İHRACATTA, ÖDEME ÇIKAN AYDAN SONRA KDV İADESİ KONUSUNDA
BİR CEVAP
Tarih:
16.08.2007
05.12.2006 tarihinde bu başlıkla bir yazı yazmıştık.
Bu yazıda şöyle bir örnek vermiştik.
a) İhracatçı diyelim ki Nisan ayında hammadde aldı.
Nisan ayı KDV beyannamesinde de ödeme çıktı, KDV’sini
ödedi.
b) Mayıs ayında ise, Nisan ayında aldığı hammaddelerden
imal ettiği mamulleri ihraç etti ve Haziran ayına
devreden KDV’si de olduğu için KDV iadesi istedi.
İşte size bir problem.
Bazı vergi daireleri bu KDV iadesini vermek istemezler.
Neden?
Çünkü, firmaya “sen hammadde KDV’sini bir ay önce
indirimle giderdin. Bir de iade alırsan mükerrer
(tekrar) indirim yapmış olursun” derler.
Acaba öyle mi?
Burada tam bir mantık hatası ve ince bir nüans vardır.
Konuyu örneklerle ve yasa ve tebliğ metinleriyle
açıklayalım.
Mükellef Tamcan Tekstil A.Ş., Nisan 2006’da ihraç
edeceği malın imalinde kullanmak üzere iplik almış ve
10.000 YTL KDV ödemiştir. İmal edilen kumaş Mayıs ayında
ihraç edilmiştir.
Nisan ayı satışlar KDV’si 15.000 YTL
Nisan ayı indirilecek KDV’si 10.000 YTL
Nisan ayı ödenecek KDV’si 5.000 YTL
Böylece mükellef Tamcan Tekstil A.Ş. Nisan ayında aldığı
hammaddeyi indirim yoluyla gidermiş, üstelik kalan
KDV’sini de ödemiş ve Mayıs ayına devreden herhangi bir
KDV’si kalmamıştır.
Bir bakıma, yüklendiği 10.000 YTL KDV’yi indirerek iade
almış gibi düşünülebilir.
Gelelim Mayıs ayına;
Mayıs ayında aldığı mal ve hizmetler için toplam 25.000
YTL KDV ödemiş veya yüklenmiştir.
Aynı ay, imalatını tamamladığı malları da ihraç
etmiştir. Bu durumda ne olacaktır? İhraç ettiği mallar
için yüklenilen KDV 10.000 YTL’ dir.
Nisan ayından devreden KDV’si 0,00
Mayıs ayı indirilecek KDV’si 25.000,00
Mayıs ayı ihracatlarından yüklendiği KDV’si 10.000,00
Mayıs ayından Haziran ayına devreden KDV’si 15.000,00
Mükellef, bu ay ihracatını yaptığı mallar için
yüklendiği KDV olan 10.000 YTL’ yi iade KDV olarak
isteyecektir.
Hemen aklımıza ne geliyor? 10.000 YTL Nisan ayında
indirmiştik, bir de Mayıs ayında 10.000 YTL iade alırsak
iki defa iade almış olunmuyor mu?
Hayır (2) iki defa iade alınmamıştır. İhracatın
gerçekleştiği ayda bir önceki aydan devreden KDV olmasa
bile o ayda yüklenilen KDV varsa, ihraç malına isabet
eden kısmının ihraç malı için yüklenildiği farzedilir.
Yani bir ay içinde hem ihracat, hem de indirimle
giderilememiş KDV varsa KDV iade hakkı da vardır.
Gelelim yasal mevzuata:
Yukarıda anlattığımız konu 39 sayılı Katma Değer Vergisi
Genel Tebliği’nin “D-İade Hakkı Doğuran İşlemlere ve
İhraç Kaydıyla Teslimlere Ait Bildirim” başlıklı
kısmının (6.) ıncı paragrafında şöyle izah edilmektedir.
“Bildirimde yer alan YÜKLENİLEN KATMA DEĞER VERGİSİ
başlıklı satırlardaki rakamlar bulunurken, yüklenilen
toplam vergiler içinde, o dönemde gerçekleştirilen iade
hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısım
hesaplanacaktır. Bu hesaplama sonucu bulunacak vergi,
daha önceki beyannamelerde indirimle giderilip
giderilmediğine bakılmaksızın, bu satırlarda beyan
edilecektir.
.......
Daha sonra tebliğde örnek verilmiş, temel gıda
maddelerine ait iade de izah edilerek, mükellefin toplam
hesaplanan vergisinden toplam indirilebilir vergisi
düşüldükten sonra indirilemeyen kısım kalmazsa iade
yapılmayacaktır. İndirilemeyen bir kısım kalırsa ve
miktar, bildirimde beyan edilen iade hakkı doğuran
işlemin bünyesine giren vergiden büyük olursa, bünyeye
giren verginin tamamı iade edilecektir.
Hesaplanan vergiden yapılan indirimin, stoktaki malların
vergisine ait olduğu gibi gerekçeler, iadenin
yapılmasına engel değildir”. Denerek sonuca
ulaşılmıştır.
SONUÇ “şöyle olacaktır” demiştik:
İhraç edilen malın bünyesine giren KDV’nin daha önce
indirimle giderilmiş olması, önceki ay ödeme çıkmış
olması yüklenilen KDV’nin iadesine engel değildir.
İhracatın yapıldığı ay indirilecek KDV yüklenilen ve
hesaplanan KDV’nin toplamından büyükse KDV iadesi
yapılacaktır.
Ancak, Hesap Uzmanları Derneği’nin çıkardığı Vergi
Dünyası Dergisi’nin Temmuz 2007 tarihli 311’inci
sayısının 45’inci sayfasında konu ‘Önceki dönemden
devreden KDV yoksa önceki dönemlerden yüklenilen KDV’den
bahsedilerek iade alınamaz’ başlığı altında Balıkesir
Vergi Dairesi Başkanı, Hesap Uzmanı Mustafa Gürhan Acar
ve Ertuğrulgazi Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı İ.Çetin
Çalı’nın yazısında da ele alınmıştır.
Söz konusu yazıda İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın
20.06.2005 tarih ve DEF 0.34.18.32.4361 sayılı muktezası
ile bizim savunduğumuz fikre uygun bir mukteza verildiği
belirtilmiş, yasanın 29. maddesi ve 32. maddesi , 54
maddesi ve 39 sayılı KDV genel tebliğindeki açıklamalar
da gözönüne alınarak tatbikatın bu şekilde olamayacağı
belirtilmiştir.
Kendi fikirlerini desteklemek için ayrıca Muhasebe
sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde 191 192; 136, ve 391
no.lu hesapların çalışması açıklanarak tatbikatın bizim
savunduğumuz şekilde olamayacağı açıklanmıştır.
Sayın Mustafa Gürhan Acar ve Sayın Çetin Çalı , devreden
KDV olmadığı takdirde sadece amortismana tabi iktisadi
kıymet KDV’leri ile genel üretim ve genel yönetim
giderlerinden verilen pay kadar bir KDV’nin iade
edilebileceğini savunmaktadırlar.
Biz, bu yazıyı yazan değerli yazarların fikirlerini KDV
iadesini düzenleyen KDV Kanunu’nun ilgili maddesine
uygun bulmamaktayız. Yazılarında dayandırdıkları
gerekçeler tebliğ ve açıklamalar olup bunlar yasadan
daha üstün değildir.
Biz hala fikrimizde ısrar etmekteyiz.
Bu durumda yazarların savunduğu idarece KDV iadesi
işleminin vergi incelemesi raporu doğrultusunda
yapılmasında fayda olacağı fikrine de katılıyoruz.
Böylece bu ihtilaf da çözülmüş olacaktır.
Devreden KDV olmadığı takdirde iadenin inceleme sonucu
tamamlanması konusuna mükelleflerin önemle eğilmelerini
rica ederiz.