YAZARLARIMIZ
Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
info@emreozercen.com



KDV Genel Uygulama Tebliğinde Neler Değişti?

KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 23 seri numaralı tebliğ 15 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tebliğ ile 7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı KDV Kanununda yapılan düzenlemelere ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümlerinde değişiklikler yapılmış, indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade talep süresi, tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talep süresi ve kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade talep sürelerine yönelik olarak düzenlemeler yapılmıştır.

Aşağıda Tebliğ ile yapılan söz konusu değişiklikler özet olarak  açıklanmaktadır.

1. İndirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine yönelik düzenleme:

7104 Sayılı Kanun’un 8. maddesiyle KDV Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29 uncu maddesinin (3) numaralı fıkrasına "vuku bulduğu” ibaresinden sonra gelmek üzere "takvim yılını takip eden" ibaresi eklenerek, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine imkan sağlanmıştır.  

Bu yasal düzenlemeye paralel olarak;

  • Tebliğin 1 inci maddesi ile Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.1.2.) bölümünün üçüncü paragrafında,
  • Tebliğin 2 nci maddesi ile ihraç kaydıyla teslimlerde tecil-terkin uygulamasında ihracatın gerçekleşmemesi halinin düzenlendiği (II/A-8.7.) bölümünde,
  • Tebliğin 4 üncü maddesi ile;  dahilde işleme ve geçici kabul rejimleri kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılan girdilerin temininde tecil-terkin uygulamasına ilişkin düzenlemeler kapsamında “ihracatın belgede öngörülen süre ve şartlara uygun olarak yapılmaması” na  ilişkin açıklamaların yer aldığı (II/A-9.6.) bölümü;  indirimli orana tabi işlemlerde iade uygulamalarına ilişkin düzenlemeler kapsamında “sonradan düzenlenen veya temin edilen belgelere” ile ilgili açıklamaların yer aldığı (III/B-3.1.3.4.) bölümü; indirimin belgelendirilmesi başlıklı  (III/C-5.) bölümü ve defter ve belgelerin zayi olması (yangın, su baskını, çalınma gibi) durumunda iade açıklamalarının yer aldığı (IV/D-2.), bölümünde,

yer alan  “takvim yılı” ibareleri, “takvim yılını takip eden takvim yılı” şeklinde değiştirilmiştir.

Ayrıca Tebliğin 12. maddesi ile  Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin III/C-5.6.) bölümünün birinci ve dördüncü paragraflarında yer alan “takvim yılı” ibareleri, “takvim yılını takip eden takvim yılı” şeklinde, üçüncü paragrafındaki “takvim yılı içinde kullanılması, yılın aşılmaması gerekir.” ibaresi “takvim yılını takip eden takvim yılı içinde kullanılması gerekir.” şeklinde, son paragrafındaki “özel hesap dönemini aşmamak kaydıyla” ibaresi, “özel hesap dönemini takip eden özel hesap dönemini aşmamak kaydıyla” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan değişikliklerle; Söz konusu işlemlere ilişkin KDV’nin, alıcılar tarafından vergiyi doğuran işlemin gerçekleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar indirilmesine yönelik yasal düzenleme KDV Genel Uygulama Tebliğine dahil edilmiştir.

2. İhraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazının istenmesi uygulaması:

Tebliğin 3 üncü maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (II/A-8.13.) bölümünün ilk paragrafındaki “ – İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı,” ibaresi “ – Gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı” olarak değiştirilmiştir.

Yapılan değişiklik ile; bu güne kadar süre gelen ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine ihracatçı firmadan yazı alınması uygulamasına son verilmiş, yalnızca gümrük beyannamesinde imalatçı firma bilgisi yer almaması durumunda ihracatçı firmadan yazı alınması öngörülmüştür.

3. Kısmi istisna kapsamındaki bazı mal ve hizmetlerle ilgili yüklenilen vergilerin indirimine ilişkin düzenlemeler:

7104 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle KDV Kanunu’nun “İndirilemeyecek KDV” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenleme yapılarak kısmi istisna kapsamındaki aşağıdaki teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirimine imkan sağlanmıştı.

  • Özel okullarca bedelsiz verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri, kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları, kamu kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi,
  • Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına, kamu kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapacakları teslim ve hizmetlere ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler,
  • Tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimler,
  • Şahıs işletmelerinin ve adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri
  • Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri,
  • Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri.

Tebliğin 5 inci maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinde söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak “sosyal ve askeri amaçlı istisnalarla diğer istisnalar”ın düzenlendiği (II/F) ve devamındaki (II/F-2.2), (II/F-2.5.5), (II/F-2.7.3), (II/F-2.3), (II/F-2.4) ve (II/F-4.14), (II/F-2.6.) bölümlerinde değişiklikler yapılmış, ayrıca Tebliğin 9 uncu maddesi ile aynı Tebliğin (III/C-2.1.) bölümünün birinci paragrafının (a) bendinin sonuna “Ancak aynı maddede bu hükmün, Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler için uygulanmayacağı belirtilmiştir.” cümlesi eklenmiştir.

Yapılan değişiliklerle; yukarıda belirtilen teslim ve hizmetler ile ilgili olarak yüklenilen KDV’nin indirilebileceği, ancak indirim yolu ile giderilemeyen KDV’nin iade edilmeyeceği yönündeki yasal düzenlemeye ilişkin açıklamalar KDV Genel Uygulama Tebliğine dahil edilmiştir.

4. Oyunlara ilişkin istisna düzenlemesi:

7104 sayılı Kanunla, KDV Kanunu’nun teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerindeki KDV istisnalarına ilişkin geçici 20. maddesinin birinci paragrafına “internet,” ibaresinden sonra gelmek üzere “oyun,” ibaresi ve paragrafa “Bu kapsamda istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmaz.” cümlesi eklenmişti.

Tebliğin 6 ıncı maddesi söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin Tebliğin (II/G-2.) bölümünün birinci, ikinci ve dördüncü paragrafları ile Örnek:3’te yer alan “internet,” ibarelerinden sonra gelmek üzere “oyun,” ibareleri eklenmiş, altıncı paragrafındaki “oyun programları,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, yedinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.”

Yapılan değişiklikle; Teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde geliştirilen bilgisayar oyunlarına yönelik istisna düzenlemesi ile sözkonusu istisna işlemlerle ilgili yüklenilen KDV nin indirilebilme keyfiyeti KDV Genel Uygulama Tebliğine dahil edilmiştir.  

5. İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade taleplerinde en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar vergi dairesine standart iade talep dilekçesi ve ekleri ile başvurulması zorunluluğu getirildi.

Tebliğin 7 maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması başlıklı (III/B-3.) bölümünün üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerin (Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin yılın sonuna kadar verilen düzeltme beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan KDV alanında beyan etmeleri ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir.”

Yapılan düzenlemeye göre; İndirimli orana tabi işlem ile ilgili KDV iade alacağının takip eden yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönem beyannamesi  ile beyan edilmesi uygulaması değişmezken, iade talep dilekçesi ve ekleri ile vergi dairesine en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar başvurulması zarureti getirilmiştir. Ayrıca YMM raporunun ibraz süresi de indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde olarak belirlenmiştir.

6. İndirim hakkının izleyen takvim yılında da kullanılabilmesine ilişkin düzenleme:

7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019 tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği yönünde düzenleme yapılmış idi.

Tebliğin 8 inci maddesi ile söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak KDV Genel Uygulama Tebliğin (III/C-1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019 tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Buna göre, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilen belgelerde yer alan tutarların gelir veya kurumlar vergisi açısından dönemsellik ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün olup bu belgelerde gösterilen KDV, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilmesi halinde indirim konusu yapılabilir.

Bu hükme göre, 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu yapılabilecektir.”

Yapılan düzenleme ile; vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilmesine yönelik yasal düzenleme KDV Genel Uygulama Tebliğine dahil edilmiştir.

Buna göre 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu yapılabilecektir.

7. Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV’nin indirimine yönelik düzenleme:

7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle KDV Kanunun 29 uncu maddesine aşağıdaki 4. Paragraf eklenmişti:

“4. Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.)

Tebliğin 8 inci maddesi ile söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak KDV Genel Uygulama Tebliğin (III/C-1.) bölümünün sonuna ve Tebliğin 9 uncu maddesi ile (III/C-2.1.) bölümünün sonuna paragraflar eklenmiştir:

Yapılan düzenleme ile;  değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilmesine yönelik yasal düzenlemeye ilişkin açıklamalar KDV Genel Uygulama Tebliğine dahil edilmiştir.

Diğer yandan, 01.01.2019 tarihinden itibaren değersiz hale gelen ve karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin (hesaplanan ve ödenen KDV) indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.

Ayrıca değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Matrah” kulakçığında “Diğer İşlemler” tablosunda 505 kod numaralı “VUK 322 Kapsamına Giren Borçlara Ait KDV” satırı aracılığıyla beyan edilecektir.

8. İade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade başvurusunun takip eden ikinci yıl sonuna kadar yapılması zorunluluğuna ilişkin düzenleme yapıldı.

7104 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle KDV Kanunu’nun “İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim” başlıklı 32 nci maddesinde değişiklik yapılarak iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iadesinin talep edilebileceği süre, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar olarak sınırlandırılmış idi.

Tebliğin 10 uncu maddesi ile söz konusu yasal düzenlemeye paralel olarak KDV Genel Uygulama Tebliği’nin istisna edilmiş işlemlerde indirim başlıklı (III/C-3) bölümünde bu yönde değişikliğe gidilmiştir.

Yapılan değişiklikle; İstisna işlemler dolayısıyla iade talebinde bulunacak mükelleflerin istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurmaları ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur.

Ayrıca YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilecek.

9. Bağış amacıyla yapılan inşaata ilişkin hesapların ayrı muhasebeleştirilmesi ve bağışlarda emsal bedel üzerinden vergi hesaplanıp beyan edilmesi uygulamasına son verilmiştir.

Tebliğin 11 inci maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliği’nin kısmi vergi indirimine ilişkin açıklamaların yapıldığı (III/C-4) bölümünün Bağış Amacıyla Yapılan İnşaatlar ile ilgili (III/C4-1) bölümü ve (III/C4-2) bölümünün başlığı yürürlükten kaldırılmıştır.

Yapılan düzenleme ile, bağış amacıyla yapılan inşaata ilişkin hesapların ayrı muhasebeleştirilmesi ve bağışlarda emsal bedel üzerinden vergi hesaplanıp beyan edilmesi uygulamasına son verilmiştir.

10. İade talep sürelerine ilişkin düzenleme:

Tebliğin 13 üncü maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (IV/A) bölümüne iade talep süreleri ile ilgili 8 inci bölüm eklenmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre; 2019 ve izleyen yılların vergilendirme dönemlerine ilişkin işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde;

  • İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iadelerin en geç izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerde gösterilerek, İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar,
  • Tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talebinde bulunacak mükelleflerin işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar,
  • Kısmi tevkifat uygulanan işlemlerine ilişkin iade taleplerinin tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar,

Standart iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine yapılması zorunludur.

YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı gerekmektedir. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir.

İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi mümkün değildir. Ancak, Tebliğin ilgili bölümlerinde aranan belgeler süresinde ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkündür.

26.02.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM