Geçen hafta Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda Yeminli Mali
Müşavirler Odası’nın katkıları ve Prof. Dr. Nevzat
Saygılıoğlu, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mustafa
Savaş, YMM Emin Taylan ve YMM Şevki Bora’nın iştirak
ettiği bir panel düzenlendi.
Bu panelde de BASEL II’nin tarihçesi, genel esasları,
bankaların nasıl tatbikat yapacağı, Bursa sanayi ve
ticaret aleminin BASEL II sistemine hazır olup olmadığı
konusunda bildiriler sunuldu. Bana göre yapılan sunumlar
teorik açıklamalardır. Nitekim Bursa SMMO sitesinde, benim
www.cevdetakcakoca.com sitemde de bu tip teorik
açıklamalara kolayca ulaşabilirsiniz. Açıklamalar
bittikten sonra benim bir sorum oldu. Dedim ki;
“aaaaa veya bbb veya breh, breh, breh şeklinde notlardan
bahsediyorsunuz. Bu dediğiniz notlamalar hani Fitch ve
benzerlerinin not vermesi, yükseltmesi veya alçaltması tam
olarak hangi esaslara göredir? Ben; bilmem ne bankasının
sanayiciye vereceği notların esaslarını bilmeliyim ki,
bankalarla ilişkilerimi düzenleyebileyim.”
Bana verilen cevap; “Bu tip not verme esasları gizlidir.
Keşke bu notları elde edebilseydik. Her bankanın çalışması
gizlidir” oldu.
BASEL II ile ilgili bu cevap beni tatmin etmedi. Ben ve
sanayiciler hatta bankacılar, BASEL II’deki
“a-aa-aaa-b-bb-c ve d gibi notlandırma esaslarını” tam
olarak bilmelidir.
Bu not verme esaslarını, tıpkı rasyolarda cari oran, asit
oran, stok devir hızı vs. gibi sanayici ve uygulamacıların
bilmesi gerektiği kanaatindeyim.
BASEL II’den önce, bir tüccar veya sanayici bankaya
gittiğinde babasının ismi (....) ise veya ailesinin mal
varlığı varsa, bankadan yüklüce bir kredi alabileceğini,
bilançonun krediyi destekleyeceğini biliyordu. BASEL II’de
bilanço öncelik alacaktır. Ancak yukarıda belirttiğimiz
gibi notlandırma esaslarını bilemeyen sanayici
kaybedecektir.
Bir şekilde notlandırma esasları açıklanmalı ki, tüccar ve
sanayici kendini buna göre hazırlasın. Sadece “BASEL II
şudur. budur” diye teorik bilgileri tekrarlamakla olmaz.
Böyle giderse ne olur?
a) Bankacılar; açıklamadıkları, kendi bildikleri BASEL II
esasları altında kalır, ezilir, müşteri kaybeder.
Kaybettikleri her müşteri ya yabancıların (banka ve işyeri
sahipliği olarak) eline geçer, firmalar batar, neticede
ekonomi olumsuz etkilenir. Müşteri kaybeden bankalar,
bireysel tüketiciye yönelir, bu müşteri kitlesi de onlara
yetmez ve bankaların zararı artar. Batma ihtimalleri
çoğalır.
b) Sanayici ve tüccarlarını, açıklanmayan kredi kuralları
karşısında nasıl adım atacakları konusunda karar vermeleri
güçleşir. Kredi alamayan firmalar bırakın gelişmeyi, batma
tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Firma kapanmaları ve
yabancıların eline geçmeleri çoğalır.
Sonuç olarak; bankalar kendi ayaklarına kurşun sıkmak için
(çok mafyavari bir tabir ama) BASEL II’yi kullanmayıp
BASEL II esaslarını açıklasınlar, korkmasınlar, şeffaf
olsunlar, Türk sanayi ve ticaretini daha güçlendirsinler
ki, sanayi de bankalar da büyüsünler.
Not: Bu yazı Eko Haber gazetesinden iktibas edilmiştir (Sayı: 560).