YAZARLARIMIZ
Doç. Dr. Doğan Bozdoğan
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Maliye Bölümü
bozdogan_dogan@hotmail.com



Kamuya Gelir Sağlamada Basit Usulde Bir Tavsiye

Bu aralar çokça konuşulan mevzulardan bir tanesi devletin kaynak teminine yönelik çalışmalarıdır. Bu kapsamda ekonomi yönetiminin çeşitli tedbirler aldığı görülmektedir. Bu tedbirler hem para politikası hem de maliye politikasına yöneliktir. Maliye politikası kapsamında, 2023 yılında özel tüketim vergisi (ÖTV) ve katma değer vergisi (KDV) oranlarında artış ile ek motorlu taşıtlar vergisi (EMTV) getirilmesi ilk akla gelen tedbirler arasındadır. Yine kurumlar vergisinde (KV) geriye dönük olarak artırımlı oran uygulaması da bu tedbirler arasında yer almaktadır. Aslında uygulamada dolaylı vergiler çerçevesinde ve ÖTV özelinde oran attırmadan ürün sepetinin genişletilmesi ve oranların tam tersi düşürülmesiyle de vergi gelirlerinde bir atış sağlanması mümkün olabilirdi. Bu başka bir yazının konusu olarak ayrıca değerlendirilecektir.

Uygulanan vergi politikalarında vergi harcamaları önemli bir yere sahiptir. Kabaca bir tanımla, devletlerin ulaşmak istedikleri sosyo-ekonomik amaçlar için vazgeçtiği vergiler olarak  tanımlanan vergi harcaması içerisinde hali hazırda ülkemizde uygulanan basit usule tabi olan vergi mükelleflerine yönelik istisnalar önemli bir yere sahiptir. Bu noktada kısaca basit usule değinmek gerekmektedir.

14.10.2021 tarih ve 7338 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit usulde tespit olunan kazançlarda gelir vergisi istisnası” başlıklı mükerrer 20/A maddesinde; “Bu kanuna göre kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin 46. maddeye göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden müstesnadır.” hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemeden önce basit usule tabi olan mükellefler bazı kriterlere göre belirlenen gelirleri üzerinden beyanname vermekte ve beyan edilen tutar üzerine uygulanan gelir vergisi tarifesine göre vergi ödemekteydi. Ancak bu düzenleme sonrası söz konusu mükellefler vergiden tamamen muaf tutulmuştur. Ayrıca bu mükelleflere birtakım avantajlar sağlanmıştır. Kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflere sağlanan avantajlar şunlardır;

  • Bu mükelleflerin ticari kazançları gelir vergisinden istisnadır.
  • Basit usulde kazanç istisnasından yararlanacak olan mükellefler, istisna kapsamındaki bu kazançlar için yıllık beyanname vermeyecek ve diğer gelirleri (gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı vb.) dolayısıyla beyanname vermeleri halinde bu kazançlarını beyannameye dahil etmeyeceklerdir.
  • Kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından defter tutulmaz.
  • Vergi tevkifatı yapılmaz ve muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmez.
  • Geçici vergi beyannamesi verilmez.
  • Kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin teslim ve hizmetleri KDV’den istisna edilmiş olup, bu mükellefler tarafından KDV beyannamesi verilmez.

Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark, faaliyetle ilgili olarak alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ve hasılatlara ilişkin yazılı tutarlara göre hesaplanmaktadır (GİB). Gelir vergisi kanununun 47 ve 48. maddelerindeki genel ve özel şartları topluca taşıyanların ticari kazançları basit usulde tespit edilmektedir. Söz konusu genel ve özel şartlar aşağıdaki şekildedir (GİB);

Genel Şartlar

1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde, iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.),

2. İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamının;

• Büyükşehir belediye sınırları içinde 2023 takvim yılı için 35.000 TL’yi aşmaması, (2024 takvim yılı için 55.000 TL)

• Diğer yerlerde 2023 takvim yılı için 22.000 TL’yi aşmaması, (2024 takvim yılı için 34.000 TL) gerekmektedir.

3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak.

Özel Şartlar

1.  Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların;

• Yıllık alımları tutarının 2023 takvim yılı için 440.000 TL’yi aşmaması (2024 takvim yılı için 690.000 TL) veya

• Yıllık satışları tutarının 2023 takvim yılı için 700.000 TL’yi aşmaması (2024 takvim yılı için 1.100.000 TL),

2.  (1) numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayrisafi iş hâsılatının;

• 2023 takvim yılı için 220.000 TL’yi aşmaması (2024 takvim yılı için     340.000 TL),

3.  (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının;

• 2023 takvim yılı için 440.000 TL’yi aşmaması (2024 takvim yılı için    690.000 TL), gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen tutarların tam olarak tespiti banka veya ödeme kaydedici cihazlar ile mümkün olmaktadır. Uygulamada ise kuaför, berber, büfe, tamirci, taksici, dolmuşçu vb. esnaflara müşteriler tarafından ödemeler nakit olarak yapılmakta karşılığında fatura talep edilmemekte veya verilmemektedir (Arslan, 2023). Bu noktada esnafın gerçek kazancının tespiti mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla denetimlerde aksaklık olması kaçınılmazdır. Bu aşamada devletin basit usulden son üç yılda elde ettiği gelire bakıldığında önemli bir düşüş görülmektedir. Kaldı ki bu düşüş istisna uygulamasının yürürlüğe girmesiyle aşağı doğru artış göstermiştir. 2021 yılında tam olarak uygulanan basit usulden elde edilen gelirin 237 milyon TL iken 2022 yılında 82 milyon TL, 2023 yılında ise 68 milyon TL vergi geliri elde edilmiştir. Eğer istisna uygulaması olmasaydı yıllık enflasyon rakamları (2022 enflasyon oranı %64.27, 2023 enflasyon oranı %64.77) üzerinden bir değerlendirme yapıldığında  2022 yılı için yaklaşık 300 milyon TL ve 2023 yılı için yine yaklaşık 330 milyon TL, toplamda 630 milyon TL’lik bir vergi gelirinden vazgeçildiği görülmektedir. Hali hazırda 836.770 tane basit usule tabi vergi mükellefinin var olduğu bir ortamda önemli bir vergi geliri kaybı yaşanmış ve yaşanmaya devam edecektir. 2024 yılı itibariyle toplamda bu vergi kaybı yaklaşık 1 milyar TL bandına ulaşacaktır.

Bu noktada basit usule yönelik getirilen istisna uygulamasının tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Pandemi döneminde getirilen bu kolaylığın artık uygulama alanı bulmaması ekonomi yönetimine kaynak arayışı noktasında önemli bir katkı sağlayacaktır. Basit usulde bu tavsiyenin uygulama alanını ve faydalarını görmek ümidiyle.

Kaynakça

Arslan, A (2023). Vergilendirmede Basit Usuldeki Muafiyeti Hatta Basit Usulün Kendisini Kaldırmanın Zamanı Gelmedi mi?, https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/vergilendirmede-basit-usuldeki-muafiyeti-hatta-basit-usulun-kendisini-kaldirmanin-zamani-gelmedi-mi/714426, E.T. 06.2024.

Gelir İdaresi Başkanlığı

TÜİK

12.02.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (156 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM