BASINDAN YAZILAR
ABD ve banka devletleştirmesi / Deniz Gökçe - MuhasebeTR

ABD ve banka devletleştirmesi / Deniz Gökçe

Bu hafta ABD ve Almanya'da 2008 dördüncü çeyrek reel büyüme sayıları gündeme geldi. Bilindiği gibi bu iki ekonominin de 2008 son çeyreği ve 2009 ilk çeyreğinde çok büyük düşüş yaşamları gündemde idi.
 ABD 2008 dördüncü çeyreği yüzde 3.8 daralma olarak ilan edilmişti, ama biz yüzde 5 civarına revize edilir diye yazmıştık. Revizyon bu hafta yapıldı ve daralma tahminin ötesinde eksi yüzde 6.2'ye indi. Bilindiği gibi ABD çeyreklik büyümeyi bir evvelki çeyreğe göre artış olarak hesaplayıp, sonra da yıllığa çeviriyor. Bu nedenle bu sayı Avrupa'daki büyüme sayılarından farklı hesaplanıyor. Düşüşün yarısı  ise stoka üretim rakamlarının aşağıya doğru revize edilmesinden kaynaklanıyor.
Almanya 2008 dördüncü çeyrek reel büyümesi ise yüzde eksi 2.1 olarak ilan edildi. Bilindiği gibi Almanya, ABD'nin tersine bir evvelki çeyreğe göre büyüme veya daralma hesaplıyor. Almanya'da geçtiğimiz haftalarda ilan edilen ZEW endeksi cari durumun kötü, ama  geleceğe dönük beklentilerin ise hızla düzelir olduğunu ilan etmiş, biz de bu iyi haberi sütuna taşımıştık. 2009 ilk çeyreği de oldukça kötü olacak. Ama hem Almanya hem de ABD'de 2008 dördüncü çeyrek ve 2009 birinci çeyrek sayılarının çok kötü olması, daha  sonraki dönemlerde baz etkisi nedeniyle düzelme olacağı anlamına gelir.
Biz dün ABD'de bankacılık ve finans sektöründeki çözüm arayışlarını incelemeye başlamıştık. Dün 2007'den  bu yana gündemde olan, 'mark to market' denen varlıkları cari değerlerle değil, beklenen piyasa değerine göre revize etme şeklindeki muhasebe sisteminin mahzurlarını vurgulamıştık. Ancak hükümet muhasebe sistemi revizyonuna yanaşmıyor.
Bugün ise bankacılık sistemindeki bazı çözüm önerilerini incelemeye alacağız. Bir yandan Hazine Bakanı T.Geithner 19 büyük bankanın bilançolarını stres testine tabi tuta dursun, ilk çözüm önerisi olan 'bankaları devletleştirme' reddedilmişti.
Bankaları devletleştirme önerisi Dr. Doom adını taşıyan felaket habercisi N. Roubini tarafından her hafta bir yazı yazdığı 'forbes.com' adresinde  ilk defa kısa süre önce gündeme getirilmişti. Önce birçok kişi bu teklife balıklama atladı. Diğer kötümser Alan Greenspan de Roubini'ye katıldı ve Financial Times'a verdiği demeçte 'Kısa süreli banka devletleştirmesi yapıp sonra da yeniden yapılandırıp satmak iyi olur!' şeklinde bir destek verdi. Ayrıca Cumhuriyetçi bir senatör, Güney Carolina eyaletinden Lindsey Graham  da Greenspan'a katılmıştı.
Roubini banka devletleştirilmesi önerisini '1990'lı yıllarda İsveç de böyle yapmıştı!' diye pazarlıyordu. Ayrıca ilke olarak banka devletleştirmesini sevmediğini, ama kısa bir süre için bunun yapılmasının gerekli olduğunu gündeme getirmişti. Ayrıca bir de 'korkutma operasyonu' yapmıştı. 'Altı ay sonra şimdi sağlam gözüken firmalar da berbat taleplerle gelecek ve bankaların çoğunluğu da müflis gözükecek' diyerek tezini kuvvetlendirmeye çalışıyordu.
Ancak Roubini bazı güçlü kişilerden gelen itirazlara pek cevap veremedi. Önce 1980'li yıllarda  FDIC denen ABD Mevduat Sigortası Kurumu'nda başkanlık yapmış olan William Isaac,  Roubini'ye cevap verdi. 1984 yılında Continental Illinois adlı müflis bankanın devletleştirilmesini yapmış olan bu eski kamu görevlisi 1994 yılında Bank of America'ya satılan bu bankanın yüzünden FDIC'nin 1.6 milyar dolar ziyan ettiğini belirterek, bugün ABD'de en büyük on bankanın ABD'deki bankacılık varlıklarının tümünün üçte ikisini tuttuğunu ve bu nedenle de işin çok zor olduğunu gündeme getiriyordu. Continental Illinois battığında ABD bankacılık varlıklarının sadece yüzde 2 kadarını tuttuğunu belirterek, devletleştirmenin mümkün olmadığını ve örnek olarak verilen İsveç'in bankacılık varlıklarının ve banka ebatlarının küçük olduğunu, İsveç'te de ciddi özelleştirmenin sadece tek bir bankada yapıldığını (adı Gota Bank) ve bu bankanın da devlet el koyduğunda, resmen iflas etmiş olduğunu vurguluyordu.
Benzer şekilde Dallas Federal Reserve Bankası şubesinde görev yapmış olan Gerald O'Driscoll da teklifin ideolojik ve Latin Amerika despotlarına daha çok yakışan bir teklif olduğunu vurguluyordu. O da İsveç Bakanı Carl Bilt zamanında İsveç'te yapılan banka kurtarma operasyonlarının en fazla iki tanesinin devletleştirme olarak düşünülebileceğini vurguluyor ve İsveç halkının siyaseten  birleşerek yapılanı desteklediğini, ABD'de ise konunun peşinen siyasileştirilmiş olduğunun altını çiziyordu.
Sonuçta Roubini ABD'de ilk defa veto yedi ve teklifi, hem Obama hem de Bernanke tarafından reddedildi. ABD banka devletleştirmeyecekti! Peki başka ne yapılabilirdi? Bu bağlamdaki teklifleri yarın inceleyeceğiz.

(Akşam Gazetesi | 02.03.2009)

GÜNDEM