YAZARLARIMIZ
Ayşe Çelikbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
aysecelikbas@outlook.com.tr



Parçaları Uyumsuz Yap-Boz Mevzuat

Gelinen noktada, normlar hiyerarşisinde hangi sırayı takip edeceğimizi bilemediğimiz, değişim hızına yetişemediğimiz bir mevzuat yüküyle karşı karşıyayız. Tezatlarla dolu düzenlemelerin sebep olduğu uyuşmazlıklar ve hak kayıpları da rutinimiz olmuştur.

Değişimi bitmeyen mevzuat; geçmeyen geçici maddeler, yaygın uygulama alanı bulamayan ötelenen hükümler, bir kanunun yürürlüğe girişinden epeyce sonra uygulama usul esaslarının yayımlanması, komplike bir yapının varlığına karşın verilen uygulama örneklerinin 1+1=2 eder basitliğiyle sınırlı olması, düzenleyicilerin saha gerçekliğinden uzak kalmasıyla yakın ilgilidir.

Bunun, yorucu, hata payını artırıcı ve uyumu azaltıcı etkisi göz ardı edilmemelidir.

Bilindiği üzere, başlık, içerik ve muhatap çeşitliliği nedeniyle, bir konuyu, tek bir mevzuat kapsamında ele almamız mümkün değildir. Buna karşın, herhangi bir konuda hüküm değişiyorken, eklenti yapılıyorken, geçici madde düzenleniyorken veya bir hüküm geçersiz kılınıyorken öte yanda değişimi kapsayan konunun ilişkili olduğu diğer mevzuat içeriklerinde eş zamanlı ve uyarlı güncelleme yapılmadığı hallerle sıkça karşılaşmaktayız.

Bazen de, yapılan bir alt düzenlemeyle, mevcut bir hüküm boşa çıkartılabilmektedir; öyle ki, kurallara uyanları cezalandırır, kuralsızlığı benimseyenleri ödüllendirir nitelikte.

Vergi, Ticaret, Sosyal Güvenlik, İş ve İhale Hukuku başta olmak üzere, takip edilmesi gereken girift ve sayısız başlığın varlığı; her birinin, sık değişmesi, sade ve anlaşılır bir dilden uzak olması, muhataplarının değişimin gerisinde kalması, aynı içerikli konuya taraflarca getirilen yorum ve uygulama farklılıkları, birçok alanda sorun yaşanmasının başlıca sebebidir.

Çelişen maddeler, uygulama usul esaslarının birbiriyle ilişkilendirilmeden düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, işvereni veya mali sistemi ve dahi bazı hallerde meslek mensubunu zarara uğratmaktadır.

Neticede, mevzuat hükümlerinin işlerliği sorguya muhtaç hale gelmekte, basit çözümlü hususlarda dahi, hak aramak ve çözüm üretmek için yargı meşgul edilmektedir.

Parçalı ve torba düzenlemelerden ziyade bütüncül bakış açısıyla ancak ideal olana yaklaşılacağı aşikardır.

Muhatap olunan idare personellerinin, konusunda uzman, ezberden uzak, süreç boyunca herhangi bir yorum hatasına veya eksikliğine yer vermeyecek nitelikte, güncel ve tam bilgiye sahip olması, en haklı beklentimizdirLiyakat kavramının, uyuşmazlıkları ve tarafların hak kaybını önlemedeki ehemmiyeti fark edilmelidir.

Çoğunlukla, idari aşamadaki çözüm olarak dayatılan çözümsüzlüğe razı gelinmektedir. Oysaki kendileri adına daha avantajlı bir sonuç elde edebilme ihtimali varken, bazen sürece dair bilgi eksikliği bazen de idare ile ters düşmemek adına, yükümlüler, yargı yolunu tercih etmemektedir. Usulsüz yaptırımlar sonucu, kişilerin zor ve cezai bir durumla karşılaşmasının, uygulamada idarelere herhangi bir yansıması olmamaktadır. 

Mevzuat, kavram karmaşasına fırsat vermeyecek düzeyde açık ve anlaşılır olmalıdır ki zorlayıcı hukuki yorum yaptırımlarının doğuracağı telafisi güç mağduriyetler önlenebilsin.  Zira hukuki kararlarda da birlik yok, her mahkemede, kurulda farklı yorumlama olabilmektedir. Bilirkişi raporlarının barındırdığı çelişkinin, eksikliğin ve hatanın yarattığı kayıplar da azımsanamaz. 

Günümüz koşullarında çok hızlı değişim gösteren mevzuat karşısında, meslek mensuplarının güncel kalabilmeleri ve mesleki yeterliliklerinin sürdürülebilirliği amacıyla üst birliğimiz TÜRMOB ve Meslek Odalarımız, mesleki sorumluluk alanımızdaki gereksinimlere uygun eğitim programları ve bilgilendirme toplantıları düzenleyerek üzerine düşeni yapmaktadır.

Peki, çok geniş kapsamı olan mevzuatın, tek tarafı mali müşavirler midir? Bütün yük bizim midir?

Bakanlıklar başta olmak üzere tüm idarelerin, hem mükelleflere hem de personellerine, Esnaf, Sanayi ve Ticaret Odalarının ise üyelerine, vergiden ihale mevzuatına varıncaya kadar hangi alanda ne katkısı olmaktadır?

Yeterli bilgi, donanım, farkındalık sağlanmadan yapılan bir yenilik, yarardan çok zarar getirebilir. İhtiyaçtan uzak, kalıcı çözüm içermeyen, sürekli kendini tekrar eden, sıradan, kopyala yapıştır düzenlemelerin beklentilere cevap vermediğini de artık görmek gerekir. Eksiklerin ve uygulama hatalarının giderilmesine yönelik, işin mutfağında olanların görüş ve önerilerine itibar edilmesi hususu önem arz etmektedir.

Düzenleyenin, uygulayıcının, patronun realitesi başka iken, köklü çözüm yerine, kitabın ortasından yapılan -yap-boz- düzenlemelerden ne fayda beklemeliyiz?

14.03.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM