 tarihine kadar verilmesi gerekmektedir. İçinde bulunduğumuz konjonktür itibariyle beyan süresinin uzatılması biz meslek mensupları için daha adil bir yaklaşım olsa da şu an itibariyle ertelemeye ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.

Dikkat edilmesi gereken noktalardan bazılarını kısaca özetlemeye çalışırsak:

GEÇMİŞ YIL ZARARLARI MAHSUBU

Kurumların ticari faaliyetlerden doğan zararları kurumlar vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin tutarları ayrı ayrı göstermek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararları kurum kazancından  indirilebilecektir. Mükelleflerce bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararın, müteakip beş hesap döneminde oluşacak kârlarla mahsup edilememesi halinde mahsup imkanı ortadan kalkmaktadır.

2019 yılı dönem kazancından, 2014 – 2018 yıllarına ait zararlar mahsup edilebilecektir.

GEÇİCİ VERGİLERİN MAHSUBU

Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden yurt dışı ödenen vergiler ve kesinti suretiyle ödenen vergiler mahsup edildikten sonra ilgili hesap döneminin üçer aylık dönemlerine ilişkin olarak ödenen geçici vergiler mahsup edilecektir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için üçer aylık dönemler itibarıyla tahakkuk ettirilen geçici verginin mutlak surette ödenmiş olması gerekmektedir. 

YILLARA SARİ İNŞAAT İŞLERİNDEN YAPILAN VERGİ KESİNTİSİNİN MAHSUBU

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işlerin hakediş gelirlerinden %3  vergi kesintisi yapılmaktadır. GVK’nın 42’nci maddesi hükmü uyarınca bu işlerde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılır. Böylelikle kesilen bu vergiler verilecek kurumlar vergisi beyannamesinde bildirilen kurum kazancı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilir. Mahsup neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir vergi tutarının olması halinde bu tutar, mükellefin talebi doğrultusunda diğer vergi borçlarına mahsup edilir; mükellefin vergi borcunun olmaması halinde ise iade yapılır.

İSTİSNALAR

İştirak Kazançları İstisnası

  • Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde ettikleri kazançlar,
  • Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları,
  • Tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları, vergiden istisnadır.

Bu istisna ile mükerrer vergilemenin önlenmesi amaçlanmaktadır. İstisnaya konu kazanç, esas itibarıyla kazancın elde edildiği ilk kurumda kurumlar vergisine tabi tutulduğundan, kazancın kâr dağıtımı yoluyla intikali sağlanan diğer kurumlarda da kurumlar vergisine tabi tutulmasının önüne geçilmek istenmiştir.

Taşınmazlar ve İştirak Hisseleri ile Kurucu Senetleri, İntifa Senetleri ve Rüçhan Hakları Satış Kazancı İstisnası

Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur.

  • İki Tam Yıl Süre İle Aktifte Bulundurulma
  • Satış Kazancının Fon Hesabında Tutulması ve Satış Bedelinin İki Yıl İçerisinde Tahsil Edilmesi
  • Fon Hesabında Tutulan Kazançların Beşinci Yılın Sonuna Kadar İşletmeden Çekilmemesi
  • Menkul Kıymet veya Taşınmaz Ticareti ile Uğraşılmaması

2019 yılında yaptığı taşınmaz ve iştirak hissesi satışları dolayısıyla 361.000 TL’nin (2020 yılı için 443.000 TL’nin) üzerindeki tutarlarda istisnadan faydalanan kurumların ayrıca YMM raporu düzenlettirmesi gerekir. Tam tasdik sözleşmesi bulunanlarda ayrıca rapora ihtiyaç yoktur.

Diğer İstisnalar

  • Rüçhan hakkı satış kazancı ve emisyon primi istisnası 
  • Yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazanç istisnası 
  • Bankalara veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumların taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazanç istisnası
  • Yurtdışı Şube Kazançları İstisnası 
  • Yurtdışı inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazanç istisnası 
  • Eğitim, öğretim ve rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazanç istisnası 
  • Risturn İstisnası
  • Sat-Kirala-Geri Al İşlemlerinden Doğan Kazançlarda İstisna
  •  Kira Sertifikası İhracı Amacıyla Varlık ve Hakların Satışından Doğan Kazançlarda İstisna
  • Yabancı Fon Kazançlarının Vergilendirilmesinde Yönetici Şirketlere İlişkin İstisna 
  • Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna
  • Diğer Kanunlarda YerAlan İstisnalar.

ÖRTÜLÜ SERMAYE KAVRAMI

KVK’nın 12 nci maddesi uyarınca kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. KVK’nın 11 inci maddesinin (1/b) bendinde ise örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı belirtilmektedir.

Örtülü sermaye uygulamasında ortakla ilişkili kişi;

a) Ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı olduğu veya en az bu oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da

b) Doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı hakkına sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu, ifade etmektedir.

TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI

KVK’nın 13’üncü maddesine göre, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacaktır. Buna göre, Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için; • Bir kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının (alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama, kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu kapsamdadır.) yapılmış olması, • Söz konusu kurumun bu mal veya hizmet alım ya da satımını ilişkili kişilerle yapmış olması, • Bu mal veya hizmet alım ya da satımında “emsallere uygunluk ilkesi”ne aykırı olarak fiyat veya bedel tespiti yapılmış olması gerekmektedir.

Emsallere uygunluk ilkesi; ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder.

BAĞIŞ VE YARDIMLAR

Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10'uncu maddesinde sayılan bağış ve yardımlar, kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilmektedir. İndirilebilecek bağış ve yardımları sınırlı ve sınırsız olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar olarak ikiye ayırabiliriz. Kurumlar vergisi matrahının tespitinde sınırlı olarak indirim konusu yapılabilecek bağış ve yardım tutarı, o yıla ait kurum kazancının % 5'i ile sınırlıdır.

Kurum Kazancının %5’i ile Sınırlı Bağış ve Yardımlar

Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere, köylere, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının %5’ine kadar olan kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirim konusu yapılabilecektir.

Sınırsız olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar şunlardır;

- Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler. (Aşağıda sayılan tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlarla sınırlı olarak)

-   Okul, sağlık tesisi, belirlenen yatak kapasitesini sağlayan öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezleri

-   Mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler

-   Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesisler

-   Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile izcilik kampları

-Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar (kültürel, sanatsal ve tarihi eserlerin korunması amacıyla maddede sayılan faaliyetlerle sınırlı olarak)

-Üniversiteler, yüksek teknoloji enstitüleri, gelirlerinin en az dörtte üçünü münhasıran devlet üniversitelerinin faaliyetlerinin devam ettirilmesi ve desteklenmesini amaç edinmek üzere kurulan ve fiilen bu çerçevede faaliyette bulunan vakıflardan Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınanlar

- İlköğretim Kurumları

-Tubitak

-Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışlar

-' İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımlar

-Diğer kurumlar

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DİĞER ÖNEMLİ NOKTALARDAN BAZILARI İSE:

-Faiz gelir ve giderlerini etkileyen hesaplamaların ve tahakkuların kontrol edilmesi

-Ödenmemiş SGK primlerinin olup olmadığı kontrol edilmeli

-Ortaklardan Alacaklar ve Kasa Hesabına adat hesaplanması gereken hallerde hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmeli

-İndirimli kurumlar vergisi müessesesinden faydalananlar için indirim tutarının hesaplanması kontrol edilmeli

-Kesinti yoluyla ödenen vergilerin beyan edilen kazançla ilgili olup olmadığı kontrol edilmeli

-Yenileme fonunun süresine dikkat edilmeli

-Kanunen Kabul Edilmeyen Gider hesapları detayı kontrol edilmeli

Son olarak birçok meslektaşımızı kaybettiğimiz noktada salgın evde kalamayan vatandaşlarımızı etkilediği gibi meslektaşlarımızın sağlığını da ciddi manada tehdit etmektedir. Arka arkaya sıralanan beyan sürecinde meslektaşlarımızın korku ve endişe içinde beyannamelerini tamamlamaya çalışacakları aşikârdır. Bu açıdan siyasi otoriteninde gerekli düzenlemeleri yaparak, beyanname bildirim sürelerini uzatacağını ve mücbir sebep kapsamını yeniden değerlendirileceğini ümit etmekteyiz.

16.04.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM